Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Yeşilyurt Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Milletin Evladı: Hamido Paneli”, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit yaparken, programın moderatörlüğünü Hamit Fendoğlu dönemi Belediye Başkan Vekili Naci Şavata üstlendi.
Panele ayrıca MHP Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu ve İnönü Üniversitesi’nde Hamit Fendoğlu üzerine akademik çalışma yürüten Dr. Canan Katılmış konuşmacı olarak katıldı.
“Hamido, halkın sığındığı bir isimdi”
Panelin açılış konuşmasını yapan Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, konuşmasına güncel toplumsal olaylara değinerek başladı ve birlik mesajı verdi.
Geçit, Hamit Fendoğlu’nun Malatya’daki yerini şu sözlerle anlattı:
“Hamido, tabiri caizse sıkışan insanların Malatya’da müracaat ettiği bir insandı. Kim bir bürokraside ya da devlet dairesinde bir sıkışıklık yaşasa soluğu onun yanında alırdı. Bu çok zor bir şeydir; toplumun en alt kesimindeki insanı dinlemek, onun derdiyle dertlenmek herkesin harcı değildir. Herkes iyi ortamlarda, elit insanlarla siyaset yapmayı tercih eder ama Hamit Fendoğlu bu çizginin dışındaydı. O, siyaseti halkla yaptı. Belki de onu farklı ve unutulmaz kılan en önemli özellik buydu.”
Kendi çocukluk döneminden bir anıyı da paylaşan Geçit, Fendoğlu’nun hizmet anlayışını şu sözlerle aktardı:
“Biz çocukken mahallemize elektrik onun döneminde geldi. Hamido’nun belediye başkanı olduğu dönemde bu hizmetleri birebir hissettik. O şehit olduktan sonra o çalışmaların durduğunu gördük. Bu da onun ne kadar etkili bir lider olduğunu gösteriyor.”
“Hamido, ayrıştıran değil birleştiren bir isimdi”
Panelin moderatörü Naci Şavata ise konuşmasında 1970’li yılların siyasi atmosferine değinerek Hamit Fendoğlu’nun bu süreçteki rolünü anlattı.
Şavata, Fendoğlu’nun toplumdaki karşılığını şu ifadelerle dile getirdi:
“Hamido sağ-sol ayrımı yapmıyordu. Alevi-Sünni ayrımı yapmıyordu. Onun kapısı herkese açıktı. Siyasetçi dediğin bütün topluma hitap etmeli; Hamido da bunu başaran nadir isimlerden biriydi. 1973’te bağımsız aday oldu. O dönem yaşananlara rağmen halk Hamido’ya sahip çıktı. Çünkü insanlar onun samimiyetini biliyordu. O, halkın içinden gelen bir liderdi.”
Kendi yaşadığı bir anıyı da paylaşan Şavata, Fendoğlu’nun yönetim anlayışına dikkat çekti:
“Bana ‘Seni yanıma alacağım, sana güveniyorum’ dedi. ‘Senin parafın olmadan hiçbir evrağa imza atmam’ diyecek kadar sistemli ve dikkatliydi. Bu da onun ne kadar şeffaf bir yönetim anlayışına sahip olduğunu gösterir.”
Mehmet Fendoğlu: “48 yıl sonra hâlâ gönüllerde”
MHP Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu ise konuşmasında hem geçmiş dönem siyasi atmosferi hem de Hamit Fendoğlu’nun etkisini değerlendirdi:
“70’li yıllarda yaşanan olaylar toplumumuzu derinden etkiledi. Ama Hamit Fendoğlu’nun en büyük özelliği, tüm bu ayrışmalara rağmen halkla bir ve beraber olmasıydı. Bugün ‘Milletin Evladı’ denmesi boşuna değil. 48 yıl geçmesine rağmen hâlâ gönüllerde yaşıyorsa, bu onun halk nezdindeki karşılığının en net göstergesidir.”
Fendoğlu, Hamit Fendoğlu’nun yalnızca siyasi değil, güçlü bir sosyal karşılığa sahip olduğunun altını çizdi.
“Akademik olarak çalıştım ama aynı zamanda ondan öğrendim”
Panelde akademik değerlendirmelerde bulunan Dr. Canan Katılmış ise Hamit Fendoğlu üzerine yaptığı yüksek lisans çalışmasına değindi.
