Bahar ayları Malatya için sadece cemrenin düşmesi, havaların ısınması demek değildir. Bahar, bu topraklarda umudun, emeğin ve bitmek bilmeyen bir endişenin dallarda beyaz çiçekler açması demektir. Mart ayının son günlerinden geçerken, şehrin dört bir yanını saran o eşsiz kayısı çiçekleri, görsel bir şölenden çok daha fazlasını fısıldıyor kulağımıza.
Geçtiğimiz yıl yaşadığımız o acı tecrübeyi hangimiz unutabildik? Gecenin bir yarısı aniden bastıran don, sadece ağaçların çiçeklerini değil, üreticinin bir yıllık emeğini, çocukların okul masrafını, esnafın ödeyeceği senedi de kavurup gitmişti. Sabah bahçesine giden çiftçinin o çaresiz bakışı, aslında tüm şehrin ortak yasıydı. Çünkü çok iyi biliyoruz ki; Malatya’da kayısı üşürse, bütün şehir donar.
Şimdi ağaçlar yeniden gelinliğini giydi, umutlar yeniden yeşerdi. Ama üreticinin gözü sürekli termometrelerde, parmağı hava durumu uygulamalarında. Gece sıcaklık sıfırın altına düşme eğilimi gösterdiğinde, binlerce yürek aynı anda çarpıyor. "Acaba bu gece don vurur mu?" korkusu uykuları kaçırıyor. İklim krizinin etkilerini iliklerimize kadar hissettiğimiz bu dönemde, doğanın dengesizliği en çok toprağına sarılanı, alın teri dökeni vuruyor.
Artık sadece gökyüzüne bakıp dua etmenin yanına, bilimi ve caydırıcı önlemleri de koymak zorundayız. Geleneksel "lastik yakma" yöntemlerinin ötesine geçip, modern don önleme sistemlerinin (rüzgâr pervaneleri, akıllı dumanlama sistemleri) kullanımının yaygınlaştırılması şart. Daha da önemlisi, tarım sigortalarının (TARSİM) çiftçinin sırtındaki yükü gerçekten alacak, ince hesaplara ve bürokratik engellere takılmadan yaraya merhem olacak şekilde revize edilebilir. Çiftçiyi doğanın insafına terk edemeyiz; çünkü o dal kırılırsa, şehrin ekonomisinde telafisi zor gedikler açılır.
Umarız bu yıl o korkulan ayaz geceleri yaşanmaz. Dalında sararan, kasalara bereketle dolan "sarı altın", hem üreticinin yüzünü güldürür hem de şehrin ekonomisine can suyu olur. Emek veren, toprağına küsmeyen tüm üreticilerimizin hasadı şimdiden bereketli, havası ılıman olsun...