Yazı Detayı
04 Nisan 2020 - Cumartesi 14:23
 
KORKMAYIN
Necip Cengil
 
 

İnsanın korkuları vardır.

Bugününden korkar, yarınından korkar, hastalıkların tesirinden korkar, fakirlikten korkar, çok azı malı çoğaldığında da korkar.

Korkar çünkü kendisine bir zarar gelmesi endişesi vardır.

Korkar çünkü bazen çok da dile getiremediği acizliği vardır.

Gözle görülmeyen bir virüs de korkutur insanı, gözünde büyüttüğü sorunları, hasımları ve sorunları da…

Yeryüzünün bir fıtratı var, gökyüzünün de… Her ikisi de fıtratlarının gereğini yerine getirir. Bütün canlı veya cansız gördüğümüz varlıkların da kendilerine has fıtratları vardır. Gözle göremediğimiz nice canlı veya cansız yaratılmış var, onlar da kendi fıtratları üzere hareket ederler. Başka organizmalara musallat olarak varlıklarını sürdürürler. Her biri fıtratının gereğini yapar ancak bir tek insan fıtratına aykırı hareket edebilmektedir.

İnsan kendisine düşeni yapmak yerine tembellik edebilmekte veya yaratıcının kendisinde var ettiği fıtratın zıddına davranabilmektedir. Kendi elleriyle kendisini tehlikeye atmakta ancak ibret almak yerine başkalarını suçlamayı tercih etmekte veya aşırı korku girdabında kendisini harap edebilmektedir.

Oysa insanın vasatı yakalaması gerekir.

Vasat korku ve ümit arasında dengeyi sağlamaktır.

Yani korkar sonra tedbirini alır ve tevekkül ederek umudunu yaşatır.

İnsanın bir kısmı korktu mu kendisini alt üst ediyor, direnci ayakaltı oluyor, düşünemez hale geliyor, korkuları ona öfke ve başka virüsleri musallat ediyor, öfke virüsüyle kendisine ve çevresine zarar verebiliyor.

En tedavi edici ruh hali sekinettir.

Sekinet insana doğru ve yerinde kararlar aldırır. Korku duvarını aşan tepkilerse yanlış yaptırır.

Hudeybiye günü için Fetif suresinde “O’dur ki müminlerin kalbine sekineti indirdi, o sekinet onların imanlarını ziyadeleştirdi” denir. O gün gerçekten olağanüstü bir durumdu ve ne olacağı hakkında bir endişe vardı, ancak sekinet endişeyi devre dışı bıraktı, emniyet hali oluştu, sağlıklı kararlar alındı. Hatta müşriklerin gönderdiği şahsın provokasyonu bertaraf edildi.

Şu virüsün oluşturduğu salgın günleri de olağanüstü bir hali yaşatıyor.

Bir takım kastını aşan yorumlar, ifade edilemeyen korkulara sebebiyet vermektedir.

Belki birileri bu korku halinden faydalanacak ve ülkelere daha başka sıkıntılar da yaşatmak isteyecektir. Sekinet hali, bu bir projeyse eğer, projeyi yapanların işini zorlaştırır, korku ise kolaylaştırır.

Bize düşen olayları doğru okumak, doğru sonuçlar çıkarmaktır.

Tıbbi açıdan yapılması gerekenler, her ülkenin kendi imkânları çerçevesinde yapılmaktadır. İnsan bugüne kadar ne tür salgınlar atlattı, bir kısmını biliyoruz, muhakkak bize kadar bilgileri ulaşmayanlar da vardır.

Bu salgın da atlatılacaktır.

Önemli olan, insan olarak üzerimize düşenleri ihmal etmemektir.

Korkmayın.

Tedbir duasını ihmal etmeyin.

Tedbir de bir duadır evet, duayı dudaklarımızdan dökülen sözlerden ibaret saymayalım.

Tedbir duasını yerine getirip sonra da tevekkül edelim.

"Ey rabbimiz!" dediler, "Doğrusu onun bize karşı ileri gitmesinden veya daha da azmasından endişe ediyoruz."

"Allah buyurdu: "Korkmayın, bilin ki ben sizinle beraberim; işitirim, görürüm." (Taha 45-46)

O sözlerimizi işitir ve yaptıklarımızı da görür.

 
Etiketler: KORKMAYIN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Nisan 2020
SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN İMTİHAN
19 Mart 2020
SALGIN ÜZERİNDE DÜŞÜNMEK
03 Şubat 2020
DEPREMİN SÖYLETTİKLERİ
29 Ocak 2020
DEPREM; GEÇMEK BİLMEYEN AN
31 Ekim 2019
BATI İNSANLIK ADINA NEREDE DURUYOR
11 Ekim 2019
SINIR ÖTESİ HAREKAT
10 Ekim 2019
MUHALEFET VE İKTİDAR DİLİNİN AYRILIĞI
05 Eylül 2019
Evlilik Cinayetleri
24 Ağustos 2019
Acılar Üzerine
16 Ağustos 2019
Haydi Din Anlatalım
08 Ağustos 2019
Sevmek Ne Kadar Zor Dostum
02 Ağustos 2019
Edep
26 Temmuz 2019
İşler Nasıl?
19 Haziran 2019
Pusuda Kimler Var
25 Mayıs 2019
Bir ramazan ikliminde, af yolunu tutmak
29 Nisan 2019
“Kutsal Alanda Yolculuğa Çıkalım”
11 Nisan 2019
Sevgi Ve Güç Arasında
04 Nisan 2019
Seçimlerin ardından
26 Mart 2019
Kuşakların Çatışması mı?
20 Mart 2019
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
11 Mart 2019
Değer Bilerek Yaşamak
22 Şubat 2019
ELEŞTİRİYİ İHANET OLARAK GÖRMEK
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı