GÜN GELİR DEVRAN DÖNER

Cuma akşamıtelevizyonun karşısına geçtim haberleri izliyorum… Acaba bugün koronavirüsün Türkiye’deki seyri nasıl, yeni önlemler var mı diye merakla bekliyorum.
Birde ne göreyim, ne duyayım! Ekranda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen,Büyükşehir, Odunpazarı ve Antalya Muratpaşa BelediyesiAşevi’nin banka hesaplarına bloke konduğunu belirtiyor ve hesaplardaki paranın bağış yapanlara iade edilmesi gerektiğini, aksi takdirde bu paraların hazineye gelir kaydedileceğini belirten yazı geldiğini,söylüyor.
Bildiğiniz üzere muhalefet belediyelerinin bu zor günlerde hemşerilerine yardımcı olmak için başlattıkları bağış kampanyaları Bakanlık tarafından durdurulmuş ve bağış hesaplarına bloke konulmuştu.
Şimdi de aşevlerinin hesaplarına bloke koyuyorlar…
Hayret!
Bu bir akıl tutulması…
Hangi akıl, hangi vicdan kabul eder bu durumu?
Yoksulun aşına bloke konulmasını…
Büyükerşen, “Yirmi yıldır aşevimizin faaliyeti devam ediyor. Ziraat Bankası’nda aşevine ait hesap numarası var, buraya hemşerilerimiz makbuz karşılığı bağışlarını yapar, bu bağışlarla Aşevimizde yoksullara, evsiz barksızlara yemek çıkar, evinden çıkamayan yoksulların ve yardıma muhtaçların ise evine servis yapılır.” diyor.
Anlamıyorum…
Siz anlıyormusunuz?
Niye iktidar bu tür yardım faaliyetinden rahatsız olur.
Yazıktır.
Günahtır.
Yandaşı kayırma yok!
Yoksullar arasında ayrım yok!
Yandaşa para aktarmak yok!
Usulsüzlük yok!
Neden “Hemşerilerim açken ben tok yatamam.” diye düşünen insanlara,“Yok hemşerim, belediyeye yardım yapamazsın!” diyorsunuz?
Neden belediyelere “Yasak!Bağışla yoksula aş çıkartamazsınız.” diyorsunuz?
Hani kendisi tokken, komşusu aç yatan bizden değildi?
Bunun gerekçesi olsa olsa,Türkiye’nin en yüksek nüfusa sahip büyükşehirlerinin neredeyse tamamını muhalefete kaptıran iktidarın,olası bir genel seçimde iktidarı kaybetme korkusu olabilir.
“Muhalefet belediyeleri birbiri ardına halka dokunan projeler üretiyor, bunların elini kolunu bağlayayım iş yapamaz duruma gelsinler, halk nezdinde itibarı kaybetsinler” diye düşünüyorsanız…
Yanılıyorsunuz!
İnanın doğru yolda değilsiniz…
Bu tutum gidişinizi hızlandırır!
Aşırı korku, akıl tutulmasına neden olur!
Hata üstüne hata yaptırır insana…
Dün rakiplerinizin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sizin elinizi kolunuzu bağlama girişimleri, hatta şiir okudunuz diye hapse atmaları, sizin iktidara gelmenizi nasıl önleyemediyse…
Sizinde muhalefet belediyelerinin elini kolunu bağlama girişimleriniz, beyhude bir çaba.
Bunu herkesten iyi siz bilirsiniz.
Muhalefet belediyeleri ne hasımlarınız nede düşmanlarınız.
Sadece siyasi rakipleriniz…
Demokraside bu değil mi? Rekabet edersiniz, halk da seçimlerde sizi oylar, kabul gören iktidar olur, kabul görmeyen muhalefet.
İktidar ne kadar meşru ise, muhalefet de okadar meşrudur.
Nasıl siz halkın oyu ile genel idarenin başına geldiniz ise, muhalefet belediye başkanları da, halkın oyuyla yerelde iktidara geldi.
Biz nasıl genel iktidara rıza gösteriyorsak!
Sizde yerelde iktidara gelen belediyelere rıza göstermek zorundasınız!
Ben bunları düşünürken, iktidarı kaybetme korkusu yine hata yaptırdı size…
Halkı koronavirüsten uzak tutmak için ilan ettiğiniz sokağa çıkma yasağı, evinden çıkmayanı bile sokağa çıkardı, virüsle buluşturdu.Binlerce iş yerinin kapısına kilit vurduran, yüzbinlerce insanı işsiz bırakan tedbirler vegecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarının tüm emekleri bir gecede boşa gitti.
Doğru bir şeyi bile, muhalefete nasıl çalım atarız düşüncesi içinde, önünü arkasını düşünmeden yaptığınızda, hata yapıyorsunuz.
Böyle küresel çapta bir krizden, tek başınızaçıkamazsınız.
Ortak akıl olmadan asla olmaz!
Bırakınız herkes kendi çapında bu mücadeleye omuz versin, sizde bu mücadeleyi koordine edin.