Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, son dönemde dünya kamuoyunu sarsan Epstein skandalına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tüm dünyanın şu şuralar Epstein rezillikleriyle çalkalandığını anımsatan Yıldırım, “Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamız, Batı’nın bu ahlaksızlıklarını yıllar önce görmüş ve İslam devletlerini bir araya getirecek D-8 Teşkilatı’nı kurmuştu.” ifadelerine yer verdi.
Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, D-8’in altı temel ilkesini ise söyle sıraladı;
1. Savaş değil, barış,
2. Çatışma değil, diyalog,
3. Çifte standart değil, adalet
4. Üstünlük değil, eşitlik
5. Sömürü değil, âdil düzen,
6. Baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi.
D-8’in kuruluş amacına da değinen Yıldırım, “Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamızın vizyonunda D-8 (Developing Eight) girişimi, sadece ekonomik bir iş birliği değil, aynı zamanda Batı merkezli küresel sistemin adaletsizliklerine karşı geliştirilmiş stratejik bir cevaptır. Erbakan Hocamız, Batı medeniyetinin manevi bir boşluk içinde olduğunu ve sömürgeci iktisadi yöntemlerle kendi sonunu hazırladığını savunmuştur.’ şeklinde konuştu.
D-8’in bugün ortaya çıkan bu olaylar karşısında öneminin daha da anlaşıldığını ifade eden Yıldırım, şunları söyledi:
“Rahmetli Erbakan Hocamızın bu vizyonu, Epstein skandalıyla simgelenen "modern Batı’nın karanlık yüzü" karşısında çok daha anlamlı bir zemine oturmaktadır. O, Batı’yı sadece bir coğrafya veya teknik bir güç olarak değil; materyalizmin esiri olmuş, kutsalı dışlayan ve bu yüzden kaçınılmaz olarak ahlaki bir çürümeye mahkûm bir "zihniyet" olarak tanımlamıştı. Bugün küresel elitlerin karıştığı bu tür rezillikler, Erbakan Hocamızın on yıllar önce "Batı’nın manevi bir buhran içinde olduğu" yönündeki teşhislerini doğrular niteliktedir. Ona göre, ruhu ve ahlakı ihmal eden bir medeniyet, ne kadar teknoloji üretirse üretsin, sonunda insan onurunu hiçe sayan bir canavara dönüşecektir.”
Bu nedenle D-8’in sadece bir ekonomik iş birliği projesi değil, aynı zamanda Batı’nın dayattığı tek tipleşmeye ve manevi erozyona karşı bir "direniş hattı" olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Rahmetli Erbakan Hocamız, Müslüman ülkelerin kendi ayakları üzerinde duramadığı müddetçe, Batı’nın hem ekonomik kaynaklarını hem de nesillerini talan etmeye devam edeceğini biliyordu. Bugün yaşananlar, onun "Yeni Bir Dünya" kurma idealinin bir romantizm değil, insanlığın onurunu korumak için kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır’ ifadelerine yer verdi.