Çünkü tıkanmış olan bir sistemin önünü açmanın tek yolu olarak bu seçenekten başka bir formül yok.
Gerek muhalefet, gerek iktidar her ne kadar bir erken seçime gerek yok diyorlar ise de mevcut yaşanan ekonomik ve siyasi ortam bunu her iki taraf için bir zorunluluk hâline getiriyor.
Kim nasıl değerlendirir ise değerlendirsin,Türkiye'de uygulanan ekonomik ve siyasi liberal sistem bir tıkanma sürecinde.Bu tıkanmışlık özellikle tek partili,tek adamlı yönetim modeli ile daha da hızlandı.
Halbuki tek adamlı sisteme, mevcut sistemi rahatlatmak için geçilmişti.
Ekonomik olarak yaşanan tıkanmışlığı, belki tek merkezden bir yönetim anlayışı ile aşabiliriz düşüncesiyle sistemin kendi özüne tamamen aykırı olan tek merkezden(Tek adam)yönetim anlayışına geçildi ama bu yönetim tarzı var olan tıkanmışlığa siyasi tıkanmışlığı da ekleyerek sorunu daha da ağırlaştırıp içinde çıkılmaz hale getirdi.
Bu koşullarda. Son yapılan yerel seçimlerde alınan siyasi sonuçlar var olan tıkanmışlık sürecini her iki bakımdan daha da derinleştirecektir.
Çünkü, yerelde, yani taban da yönetim modeli(Belediyelerde)Ağırlıklı olarak mevcut iktidarın tam tersi bir siyasi ve ekonomik yönetim anlayışına sahip olan Muhalefet partilerinin kontrolüne geçmiş oldu. Yani sistem bunalımdan çıkmak için çözüm olarak gördüğü tek merkezli yönetim modelinin daha ilk aşamasında çift başlılığa dönüştü.
Şimdi iktidar hem ekonomik, hem siyasi olarak içine düşmüş olduğu yönetim aczi yetini muhalefet partilerinin kontrolüne geçen yerel iktidarlara bir takım hukuksal müeyyideler uygulayarak bir anlamda sorumluluğu onlara yüklemeye çalışıp bunda bir mağduriyet politikası üretmek olacak.
Muhalefette yerelde çıkacak olan bu yönetim zaaflarını iktidarın uygulamalarından kaynaklandığını söyleyip bir anlamda kendisini savunmaya çalışacaktır.
Tabi siyasi iradedeki bu kör dövüşünde, zararlı çıkacak olanlar yine toplumsal tabanı oluşturan geniş halk kitleleridir. Bu aşamada, belki siyasi irade ve muhalefet partileri bir erken genel seçime gerek yoktur diyebilirler ama bizzat kendi elleri ile yarattıkları ekonomik ve siyasi koşulların ağırlığı onları zorunlu bir karar verme sürecine götürecektir.
Tabi ki, bu karar mevcut sistemi her bakımdan rahatlatacak olan erken seçim ve akabinde gelecek olan yönetimdeki köklü demokratik dönüşümlerdir. Bunun dışında alınacak her karar narkozdaki hastanın ömrünü uzatmaktan başka bir sonuç getirmez.Yani öyle ve ya böyle Türkiye'nin önünde bir erken genel seçim gözüküyor.Hem de birilerinin isteyip veya istemediği için değil tamamen ülkenin içinde bulun ekonomik, sosyal ve siyasal koşulların zorunlu bir sonucu olarak.
Türkiye'de. Siyasal sistem kendi özüne uygun bir yönetim modeline geçmedikçe ne ekonomide ne siyasi ve sosyal hayatta herhangi bir normalleşme olmaz.
Bu modelin,birilerinin zorlaması sonucu, topluma dayatılarak uygulanmaya çalışılan otoritenizim olmadığı da kesin.