Anasayfa ADD'den 10 Kasım Mesajı Bu haber 615 kez okundu.
Haber Girişi: 09.11.2021 - 11:13, Güncelleme: 09.11.2021 - 11:13

ADD'den 10 Kasım Mesajı

 

ADD'den 10 Kasım Mesajı

Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Yunus Millioğulları Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yaptı. Millioğulları; " Aramızdan ayrılışının 83. yılında tarihin kaydettiği en büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü Saygı, Minnet Ve Özlemle Anıyoruz." dedi.
10 Kasım 1938'de saat 09.05'de dünyaya gözlerini kapatan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yapan ADD Malatya Şube başkanı Yunus Millioğulları; " Her geçen gün, Atatürk’ün milletinin gönlündeki yeri daha da büyüyor, dünyadaki saygınlığı daha da artıyor." dedi. "ATATÜRK DÜNYANIN SAYDIĞI BİR LİDER" Millioğulları açıklamasında şunları söyledi; " Değişmez önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışının üzerinden 83 yıl geçti. O’nu suikastlarla, ihanetlerle yok etmeye çalışanlar da, ebediyete intikalinden sonra yalan ve iftiralarla unutturacaklarını sananlar da başaramadılar. Tersine iç ve dış bedhahlar saldırdıkça büyüdü, yalancılar unutturmak istedikçe güçlendi.  Çünkü; Haklıydı, Ahlâklıydı, Namusluydu, Aldanmıyor Aldatmıyordu, Bilimi Rehber Edinmiş Katıksız Devrimciydi! İzmir Suikastı sonrası Anadolu Ajansına verdiği demeçte; “Temeli, büyük Türk milleti ve onun kahraman evlatları olan büyük ordumuzun vicdanında, akıl ve şuurunda kurulmuş bulunan Cumhuriyetimiz’ in ve milletin ruhundan ilham alan ilkelerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceğini sananlar çok zayıf dimağlı bahtsızlardır… Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ve Türk milleti, güvenliğini ve mutluluğunu sağlayan ve koruyan ilkelerle uygarlık yolunda durmaksızın yürüyecektir.” derken, Cumhuriyet’e, ilke ve devrimlere inancını,ulusuna sarsılmaz güvenini vurguluyordu. Sözünü ettiği bahtsızlar ve takipçileri  bu nedenle önce kurduğu Cumhuriyeti, ilke ve devrimlerini hedef aldılar, sonra anıtlarını, anılarını, fotoğraflarını, ailesini, hatta annesinin iffetini…  Stadyumlardan, meydanlardan, kamu binalarından adını sildiler, kazandığı savaşları meleklere, evliyalara pazarladılar, bindiği hurda geminin transatlantik olduğunu bile söylediler… “ Keşke Yunan kazansaydı “ diyen meczupların kuyruğuna takılanlar, Lozan’ı hezimet sayanlar da oldu, başları sıkıştığında dev fotoğraflarının ardına sığındıkları halde hakaret edenler de… Ne yapsalar olmadı, yel kayadan ancak toz aldı. Dünya çok devrimci gördü, çok devrim yaşadı. Zaman içinde devrimlerin birçoğu tükendi, yapanlar kendi yurttaşları tarafından unutuldu, lanetlenenler bile oldu. Büyük Fransız devriminin önderleri gömüldükleri Panteon anıtsal mezarlığından bir süre sonra çıkarıldı. Voltaire’ in kemikleri kanalizasyona atıldı. Bugün Robespierre’in adını anmaya cesaret edecek Fransız bulmak zor. Amerikan Bağımsızlık Savaşı liderlerinden T. Jefferson’un New York Belediye binasındaki heykeli geçtiğimiz günlerde depoya kaldırıldı, A. Lincoln’un Washington D.C’ deki anıtı da tartışılıyor.Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Ekim Devrimi’nin önderi Lenin’in mumyası turistik eşya haline geldi, heykelleri yerlerde sürüklendi. Kurucusu Tito ölünce Yugoslavya paramparça oldu, Tito’ nun adını anan kalmadı. Benzer çok örnek sayılabilir. Oysa her geçen gün, Atatürk’ün milletinin  gönlündeki yeri daha da büyüyor, dünyadaki saygınlığı daha da artıyor. Geleneklerimizde önemli yeri olan mezar ziyaretleri, bir süre sonra seyrekleşir, giderek unutulabilir. 83 yıl önce yaşamını yitirmiş aile büyüklerini ziyaret edenlerin sayısı herhalde çok fazla değildir. Bu gerçeğe karşın, her gün yurt içi ve dışından binlerce insan kendi istekleriyle Atatürk’e gidiyor. Ulusal bayram günleri ziyaretçi sayısı yüz binleri, 10 Kasım’larda milyonu aşıyor. O’na ve eserlerine saldırı ve ihanet arttıkça halkımız, daha büyük bir özlemle Anıtkabir’e koşuyor. Dünyada örneği yok. 10 Kasım 1938’ den bugüne pek çok kişi ve siyasi akım kendi Atatürk’ünü üretmeye çalıştı. Artık çok iyi tanıdığımız kimileri saldırılacak,hakaret edilecek, bazıları da, sahip çıkar gibi yaparak, en önemli özelliklerini gizleyip sadece kendi çıkarlarına yarayacak Atatürk’ler yarattıklarını sandılar."dedi.  "ÖZLEM VE MİNNETLE ANIYORUZ" Millioğulları konuşmasının sonunda ise; "Atatürkçü Düşünce Derneği olarak varlık nedenimiz bu ve görevimiz de; Kemalizm’ İ Kutup Yıldızı Bilip Aydınlanma Devrimlerini Sürdürmek, Devletimizi Yeniden Hukuk Devleti Yapmak, Üretim Tesislerimizi, Yer Altı Yer Üstü Kaynaklarımızı Yeniden Harekete Geçirmek, Köylümüzü Yeniden Efendi Yapmak, Kadınlarımızı Yeniden Özgürleştirmek, Gençlerimizi, Çocuklarımızı Laik Bilimsel Eğitimle Buluşturup Yeniden Geleceğe Güvenle Bakar Hale Getirmek, Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye Hedefini Yeniden Önümüze Koyup Kemalist Cumhuriyeti Yeniden Kazanmaktır.  Aramızdan ayrılışının 83. yılında tarihin kaydettiği en büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü Saygı, Minnet Ve Özlemle Anıyoruz." dedi.      
Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Yunus Millioğulları Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yaptı. Millioğulları; " Aramızdan ayrılışının 83. yılında tarihin kaydettiği en büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü Saygı, Minnet Ve Özlemle Anıyoruz." dedi.

