Nüfus Artıyor, Fırsatlar Azalıyor: TÜİK Verileri ile Türkiye'de Çocuk Olmanın Gerçekleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlarken, Türkiye'de çocukların durumu tablosu pek de iç açıcı değil. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 23 Nisan öncesinde yayınladığı veriler, çocuklukta eşitsizlikler, sağlık sorunları ve eğitimdeki eksiklikler gibi birçok sorunu gözler önüne seriyor.

Seher Akbalık
Seher Akbalık Tüm Haberleri
Nüfus Artıyor, Fırsatlar Azalıyor: TÜİK Verileri ile Türkiye'de Çocuk Olmanın Gerçekleri
Nüfus Artıyor, Fırsatlar Azalıyor: TÜİK Verileri ile Türkiye'de Çocuk Olmanın Gerçekleri
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde çocuk istatistiklerini paylaştı. Verilere göre Türkiye'nin nüfusu 85 milyon 372 bin 377 kişi iken bunun 22 milyon 206 bin 34'ü çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oran %26'ya denk geliyor.

ÇOCUK NÜFUS ARTIYOR, FIRSATLAR AZALIYOR

TÜİK verilerine göre Türkiye'nin toplam nüfusu 85 milyona yaklaşırken, bunun %26'sını, yani 22 milyondan fazla kişiyi çocuklar oluşturuyor. Bu oran Avrupa Birliği'nden yüksek olsa da, artan nüfusla birlikte çocukların karşılaştığı sorunlar da artıyor.

Nüfus Artıyor, Fırsatlar Azalıyor: TÜİK Verileri ile Türkiye'de Çocuk Olmanın Gerçekleri

Özellikle Şanlıurfa'da (%44,4) yoğunlaşan çocuk nüfusunun, eğitim, sağlık ve sosyal imkanlara erişimi konusunda endişeler artıyor. 2030'da çocuk nüfus oranının %25,6'ya düşmesi öngörülse de, bu durum eşitsizlikleri ortadan kaldırmayacağı gibi, mevcut sorunları da derinleştirebilir.

AİLELERİN YÜKÜ ARTIYOR

Hanelerin %43,6'sında en az bir çocuk yaşarken, bu oran Şanlıurfa'da %69,0'a yükseliyor. Bu durum, özellikle tek ebeveynli ailelerde geçim sıkıntısını ve yoksulluğu artırıyor.

SAĞLIK SORUNLARI GÖZ ARDI EDİLEMEZ

2-14 yaş grubundaki çocukların %1,5'i öğrenme ve yürümede zorluk çekiyor. 0-6 yaş grubunda en fazla görülen hastalık üst solunum yolu enfeksiyonu iken, 7-14 yaş grubunda da bu hastalık ilk sırada yer alıyor. Bu durum, çocukların sağlıklı gelişmelerini ve eğitime devam etmelerini olumsuz etkiliyor.

EĞİTİMDE EŞİTSİZLİKLER DEVAM EDİYOR:

Beş yaş net okullaşma oranı %85 olsa da, bu oran Tunceli ve Sinop gibi illerde %29,1'e kadar düşüyor. Ortaöğretimde erkek çocuklar için tamamlama oranı %78,8 iken, kız çocuklar için bu oran %81,8. Bu durum, kız çocuklarının eğitime erişiminde hala önemli engeller olduğunu gösteriyor.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE EVLİLİKLER ENDİŞE VERİCİ

15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı %22,1'e yükseliyor. Bu durum, çocukların eğitimden mahrum kalmasına ve sömürüye maruz kalmasına yol açıyor. 16-17 yaş grubunda resmi evlenen kız çocuklarının oranı %1,9 olsa da, bu oran hala yüksek ve çocukların erken yaşta evlenmelerine neden oluyor.

DEPREM BÖLGESİNDEKİ ÇOCUKLARDA DURUM NE?

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda coşkuyla kutlama yaparken, Türkiye'deki çocukların durumu ne yazık ki bu tabloda göründüğünden  daha karanlık. Peki, bu masum yavrular ne gibi zorluklarla karşı karşıya? Deprem bölgesindeki çocuklar ne durumda?

Nüfus Artıyor, Fırsatlar Azalıyor: TÜİK Verileri ile Türkiye'de Çocuk Olmanın Gerçekleri

                                             Fotoğraf: Agos

6 Şubat'ta Türkiye'yi sarsan deprem, milyonlarca insanın hayatını alt üst ettiği gibi, masum çocukların da dünyalarını kararttı. Depremden etkilenen 11 ilde yaşayan milyonlarca çocuk, evlerini, okullarını, sevdiklerini ve belki de en önemlisi, güvenlik duygusunu kaybetti. Bu yıkımın gölgesinde kalan çocuklar, travma ve psikolojik problemlerle boğuşuyor.

Deprem sonrası barınma sorunu, eğitime erişimdeki zorluklar, sağlık hizmetlerine ulaşmada sıkıntılar ve gıda yardımlarının yetersizliği gibi birçok sorunla karşı karşıya kalan çocuklar, normal bir yaşam sürmekte zorlanıyor. Ailelerinden ayrılarak geçici bakım evlerine yerleştirilen bazı çocuklar ise aile özlemi ve yalnızlık duygularına yenik düşüyor.

Nüfus Artıyor, Fırsatlar Azalıyor: TÜİK Verileri ile Türkiye'de Çocuk Olmanın Gerçekleri

                                             Fotoğraf: UNICEF

Deprem bölgesinde çalışan sivil toplum kuruluşları ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşlar, psikososyal destek, eğitim ve sağlık hizmetleri sunarak bu masum yavrulara umut ışığı olmaya çalışıyor. Fakat bu çalışmaların yetersiz kaldığı ve daha fazla desteğe ihtiyaç duyulduğu apaçık ortada.

VERİLER YETERSİZ KALIYOR

TÜİK tarafından yayınlanan veriler, çocukların durumunu tam olarak yansıtma konusunda yetersiz kalabiliyor. Özellikle dezavantajlı gruplar ve aile içi şiddet gibi konularda daha detaylı bilgilere ihtiyaç duyuluyor.

23 Nis 2024 - 08:55 - Gündem

Mahreç  Seher Akbalık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Söz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Söz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Söz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Söz değil haberi geçen ajanstır.