KURTLAR (Peride Celal)
Kurtlarla kuşatılmış bir kent, ülke, dünya. Bu kurtlar vahşi, saldırgan, kalleş: Uygarlığın ortasında eli silahlı siviller; gençleri kaçıran, işkence eden, vurup öldüren. Bu kurtlar bürokrasiden birileri, alttan üstten memurlar, avukatlar, doktorlar, komşular; en belalıları sermaye sahipleri ve onlara hizmet edenler. Bu kurtlar arasında yeni yitirdiği kocası da var yazarın; eğiteceğini, dönüştüreceğini sandığı köyden gelen gencecik hizmetkârı da.
SEVGİLİ BAY GERMAIN (Albert Camus - Louis Germain)
Albert Camus’nün, ilkokul öğretmeni Louis Germain’e duyduğu minnetin samimi yansıması olan bu yazışmalar yalnızca kişisel bir teşekkür değil, aynı zamanda onun kökenlerine, eğitime ve insan olmanın özüne dair içten bir tanıklık. “Sevgili Bay Germain,” büyük bir yazarın, kendisini var eden ilk kıvılcıma dönüp baktığı nadir anlardan biri olarak hem edebî hem de kişisel bir belge niteliğinde.
ERMİŞ'İN AŞK MEKTUPLARI (Paulo Coelho)
Cibran’ın kaleminden dökülen kelimeler, Mary Haskell’e yazılmış mektuplarda aşkın ve sanatın en çıplak halini bulurken, bir sanatçının yaratım sancılarını, insan ruhunun özgürlük arayışını ve Ermiş’in ardındaki içsel yolculuğu da gün ışığına çıkarıyor. Coelho ise bu mektupları özenle derleyerek iki ruh arasındaki o derin sevgiye ve dostluğa, yüzyılların ötesinden yankılanan nadir bir aşka kulak vermemizi sağlıyor.
RUHU GERİDE KALANLAR (Deniz Saydam)
Yürünmesi gereken tüm yolları yürüyor, yetişilmesi gereken yerlere yetişiyoruz. Bizimle birlikte yürüyenleri, koşanları görüyor ve her şeyi olması gerektiği gibi zannediyoruz. “Ruhu Geride Kalanlar”ı fark etmek her zaman mümkün olmuyor. Deniz Saydam, ilk romanı ile en yakınlarımızın bile farkında olmadığımızı çarpıcı şekilde anlatıyor. Librum Kitap'tan çıkan “Ruhu Geride Kalanlar”, bir abla-kardeş günlüğü etrafında şekilleniyor. Defne’nin adliye basamaklarından hastaneye koşan telaşı, ablası Seniha’nın bulimia gölgesinde çöken dünyası ve sararmış bir zarftan dökülen günlükler kurguyu oluşturuyor.
KAR FIRTINASI (Neal Stephenson)
Neal Stephenson, bilimi, mitolojiyi ve mizahı ustaca birleştiren, siberpunk türünün en önemli isimlerinden. Sanal gerçekliğin ve dijital tehlikelerin sınırlarını zorlayan Kar Fırtınası ise insan bilincinin en derin kodlarına nüfuz eden yüksek tempolu bir keşif hikâyesi.
IŞIĞIN ALANI (Yūko Tsushima)
Modern Japon edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Yūko Tsushima’nın Türkçedeki ilk romanı Işığın Alanı Can Yayınları etiketiyle raflarda. Işığın Alanı’nda ayıbın, yalnızlığın ve yeniden başlamanın derin hikâyesini anlatan Tsushima, kadınların iç dünyasını eşsiz bir samimiyetle gözler önüne seriyor. Kitap, 1970’lerin Tokyo’sunda, boşanmış genç bir kadının toplum ve geçmişle, kayıpla mücadelesini anlatıyor.
ATALARIMIN EVİ (Alice Walker)
Günümüz Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Alice Walker, kült romanı Renklerden Moru’ndan sonra bu kez köklere, atalara ve aşkın binlerce yıllık yankısına dönüyor. Güney Amerika’nın ormanlarından modern San Francisco’ya; Afrika’dan kopup gelen hafızalardan kadınların derin iç dünyalarına uzanan bir çizgide, Renklerden Moru’nun karakterleri Celie ve Shug’ın gölgesi bu kez başka insanların hayatlarına değiyor. Doğan Kitap'tan çıkan Atalarımın Evi’nde bütün karakterler kendi çalkantılı yaşamlarıyla baş edebilmek için atalarının acımasız hikâyeleriyle yüzleşmek zorunda.
TOLSTOY VE TOLSTOYA (Andrew Donskov)
Tolstoy ve Tolstoya’da Andrew Donskov, bu benzersiz mektuplaşmanın en çarpıcı örneklerini bir araya getirerek okura bir evliliğin iniş çıkışlarla dolu ruhsal haritasını sunar. Aşk, sabır, hayal kırıklığı ve mücadeleyle örülü bu yazışmalar, Tolstoy’un yalnızca eserlerine ışık tutmaz, özel yaşamına dair de unutulmaz bir portre ortaya koyar.
İNSANLARI TANIMA SANATI (Alfred Adler)
Modern psikolojinin kurucularından Alfred Adler’in Bireysel Psikoloji metodunu “İnsanları Tanıma Sanatı” (Menschenkenntnis) adıyla genel okur kitlesine sunduğu bu kitap yayımlandığı 1927 yılından beri tüm dünyada en çok ilgi gören psikoloji klasiklerinden biri oldu. Daha önce pek çok kez İngilizce çevirileri nedeniyle basit bir popüler psikoloji veya bir tür kişisel gelişim kitabı olarak sunulan İnsanları Tanıma Sanatı aslında bunlardan çok daha fazlasıdır.