Yazı Detayı
19 Haziran 2019 - Çarşamba 13:38
 
Pusuda Kimler Var
Necip Cengil
 
 

Epey zaman oldu, Süleyman’ın asasından yola çıkarak bazı şeyler söylemek gerektiğini düşünüyordum.

Aklıma pusuda kim var sorusu geldi.

Buradan yola çıkarak söylemek istediklerimi özetlemeye çalıştım:

Bazıları sever gibi yapar.

Bazıları zayıf anını gözler.

Bazıları gölgenizin kısalacağı güne kilitlenir.

Bazıları varlığınızın erimesine ayarlar saatini…

Pusudakiler vardır hayatta…

Onlardan bildikleriniz vardır, bilmedikleriniz vardır.  Gördükleriniz vardır, göremedikleriniz de…

Dayandığınız bastonunuzun çürümesiyle her şey ortaya çıkar.

Gizlenenler atarlar ellerindekileri, çalışır gibi yaptıkları aldatıcı görüntülere son verir, üzerinize yürürler.

“Onca zamandır, olmayan gücünle yön verdin bize, artık buyuracak durumda değilsin” derler, “biz varız ama artık sen yoksun” derler.

Süleyman’ın bastonu çürür ve düşer bir gün, pusudakiler gizledikleri ne kadar heves varsa, hepsini yerine getirmek için üşüşürler.

Mesele şu: Kim, ne oranda, çevresindeki bitmeyen kalabalıkların, onun dayandığı asasının çürüyeceği anı beklediğini biliyor!

Kim, hangi oranda, dayandığı asanın bir gün çürüyeceğini ve onu düşüreceğini, düşürürken de pusudakilere aradıkları fırsatı vereceğini biliyor ve buna göre yapacaklarını gözden geçiriyor?

Birileri bu konuyu diri tutmalı ve dayandığı asasıyla sürekli olarak hükümferma olamayacağını, tam bir insanlık ve kardeşlik diliyle, unutanlara hatırlatmalı!

Bugün birileri gelir yanınıza, güç aldığınız asanıza bakar, sizin için çalışmasının şart olduğunu, zira sizin kendisi için önemli olduğunuzu, hatta rol model olduğunuzu söyler. Ona belki en yakınınızda, belki başka önemli noktalarda görevler verirsiniz, gider. Giderken gözü asanızdadır. Nasılsa bir gün çürüyecek diye içinden konuşur. Amacı yakınınıza kadar gelebilmektir. Siz asanın verdiği güvenle ayrıntılara dikkat bile etmezsiniz. Elbette ne siz ne de onlar gaybı bilemez ama hesaplarını yaparlar. Güveler üretir, asanıza musallat ederler. Siz de, basiretiniz köreldiği için, o güveleri, onların çalışma teri sanırsınız. Zamanla asanızı çürütürler.

Birileri asalara dayananlara körelen basiretlerini anlatmalı.

İşlerini yaratıcının istediği gibi; zulümden uzak, adaletle, kardeşlikle, özgürlüklere önem vererek, hakkı gözeterek yürütürlerse basiretlerinin körelmeyeceğini hatırlatmalı!

Bağ sahiplerinin anlatıldığı kitapta, onların ulaştıkları maddi güçleri yaratıcının çizdiği yola şirk koştuklarının hatırlatılmasından yola çıkılarak; birileri bugün ulaştıkları gücü şirkle kirlettiklerini, bu şirkin yaratıcıya direk ortak koşmak değil, gücün büyüsüne kapılarak yol almak olduğunu söyleyebilmeli!

Gücün büyüsü, asanın giderek çürüdüğünü görmeye engel olur. O çürümeyi gören pusudakilerse, körelen basiret sahiplerine karşı oyun üstüne oyun kurarlar.

Asayı güveler çürütür. O halde o güvelerin asaya musallat olmasına mani olacak tedbirler alınmalı. Bu çürümeyi ancak gücün büyüsüne kapılmayanlar görebilir ve tedbirleri de ancak gücün büyüsüne kapılmayanlar alabilir.

Dayandığınız asanıza bakıp sürekli alkışlayanlar o güveleri üretir.

Zayıflayan adalet duygusu o güveleri üretir.

Kardeşliği yaralayan çıkarcılık o güveleri üretir.

Bitmek bilmeyen hırs ve doymak bilmeyen iştah sahipleri o güveleri üretir.

Çıplak olmanızı bile alkışlayanlar o güveleri üretir.

Gördüklerini size ulaştırmak isteyenleri engelleyenler o güveleri üretir.

Her zaman “Kral öldü, yaşasın yeni kral” duruşuyla duran ve hak, adalet, özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve eşit kardeşlik derdi olmayanlar o güveleri üretir.

 Siz de bu pusudakileri görmezseniz; dayandığınız asanızın çürümesini ancak düştükten sonra anlarsınız. Oysa o an, etkinliğinizin olmadığı ölü anınızdır! O an geldiğinde, size umut bağlamış olanları da yıkmış olursunuz.

Kime yazdın bu yazıyı diyenler olabilir.

Bu yazının muhatabı, ben dâhil yaşayan herkestir!

 

 
Etiketler: Pusuda, Kimler, Var,
Yazarın Diğer Yazıları
05 Eylül 2019
Evlilik Cinayetleri
24 Ağustos 2019
Acılar Üzerine
16 Ağustos 2019
Haydi Din Anlatalım
08 Ağustos 2019
Sevmek Ne Kadar Zor Dostum
02 Ağustos 2019
Edep
26 Temmuz 2019
İşler Nasıl?
25 Mayıs 2019
Bir ramazan ikliminde, af yolunu tutmak
29 Nisan 2019
“Kutsal Alanda Yolculuğa Çıkalım”
11 Nisan 2019
Sevgi Ve Güç Arasında
04 Nisan 2019
Seçimlerin ardından
26 Mart 2019
Kuşakların Çatışması mı?
20 Mart 2019
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
11 Mart 2019
Değer Bilerek Yaşamak
22 Şubat 2019
ELEŞTİRİYİ İHANET OLARAK GÖRMEK
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı