Tacettin Elmas
Köşe Yazarı
Tacettin Elmas
 

YUSUF DAYI

ggg Emekli. TCDD'den. Yani Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'ndan. Şanslıydı tabi. Kasabada ilk o TCDD'ye girmişti.Maaşlı. Hem de kadrolu, sigortalı, sendikalı. Özel kıyafet ve kasketli. Devlet adamı olmuştu bugüne bugün. Şanslıydı. Babadan kalma kerpiçten bir ev. Çift katlı. Pencereleri perdeli. Tahtadan balkonlu. Boydan boya direkli. Şanslıydı.  Deden, babaya, babadan kendisine miras, kurtuluş savaşından kalma beşli mavzeri vardı duvarda asılı. Oyma çerçeveden En çok sevdikleri Atatürk ve yanında pala bıyık dedenin resimleri siyah beyaz. Az dinlememişti mavzerin hikayesini Kurtuluş savaşını, Mustafa Kemal Paşa'yı, hemşerisi İnönü'yü. Şanslıydı. Mutluydu. İstediği kızı almıştı başlık parası ödemeden. İki kızı, iki oğlu olmuştu. İlkokula,  ilk kızı, ilk o göndermişti. İlk maaş. Şanslıydı. İlk mor binliği onda gördü kasabalı. Atatürk'ün, İnönü'nün partisindeydi dedesi. Kendisi Bayar'ın, Menderes"in, sonra çoban Sülo'nun. Kıbrıs çıkartmasında Karaoğlancı oldu bir ara darbeye kadar. Özalcıydı. Ne de olsa hemşerisi. Tansu'yu sevmedi. "Kadınlığından değil." diyordu. "Gözüm bir türlü tutmadı." Velakin... Uzun adam gelene kadar kimsenin resmini asmadı  Atatürk'ün, dedesinin, ana ve babasının resminin yanına. Şanslı mıydı, uyanık ya da "akıllı mıyım bilmem ama..." diyordu hep iktidarcıları sevdi. Zira üç Y (Yokluk, yolsuzluk, yasaklar) sözünü çok sevmişti. Kundaktaki torununu sever gibi. Sırf bunun için asmıştı uzun adamın resmini sevdiklerinin arasına. Şanslıydı iyi bir zamanda Emekli oldu. İyi para aldı. Iki gelin getirdi, iki oğlan everdi bir günde. Kızlar okudu.  İkiside Hemşire. İki oğlu okumadı, ama işe koydu belediyede. Taşeron şirkette. Sözleşmeli dediler ama... Asgari ücretli dediler. İçinde geçirdi. "Ücret neyse ya." "Keşke sigortalı, kadrolu olsalardı." Israr etmedi. Burkuldu yüreği, "Buna da şükür dedi." Bırakmadı uzun adamı hep sevdi. Hep güvendi. "Adalet vardı içinde, kalkınma vardı." diyordu, "Kalkınacağız..." adalet derken. Telefonu çaldı. Oğlan. "Baba  beni işten çıkardılar." Kapandı. Tekrar çaldı. Diğer oğlan. "Baba işten çıkardılar." "Oğlum tazminat falan..."  "Yok baba yok." Babada şok üstüne şok. Eş, dost, hatır... Ona sor, buna sor. O kadar emek, bu kadar hatır. Torunlar, kiralık evler faturalar. Bir başına bebeler. Et, süt, mama... TCDD'den kalma emekli maaşı. Topla, çıkar... Televizyonda zam üstüne zam... Döndü dolaştı odanın içinde. Aklı gitti, geldi... Bir kendine baktı. Bir resimlere. En çok da uzun adama. "Sakin, sakin, sakin..." dedi. Uzandı uzun adamı aldı aradan. Çıkardı usulca.Katladı nazikçe.  Yılların hatırı adına, Saygıda kusur etmeden attı. Muhalefete geçti ilk defa. İlk defa farkına vardı. Şanslıydı. Uykusundan uyandı...
Ekleme Tarihi: 24 Şubat 2021 - Çarşamba

