Malatya’nın Sultansuyu bölgesinde asırlardır ayakta duran tarihi çınar ağacı, yalnızca doğal bir anıt değil, Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü bir geçmişin de sessiz tanığı olarak dikkat çekiyor.
Sözlü tarih anlatıları ve rivayetlere göre, Osmanlı padişahı 2. Abdülhamid Han döneminde ordunun nitelikli at ihtiyacının artması üzerine Akçadağ Ovası ve Sultansuyu çevresinde kapsamlı incelemeler yapıldı. Miralay Rahmi Bey tarafından hazırlanan raporda, bölgenin verimli toprakları, Sultansuyu Çayı’nın bereketi ve çayın hemen kıyısında bulunan bu çınar ağacı özellikle vurgulandı.
Raporda yer alan değerlendirmelerin ardından Sultan 2. Abdülhamid Han, bölgenin hem doğal hem de stratejik önemini dikkate alarak Sultansuyu Harası’nın bu çınarın çevresine kurulması talimatını verdi. Böylece 1865 yılında “Çiftlikat-ı Hümayun” adıyla kurulan harada, ordunun binek atı başta olmak üzere keçi, yapağı ve benzeri ihtiyaçları karşılanmaya başlandı. Yüzlerce yıldır kökleriyle toprağa, dallarıyla gökyüzüne tutunan bu çınar ağacı; bir devlet kararının, bir dönemin ve Osmanlı yönetim anlayışının günümüze ulaşan canlı sembollerinden biri olmayı sürdürüyor. Bugün Sultansuyu’nda dimdik ayakta duran bu asırlık çınar, Malatya’nın tarihsel hafızasında önemli bir yer tutarken, geçmişin izlerini gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.




