Birçok kişi Malatya isminin Evliya Çelebi'nin seyahatnamelerinde geçtiği şekliyle ortaya çıktığını düşünse de Prof. Dr. Demir bu ismin çok daha eski bir geçmişe dayandığını iddia etti. Demir, Türk mitolojisinin önemli kahramanlarından Alper Tunga'nın Anadolu'nun ilk fatihi olduğunu ve fethettiği topraklarda kalarak Malatya'ya adını verdiğini öne sürdü.
Pelin Çift, programda bu efsaneyi şu sözlerle aktardı:
"Aspuzan Dağları'nda bulunduğu bir sırada, yanındakiler Alper Tunga'ya 'Mal geliyor' anlamında 'Mal Atiye' derler. O da bu şehre 'Malatiye' adını verir. Bu isim zamanla Malatya'ya dönüşür."
Prof. Dr. Necati Demir ise bu anlatının bir efsane olduğunu ve doğruluğunun tartışmaya açık bulunduğunu belirterek, "Bu bir efsanedir. Doğruluğu tartışılır, tartışılmaz bu ayrı bir konudur. Ama bir tarihi süreklilikten söz ediyoruz. Biz bir günde bu hale gelmiş bir millet değiliz." ifadelerini kullandı.
Demir, Malatya'nın bu efsanevi kökeninin daha fazla sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Ben belediye başkanı olsam şehrin giriş tabelasının yanına bu efsaneyi asarım. Bu tarihe olan saygının bir göstergesidir." dedi.
Pelin Çift de bu görüşe katılarak "Ben Malatyalı olsam 'şehrimizin ismini Alper Tunga verdi' derim." şeklinde konuştu ve Malatya'nın bu tarihi bağlamla anılması gerektiğini savundu.
Kültürel mirasın önemine dikkat çeken Pelin Çift "Tarihini ne kadar derinlere dayandırırsan o kadar köklü olur, o kadar sağlam olur." dedi.
Malatya Kaynaklarına Göre Şehrin İsmi Nereden Geliyor?
Malatya kaynaklarına göre şehrin adı binlerce yıl öncesine uzanan köklü bir geçmişe sahip. Kültepe tabletlerinde “Melita” olarak geçen şehrin adı, Hitit kaynaklarında “Maldia”, Asur belgelerinde “Meliddu” ve Urartu kayıtlarında “Melitea” olarak yer alıyor. Hititçe “bal” anlamına gelen “Melid” kelimesinden türediği düşünülen bu isim, zamanla farklı uygarlıkların diline uyarlanarak günümüze kadar ulaştı.
Strabon ve Pline gibi eski çağ tarihçileri de Malatya’dan “Melitene” adıyla bahsederken Arapların fetihleriyle birlikte şehir “Malatiyye” olarak anılmış bu ad Türkler tarafından da benimsenmiştir. 1101 yılında Danişmentli Melik Muhammed Gazi’nin fethiyle Türk yurdu haline gelen Malatya, Selçuklu döneminde “Vilayet-i Malatya”, Osmanlı’da ise Aspuzu bağlarının gelişimiyle bugünkü modern yapısına kavuşmuştur.