Yaşam

Bir Harita, Üç Sancak, Tek Hikâye: 1899’da Malatya Nerede Duruyordu?

Osmanlı Devleti’nin son dönemine ait 1899 tarihli Ma‘mûretü’l-Azîz Vilayeti Haritası, Malatya’nın tarihsel konumunu ve idari önemini gözler önüne seriyor. Günümüz sınır algısının çok ötesinde bir idari yapıyı yansıtan bu harita, Malatya’nın yalnızca bir şehir değil, bölgesel bir merkez olduğunu ortaya koyuyor.

Malatya Bir Sancaktı, Ama Merkezdi

1899 tarihli haritada Ma‘mûretü’l-Azîz Vilayeti üç ana sancaktan oluşuyor: Dersim, Malatya ve Ma‘mûretü’l-Azîz. Bu yapı içerisinde Malatya, bugünkü Adıyaman’ı da kapsayan geniş bir coğrafyada sancak merkezi olarak yer alıyor.

Haritada;
• Akçadağ
• Arapgir
• Hekimhan
• Besni
• Kahta
• Hısn-ı Mansur (Adıyaman)

gibi yerleşimlerin Malatya Sancağı’na bağlı olduğu görülüyor. Bu durum, Malatya’nın Osmanlı idari sisteminde siyasi, ekonomik ve lojistik açıdan kilit bir rol üstlendiğini gösteriyor.

Bugünkü Sınırların Ötesinde Bir Malatya

Harita incelendiğinde Malatya’nın yalnızca bugünkü il merkeziyle sınırlı olmadığı, aksine Güneydoğu ve Doğu Anadolu arasında bir geçiş kapısı konumunda bulunduğu dikkat çekiyor. Özellikle ticaret yolları, tarım havzaları ve askeri güzergâhlar açısından Malatya’nın stratejik önemi harita üzerinde net bir şekilde okunabiliyor.

Bugün ayrı birer il olan Adıyaman ve Elazığ’ın (Ma‘mûretü’l-Azîz) tarihsel olarak Malatya ile aynı idari yapı içerisinde yer alması, bölgenin ortak hafızasına da ışık tutuyor.

Mezre’den Elazığ’a, Ama Gölge Merkez Malatya

Haritada vilayet merkezi olarak işaretlenen Mezre (bugünkü Elazığ), resmi idari merkez konumunda olsa da Malatya’nın nüfus, üretim ve yerleşim ağı açısından dengeleyici bir merkez olduğu görülüyor. Tarihçiler, Malatya’nın bu dönemde tarım, hayvancılık ve ticaret sayesinde vilayet içinde güçlü bir ekonomik damar oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Geçmişten Bugüne Süren Merkez Olma İddiası

1899’daki bu idari tablo, Malatya’nın bugün hâlâ taşıdığı bölgesel merkez olma iddiasının tarihsel köklerini gözler önüne seriyor. Sanayi, tarım ve lojistikte üstlendiği rol, aslında yüzyılı aşan bir mirasın devamı niteliğinde.

Bu harita yalnızca geçmişi anlatmıyor; Malatya’nın neden hâlâ Doğu Anadolu’nun kilit şehirlerinden biri olduğunu da fısıldıyor.