Kültür & Sanat

Malatya’da Sönen Ateşle Başlayan Göç!

Malatya’da 19. yüzyılın başlarında yaşandığına inanılan bir olay, kentin terk edilmesine giden süreci başlattı. Halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan “Malatya'da sönen ateşle başlayan göç” anlatısı ve Beydağı’na atfedilen efsaneler, bu göçün yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda inanç temelli bir yönü olduğunu gösteriyor.

Malatya 19. yüzyılın başlarında yaşanan göçün ardında yalnızca askeri ve idari gelişmeler değil, halk arasında uğursuzluk olarak yorumlanan olaylar da yer alıyor. Anlatılara göre, her yıl yaz aylarında bağ evlerine göç eden halkın dönüşte ateşlerini söndüğü kuyuda bulamaması, “Malatya’da sonen ateşle başlayan göç” olarak hafızalara kazındı. Bu olay, kentin terk edilmesini hızlandıran bir işaret olarak kabul edilirken, Beydağı’na atfedilen Ermiş efsanesiyle birlikte Malatya’nın kültürel belleğinde yerini aldı.

Malatya’da 19. yüzyılın başlarında terk edilen Eski Malatya’nın neden boşaltıldığına dair anlatılar, tarihsel gerçeklerin yanı sıra halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan söylencelerle de dikkat çekiyor. Ateş kuyusu hikâyesi ve Beydağı’na atfedilen Ermiş efsanesi, kentin geçmişine dair merakı bugün de canlı tutuyor.

Tarihi kaynaklara göre Eski Malatya’nın terk edilme süreci, Hafız Paşa’nın karargâhını burada kurmasıyla hız kazandı. Askerlerin uzun süreli konaklaması, kentte yaşayan halkın günlük yaşamını zorlaştırdı. Bu nedenle Malatyalılar, yaz aylarında kullandıkları Aspuzu bağlarındaki evlerinde kalmaya başladı.

Başlangıçta geçici olan bu durum, zamanla kalıcı bir yerleşime dönüştü. Ancak halk arasında bu göç yalnızca idari ve askeri nedenlerle değil, yaşanan bazı uğursuzluk işaretleriyle de açıklanmaya başladı.

Halk anlatılarına göre Eski Malatyalılar, her yıl Aspuzu’ya göç ederken evlerindeki ateşi bir kuyuda muhafaza ederdi. Dönüşte aynı ateşin alınması, yaşamın ve bereketin devamını simgeliyordu.

Ancak bir yıl geri dönüldüğünde kuyudaki ateşin tamamen sönmüş olduğu görüldü. Bu durum halk arasında uğursuzluk olarak yorumlandı. Ateşin sönmesiyle birlikte kentin korunmuşluğunun sona erdiğine inanıldı ve Eski Malatya’nın tamamen terk edilmesi bu olaya bağlandı.

Eski Malatya’ya dair anlatılar Beydağı söylencesiyle devam ediyor. Rivayete göre Beydağı’nda uyuduğuna ve taşa dönüştüğüne inanılan bir Ermiş bulunmaktadır. Bu Ermiş’in her yıl uyanarak şu soruyu sorduğuna inanılır:

“Eski Malatya Ovası altın sabanla sürülüyor mu?”

Eğer cevap olumsuzsa Ermiş yeniden uykuya dalar. Söylenceye göre ova yeterince işlenir, bereket artar ve bolluk sabanları dahi altından yapacak düzeye ulaşırsa, Ermiş yeniden canlanacaktır.

Eski Malatya’nın terk edilişi, tarihsel belgelerle birlikte değerlendirildiğinde bir göç süreci olarak görülse de, halk anlatılarında bu olay efsanelerle anlam kazanıyor. Ateş kuyusu ve Beydağı Ermişi söylenceleri, Malatya’nın kültürel hafızasında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.