Tacettin Elmas VİRÜS GERÇEĞİ
Yazı Detayı
11 Nisan 2020 - Cumartesi 10:55
 
VİRÜS GERÇEĞİ
Tacettin Elmas
 
 
Şu ana kadar dünya kapitalist(neo liberal)ekonomik sisteminin dümeninde bulunan siyasi iktidarlar kendi sistemlerinden kaynaklanan,özellikle ekonomik ve sosyal temelli insani sorunları bir şekilde örtbas ederek günümüze kadar rahat bir şekilde geldiler.
Çünkü uyguladıkları ekonomik,sosyal ve siyasal politikalara alternatif bir güç olmadı oluşmadı.
Zaman zaman sosyal demokrat iktidarlar ile bazı açılımlar oldu ise de daha ileri gidilmedi.
Bunu şu an, ani bir şekilde karşılaşmış oldukları bu olağanüstü durum karşısında takındıkları tutumlardan anlayabiliyoruz.
Bu ana kadar her adımları,
Taktik ve ya stratejik her yatırım ve politikaları ekonomik(para) kâr odaklıydı.
Bu anlamda çokta başarılı oldular.
Her biri kendi alanlarında gelebilecekleri en yüksek seviyeye kadar geldiler.
Peki şimdi  ne oldu.
Bundan sonra ne olacak.
Asıl sorun bu.
Hiç beklemedikleri bir anda,hiç beklemedikleri, kendi elleri ile yaratıkları bomba ellerinde patladı.
Halbuki,mutasyona uğrayarak insan hayatını tehdit edecek olan mikropların,böyle bir noktaya gelebileceğini ilaç, silah,bilişim,enerji,gıda,eğitim hata sağlık sektörünü elinde bulunduran ve her biri kendi alanlarında tekelleşen bütün şirketler ve onları temsil eden iktidar ve hükümetler bu sonucu hiç beklemiyorlardı.
Belki hesaplıyamadıkları virüsün bu kadar kısa bir sürede küresel bir tehdide dönüşebilme hızıydı.
En önemlisi de sermayenin bu serbestçe, fütursuzca dolaşımını tehdit etmesi oldu.
Aslında,sistem temsilcilerinin ta baştan beri işin farkında oluşlarını yaptıkları açıklamalarda anlıyoruz.
Belki;çıktığı bölgede lokal bir şekilde kalıp kontrol altına alınabilinir diye düşündüler.
Tıpkı kontrollü bir şekilde lokal olarak uyguladıkları savaş politikaları gibi!
Buda lokal bir olay olarak çıktığı bölgede sınırlı olarak yaşanır ve öyle kalır diye düşündüler.
Tüm politikalarının asıl kaldıracı olan ve her uygulamada küresel bir laboratuvara dönüştürdükleri ve birer kobay gibi kullandıkları insan denen canlının kendileri ile aynı genetik özelliklere sınıf ve sosyal statü farkı gözetmeksizin sahip oluşu doğal olarak kendilerinide kapsama alanına aldı.
Doğal olarak onlarda can tehtidi karşısında kendi sınırlarına çekilmek zorunda kaldılar.
Küresel alanda insan hareketlerinin kısıtlanması doğal olarak ekonomiden siyasete her alanı doğrudan etkiledi ve doğal olarak içine kapalı bir daralmaya,bir öz savunma tepkisine,arayışına,savunmaya itti.
Belki küresel bir saldırıyı lokal düzeye,Yani kendi sınırlarına çekerek daha kolay atlatabilirledi.
Doğru olanda buydu.
Tabi bu savunma refleksi bazı siyasi yorumcular tarafında farklı şekillerde yorumlanmaya başlandı.
Kimilerince bu doğal süreç bu etkileşim artık kapitalist emperyalist politikaları sol ve sosyalist politika ve devletlerin doğuşuna itecek.
Bunun sonucunda daha güçlü sosyal politikalar,ve sosyal devletler oluşacak.
Kimilerince,Milli ve milliyetçi toplum ve devletlerin doğuşuna itecek.Öldü denilen milliyetçiliklerin öneminin farkına varılacak.Milliyetçi devlet ve politikalar öne çıkacak.
Hatta kimilerince bu süreç dini,özelliklede islami temelli dini toplum ve devletlerin,iktidarların doğuşuna neden olacaktır.
Başka bir deyişle öldü denilen siyasal islamcı anlayış yeniden canlanacaktır!
Her bir görüş ve yorum sahibi kendi bakış açısına göre bu gelişmeler ışığında haklı olabilir!
 
Ancak;  şu unutulmamalı bu tarz toplumsal dönüşümler belli bir takım ekonomik,sosyal ve siyasal sorunların niceliksel birikimlerinin sonucunda oluşabilecek niteliksel durumlardır.
Sadece bu şartların oluşması ile de her şey olmuyor.
Bu değişimleri,örgütleyip,öncülük edecek olan bir toplumsal güçte lazım.
Peki varmı?
Böyle bir güç veya sınıf.
Yok.
Yani;
Günümüz koşullarında bunun ne maddi nede manevi bir temeli yok.
O halde.
Geriye kalan şu.
Mevcut sistem,ekonomik ve sosyal olarak daha güçlü olduğu devlet ve toplumlarda kendi içinde kendini daha reformize ederek,yani sosyal devleti toplumsal tabanda daha çok öne çıkararak yoluna devam edecektir.
Sermaye bu sefer daha kontrollü ve daha bir toplumsallaşarak.
Yani sosyal politikaları,demokratik ve özgürlükçü,kısmi gelir adaleti gibi,bir şekilde.
Yani içini doldurarak yoluna devam edecektir.
Tabi bu politikasını etkili olduğu tüm çoğrafyalarda uygulayacaktır.
Burada kaybedecek olan,milliyetçilik ve siyasal islamcı bakış açısı gibi sadece ideolojik olarak varlığını devam ettirmeye çalışan yaklaşımlardır.
Çünkü her iki yaklaşım şekli gelinen aşamada sadece birer ıdeoloji olarak kalacaklar ve zamanla da ortadan kalkacaklar.
Zira her ikiside maddi olarak zaten kapitalist özel mülkiyet ilişkilerinin egemen olduğu kapitalizmin siyasal birer yansımasıdır.
Kapitalizmdeki her demokratik dönüşüm ve reform bu ideolojilerin bir o kadar küçülüp yok olması demektir.
Çünkü hızla küreselleşen ekonomik ve sosyal koşullar toplumları kendi sınırları içinde çıkarıp kendine uygun bir şekle sokuyor.
Buda dünya insanıdır.
Önümüzde yeni mülkiyet ilişkilerinin oluşacağı yeni bir süreç olacak.
Yeni toplumsal mülkiyet ilişkileri de
Yeni toplumsal ilişkiler demektir.
Yinede zaman en iyi öğreticidir derim.
Bekleyip göreceğiz.
Bu bir ihtiyaç değil.
Bir zorunluluktur.
 
Etiketler: VİRÜS, GERÇEĞİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2020
ÇÖZÜLME
16 Haziran 2020
BÜYÜME
05 Haziran 2020
MALATYA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
27 Mayıs 2020
TIKANMA
26 Mart 2020
KAPİTALİZM, SOSYAL DEVLET VE CORONA
10 Mart 2020
OKUMANIN LOGARİTMASI
03 Mart 2020
İNSAN VE SAVAŞ
24 Şubat 2020
TC mi? BC mi?
12 Şubat 2020
UMUT VAR. MI?
28 Ocak 2020
DEPREM
17 Ocak 2020
CHP DEKİ YANILGI
10 Ocak 2020
IRAK.İRAN, AMERİKA.
01 Ocak 2020
Yeni Yıl 2020
27 Aralık 2019
HALÜSİNASYON
17 Aralık 2019
ARAYIŞ
09 Aralık 2019
CHP de YENİ BİR ŞEY YOK
05 Aralık 2019
ASGARİ ÜCRET
25 Kasım 2019
KAPİTALİZM VE DİN
18 Kasım 2019
EŞİT VATANDAŞLIK
11 Kasım 2019
ESNAF
05 Kasım 2019
TÜM ÜRETİCİ KÖYLÜ SENDİKASI
31 Ekim 2019
KUŞATMA
21 Ekim 2019
MEMLEKETİN HALLERİ
04 Ekim 2019
SİYASETTE BAŞARI
19 Eylül 2019
SİYASAL TIKANMA
29 Ağustos 2019
İSTİŞARE TOPLANTISI
26 Ağustos 2019
NEDEN!
06 Ağustos 2019
YENİ PARTİ
12 Temmuz 2019
Arz ve Talep
27 Haziran 2019
Neden zorunlu seçim.
27 Mayıs 2019
Tarımda Tarsim,Tarsimde çiftçi bilmecesi
04 Mayıs 2019
Normalleşme
24 Nisan 2019
Linç
17 Nisan 2019
Dayatma Seçim
04 Nisan 2019
Pişkinlik
26 Mart 2019
Sürpriz Seçim!
18 Mart 2019
Halk Siyasal Hayattan Dışlanmamalıdır
14 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı.
06 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı
27 Şubat 2019
Resim
19 Şubat 2019
İflas
12 Şubat 2019
Ziraat Odaları
05 Şubat 2019
Gidişat
30 Ocak 2019
Gündem Güven
22 Ocak 2019
Kerhen Demokrasi
15 Ocak 2019
Ruh Sağlığı
08 Ocak 2019
Şiddet.
31 Aralık 2018
Sorgulama.
24 Aralık 2018
Sorunlu Sorumluluk.
18 Aralık 2018
Şükür
10 Aralık 2018
Kutuplaşma 2
04 Aralık 2018
Kutuplaşma
26 Kasım 2018
Profil
16 Kasım 2018
Celep
06 Kasım 2018
Politika
29 Ekim 2018
KULAKLARI ÇINLASIN.
18 Ekim 2018
Seçim
09 Ekim 2018
Sağ, Sol.Yada Sol, Sağ.
28 Eylül 2018
Vatandaş Bülent
18 Eylül 2018
CHP Ne, Nasıl.
10 Eylül 2018
Dış Güçler
03 Eylül 2018
Yerelden Sorunlar
04 Temmuz 2018
Çiftçi ve Tarsim Bilmecesi
12 Haziran 2018
Stratejik İrade,Stratejik Oy
07 Haziran 2018
Miting
01 Haziran 2018
Liyakat
24 Mayıs 2018
Dayatma Seçim, Dayatma Demokrasi
14 Mayıs 2018
Yol Ayrımı
08 Mayıs 2018
Cepheleşme
03 Mayıs 2018
112 Acil Seçim, Acil Demokrasi
23 Nisan 2018
Erken Seçim ve Demokrasi
13 Nisan 2018
Değerler Savaşı
03 Nisan 2018
2019 Seçimlerine Doğru Malatya’da CHP
15 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine
06 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine 2
19 Şubat 2018
Ulusalcılık, Milliyetçilik Üzerine…
10 Şubat 2018
Chp’de Sorun...
30 Kasım 2017
CHP’de Tek Adam Demokrasisi
25 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (2)
24 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (1)
09 Ağustos 2017
Tütün, Kayısı ve Tarım Politikalarımız
03 Ağustos 2017
Tarsim Fizyolojisi
17 Temmuz 2017
Tarsim Ve Kaysıda Fizyolojik Dökülme
Haber Yazılımı