YUSUF DAYI


Emekli.
TCDD'den.
Yani Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'ndan.
Şanslıydı tabi.
Kasabada ilk o TCDD'ye girmişti.Maaşlı.
Hem de kadrolu, sigortalı, sendikalı.
Özel kıyafet ve kasketli.
Devlet adamı olmuştu bugüne bugün.
Şanslıydı.
Babadan kalma kerpiçten bir ev.
Çift katlı.
Pencereleri perdeli.
Tahtadan balkonlu.
Boydan boya direkli.
Şanslıydı. 
Deden, babaya, babadan kendisine miras, kurtuluş savaşından kalma beşli mavzeri vardı duvarda asılı.
Oyma çerçeveden
En çok sevdikleri Atatürk
ve yanında
pala bıyık dedenin resimleri
siyah beyaz.
Az dinlememişti mavzerin hikayesini
Kurtuluş savaşını,
Mustafa Kemal Paşa'yı,
hemşerisi İnönü'yü.
Şanslıydı.
Mutluydu.
İstediği kızı almıştı başlık parası ödemeden.
İki kızı, iki oğlu olmuştu.
İlkokula, 
ilk kızı, ilk o göndermişti.
İlk maaş.
Şanslıydı.
İlk mor binliği onda gördü kasabalı.
Atatürk'ün, İnönü'nün partisindeydi dedesi.
Kendisi Bayar'ın, Menderes"in,
sonra çoban Sülo'nun.
Kıbrıs çıkartmasında
Karaoğlancı oldu bir ara
darbeye kadar.
Özalcıydı.
Ne de olsa hemşerisi.
Tansu'yu sevmedi.
"Kadınlığından değil." diyordu.
"Gözüm bir türlü tutmadı."
Velakin...
Uzun adam gelene kadar kimsenin resmini asmadı 
Atatürk'ün, dedesinin, ana ve babasının resminin yanına.
Şanslı mıydı, uyanık ya da
"akıllı mıyım bilmem ama..."
diyordu hep iktidarcıları sevdi.
Zira üç Y (Yokluk, yolsuzluk, yasaklar) sözünü çok sevmişti.
Kundaktaki torununu sever gibi.
Sırf bunun için asmıştı uzun adamın resmini sevdiklerinin arasına.
Şanslıydı iyi bir zamanda
Emekli oldu.
İyi para aldı.
Iki gelin getirdi, iki oğlan everdi bir günde.
Kızlar okudu. 
İkiside Hemşire.
İki oğlu okumadı, ama işe koydu belediyede.
Taşeron şirkette.
Sözleşmeli dediler ama...
Asgari ücretli dediler.
İçinde geçirdi.
"Ücret neyse ya."
"Keşke sigortalı, kadrolu olsalardı."
Israr etmedi.
Burkuldu yüreği,
"Buna da şükür dedi."
Bırakmadı uzun adamı hep sevdi.
Hep güvendi.
"Adalet vardı içinde, kalkınma vardı." diyordu, "Kalkınacağız..." adalet derken.
Telefonu çaldı.
Oğlan. "Baba  beni işten çıkardılar."
Kapandı.
Tekrar çaldı.
Diğer oğlan. "Baba işten çıkardılar."
"Oğlum tazminat falan..." 
"Yok baba yok."
Babada şok üstüne şok.
Eş, dost, hatır... Ona sor, buna sor.
O kadar emek, bu kadar hatır.
Torunlar, kiralık evler faturalar.
Bir başına bebeler.
Et, süt, mama...
TCDD'den kalma emekli maaşı.
Topla, çıkar...
Televizyonda zam üstüne zam...
Döndü dolaştı odanın içinde.
Aklı gitti, geldi...
Bir kendine baktı.
Bir resimlere.
En çok da uzun adama.
"Sakin, sakin, sakin..." dedi.
Uzandı uzun adamı aldı aradan.
Çıkardı usulca.Katladı nazikçe. 
Yılların hatırı adına,
Saygıda kusur etmeden attı.
Muhalefete geçti ilk defa.
İlk defa farkına vardı.
Şanslıydı.
Uykusundan uyandı...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

16
Nisan
29
Mart
19
Mart
08
Mart
24
Şubat
09
Şubat
28
Ocak
19
Ocak
07
Ocak
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.