Kültür & Sanat

Bir Zamanlar Malatyalıların Diliydi: Bu Kelimeler Artık Unutuldu

Malatya’nın köklü kültürel mirası içinde önemli bir yere sahip olan yerel ağız, yıllar içinde unutulmaya yüz tutan kelimeleri ve güçlü anlamlar taşıyan dualarıyla yeniden gündeme geldi. Gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan bu sözler, hem bölgenin yaşam tarzını hem de insan ilişkilerinin derinliğini yansıtırken, yeni neslin bu mirasa giderek yabancılaştığı dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu zengin sözlü kültürün kaybolmaması için kayıt altına alınması gerektiğini vurguluyor.

Malatya’da bir zamanlar sokakta, evde, tarlada kısacası hayatın her anında kullanılan yerel kelimeler ve dualar, bugün nostaljik bir hatıra olarak anılıyor. Bölge insanının duygu dünyasını, yaşam biçimini ve gündelik alışkanlıklarını yansıtan bu ifadeler, kültürel hafızanın en canlı parçalarından biri olarak kabul ediliyor.

Malatya Ağzı: Bir Şehrin Kimliği

Malatya’ya özgü kelimeler, sadece bir iletişim aracı değil; aynı zamanda bir yaşam biçiminin kodlarıydı. İşte bugün çoğu unutulan o kelimelerden bazıları:

Bir zamanlar gündelik yaşamda sıkça kullanılan “Andana” ‘ondan sonra’, “Anth” ‘nane’, “Arastah” ‘evin tavanı’, “Ayakçah” ‘merdiven’, “Bıhçı” ‘testere’, “Bıldır” ‘geçen sene’, “Ceget” ‘sokak’, “Culuh” ‘hindi’, “Çağa” ‘çocuk’, “Çömçe” ‘kepçe’, “Dekmik” ‘tekme’, “Dığasgen” ‘loğusa kadın’, “Döş” ‘göğüs’, “Evcuman” ‘çalışkan ev kadını’, “Firkete” ‘yaylı iğne’, “Gazpenek” ‘mahsus’, “Gevende” ‘çalgıcı’, “Gıdik” ‘keçi’, “Gilgil” ‘mısır’, “Gişi” ‘eş’, “Harrik” ‘eski ayakkabı’, “Hayfene” ‘piknik yemeği’, “Hayfene kurma” ‘piknik yapma’, “Helbet” ‘evet’, “Hizına” ‘kiler’, “Hozelek” ‘salyangoz’, “Katıh” ‘ayran/yoğurt’, “Kemis” ‘süzgeç’, “Kopca” ‘düğme’, “Köcek” ‘asma kilit’, “Köşker” ‘ayakkabıcı’, “Köpüç” ‘çamaşır döveceği’, “Loğ” ‘dam silindir taşı’, “Malamat” ‘rezil’, “Manıh” ‘kedi yavrusu’, “Mığırcık gibi” ‘çok fazla’, “Mıh” ‘çivi’, “Mişmiş” ‘kayısı’, “Mitil” ‘eski yatak’, “Nişe” ‘nişasta’, “Pirçekli” ‘havuç’, “Pirpirim” ‘semizotu’, “Samut” ‘dereotu’, “Sitil” ‘kova’, “Tahtıbeg” ‘raf’, “Teberik” ‘hatıra’, “Teşt” ‘büyük leğen’, “Totaba” ‘hizmetçi’, “Yalenlik” ‘şaka’, “Zibillik” ‘çöplük’ ve “Zoku” ‘buğday dövülen taş’ kelimeleri, Malatya’nın geçmiş yaşamını ve günlük alışkanlıklarını yansıtan sözlü bir arşiv niteliği taşıyor.

Bu kelimeler, Malatya’da geçmiş yaşamın izlerini taşıyan adeta sözlü bir arşiv niteliği taşıyor.

Dualar: İyi Dileklerin En Güçlü Hali

Malatya’da dualar, sadece dini bir ritüel değil aynı zamanda sevgi ve iyi niyetin ifadesiydi. İnsanlar birbirine şu sözlerle seslenirdi:

• Allah bahtını açık etsin

• Su gibi aziz olasın

• Tuttuğun taş altın ola

• Kara gün görmeyesin

• Ömrün çoğ ola

• Hanene nur yağsın

• Malının hayrını göresin

• Yokluk nedir bilmeyesin

• Gadan alam, hanen şen ola

Bu ifadeler, toplumun dayanışma ruhunu ve içtenliğini yansıtan güçlü sözler arasında yer alıyordu.

Sözlü Kültür Kaybolma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

Günümüzde teknolojinin etkisi, göç ve değişen yaşam koşulları nedeniyle bu kelimeler ve ifadeler giderek daha az kullanılıyor. Özellikle genç kuşakların büyük bir kısmı bu sözleri ya hiç duymadı ya da günlük hayatında kullanmıyor.

Uzmanlara göre bu durum, sadece dilin sadeleşmesi değil aynı zamanda kültürel hafızanın zayıflaması anlamına geliyor.

Bir Mirasın Peşinde

Araştırmacılar ve kültür uzmanları, Malatya’ya özgü bu kelime ve duaların kayıt altına alınarak korunması gerektiğini vurguluyor. Çünkü bu sözler, bir şehrin geçmişini, insanını ve yaşam tarzını anlamanın en önemli anahtarlarından biri olarak görülüyor.