Yazı Detayı
08 Nisan 2020 - Çarşamba 10:20
 
SARIKIZ İÇİN
Metin ÖZER
 
 

Değerli dostum Kemal Deniz’in şiirlerini doya doya, duya duya okudum. Belki de Hekimhan dilinin önde oluşu beni bu derece cezbetti.

‘Hekimhan’ deyince bana bir hâl olur. Sevincim, tasam, kaygılarım, umutlarım yeni bir yaşam bulur.

Hekimhan masal, Hekimhan şiir, Hekimhan tarih; Hekimhan okul başlı başına.

Bu kültüre eserleriyle hizmet edenlerden biri de Kemal Deniz. Kutluyorum. Altıncı şiir kitabı SARIKIZ; hayırlı olsun.

‘ÖZEL’ adlı şiirinin bir dörtlüğünde:

 

“Dünyanın çivisi olmuş yalama,

Karasevda çözülmeyen muamma

Esmer kız! Hiç güzel değilsin amma,

 Gönül seni sevdi, sen güzelleştin.”   Diyor.

 

Karasevdaya tutulmuş bir gönül ile mantığın bir arada eğleştiğini görmek Kemal Deniz’de mevcut. Söz dinlemez olan, aklın ermediği bir sevda bu.

‘SEVGİYE ÖZGÜRLÜK ‘ şiirinde:

 

“Şu koskoca dünya nüvede saklı,

Bu işe eremez her canın aklı.

Çözülmez şifresi, kula yasaklı,

Sevgiye özgürlük getirdim dostum.” Diyor.

 

Tüm yasakları deliyor sevgide. Şiirler tatlanıyor gide gide. Bunun yanında bir deli rüzgâr, günümüz aşkına dargınlığını: “Görmüyor musun ey gözleri perdeli deli âşık!” Dercesine kulağına pisil ediyor:

Yılanlı kuyuya attılar aşkı,

İçimi tırmalar derin bir kuşku.

Yıkılmaz gönlümde kurulu köşkü,

Yol uzun, vakit dar, aşk dargın gurban.

 

Tekrar dert yükü toplar tüm duygular. Şunları yazdırır  “ZAMAN” adlı şiirinin bir dörtlüğünde:

“Biri aç yatarken biri aşırır,

Yoksulun bir taşı gölü taşırır.

Vakitsiz, mekânsız yolu şaşırır,

Kıyamet gününü andıran zaman ” 

 

İnsanın benlikten, gururdan, kinden, kibirden uzak olmasını vurgular “SESSİZ SIĞINAK” adlı şiiri:

 

Benliktir hayata kibiri eken,

Gül diye koynuna doldurur diken.

Şaşırırsın doğru yolda giderken,

Aslından koparır kişiyi gurur.” Diye sürüp gider.

 

“Geçmişini bilmeyen geleceğini bilmez.” Sözünü bir şiirinin bir dörtlüğünde şöyle örnekler:

“Bakma derdin sırasına,

Em çal mazlum yarasına.

Sahip çık ki mirasına,

Atan senden incinmesin.”

 

Kemal Deniz,” SARIKIZ DESTANI”  adlı eserinde ise, uyuyanı şöyle dürtükler:

“İki karık sebzeyi bile zorla ektiler,

Killik’deki bayıra bayak kaysı diktiler.

Sırt üstü yere yatıp yıldızlara baktılar,

Devrent deresi yazın taştı haberin var mı?” diye.

Muammadır başka bir şiiri. “ SARIKIZ”  der ya; bu Sarıkız doğup büyüdüğü köy mü?, sevdiği bir kız mı?  Yoksa ‘Bir’ dediğine göre yüce Yaradan’ın kendisi mi? Bilinmez.

 

“Dipsiz kazan olan gönlümü açtım,

Yerden göğe akan rahmeti içtim.

Sanma dü cihanda senden vazgeçtim,

Sonunda Bir oldu aşkım Sarıkız!”

 

Yine tasavvufî solur. “ÖRS” adlı şiirinde apaçık, esas aşkın Yaradan aşkı olduğunu vurgular. Aşkın yönünü belirler:

 

“Gönlüm rüzgâr gibi deli divane,

Onun için dağlar muhabbethane.

Mecnun Leyla arar; her şey bahane,

Yalnız Allah yeter yolun sonunda” der.

 

Dörtlükleri daha fazla sıralamadan bu güzel şiirleri ve yorumlarını siz değerli okurlarımıza bırakıyor, özümde yatan ukde ile bağlıyorum sözlerimi:

Hekimhan’ımızda en kısa zaman içerisinde yeterli bir düğün ve mevlit salonu yapımına başlanmalıdır. Bu amaçla kullanılan Tarihî Taşhan binası Hekimhan Kültür Merkezi olarak hizmete açılmalı. Kültür merkezinin her bir odasına kültür mirasımız ve övünç kaynağımız olan değerlerimizden Eflatun Cem Güney, Cahit Uçuk, Esirî, Sadık Baba, Bekir Sıtkı Efendi, Güzelyurtlu Pervane gibi kültür elçilerinin adları verilmelidir. Bu odalar tarih, edebiyat, resim, müzik, tiyatro, yerel örgüler, yerel oyunlar gibi etkinlikler yürütülmek üzere halkın hizmetine sunulmalıdır. Kültürüne sahip çıkan Hekimhan buna hazırdır ve layıktır.

 Saygılarımla.                        

 

 
Etiketler: SARIKIZ, İÇİN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı