Il. BÖLÜM
2.Ülkemizin Eğitim Gündemi
Bir milyon yıl süreyle resim yapsanız bile, başyapıtınız hep bir sonraki resminiz olacaktır. Her defasında resminizde geliştirmek istediğiniz bir şeyler göreceksiniz. Aldığım mektuplardan bazılarında şöyle şeyler yazılıdır: “Bir resim yaptım ama sonuçtan hiç memnun kalmadım…” Bu harika bir şeydir. Çünkü insanda bir sonraki resme başlama arzusu uyandırır. Yolunda gitmeyen şeyin ne olduğunu anlarsınız… Umarım yaşam boyu ara ara böyle duygulara kapılır ve sonuçta giderek en iyiye ulaşmaya çalışır ve kendinizi geliştirirsiniz. /Bob Ross
Türkiye’de eğitim; tüm toplumu ilgilendiren bir meseledir ve herkesin eğitimle ilgili bir fikri, söyleyeceği şey vardır. Ancak, eğitim bilimsel temelleri olan ve geleceği öngören bir yaklaşımla ele alınmalıdır. O nedenle “eğitim kaygısı” toplumun ortak kaygısı olduğu kadar, geleceğin de insan tipini, insani özellikleri, meslekleri, hizmet alanlarını belirleyen bir süreçtir. Eğitime ilişkin tartışmaları; eğitim uzmanları, akademi ve düşünce insanları belirlemekledir.
Milli Eğitim Bakanlığı, 21.yüzyılın düşünce akışı içinde, özellikle eğitim alanında bir çağ okuması gerçekleştirerek, yapılması gereken değişimi, yeniliği, eleştirel düşünceyi ortaya koyabilmek için “2023 Eğitim Vizyonu Belgesini” kapsayıcı ve hızlı bir şekilde hazırlayarak 21. Yüzyıl için bir ülkemize dair bir yol haritası ortaya koymuştur. Bu belge, aslında yapılacakların bir önsözü gibi durmaktadır. Elbette altı doldurulması gereken birçok başlık bulunmaktadır. Eğitimciler sahada çalıştaylar, raporlar hazırlayarak kendi düşünce ve önerilerini, eleştirilerini bakanlığa ulaştırma olanağını buldular.
Belge, yeni dönemin eğitim paradigmasını, mantığını ortala koyarken, bunun sürekli gelişime ve değişime açık yönlerini de dile getirmektedir. 17 bölümden ilk beş tanesi veriye dayalı bir yönetim sisteminin oluşturulması, ölçme değerlendirme, insan kaynaklarının geliştirilmesi, okulların finansmanı, teftiş sistemi gibi eğitimin yönetimi ile ilgilidir. Ardından gelen beş bölüm ise eğitim sistemimizin öğrenme ve gelişimle ilgili boyutlarında en çok sorun yaşanan ve geliştirilmesi gereken rehberlik hizmetleri, özel yetenekliler eğitimi, yabancı dil eğitimi, dijital içerik ve beceri destekli dönüşümün sağlanması gibi konulara ayrılmıştır. Kalan bölümlerde ise okulöncesinden ortaöğretime ve nihayetinde hayat boyu öğrenmeye kadar eğitim kademeleri için belirlenen hedeflere yer verilmiştir. Bu son bölümlerde ortaöğretim kademesinden sonra Fen ve Sosyal Bilimler Liseleri, Meslek Liseleri ve İmam Hatipler için ayrı bölümler açılarak hedefler çeşitlendirilmiştir. (1)
İnsan odaklı, ilgi, yetenek ve mizaca göre şekillenecek bir eğitim yaklaşımında elbette sistemin katkısı ve rehberlik hizmetlerinin rolü önemlidir. “Tek kanatlı uçma” alışkanlığının bir özeleştiri niteliğinde ele alınmış olması ve müfredatın çok yönlü yetişmeye dayalı bir mantığa dönüşmesi anlamlıdır.
Her yüzyılın kendine ait hikâyesi, teması, medeniyete yansıyan özellikleri bulunmaktadır. Türkiye bir taraftan bu hikâyeyi okumaya çalışırken, öte taraftan kendi ihtiyacını, değişim ve gelişim dinamiklerini tespit ederek kendi yol haritasını ortaya koymaya çalışmaktadır. Eğitim, tartışılan dinamik bir meseledir; çünkü hayati bir mevzudur.
3. Masadaki Konulardan Bazıları
A. Ölçme Değerlendirme ve
Sınavlar
Eğitim, aslında “süreç odaklı” bir yaklaşımla okunmalıdır. Ne yazık ki “süreci” dışlayan bir bakış açısı daha baskındır ve mesele “sonuç odaklı” bir okuma üzerinden yapılmaktadır. “Akademik başarı” ağırlıklı olarak sınav başarı puanlarıyla örtüşmektedir. Bu nedenle sınav zamanlarında genel olarak bu verilere bakılarak “verileri” de aşan yorumlara sıklıkla rastlanmaktadır. Sınavların yalnızca “bilgiyi” ölçmediğini, işin içine başka parametrelerin de girdiği görmezden gelinmektedir; “süre”, “dikkat”, “yorum becerisi” gibi. Okullarda ölçme- değerlendirme konusunda öğrencilere daha nitelikli ve uygulamalı bilgiler verilebilir. Çünkü bilgi ve sınav için de “bilginin kullanımı” birbirinden farklıdır. Sınav eğitimin bir değerlendirme biçimidir ve “sınav bilgisi” eğitimin önemli parçalarından biridir. Öğrenciler; elbette sorulan sorular ve verilen cevaplardan daha fazlasıdır.
“Eğitimden keyif almak” tartışılan bir başka konudur. Eğitimin yaşama dokunması hatta onunla iç içe olması kaçınılmazdır. “Yaşayarak öğrenmek” olarak özetlenebilecek bu yaklaşım, bir dizi yeni aktiviteyi gündeme taşımaktadır. “Beceri atölyeleri”, “kültür, sanat, bilim” alanlarında uygulamaya dayalı çalışmalar öne çıkmaktadır. Okulların, eğitim mekânlarının ve donanım türlerinin bu yönde evrilmesi öngörülmektedir.
B. Kültür, Sanat, Spor ve Sosyal
Etkinliklere Yeniden Bakmak;
Özellikle kültür sanat alanı bir dönem için geri plana itilmiş gibiydi. İnsan; sanat ve estetik sayesinde kimliğine tam olarak kavuşabilir ve “iyi”, “güzel” olanı ideal hâline getirebilir, deneyimleyebilir. Eğitim 2023 Vizyon Belgesi bu tespiti yaparak, gerekli farkındalığı yaratılmasına katkıda bulunmuştur. Bu idealler ve deneyimleme hayatın gayesini oluşturmalıdır. Eğitimin bu açıdan da değerlendirilerek sanatlar; resim, mimari; edebiyat, müzik gibi bir dizi alan yeniden yapılandırılmalıdır. Yaşadığımız evler, şehirler, ülkemizin dokusu, bu kültürel altyapı ve sanat bilgisinden bağımsız olarak ele alınmaz.
Sportif faaliyetler için daha doğal mekânlar tercih edilmelidir. Bir öğrencinin bedensel sağlığının farkına vardırılması, kötü alışkanlıklardan uzak durması, hayatı sevgiyle kucaklaması sağlıklı bir yaşam felsefesi edinilmesiyle bağlantılıdır. Ayrıca, doğaya yönelme, doğayı koruma bilgisi, ekolojik dengenin korunması konusunda bilinçlendirme eğitimleri kaçınılmaz duruyor.
Eğitim felsefesi meselesi, eğitim alanının temel konularındandır. Çünkü felsefe, sistematik düşünebilme becerisini geliştirmemizi sağlar. “Doğru soruyu sormak, doğru cevabı vermekten daha değerlidir!” yaklaşımı önemlidir. Sormak, sorgulamak, eleştirel düşünme yeteneğini geliştirmek felsefi alanla ilişkilidir.
C. Ortaöğretimde Okutulacak
Yeni Dersler
Ortaöğretimde yeni konacak olan; Geleceğin Enerji Sistemleri, Yapay Zekâ Uygulamaları, Sosyal Medya ve Kültür, İnsan Haklarının Gelişimi ve Doğası, İnsan Makine Etkileşimi, Akıllı Şehirler ve İnsanlığın Geleceği gibi dersler 21. yüzyılın hikâyesini anlamaya yönelik adımlardır. Bu ders müfredatlarının içeriğinin zengin olması ve gelecek projeksiyonu içermesi değerli ve anlamlıdır. Yine “bilginin değere dönüşümü” ile ilgili olarak; sistem kavramı, bilgi kuramı, tasarım odaklı düşünme, toplumsal fayda gibi bir sistematik bu tartışmalar ışığında daha iyi anlaşılmaktadır.
Öğretmenlerin en kısa zamanda yeni konan derslerin içeriklerine ulaşması ve bu konuda başlatılacak olan sertifikasyon programlarına katılması gerekmektedir. Diğer derslerin de içerik olarak güncellenmesi beklenmektedir. Bütün bu tartışma ve gelişmeler eğitim konusundaki algıları, değerlendirme ve tartışmaları da canlı tutacaktır. Aslında eğitimin giderek daha rasyonel konuşulduğu, afaki söylem ve tespitlerin geriye itildiği bir döneme girmiş bulunmaktayız.
Çağın önemli sorunlarından biri de “yabancılaşma”dır. Değerlerine ve kendine yabancılaşmış bireylerin giderek artması, modernizm sonrası ortaya çıkan bir durumdur. Çocuğun kendisiyle buluşturularak; esnek yapı, kişiselleştirme, ilgi alanlarının tespiti, yetenek, kişilik, kişisel rehberlik, kariyer yönetimi gibi başlıkla yeni yüzyılın ihtiyaçları üzerinden ele alınmaktadır.
D. Nihai Hedef; İnsanın
Mutluluğu
Belki de en önemli beklentilerden biri “insanın mutlu olmasını” sağlayacak bir eğitim dünyası pedagojik formasyonun gerekliliğidir. Ülkenin kültürel, akademik, değer birikimi ve evrensel ölçütler, gençlerimizin daha iyi bir ülke ve daha iyi bir dünyanın tasavvuruna yön verecektir. Mesele, 21. Yüzyılı ıskalamamak ve ona göre iyi bir hazırlık yapmak, düşünce ve gelişim modellerini keşfetmektir. İnsanları makina ve teknolojiye eklemeyen, teknolojiyi insanla uyumlu hâle getiren, insani değerleri ve birikimi göz ardı etmeyen bir yaklaşım öne çıkmalıdır.
(1) 2023 Eğitim Vizyon Belgesi
DEVAM EDECEK