“Cumhuriyet Aynı Zamanda Bir Kalkınma Projesidir”
Konferansta ilk olarak söz alan Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Cumhuriyet’in yalnızca siyasi bağımsızlık hareketi olmadığını, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığı hedefleyen büyük bir kalkınma projesi olduğunu söyledi.
Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Türkiye’nin savaşlardan çıkmış, sanayi altyapısı son derece zayıf bir ülke olduğunu hatırlatan Karatepe, Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kadroların ekonomik kalkınmayı devlet politikalarının merkezine yerleştirdiğini ifade eden Karatepe, 1923 İzmir İktisat Kongresi’nin Cumhuriyet ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu belirterek, 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında devletin sanayileşme sürecinde daha etkin rol üstlendiğini anlattı.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında Kayseri, Nazilli, İzmit, Paşabahçe ve Karabük gibi merkezlerde önemli sanayi yatırımlarının hayata geçirildiğini dile getiren Karatepe, bu yatırımlar sayesinde Türkiye’nin birçok üründe dışa bağımlılığını azalttığını söyledi.
Karatepe ayrıca Atatürk dönemindeki devletçilik anlayışının, üretimin tamamen devlet tarafından yürütüldüğü bir sistem olmadığını, kamu ve özel sektörün birlikte yer aldığı Türkiye’ye özgü bir kalkınma modeli olduğunu ifade etti.
Konuşmasında sosyal devlet anlayışına da değinen Yalçın Karatepe, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansıması gerektiğini belirterek, Cumhuriyet’in sosyal adalet ve toplumsal refah hedeflerini de içinde barındırdığını kaydetti.
“Atatürk’ün Demokrasi Anlayışı Kurtuluş Savaşı’nda Da Görüldü”
Eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ise konuşmasında Atatürk’ün yerel yönetimlere ve demokrasiye bakışını değerlendirdi.
Atatürk’ün yaşadığı dönemin, dünyada merkezi yönetimlerin ve militarizmin ön plana çıktığı yıllar olduğuna dikkat çeken Karayalçın, buna rağmen Kurtuluş Savaşı’nın seçilmiş bir meclis aracılığıyla yürütülmesinin önemli bir demokratik tercih olduğunu söyledi.
Karayalçın, Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş sonrasında üniformasını çıkararak sivil siyaseti öne çıkardığını ve devlet yönetiminde demokratik kurumların güçlenmesine önem verdiğini ifade etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kurtuluş Savaşı sürecindeki rolüne değinen Karayalçın, Atatürk’ün devlet vizyonunun temelinde halk iradesi ve demokratik temsil anlayışının bulunduğunu belirtti.
Yerel yönetimlerin de bu anlayışın önemli parçalarından biri olduğunu kaydeden Karayalçın, güçlü yerel yönetimlerin demokratik devlet yapısının tamamlayıcı unsurları arasında yer aldığını dile getirdi.