MALATYA'DA SOĞUK SABAHTAN UMUTLU YARINLARA

Bazı tarihler takvim yaprağı olmaktan çıkar, bir milletin hafızasına kazınan bir yaraya dönüşür. 6 Şubat 2023, saat 04.17... O anı yaşayan her Malatyalı için zamanın durduğu, gökyüzünün yere indiği, bildiğimiz dünyanın sarsılarak yok olduğu o an...

Aradan tam üç yıl geçti. Üç koca yıl.

O ilk günlerin toz dumanı arasında, enkaz yığınlarına bakıp "Bu şehir bir daha nasıl ayağa kalkar?" diye iç geçirdiğimiz, boğazımızın düğümlendiği anları hatırlıyoruz. Caddeler tanınmaz haldeydi, çocukluğumuzun geçtiği sokaklar birer moloz yığınına dönmüştü. Malatya, sessizliğe bürünmüş, adeta ruhu çekilmiş bir beden gibiydi.

Ama Anadolu insanının mayasında umutsuzluk yoktur; düşmek vardır ama kalkmak daha güçlüdür. Bugün, o korkunç sabahın üçüncü yılında Malatya’ya baktığımızda gördüğümüz tablo, sadece beton blokların yükselmesi değil, bir şehrin küllerinden yeniden doğuş destanıdır.

O karanlık günlerin ardından devlet ve millet el ele verdi. Önce enkazlar kalktı, o toz bulutu dağıldı. Sonra vinçler kuruldu şehrin dört bir yanına. İkizce sırtlarından şehir merkezine, kırsalın en ücra köşelerine kadar hummalı bir çalışma başladı.

Bugün geldiğimiz noktada, o gün evsiz kalan on binlerce hemşehrimiz artık sıcak yuvalarında. Konteyner kentlerin metal soğukluğu, yerini kalıcı konutların güvenli sıcaklığına bırakıyor. Rakamlara boğmak istemiyorum ama bilinsin ki; şehrin neredeyse tamamında hak sahipleri anahtarlarına kavuştu. Sadece başlarını sokacakları bir ev değil; parkıyla, bahçesiyle, okuluyla yeni yaşam alanları inşa edildi.

Bir şehri "şehir" yapan sadece evleri değildir; çarşısıdır, pazarıdır, esnafının "Hayırlı işler" sesidir. Malatya’nın kalbi durmuştu, şimdi o kalp yeniden ve daha güçlü atacak. Şehir merkezinde, rezerv alanlarda yükselen binlerce yeni iş yeri, ticaretin çarklarını yeniden döndürecek. Kepenkler açıldıkça, Malatya’nın o kendine has kokusu, kaysı kokusuyla karışık o şehir havası sokaklara geri dönecek.

Gidenleri geri getiremeyiz, onların acısı yüreğimizin en derin yerinde saklı kalacak. Ancak kalanlar için, özellikle çocuklarımız için hayat devam etmek zorunda. Depremde hasar gören okullarımızın yerine yenileri yapıldı. Okul bahçelerinde yeniden çocuk sesleri yankılanıyor. Bu ses, Malatya’nın geleceğe olan inancının sesidir.

Şimdi Kavuşma Vakti

Evet, çok yorulduk, çok üzüldük, çok yıprandık. Ama yıkılmadık. Bugün Malatya, yaralarını sarmış, ayağa kalkmış ve evlatlarını bekleyen bir ana gibi kollarını açmış durumda.

Şehir fiziken toparlandı, binalar yükseldi, ışıklar yandı. Şimdi eksik olan tek parça, gurbete gitmek zorunda kalan canlarımızın geri dönmesi. Malatya’nın taşı toprağı, insanıyla anlamlıdır. Şimdi, o zor günlerde mecburen şehri terk edenlerin, bavullarını toplayıp "Memlekete dönüyoruz" deme vaktidir.

Üç yıl önce bugün enkaz altında kalan umutlarımız, bugün Beydağı’nın eteklerinde yeniden filizlendi. Malatya, geçmişinden aldığı güçle, geleceğe, eskisinden çok daha sağlam adımlarla yürüyor.

Geçmiş olsun Malatya’m, başın sağ olsun ama en çok da gözün aydın olsun; çünkü sen bitti denilen yerden yeniden başladın.