Katılmış, süreci şu sözlerle anlattı:
“Bu çalışmaya başlarken amacım ne onu yüceltmek ne de eleştirmekti. Bilimsel verilerle anlamaya çalışıyordum. Ancak süreç içerisinde onun duruşu ve hayata bakışı beni de etkileyen bir noktaya geldi. Onun vatana, millete ve hizmete bakışı, benim bu çalışmayı yaparken tarafsız kalmamı zorlaştırmadı. Aksine daha anlamlı bir hale getirdi. Bu çalışma sadece akademik değil, kişisel olarak da bana çok şey kattı.”
Fendoğlu’nun genç yaşlardan itibaren etkili bir isim olduğunu belirten Katılmış, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Daha 17 yaşındayken hakkında yazılar yazılan bir isimden bahsediyoruz. Bu da onun ne kadar erken yaşta etkili bir figür haline geldiğini gösteriyor.”
Kemal Deniz: “Öğretmeni anlamadan bu nesli anlamak mümkün değil”
Panalde söz alan Gazeteci-Yazar Dr. Kemal Deniz, eğitimin toplumların kaderini belirleyen en temel unsur olduğunu vurguladı. Konuşmasının bu bölümünde özellikle öğretmenlerin rolüne dikkat çeken Deniz, geçmişin doğru anlaşılmasının ancak o dönemi yetiştiren eğitim kadrolarının bilinmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Bu noktada,
“Ben biraz öğretmen olmam hasebiyle öğretmenden bahsetmek isterim. O sebeple de bu nesli yetiştirenlerin hangi öğretmenler olduğunu bilmek gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bir neslin nasıl şekillendiğini anlamak, aslında onu yetiştiren öğretmeni anlamaktan geçer”
ifadelerini kullandı. Deniz ayrıca hayatını kaybeden eğitimcileri de anarak, “Bu Urfa ve Maraş’taki hadiselerde eğitim şehidi olanlara da rahmet diliyorum, mekânları cennet olsun” dedi.
Hamido ve rol model vurgusu
Hamit Fendoğlu’nun yalnızca siyasi bir figür olarak değil, aynı zamanda bir karakter ve toplumsal duruş örneği olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Deniz, bu tür isimlerin yeni nesillere doğru şekilde aktarılmasının önemine değindi. Gençlerin tarihî ve yerel değerlerle buluşturulması gerektiğini ifade eden Deniz,
“Bugün için demiyorum ama Battal Gazi, Niyazi Mısri ve Hamit Fendoğlu en azından Malatyalı gençlere rol model olacak programlarla anılmalı, onlara anlatılmalı. Çünkü bu isimler sadece geçmişin değil, aynı zamanda bir duruşun, bir ahlakın ve bir şehir hafızasının temsilidir”
sözleriyle bu yaklaşımın önemini vurguladı.
Deniz, Hamit Fendoğlu ile ilgili bir anısını aktarırken Türk töresine vurgu yaptı ve uzun bir hatıra üzerinden o dönemin insan ilişkilerini anlattı. Ziyaret sırasında yaşanan bir olayı aktararak, misafirperverlik kültürünün önemine değindi ve şu ifadeleri kullandı:
“Türk töresi böyledir; bir eve misafir gittiğinizde ikramın sadece yemek olmadığını, aslında bir saygı dili olduğunu görürsünüz. Hamido da bunu bize fiilen göstermişti, ‘Benim çiftliğimde bunu ben yapmazsam bu işin anlamı olmaz’ diyordu.”
Deniz o dönemin insan ilişkilerinin bugüne göre çok daha güçlü bir kültürel zemine sahip olduğunu ifade etti.
Ardından 1977 yerel seçim sürecine değinen Deniz, Hamit Fendoğlu’nun farklı siyasi görüşleri bir araya getirebilen güçlü bir yerel figür olduğunu belirterek, “Malatya’da ancak Hamit Fendoğlu gibi bir isim seçim kazanabilirdi; çünkü o sadece bir partinin değil, toplumun ortak karşılığıydı” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasının son bölümünde yeniden eğitim konusuna dönen Deniz, öğretmenlerin toplum üzerindeki etkisinin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ailelerin ve toplumun bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirten Deniz, eğitimin yalnızca okulda değil, toplumsal bir bilinçle şekillendiğini ifade ederek sözlerini bu çerçevede tamamladı.
Panelde yapılan konuşmalarda ortak vurgu, Hamit Fendoğlu’nun sadece bir siyasetçi değil; halkla iç içe yaşayan, toplumun her kesimine dokunan bir lider olduğu yönünde oldu.
Katılımcılar, bu tür programların artırılması ve özellikle genç kuşaklara aktarılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Panelin sonunda programa katkı sunan konuşmacılara plaket takdimi yapıldı. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.