Yazı Detayı
25 Mart 2020 - Çarşamba 10:21
 
ŞAHADETİNİN ARKASINDAKİ SORU İŞARETLERİ
Mustafa ÇOLAKOĞLU
malatyasoz@gmail.com
 
 

Günlerden 25 Mart 2009 Çarşamba günü, saat 15.30 kadar Türkiye normal seyrini yaşıyordu,29 Mart 2009 tarihinde yapılacak mahalli seçimlere kitlenmiş ti bütün partiler seçimde bir adım daha ileri gidebilmek için demokrasi gereği mitingler düzenliyorlardı, BBP de Kahraman Maraş’ın Çağlayancerit ilçesinde miting yapmıştı. BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu seçim propagandasında kullanılmak için üç günlüğüne bir helikopter kiralanmıştı, miting sonrası Yerköy’e gitmek üzere saat 14.35 de havalanan,  TC-HEK amblemli helikopter saat 15 sıralarında Keş dağına düştü. Saat 15.26.da kendine gelen İHH muhabiri İsmail Güneş, cep telefonu ile 112 acil servisi arayarak Kahramanmaraş il sağlık müdürlüğü personeliyle görüştü.  kısa bir süre sonra, kaza televizyon alt yazıları ile Türkiye’ye ilan edildi. İHH muhabiri İsmail Güneşin, Muhsin Yazıcıoğlu ile Çağlayancerit’ten Yerköy’e giderken Helikopterimiz düştü ama nerede olduğumuzu bilmiyorum ifadesiyle, bütün Türkiye sarsıldı. 

