ESNAF

Müteasıp dindar bir ailede yetişmiş temiz dürüst bir insandı.
İşe yoksul bir babanın büyük oğlu ve pazarcılık yaparak başlamıştı.
Kendisinden küçük kardeşlerini de yanına almıştı.
Öyleki evden dışarıya adımını bismillah diyerek,dualarla atardı.
İşlerinin rast gitmesini babasından örnek aldığı dindarlık ve dualara bağlıyordu.
Çok zorunlu olmadıkça namazını kaçırmazdı.
Ailesine düşkün biriydi.Babasının vefatından sonra ailenin tüm sorumluluğunu üstlenmişti.
İşler iyi gidince pazarcılığı bırakıp dükkan açtı kardeşler.
Artık ciddi ciddi esnaf olmuştu.Büyük patron yine oydu.
Kendisi dükkanda,kardeşi de araba ile çevre il ve ilçelere toptan satışa çıkmıştı.
Sorduklarında"Allahıma çok şükür işler çok iyi"diyordu.
Bir sözü ile istanbuldan koli,koli mallar gelirdi.
Sözü senetti her yerde.
Banka,çek nedir bilmezdi.
İşler gelişince kenar mahalledeki dükkanı daha büyük bir yer kiralıyarak şehir merkezine getirdi.
Hayalî Allahın izniyle zincir mağazalar açmak,onlar, yüzlerce adam çalıştırmaktı.
Siyaset ile ilgilenmez.Ekonomi falan nedirki derdi."Onu çocuklar öğrensin"diyordu.
Zamanla bankacılar geldi yanına "gel sana kredi, çek verelim diye ikna etmeye çalıştılarsa da ikna edemediler.
İhtiyaç duymuyordu çünkü.
Fazla sürmedi mal gönderen esnaflarda çekten bahsedince ikna oldum gibi yaparak çek aldı bankalardan.
Havasından geçilmiyordu.Ama o mütevaziliği ile bunu belli ettirmemeye çalışıyordu.
Artık,çek kesiyordu.Kasasında her bankanın çek koçanları vardı.
Zaman geçtikçe hükümetler değişiyordu.Her hükümet değiştiğinde muhasebecisi önüne başka vergi makbuzları koyup ha bire para istiyordu.
İlk başlarda itiraz etimiyordu.Zamanla işler azalmaya başlayınca o da sorgulamaya başladı ama yinede vatan millet için deyip susuyordu.
Dolar,yuro yu sonradan bankacılardan, konu komşudan öğrenmişti.
Yanında çoçukları ile birlikte çoğu bayan on,onbeş kişi çalışıyordu.
İlk başlarda iyi giden işler artık azalmaya bazen siftahsız günlere dönmüştü.
İşler azalınca dilinde dualar artıyor,namaza herkesten önce gitmeye çalışıyordu.
Ha bu gün,ha yarın düzelir inşallah diyerek kendi kendisine moral vermeye çalışıyordu ama nafile.Artık çekleri dönmeye başlamış,mal gelmemeye başlamıştı.
Kardeşide daha önce iki günde boşalltığı servis arabasını bazen iki hafta bazen bir ayda zor satıyordu.
Daha önce çek vermek için kendisine tatlı dil döken bankacılar artık pek yüz vermemeye başlamışlardı.Ses tonları,yüz ifadeleri değişmeye başlamıştı.
Derken,icra,polis nedir, ne iş yapar onlarla tanışmıştı.
Namazını yinede kaçırmıyordu.
Ama eskisi gibi değildi namaza duruşu Dua edişi.Artık can kulağı ile vaaz veren hocanın söyledikleri kafasına girmiyordu.
Kafasında hep dönen çekler,icra memurları,polis,mahkeme,avukat,dosya,banka,vergi,muhasebeci davalı,davacı gibi şeyler dolaşıyordu.
Ne yapsa ne etse de artık çıkmaz bir sokağın içine girmişti.
Çalışanların çoğunu işten çıkarmış artık çocukları ile belki bir umut olur diye işin içinden çıkmaya çalıştı.
Dükkanı eskideki gibi yine kenar mahalleye taşıdı.Kiradan tasaruf etmek için.Ama yok yinede olmuyor,olmuyordu.
Her dua ve namazdan sonra kendi kendine sormadan edemiyordu."Yahu ben nerede eksiklik yapıyorum" diye.
Artık iş namazdan duadan çıkmış,kardeş,baba,oğul arasındaki tartışmaya dönmüştü.Önceleri kendisine saygı gösterenler artık görmemezlikten,tanımamazlıktan geliyorlardı.
Bu daha çok zoruna gidiyordu.
Öyle bir hal olmuştuki artık geceleri uyku uyuyamıyor,hayal kuramıyor o çok sevdiği eşine sarılamıyordu bile.
"Allahım diyordu.Neydi bu başıma gelen"
Stres ve sıkıntılar öyle dayanılmaz bir hal aldı ki birkaç kez doktora gitmek zorunda kaldı.
Gece eve geldiğinde yarının gelmesini istemiyordu.
İyi yüreği,temiz duyguları,etiği dualar,kıldığı her rekat namaz artık aklında değildi.
"Ya bana bir şey olursa bu çocuklara ne olur"
"Ya hanımım."
Koca yüreğinin teklediğinin farkındaydı çünkü.
Kimseye belli ettirmemeye çalışsa da o bunun farkındaydı.
Ve nihayet bir sabah,evet bir sabah o gün,gün ağarmadan o koca yürek durdu.
Bir daha çalışmamak üzere.
Arkasında nice dualar,rekat rekat namazlar,banka ve bankacıları,çekler,davalar,dosyalar,icracılar,polis,mahkemeler, bırakarak çekip gitti.
Bismillah deyip bir dua bile edemeden.
Evet bu sadece yaşanmış bir esnaf hikayesi.