Video Haber (Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 28.08.2021 - 13:03, Güncelleme: 28.08.2021 - 13:20

KESK'ten Zam Tepkisi

 

KESK'ten Zam Tepkisi

KESK Üyeleri, " Toplu Satış Sözleşmesini Kabul Etmiyoruz KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu mutabakatı Kabul Etmiyoruz" diyerek, Malatya tren garı önünde açıklama gerçekleştirdiler.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri Malatya tren garı önünde bir araya gelerek memur ve memur emeklisine yönelik açıklanan maaş artış oranları ile toplu iş sözleşme sürecine tepki gösterdiler. "BİR BAŞARI GİBİ SUNULMAKTA" KESK üyeleri adına bir açıklama yapan KESK dönem sözcüsü ve BTS Malatya şube Başkanı Hasan Akdemir; "5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi olarak ailelerimizi de kattığımızda 20 milyonluk geniş bir kitlenin geleceğini doğrudan ilgilendiren “toplu sözleşme” görüşmeleri 2 Ağustos’ta başlamış  23 Ağustos’ta  taraflar arasında varılan mutabakatla sona ermiştir. Günlerdir kamu emekçilerinden  adeta kaçırılan,  kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin ürünü mutabakatın adı “ölümü gösterip sıtmaya razı etme mutabakatıdır. Yıllardır birikmiş hiçbir temel sorunumuzu çözmeyen, bir iki puanlık maaş artışları ve sonraki yıllara ertelenen vaatlerle cilalanan bu teklifin mutabakatla sonuçlanmasının çok güçlü bir ihtimal olduğunu ifade etmiştik. Ne yazık ki bugün ortaya çıkan tablo tam da budur.  Hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı kamu emekçileri ve emeklikleri tarafından tepki ile karşılanan ilk teklifini yenilemek için 11 gün boyunca hiçbir adım atmadığı görülmüştür. 11 günlük sessizlikten sonra Çalışma Bakanlığı nihayet 23 Ağustos Pazartesi günü kamu görevlilerinin geneline ilişkin toplu sözleşme müzakerelerinin sonucunun  saat 14.30’da açıklanacağı duyurmuştur. Kısacası 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi bir “oldubitti” durumu ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum bile tek başına 5,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye verilen değeri ortaya koymaktadır. Bugün açıklanan mutabakat ise kamu emekçilerine, emeklilere verilen değeri gösteren bir belgedir. Varılan mutabakata göre hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı ilk teklifin 2022 yılı için sadece 1 puan, 2023 için ise 2 puan, yani toplamda 3 puan artırıldığı mutabakat büyük kazanım,  bir başarı gibi sunulmaktadır. Oysa bir toplu sözleşmede başarının temel kriteri ne talep ettiniz,  ne aldığınız arasındaki makasın ağzı ile ölçülür." Dedi. "ADALET YİNE YOK" Kamu emekçilerinin ekonomik anlamda adaletli bir ücret alamadığına işaret eden ve yetkili sendikayı eleştiren Akdemir;"Buna göre masaya “yetkili” sıfatı ile oturanlar ve bu dönem ortak hareket ettikleri konfederasyon 2022 yılı için %21 maaş artışı artı %3 refah payı artı 600 TL önceki dönem kaybı Yani 2022 yılı için toplamda  %39 maaş artışı talep etmiştir. Buna karşım 2022 yılı için altışar aylık dilimler halinde %.5.+%7 toplamda %12 maaş artışına imza atmıştır. Yine 2023 için %17 maaş artışı + %3 refah payı %20 teklifine karşılık altışar aylık dilimler halinde %8 + %6 toplamda %14  maaş artışına imza atmıştır. Kısacası iki yıl için toplamda %67,2 maaş artışı teklif eden “yetkili” konfederasyon iki yıl için toplamda %26 oranına imza atmıştır. Teklif ve varılan mutabakat arasında iki yıl için toplamda %41 puan fark vardır. Bunun anlamı 5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin en az bir yılının çalınmasıdır.  Öte yandan refah payı talebi yine görmezden gelinmiştir. Bunun yerine hali hazırda sadece sendika üyesi kamu emekçilerinin yararlandığı 3 ayda 135 TL tutarındaki toplu sözleşme ikramiyesi 265 TL artırılarak 3 ayda 400 TL’ye çıkarılmıştır. Söz konusu artıştan sendika üyesi olmayan ve 4688 sayılı yasaya göre sendika üyesi olması yasaklanmış toplamda en az 1 milyon 800 bin kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emeklisi yararlanamayacaktır. Kısacası 3600 ek gösterge ve sözleşmeli personel konularında yine suya yazı yazılmıştır. Milyonların beklentisi önümüzdeki dönemin seçimlerinin yatırımı olarak çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenmiştir. Tüm bunlardan sonra soruyoruz, bu mudur başarı? Kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi yine yok. Emekli olduğumuzda maaşlarımızın yarı yarıya düşmesine yol açan ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması yine yok. Farklı adlar altında güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi yine yok. “4/C’li 4/B’liler” olarak bilinen kamu emekçilerinin ek ödeme, emeklilik gibi temel sorunlarının çözümü yine yok.  Sayıları yüz bini aşan Yardımcı Hizmetler Sınıfının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi yine yok. Torpilin, kayırmanın kapsını sonuna kadar açan mülakat sitemine son verilmesi yine yok. KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu mutabakatı Kabul Etmiyoruz!" dedi.                                                                                         
KESK Üyeleri, " Toplu Satış Sözleşmesini Kabul Etmiyoruz KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu mutabakatı Kabul Etmiyoruz" diyerek, Malatya tren garı önünde açıklama gerçekleştirdiler.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri Malatya tren garı önünde bir araya gelerek memur ve memur emeklisine yönelik açıklanan maaş artış oranları ile toplu iş sözleşme sürecine tepki gösterdiler.

