6 Şubat 2023’te yaşanan depremler, Malatya’da sadece büyük bir yıkıma yol açmadı; kentin geleceğine dair tüm alışkanlıkları da kökten değiştirdi. Evini, mahallesini ve hatta şehrini terk etmeyi düşünen binlerce vatandaş için tek bir soru öne çıktı: “Gerçek risk nerede?”
Jeofizik uzmanlarına göre bu sorunun yanıtı, çoğu zaman haritalarda gösterilen fay hatlarının ötesinde yatıyor. Uzmanlar, depremlerde can kaybını belirleyen asıl unsurun yer seçimi değil, zemin yapısı ve bina kalitesi olduğuna dikkat çekerek, Malatya özelinde kritik uyarılarda bulunuyor.
Deprem sonrası göç eğilimleri artarken, Jeofizik Uzmanı Övgün Ahmet Ercan, hem Avrupa’da hem de Türkiye’de deprem riskinin görece daha düşük olduğu bölgeleri açıkladı. Ancak Ercan’a göre asıl mesele, haritada güvenli görünen bir yer seçmek değil.
“DEPREM RİSKİ SIFIR OLAN YER YOK”
Deprem riskinin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Ercan, güvenli yaşamın temel belirleyicisinin zemin ve yapı kalitesi olduğunu ifade etti.
“Risk her yerde vardır. Önemli olan bu riske karşı nasıl yapılaşma yapıldığıdır” diyen Ercan, yanlış inşa edilen binaların en sakin bölgelerde bile büyük tehlike oluşturduğunu söyledi.
AVRUPA’DA SİSMİK HAREKETLİLİĞİN EN DÜŞÜK OLDUĞU ÜLKELER
Ercan’ın değerlendirmesine göre; aktif fay hatlarından uzak, levha sınırlarının dışında kalan ve tarihsel olarak büyük depremlerle nadiren karşılaşan Avrupa ülkeleri şunlar:
Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka, İrlanda, Hollanda, Belçika, Litvanya, Letonya, Estonya, Almanya, Belarus, Polonya ve Ukrayna.
Bu ülkeler, Avrupa’da deprem kaygısının en az hissedildiği bölgeler arasında gösteriliyor.
TÜRKİYE’DE GÖRECE DAHA DÜŞÜK RİSKLİ BÖLGELER
Türkiye’nin tamamının deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Ercan, “tamamen risksiz bölge” tanımının bilimsel karşılığı olmadığını vurguladı. Ancak bazı bölgelerin, fay hatlarına uzaklık ve geçmiş deprem verileri dikkate alındığında görece daha sakin olduğu ifade ediliyor.
Bu kapsamda öne çıkan bölgeler arasında Karadeniz kıyı kuşağının büyük bölümü ile Mardin, Batman, Siirt ve Alanya yer alıyor. Uzmanlar, bu bölgelerin diğer aktif fay sistemlerine kıyasla daha az sismik hareketlilik gösterdiğini belirtiyor.
MALATYA İÇİN KRİTİK GERÇEK: ASIL SORUN YAPILAŞMA
6 Şubat depremleri, Malatya’da acı bir gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlara göre can kayıplarının temel nedeni fay hatları değil, bilim dışı ve denetimsiz yapılaşma.
Ercan, sağlam zemin etüdü yapılmadan ve mühendislik kurallarına uyulmadan inşa edilen binaların her koşulda risk taşıdığına dikkat çekerek, doğru projelendirilmiş yapıların ise yüksek riskli bölgelerde dahi ayakta kalabildiğini söyledi.
UZMANLARDAN ORTAK UYARI: “HARİTAYA DEĞİL, BİNAYA BAKIN”
Deprem uzmanları, Malatya başta olmak üzere riskli iller için şu uyarılarda birleşiyor;
Kentsel dönüşüm geciktirilmemeli
Zemin etütleri şeffaf olmalı
Yapı denetimleri sıkılaştırılmalı
“Ucuza ev” anlayışı terk edilmeli
Prof. Dr. Ercan, depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu ancak bilimsel şehircilik, sağlam mühendislik ve etkin denetimle can kayıplarının büyük ölçüde önlenebileceğini vurguladı.