10 Kasım 1938'de saat 09.05'de dünyaya gözlerini kapatan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yapan ADD Malatya Şube başkanı Yunus Millioğulları; " Her geçen gün, Atatürk’ün milletinin gönlündeki yeri daha da büyüyor, dünyadaki saygınlığı daha da artıyor." dedi.

"ATATÜRK DÜNYANIN SAYDIĞI BİR LİDER"

Millioğulları açıklamasında şunları söyledi; " Değişmez önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışının üzerinden 83 yıl geçti. O’nu suikastlarla, ihanetlerle yok etmeye çalışanlar da, ebediyete intikalinden sonra yalan ve iftiralarla unutturacaklarını sananlar da başaramadılar. Tersine iç ve dış bedhahlar saldırdıkça büyüdü, yalancılar unutturmak istedikçe güçlendi.  Çünkü; Haklıydı, Ahlâklıydı, Namusluydu, Aldanmıyor Aldatmıyordu, Bilimi Rehber Edinmiş Katıksız Devrimciydi! İzmir Suikastı sonrası Anadolu Ajansına verdiği demeçte; “Temeli, büyük Türk milleti ve onun kahraman evlatları olan büyük ordumuzun vicdanında, akıl ve şuurunda kurulmuş bulunan Cumhuriyetimiz’ in ve milletin ruhundan ilham alan ilkelerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceğini sananlar çok zayıf dimağlı bahtsızlardır… Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ve Türk milleti, güvenliğini ve mutluluğunu sağlayan ve koruyan ilkelerle uygarlık yolunda durmaksızın yürüyecektir.” derken, Cumhuriyet’e, ilke ve devrimlere inancını,ulusuna sarsılmaz güvenini vurguluyordu. Sözünü ettiği bahtsızlar ve takipçileri  bu nedenle önce kurduğu Cumhuriyeti, ilke ve devrimlerini hedef aldılar, sonra anıtlarını, anılarını, fotoğraflarını, ailesini, hatta annesinin iffetini…  Stadyumlardan, meydanlardan, kamu binalarından adını sildiler, kazandığı savaşları meleklere, evliyalara pazarladılar, bindiği hurda geminin transatlantik olduğunu bile söylediler… “ Keşke Yunan kazansaydı “ diyen meczupların kuyruğuna takılanlar, Lozan’ı hezimet sayanlar da oldu, başları sıkıştığında dev fotoğraflarının ardına sığındıkları halde hakaret edenler de… Ne yapsalar olmadı, yel kayadan ancak toz aldı. Dünya çok devrimci gördü, çok devrim yaşadı. Zaman içinde devrimlerin birçoğu tükendi, yapanlar kendi yurttaşları tarafından unutuldu, lanetlenenler bile oldu. Büyük Fransız devriminin önderleri gömüldükleri Panteon anıtsal mezarlığından bir süre sonra çıkarıldı. Voltaire’ in kemikleri kanalizasyona atıldı. Bugün Robespierre’in adını anmaya cesaret edecek Fransız bulmak zor. Amerikan Bağımsızlık Savaşı liderlerinden T. Jefferson’un New York Belediye binasındaki heykeli geçtiğimiz günlerde depoya kaldırıldı, A. Lincoln’un Washington D.C’ deki anıtı da tartışılıyor.Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Ekim Devrimi’nin önderi Lenin’in mumyası turistik eşya haline geldi, heykelleri yerlerde sürüklendi. Kurucusu Tito ölünce Yugoslavya paramparça oldu, Tito’ nun adını anan kalmadı. Benzer çok örnek sayılabilir. Oysa her geçen gün, Atatürk’ün milletinin  gönlündeki yeri daha da büyüyor, dünyadaki saygınlığı daha da artıyor. Geleneklerimizde önemli yeri olan mezar ziyaretleri, bir süre sonra seyrekleşir, giderek unutulabilir. 83 yıl önce yaşamını yitirmiş aile büyüklerini ziyaret edenlerin sayısı herhalde çok fazla değildir. Bu gerçeğe karşın, her gün yurt içi ve dışından binlerce insan kendi istekleriyle Atatürk’e gidiyor. Ulusal bayram günleri ziyaretçi sayısı yüz binleri, 10 Kasım’larda milyonu aşıyor. O’na ve eserlerine saldırı ve ihanet arttıkça halkımız, daha büyük bir özlemle Anıtkabir’e koşuyor. Dünyada örneği yok.

10 Kasım 1938’ den bugüne pek çok kişi ve siyasi akım kendi Atatürk’ünü üretmeye çalıştı. Artık çok iyi tanıdığımız kimileri saldırılacak,hakaret edilecek, bazıları da, sahip çıkar gibi yaparak, en önemli özelliklerini gizleyip sadece kendi çıkarlarına yarayacak Atatürk’ler yarattıklarını sandılar."dedi. 

"ÖZLEM VE MİNNETLE ANIYORUZ"

Millioğulları konuşmasının sonunda ise; "Atatürkçü Düşünce Derneği olarak varlık nedenimiz bu ve görevimiz de; Kemalizm’ İ Kutup Yıldızı Bilip Aydınlanma Devrimlerini Sürdürmek, Devletimizi Yeniden Hukuk Devleti Yapmak, Üretim Tesislerimizi, Yer Altı Yer Üstü Kaynaklarımızı Yeniden Harekete Geçirmek, Köylümüzü Yeniden Efendi Yapmak, Kadınlarımızı Yeniden Özgürleştirmek, Gençlerimizi, Çocuklarımızı Laik Bilimsel Eğitimle Buluşturup Yeniden Geleceğe Güvenle Bakar Hale Getirmek, Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye Hedefini Yeniden Önümüze Koyup Kemalist Cumhuriyeti Yeniden Kazanmaktır.  Aramızdan ayrılışının 83. yılında tarihin kaydettiği en büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü Saygı, Minnet Ve Özlemle Anıyoruz." dedi.

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.