Korkma! 105 Yıllık Destan Bugün Bize Ne Söylüyor?

Tarih yaprakları 12 Mart 1921’i gösterdiğinde, Anadolu'nun dört bir yanı ateş altındaydı. Cephelerden gelen yorgun haberler, yokluk, imkansızlık ve bitmek bilmeyen kış... İşte tam böyle bir iklimde, o gür ses yankılandı.

"Korkma!"

Mehmet Akif Ersoy’un Tacettin Dergâhı’nın duvarlarına kazıyarak, milletin kalbinden süzerek yazdığı İstiklal Marşı, sadece bir şiir değil; küllerinden doğmaya yemin etmiş bir milletin diriliş manifestosudur. Bugün, bu eşsiz metnin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Milli Marş olarak kabul edilişinin 105. yıl dönümünü idrak ediyoruz.

Peki, üzerinden geçen bir asrı aşkın zamana rağmen İstiklal Marşı her okuduğumuzda neden tüylerimizi diken diken etmeye devam ediyor?

Ödülü Reddeden Bir İnanmışlık

Cevap, metnin edebi gücünden ziyade, yazıldığı ruh halindedir. İstiklal Marşı'nı anlamak için önce Mehmet Akif'i anlamak gerekir. Sırtına giyecek paltosu olmadığı için arkadaşının paltosunu ödünç alarak meclise giden, ancak marş için konulan 500 liralık devasa para ödülünü "Milli Marş parayla yazılmaz" diyerek Darülmesai'ye (kadınlara ve çocuklara iş öğreten bir vakıf) bağışlayan o büyük inanmışlığı anlamak gerekir.

Akif, o marşı millete hediye ettiği için kendi şiir kitabı Safahat’a almamıştır. "O benim değil, milletimindir" diyerek, en büyük eseri üzerindeki tüm telif haklarından, tarihte eşine az rastlanır bir feragatle vazgeçmiştir.

Bugün Bize Düşen Görev

Bugün Keşfet ekranlarında, sosyal medyada veya günlük hayatın telaşında hızla akıp giden zamanın içinde, 12 Mart'ı sadece bir anma günü olarak geçiştiremeyiz. İstiklal Marşı, törenlerde saygı duruşuyla okunup bitirilecek bir ritüel değil; her bir kelimesinde Anadolu insanının mayasını, bağımsızlık karakterini barındıran bir "milli mutabakat" senedidir.

Eğer bugün bu topraklarda başımız dik, özgürce nefes alabiliyorsak; bastığımız yerleri "toprak" diyerek geçmediğimiz içindir.

105 yıl önce yazılan o destan, bugün de her birimize aynı sorumluluğu yüklüyor: Birliğimizi korumak, üretmek, bu toprakların hakkını vermek ve umutsuzluğa düştüğümüz her an o ilk kelimeyi hatırlamak...

Korkma!

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" diyen vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’u ve tüm milli mücadele kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyoruz.

Ruhları şad olsun.