"BİR BAŞARI GİBİ SUNULMAKTA"

KESK üyeleri adına bir açıklama yapan KESK dönem sözcüsü ve BTS Malatya şube Başkanı Hasan Akdemir; "5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi olarak ailelerimizi de kattığımızda 20 milyonluk geniş bir kitlenin geleceğini doğrudan ilgilendiren “toplu sözleşme” görüşmeleri 2 Ağustos’ta başlamış  23 Ağustos’ta  taraflar arasında varılan mutabakatla sona ermiştir. Günlerdir kamu emekçilerinden  adeta kaçırılan,  kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin ürünü mutabakatın adı “ölümü gösterip sıtmaya razı etme mutabakatıdır. Yıllardır birikmiş hiçbir temel sorunumuzu çözmeyen, bir iki puanlık maaş artışları ve sonraki yıllara ertelenen vaatlerle cilalanan bu teklifin mutabakatla sonuçlanmasının çok güçlü bir ihtimal olduğunu ifade etmiştik. Ne yazık ki bugün ortaya çıkan tablo tam da budur.  Hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı kamu emekçileri ve emeklikleri tarafından tepki ile karşılanan ilk teklifini yenilemek için 11 gün boyunca hiçbir adım atmadığı görülmüştür. 11 günlük sessizlikten sonra Çalışma Bakanlığı nihayet 23 Ağustos Pazartesi günü kamu görevlilerinin geneline ilişkin toplu sözleşme müzakerelerinin sonucunun  saat 14.30’da açıklanacağı duyurmuştur. Kısacası 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi bir “oldubitti” durumu ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum bile tek başına 5,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye verilen değeri ortaya koymaktadır. Bugün açıklanan mutabakat ise kamu emekçilerine, emeklilere verilen değeri gösteren bir belgedir. Varılan mutabakata göre hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı ilk teklifin 2022 yılı için sadece 1 puan, 2023 için ise 2 puan, yani toplamda 3 puan artırıldığı mutabakat büyük kazanım,  bir başarı gibi sunulmaktadır. Oysa bir toplu sözleşmede başarının temel kriteri ne talep ettiniz,  ne aldığınız arasındaki makasın ağzı ile ölçülür." Dedi.

"ADALET YİNE YOK"

Kamu emekçilerinin ekonomik anlamda adaletli bir ücret alamadığına işaret eden ve yetkili sendikayı eleştiren Akdemir;"Buna göre masaya “yetkili” sıfatı ile oturanlar ve bu dönem ortak hareket ettikleri konfederasyon 2022 yılı için %21 maaş artışı artı %3 refah payı artı 600 TL önceki dönem kaybı Yani 2022 yılı için toplamda  %39 maaş artışı talep etmiştir. Buna karşım 2022 yılı için altışar aylık dilimler halinde %.5.+%7 toplamda %12 maaş artışına imza atmıştır. Yine 2023 için %17 maaş artışı + %3 refah payı %20 teklifine karşılık altışar aylık dilimler halinde %8 + %6 toplamda %14  maaş artışına imza atmıştır. Kısacası iki yıl için toplamda %67,2 maaş artışı teklif eden “yetkili” konfederasyon iki yıl için toplamda %26 oranına imza atmıştır. Teklif ve varılan mutabakat arasında iki yıl için toplamda %41 puan fark vardır. Bunun anlamı 5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin en az bir yılının çalınmasıdır.  Öte yandan refah payı talebi yine görmezden gelinmiştir. Bunun yerine hali hazırda sadece sendika üyesi kamu emekçilerinin yararlandığı 3 ayda 135 TL tutarındaki toplu sözleşme ikramiyesi 265 TL artırılarak 3 ayda 400 TL’ye çıkarılmıştır. Söz konusu artıştan sendika üyesi olmayan ve 4688 sayılı yasaya göre sendika üyesi olması yasaklanmış toplamda en az 1 milyon 800 bin kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emeklisi yararlanamayacaktır. Kısacası 3600 ek gösterge ve sözleşmeli personel konularında yine suya yazı yazılmıştır. Milyonların beklentisi önümüzdeki dönemin seçimlerinin yatırımı olarak çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenmiştir. Tüm bunlardan sonra soruyoruz, bu mudur başarı? Kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi yine yok. Emekli olduğumuzda maaşlarımızın yarı yarıya düşmesine yol açan ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması yine yok. Farklı adlar altında güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi yine yok. “4/C’li 4/B’liler” olarak bilinen kamu emekçilerinin ek ödeme, emeklilik gibi temel sorunlarının çözümü yine yok.  Sayıları yüz bini aşan Yardımcı Hizmetler Sınıfının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi yine yok. Torpilin, kayırmanın kapsını sonuna kadar açan mülakat sitemine son verilmesi yine yok. KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu mutabakatı Kabul Etmiyoruz!" dedi.

 

 

                                                                                  

 

Habere ifade bırak !
Habere Ek Video
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
tahir
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.