(Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 07.10.2021 - 14:47, Güncelleme: 07.10.2021 - 15:40

Doğa, Gıda Ve Tarım Yok Ediliyor

 

Doğa, Gıda Ve Tarım Yok Ediliyor

Malatya Çevre Platformu tarafından ‘Vahşi Madencilik, İnsan ve Çevre Sorunları’ konuları ile alakalı panel düzenlendi. Düzenlenen panelde, doğanın adım adım yok edildiği konuları işlendi.
  Arguvan merkezde Abdul Musa Kültürevi'nde Malatya Çevre Platformu,  Malatya Çevre Platformu Türkiye Koordinasyonu ve Arguvan Temsilciliği'nce yapılan, "Vahşi Madencilik İnsan Ve Çevre Konulu "panele katılım yoğun oldu.  Malatya Çevre Platformu Türkiye Koordinasyonu adına Hüseyin Çıplak / Ali Rıza Özer paneli düzenlediler. "DESTEĞE İHTİYAÇ VAR" Yapılan panelin Moderatörlüğünü üstlenen Malatya Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Ercan Kısacık: “Çevre hareketi hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir diyerek çevrenin bağımsızlığının altını çizdi. Kısacık, “Her türlü partinin desteğine ihtiyacımız var. Bu çevre hepimizin, doğayla savaşamayız ama koruyabiliriz” dedi. "SANATIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ" Doğa İçin Sanat Derneği adına katılım gösteren Göksen Ezeltürk ise; “sanatın birleştirici gücünü kullanarak çevreyi korumaya çalışıyoruz. Sanatın iyileştirici gücünü doğaya taşımak istiyoruz” dedi. “MÜCADELE İÇİN YEREL ŞART” Diğer bir konuşmacı Ekolojist İlknur Başer'de:  konuşmasına iklim krizine dikkat çekerek başladı. "Çevre sorunlarında halkın örgütlü mücadelesinin önemine" dikkat çeken Başer, yerel halka temas etti. "Yerelden gelen gücün sermaye grubu şirketlerin önüne geçeceğini" belirten Başer,  "Türkiye’den örneklerle maden faaliyetlerinin doğanın sömürdüğünü" söyledi. "Maden şirketlerinin zararlı atıklarını tarım arazilerine, derelerine bırakmasıyla beraber doğanın zehirlendiğini söyleyen" Başer, herkesi mücadeleye davet etti. "PARİS ANLAŞMASI SAMİMİ DEĞİL" Paris İklim Anlaşmasını samimi bulmayan ekolojist Başer; “Eğer samimiyseniz Malatya’daki ve Türkiye deki maden arama faaliyetlerini durdurun. Havayı kirleten biz değil sizin fabrikalarınız. Tarım ve gıda yok ediliyorsa bize düşen bu yok oluşa dur demek ve mücadeleyi büyütmek” dedi. “KÜLTÜR FESTİVALİ YAPAN TEK İLÇE YOK OLACAK” Mühendis Doğan Halis ise; " Türkiye’de araştırma yapılırken maden şirketlerinin tek taraflı bir çalışma yürüttüğünü" kaydederek, "şirketlerin bölge halkını yok saydığını" söyledi. Arguvan’ın kültür festivali yapan Türkiye de tek ilçe olduğunu söyleyen Halis, "maden aramalarının Arguvan’ı ve dolayısıyla buradaki kültürü yok edeceğini" söyledi. "Bölgede tarım, yeşil, hayvancılık bittiğinde insanında yaşayamayacağını" ifade etti. Halis, giderek bölgenin yok olacağını söyledi. Arguvan’da altın aramanın en ucuz arama metodu seçilen siyanürle yapıldığını söyleyen Halis, halk sağlığının büyük tehdit altında olduğunu kaydetti. Halis; “Eğer sütün zehirli, toprağın çoraksa ben ne yapayım altını? Arguvan, maden şirketlerinden kurtarmak için halkın bir araya gelip mücadele etmesi lazım. Madenler bizim zenginliğimizdir, bunlara karşı değiliz. Biz madenin yanlış şekilde işletilmesi ve doğayı talan etmesine karşıyız. Aklı başında bir insan siyanürle aramaya nasıl evet der? Arguvan’ın kurtuluşu et, süt ve tarım üzerine kurulacak kooperatifleşmeyle mümkün olabilir. Güneşi bol, havası temiz ve suları ise talan nedeniyle yok olmuş. Halk kendi kaderini eline almalı ve kooperatifler üzerinden burada kalkınmalı. Gıda çok önemli ve burada araziler boş. Bu toprakları madencilere teslim etmeyelim. İlerde topraklarımızda sözleşmeli çiftçi olmamak için Arguvan’ı neden şirketlerden koruyun. Malatya’nın maden mücadelesi halkın gücüyle mümkündür” dedi.    
Malatya Çevre Platformu tarafından ‘Vahşi Madencilik, İnsan ve Çevre Sorunları’ konuları ile alakalı panel düzenlendi. Düzenlenen panelde, doğanın adım adım yok edildiği konuları işlendi.

 

Arguvan merkezde Abdul Musa Kültürevi'nde Malatya Çevre Platformu,  Malatya Çevre Platformu Türkiye Koordinasyonu ve Arguvan Temsilciliği'nce yapılan, "Vahşi Madencilik İnsan Ve Çevre Konulu "panele katılım yoğun oldu.  Malatya Çevre Platformu Türkiye Koordinasyonu adına Hüseyin Çıplak / Ali Rıza Özer paneli düzenlediler.

"DESTEĞE İHTİYAÇ VAR"

Yapılan panelin Moderatörlüğünü üstlenen Malatya Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Ercan Kısacık: “Çevre hareketi hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir diyerek çevrenin bağımsızlığının altını çizdi. Kısacık, “Her türlü partinin desteğine ihtiyacımız var. Bu çevre hepimizin, doğayla savaşamayız ama koruyabiliriz” dedi.

"SANATIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Doğa İçin Sanat Derneği adına katılım gösteren Göksen Ezeltürk ise; “sanatın birleştirici gücünü kullanarak çevreyi korumaya çalışıyoruz. Sanatın iyileştirici gücünü doğaya taşımak istiyoruz” dedi.

“MÜCADELE İÇİN YEREL ŞART”

Diğer bir konuşmacı Ekolojist İlknur Başer'de:  konuşmasına iklim krizine dikkat çekerek başladı. "Çevre sorunlarında halkın örgütlü mücadelesinin önemine" dikkat çeken Başer, yerel halka temas etti. "Yerelden gelen gücün sermaye grubu şirketlerin önüne geçeceğini" belirten Başer,  "Türkiye’den örneklerle maden faaliyetlerinin doğanın sömürdüğünü" söyledi. "Maden şirketlerinin zararlı atıklarını tarım arazilerine, derelerine bırakmasıyla beraber doğanın zehirlendiğini söyleyen" Başer, herkesi mücadeleye davet etti.

"PARİS ANLAŞMASI SAMİMİ DEĞİL"

Paris İklim Anlaşmasını samimi bulmayan ekolojist Başer; “Eğer samimiyseniz Malatya’daki ve Türkiye deki maden arama faaliyetlerini durdurun. Havayı kirleten biz değil sizin fabrikalarınız. Tarım ve gıda yok ediliyorsa bize düşen bu yok oluşa dur demek ve mücadeleyi büyütmek” dedi.

“KÜLTÜR FESTİVALİ YAPAN TEK İLÇE YOK OLACAK”

Mühendis Doğan Halis ise; " Türkiye’de araştırma yapılırken maden şirketlerinin tek taraflı bir çalışma yürüttüğünü" kaydederek, "şirketlerin bölge halkını yok saydığını" söyledi. Arguvan’ın kültür festivali yapan Türkiye de tek ilçe olduğunu söyleyen Halis, "maden aramalarının Arguvan’ı ve dolayısıyla buradaki kültürü yok edeceğini" söyledi. "Bölgede tarım, yeşil, hayvancılık bittiğinde insanında yaşayamayacağını" ifade etti. Halis, giderek bölgenin yok olacağını söyledi. Arguvan’da altın aramanın en ucuz arama metodu seçilen siyanürle yapıldığını söyleyen Halis, halk sağlığının büyük tehdit altında olduğunu kaydetti. Halis; “Eğer sütün zehirli, toprağın çoraksa ben ne yapayım altını? Arguvan, maden şirketlerinden kurtarmak için halkın bir araya gelip mücadele etmesi lazım. Madenler bizim zenginliğimizdir, bunlara karşı değiliz. Biz madenin yanlış şekilde işletilmesi ve doğayı talan etmesine karşıyız. Aklı başında bir insan siyanürle aramaya nasıl evet der? Arguvan’ın kurtuluşu et, süt ve tarım üzerine kurulacak kooperatifleşmeyle mümkün olabilir. Güneşi bol, havası temiz ve suları ise talan nedeniyle yok olmuş. Halk kendi kaderini eline almalı ve kooperatifler üzerinden burada kalkınmalı. Gıda çok önemli ve burada araziler boş. Bu toprakları madencilere teslim etmeyelim. İlerde topraklarımızda sözleşmeli çiftçi olmamak için Arguvan’ı neden şirketlerden koruyun. Malatya’nın maden mücadelesi halkın gücüyle mümkündür” dedi.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
tahir
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.