Malatya'da Hüseyin Kayış'ın bıçaklanarak hayatını kaybettiği olaya ilişkin davada yeni gelişmeler yaşandı. Mahkemede dinlenen tanıklar, olay öncesinde maktulün sanık Dilan Karataştan'ı tehdit ettiği ve rahatsız ettiği yönünde ifade verirken, mahkeme uyuşturucu maddenin kanamaya etkisinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verdi.

18 Haziran 2025 tarihinde Malatya'nın Battalgazi ilçesi Hacıabdi Mahallesi Hasanbey Caddesi Nakkaş Sokak'ta meydana gelen olayda, Dilan Karataştan (32), çıkan tartışma sırasında Hüseyin Kayış'ı (40) sağ bacağından tek bıçak darbesiyle yaraladı. Ağır yaralanan Kayış, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

Malatya Darende'de Feci Kaza: İki Otomobil Kafa Kafaya Çarpıştı, 5 Yaralı
Malatya Darende'de Feci Kaza: İki Otomobil Kafa Kafaya Çarpıştı, 5 Yaralı
İçeriği Görüntüle

Olayla ilgili Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu sanık Dilan Karataştan hakkında "kasten öldürme", tutuksuz sanık Ozan Genç hakkında ise "suç delillerini gizleme" suçundan yargılama sürüyor.

Tanıklar: "Dilan Karataştan tehdit ediliyordu"

Duruşmada dinlenen tanık G.K., sanığın kardeşi olduğunu belirterek ablasının Hüseyin Kayış'tan çekindiğini söyledi. G.K., Kayış'ı birkaç kez evlerinin önünde gördüğünü ifade etti.

Tanık B.B. ise Hüseyin Kayış'ı tanımadığını, ancak kuzeni Dilan Karataştan'ın maktul tarafından sürekli rahatsız edildiğini öne sürdü.

Mahkemede ifade veren A.Ö.D. de olay öncesinde Hüseyin Kayış ve Dilan Karataştan ile aynı araçta bulunduğunu belirterek, maktulün araç içerisinde sanığa sürekli fiziksel temasta bulunduğunu, küfür ve hakaret ettiğini iddia etti. Tanık, Dilan Karataştan'ın eve gitmek istemesine rağmen buna izin verilmediğini, daha sonra kendisine "Beni karanlık bir yere getirdi, söyle geri getirsin" şeklinde mesaj attığını söyledi.

A.Ö.D., Hüseyin Kayış'ı telefonla aradığını ancak engellendiğini, kısa süre sonra Dilan Karataştan'ın kendisini ağlayarak arayıp "Hüseyin bana tokat attı" dediğini de mahkemeye anlattı.

Bir diğer tanık İ.B. ise olaydan yaklaşık bir hafta önce Hüseyin Kayış'ın telefonla Dilan Karataştan'a tehdit ve hakaretlerde bulunduğuna şahit olduğunu ileri sürdü.

Müşteki ve sanık avukatlarından karşılıklı değerlendirmeler

Duruşmada söz alan müşteki avukatı Tuğba Bayhan Yılmaz, tanık ifadelerinin sanığı kurtarmaya yönelik olduğunu savunarak beyanları kabul etmediklerini ifade etti.

Sanık avukatı Hüseyin Cem Güney ise dosyadaki suç vasfının değişebileceğini öne sürerek müvekkilinin tahliyesi ve beraatını talep etti.

Mahkemeden Adli Tıp Kurumu raporu kararı

Mahkeme heyeti, maktulde tespit edilen uyuşturucu maddenin kanamanın artmasına etkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verdi. Dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasının ardından davanın görülmesine ilerleyen tarihte devam edilecek.

Sanık ifadesinde ne söylemişti?

İddianamede yer alan ifadesinde Dilan Karataştan, olay gecesi Hüseyin Kayış'ın kendisini araçla tenha bir bölgeye götürdüğünü, darbettiğini ve zorla fiziksel temasta bulunmaya çalıştığını iddia etmişti.

Karataştan, daha sonra erkek arkadaşı Ozan Genç ile birlikte Hüseyin Kayış'la yeniden karşılaştıklarını, çıkan arbede sırasında araçtaki bıçağı Ozan Genç'i korumak amacıyla aldığını ve korkutmak için salladığını öne sürdü. Sanık, bıçağın isabet ettiğini olay anında fark etmediğini belirterek, "Amacım Hüseyin'i yaralamak değildi. Ozan'ı korumak ve Hüseyin'i durdurmak istedim. Bıçağın isabet ettiğini görmedim." savunmasını yaptı.

Davanın bir sonraki duruşmasında Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporun dosyanın seyri açısından önemli rol oynaması bekleniyor.

Kaynak: İHA