Tükettikçe Tükeneceğiz

   Sevgili Dostlar,

      Tüketim toplumuna doğru hızla ilerlediğimiz bu günlerde; Alış veriş yapabilmeyle kendi varlığını ispat etmeye, var olmaya çalışan insanoğlu şuursuzca borçlanıp duruyor. Sonra da onları ödeyebilmek için yalan,  dalavere gibi yollara başvurmaktadır.  Bir zaman sonra harcama içgüdüsünü kontrol edemez hale gelir. Artık sosyal yönden zayıflar, streslerle bir yaşamı yönetmeye çalışır. Kredi kart limitlerini son sınırına kadar artırır, bir karttan al diğer kartı kapat sonra o yol da tıkanır. Aile içinde çöküşe doğru uzanan bir yol hikâyesi. Aslında bir toplumun çöküş hikâyesidir bu. Üretim toplumundan tüketim toplumuna gidiş ülkemizin sorunlarındandır. Gittikçe artan borçlanma istatistikleri dikkate alınmadığı sürece; Kirlenen insan ilişkileri, yozlaşan toplumları, kullanılan insanları, hastalıklı yok olmaya yüz tutmuş aileleri daha çok göreceğiz.

      Bu sorunlardan, ancak ve ancak üretim ve eğitimi ilişkilendirip, gerekli kaynakları ayırıp, çağdaş eğitim politikalarıyla kurtulabiliriz.

       Farklı bir bakış acısıyla değerlendirmek, her olumsuzluktan iyi bir sonuç çıkarmak istersek, okuyup alıntıladığım yazıya bir göz atalım.

      Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avustralya''da tatil yapmaya karar vermişlerdi.

     Uçağın penceresinden saatlerdir okyanusu seyrediyorlardı.

      Sessizliği pilotun anonsu bozdu:

      "Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız."

      "Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız."

      "Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak."

      Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu kanamadı.

      Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tuttu, gözlerine endişeyle baktı;

      "Mona, bu ayki kredi kartı borcunu ödemiş miydin?"

     "Hayır, sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?"

      Adam endişeyle yine sordu:

     "Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?"

     "Özür dilerim canım, onu da ödememiştim."

      Yaşlı adam karısının ellerini bıraktı ve kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarıldı.

      "Aferin"

      Karısı şaşkın, korkarak sordu.

     "İyi misin tatlım?"

      "Hiç olmadığım kadar. Çünkü hiç kimse bulmasa da, bankacılar bizi kesin bulur!"

       Tükettikçe tükenmeden bizim emeklilerimizin de parayı bulabilseler, tatil yapıp yukarıdaki deneyimleri yaşaması dileğiyle!...

       Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakkı Ayas - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Söz Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Söz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Söz editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Söz değil haberi geçen ajanstır.