İç işleri bakanın ifadesine göre on bin asker ve kurtarma ekipleri kazazedeleri bulmak için görevlendirmişlerdi, fakat dağda ne asker nede kurtarma ekipleri vardı, şöyle de diye biliriz ovada hükümet Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının uğradığı kaza yerini tespit ve kazazedeleri bulmak için her türlü tedbiri almış gibi hareket ederken fakat dağda devlet yoktu, dağda yalnız canları yanan ülkü neferleri vardı.  Askerlerin üzerinde kurtarma ekiplerin üzerinde 21 yy. en son sistemine göre dağda rahat hareket edebilecekleri Ayakkabı, kılık kıyafet sistemi ile donatılmışken yerlerinde kımıldanmamışlardı. Bunları yerinde kımlatmıyan hangi güçtü onu bilmiyoruz. Kazazedeleri bulan köylülerin üzerinde, HEDİK denilen eski sistem kar ayakkabısı, su geçirmeyen keçi kılında örülmüş çoraplar vardı. Dağa çıkan Nizamı Alem gençlerin üzerinde bunların hiç biri yoktu. Türkiye’nin her tarafından gelip dağa çıkan gençlerin bazılarının ayağında yazlık ayakkabı, bazılarının üzerinde palto yoktu,ülkü yolunun fedakar gençlerini ne soğuk nede kar engellemişti,Ülkücü hareketin büyük reis’i Muhsin Yazıcıoğlu ve dava arkadaşlarını bulmak için  dağlara yayılmışlardı.Fedakar Köylülerin 27 mart 2009 günü,saat 14.30 da buldukları kaza maline,devlet ancak bir gün sonra,28 mart 2009 günü,saat on iki sıralarında  ulaşabildi.  
  MUHSİN YAZCIOĞLU VE ARKADAŞLARIN ŞAHADETİNDE DİKKAT ÇEKEN NOKTALAR
1-27 Mart 2009 günü Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarına yapılan suikast sonucu, helikopterin SİSNE bölgesine düştüğünü köylüler askeriye’ye, emniyete ve acil servise defalarca telefon edip, bölge belirtilmesine rağmen her seferinde köylüler hesaba alınmamıştır.
2-Jandarma Genel Komutanlığının da bu telefonları teyit eder şekilde gönderdiği koordinatları, Yarbay Hamza Tiryaki asıl aranması gereken yeri es geçmiştir? (K.çukur K.Akpınar s.81-82-84
3-Muhsin Bey ve arkadaşlarının bindiği helikopter Keş dağlarında 3’ü F 4, biride F 16 olmak üzere toplam dört savaş uçağı çok yakınında geçmiştir. Bu uçaklar helikoptere yaklaştıkları saatlerde yani 15.03.00 ile 15.07.40 arasında radarlar kararmış, Genel Kurmay Başkanlığı, beş dakikalık radar kararmasını, doğu bölgesindeki tüm radarların kısa süreli bir arıza olarak izah etmeye çalışmışlardır? Tabi’i ki kim inanır bu masala.   F-16 savaş uçağının saat 14.59 da kaza mah linin 28,5km. Güney doğusunda olduğu tespit edilmiş, aynı uçak saat 15.07.40.da ise enkaz bölgesinden 72 km. uzağında olduğu tespit edilmiştir. (kanlı çuk.s.104)
  4-Cesetler olay yerinde alınırken, Cumhuriyet Savcısı yoktu. Sıradan bir vatandaşın şüpheli ölümünde Savcılık olur vermeden kaldırılmamakta, fakat Türk milletin yetiştirdiği ender liderlerden biri olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehit olduğu bir olayda Cumhuriyet Savcısı yok, ayrıca olay yeri inceleme tutanağı hazırlanmamış.
5-Hava araçları kırıma uğradıklarında, bağımsız ve önemli yetkililerle donatılarak kaza kırım ekibi oluşturulur. Dokuz ayda hazırlanan 181 sayfalık raporda çalınan ARGUS 5000CE ve SKYMAP3C cihazlarından bahsedilmemiş, kazayı pilotaj hatası gibi göstermeye çalışmışlardır. kaza kırım ekibi başkanı Feridun Seren teknik eleman değil kimyagerdir. (kan.çuk.s.157-158)
6-30 Mart 2009 tarihinde çekilen fotoğrafta yerinde görülen ARGUS 5000CE cihazı ile SKYMAP3C adlı cihazlar,31 Mart 2009 tarihinde çekilen resimde aletlerin yerinde olmadıkları görülmektedir. Bu cihazların ana görevleri NVM hafızasının olduğu ve on saatlik uçuşa ait pozisyon, sürat ve irtifa bilgisi elde edilebilirdi,(bu aletlere helikopterin beyni de denilebilir). 
7- Türk Milletinin yetiştirdiği ender liderlerden birisi olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu, kaybettiğimiz bu nahoş olayda, TC. Devleti sınıfta kalmış, üçüncü dünya devletleri bile bu acemiliği yapmazlardı, Başbakan yardımcısı başkanlığından olay mailinde kriz masası kuracaksın, Bursa ilinde profsyenel dağcı ekibi, Erzurum da tecrübeli kayakçıları, çoğu illerde akut kurtarma ekibi getirteceksin, asker, polis olmak üzere toplam on bin kişi son model arama cihazları ile donadığın ekiple 47 saat geçmesine rağmen kazazedeleri bulamayacaksın. İlk günde beri kaza bölgesini ilgililere iletmesine rağmen, ilgilenilmediğini gören köylüler kısıtlı imkânlarla ellerinde hiçbir elektronik arama cihazı bulunmadan, tabiri caiz ise elleriyle koymuş gibi kazazedeleri bulup ilgililere haber vermelerine rağmen devlet ancak 22 saat sonra kazazedelere ulaşılabiliyor.
Sonuç olarak, Büyük orta doğu projesinin gerçekleşmesi için engel olarak görülen Muhsin Yazıcıoğlu suikast sonucunda şehit edilmiştir. Bu suikastı hazırlayanların emperyalist güçlerin olduğunu sağır sultan biliyor da, içerde bu suikasta kimler yardım etti ve bu malum olayı kimler kapatmaya çalışıyor orası büyük bir muamma?    

 
Etiketler: ŞAHADETİNİN, ARKASINDAKİ, SORU, İŞARETLERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı