Yaşam

Gerçek Sanıp Almayın! 45 Yıllık Antikacıdan Sahte Antika Uyarısı

Gaziantep'te yaklaşık 45 yıldır antikacılık yapan Hanifi Özaslan, son yıllarda antika eşyalara olan ilginin artmasıyla birlikte piyasada sahte ve sonradan eskitilmiş ürünlerin çoğaldığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Loading...

Çocukluk yıllarından itibaren babasıyla birlikte köy köy dolaşarak eski eşyalar toplayan Özaslan, yıllar içinde antikacılığı meslek haline getirdi. 2000'li yılların başında bu alanda kendi iş yerini açabilmek için tüm birikimini değerlendirdiğini söyleyen deneyimli antikacı, bugün yüzlerce farklı döneme ait eseri koleksiyonunda bulunduruyor.

Telefonlardan gramofonlara, plaklardan bakır eşyalara kadar birçok nostaljik ürünü bir araya getiren Özaslan, antikacılığın sadece eski eşya satmak olmadığını vurguladı. Antika eserlerin tarihi değer taşıması gerektiğini belirten Özaslan, her eski eşyanın antika olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

"Her Eski Eşya Antika Değildir"

Antika kavramının yanlış kullanıldığına dikkat çeken Özaslan, günümüzde birçok kişinin birkaç on yıllık eşyaları bile antika olarak pazarladığını söyledi. Gerçek antikaların genellikle yüz yılı aşkın geçmişe sahip olduğunu belirten Özaslan, Osmanlı döneminden kalan eserlerin, tarihi ve kültürel değerleri nedeniyle özel bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Turizmin gelişmesiyle birlikte antikacı dükkânlarının sayısında artış yaşandığını ifade eden Özaslan, sektörde bilgi sahibi olmayan kişilerin de antika ticaretine yöneldiğini dile getirdi. Antikacının farklı medeniyetlere ait eserleri tanıyabilmesi ve dönem özelliklerini ayırt edebilmesi gerektiğini söyleyen Özaslan, bu işin ciddi bir uzmanlık gerektirdiğini belirtti.

Vatandaşlara Dikkat Çağrısı

Antika satın almak isteyenlerin ürünlerin geçmişi ve orijinalliği konusunda araştırma yapmaları gerektiğini vurgulayan Özaslan, özellikle sonradan eskitilerek eski görünümü verilen ürünlere karşı dikkatli olunmasını istedi.

Bir eşyanın gerçek antika olup olmadığının, üzerindeki doğal kullanım izleri ve dönemin özelliklerinden anlaşılabileceğini belirten Özaslan, piyasada dolaşan bazı hikâyelere de temkinli yaklaşılması gerektiğini söyledi. "Osmanlı'dan kaldı" ya da "bir paşaya aitti" gibi ifadelerin çoğu zaman doğrulanamadığını ifade eden Özaslan, alıcıların yalnızca anlatılan hikâyelere değil, eserin gerçek değerine ve uzman görüşlerine önem vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.