Yazı Detayı
24 Mart 2020 - Salı 11:47
 
KASSANDRA GEÇİDİ
Recep Örek
 
 

İnsan yaşamı doğal olarak sağlıklı olmasıyla anlamlıdır. Doğal denge içerisinde çeşitli hastalıklarla karşılaşmak olağandır. Ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSO) “pandemi” diye ilan ettiği küresel düzeydeki salgın hastalıklar ayrı bir parantez içerir. Bunun son örneği; Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Konvid-19 virüsüdür. Bu virüs kısa sürede dünyanın dengesini değiştirdi. Ülkeler kendi durumlarına göre önlemler aldı ve almaya devam ediyor. Ancak Vuhan’da alınan sert önlemler dünyada çeşitli tepkilere neden olmuştu. Oysa Çin, tartışılan o önlemleri almasaydı ya da hastalığı teşhis konusunda geç kalsaydı şimdi belki daha farklı şeyleri konuşuyor olacaktık. Ayrıca salgının, nüfusu 1,6 milyarı bulan Çin’in her bölgesine yayılması dünya için farklı bir tehdit olacaktı. Salgının büyük oranda izole edilmesi önemlidir bu bakımdan.

 Bu tür salgın hastalıklarda proaktif önlemler, olası riskleri azaltır. Ancak bunu her zaman yapmak mümkün değildir. Çünkü olayların seyri ve alınacak önlemler birçok değişken içermektedir. Önlemler konusunda en acil ve gerekli olan şüphesiz kişisel temas ve hijyendir. Katı sosyal izolasyondan çok sosyal mesafe ve insanlar arası teması azaltma bu hastalığın yayılmasını büyük ölçüde engeller. Kişiler arasında en az 1 metre mesafe bırakmak, hijyen kurallarına uymak hastalığın yayılmasını önlemektedir. Bu konuya riayet etmeyen ülkelerde salgının artmasının temel sebebi sayılmaktadır. Bu kurallara herkesin mutlaka uyması gerekir. Böylece virüsün yayılması hem önlenmiş olur hem de enfekte olan kişi sayısı azalacağı için sağlık hizmetleri daha iyi yürütülür.
Özellikle sağlık bakanlığının 14 kuralına uymak bu hastalığın önemli parametrelerinden biridir. Yanlış uygulamalar ve davranışlar hastalığın yayılmasını ve diğer sorunların geometrik bir şekilde artmaya neden olacaktır. Böyle toplumsal hadiselerde herkesin üzerine düşen görevi yapmasıyla sorunlar aşılır. Birlik ve beraberliğin somut göstergelerinden biridir otoritelerce alınan kararlara uymak. Önemli olaylarda “gelecek”  hep bu ortak paydalar üzerine inşa edilmiştir tarih boyunca.
Bu dönemde zamanını evde geçirenler için ise en iyi tavsiye kitap okumaktır. Belki fırsat bulamadığımız ya da farklı saiklerle okumaya zaman ayıramadığımız kitap okuma için iyi bir fırsat. Ayrıca öğrencilerin öğrenme kaybı ile karşılaşmamaları için Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eba ve TV üzerinde yapılacak dersleri takip etmeleri gerekir. Teknoloji tabanlı eğitimin önemli bir aşaması belki de bu süreçte böylece test edilecektir. Onun için eğitimin her kademesindeki öğrenciler kendilerine uygun on-line eğitim programlarını takip etmeleri elzemdir. Böylece fiziksel alanda verilemeyen eğitim, sanal ortamda izlenerek öğrenme sürecine aktif katılımın sağlanması gerçekleşecektir.
Yazının başlığındaki Kassandra Geçidine gelince; belirtilen başlık bir sinema filminin adıdır. Başrollerinde Âlide Valli ve Sophia Loren gibi ünlü oyuncuların yer aldığı 1976 yapımı film, salgın virüsün bulaştığı bir kişinin gizlice trene binmesiyle başlar ve virüsü trendekilere bulaştırır. Ya tren imha edilecek ya da tüm vagonlara geçmesi engellenecektir. En son trenin güzergâhı değiştirilip Kassandra Geçidi’ne yönlendirilir ve yolcuların bir kısmı vagonların devrilmesiyle ölür. Film özellikle salgın hastalıklarda insanların ne kadar gaddarlaşabileceğinin de bir özeti gibi...
Sonuç olarak;  dünya ve ülkemiz bu badireyi de az hasarla atlatacağına inanıyorum. Bireysel bazda birbirimizi kırmadan ve başkalarının da hayatını riske atmadan alınan önlemlere uyalım.  Hayatımız Kassandra Geçidi filmine benzemeden…

 
Etiketler: KASSANDRA, GEÇİDİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı