Anasayfa Öğretmenler isyan etti Bu haber 2375 kez okundu.
(Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 06.10.2021 - 15:34, Güncelleme: 06.10.2021 - 15:34

Öğretmenler isyan etti

 

Öğretmenler isyan etti

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Eğitim Sen Malatya Şube başkanı Kazım Albayrak, bir açıklama yaptı. Albayrak; " Öğretmenlerin, hizmetli ve memurların aldıkları maaşlar, yapılan işin önemi ve niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır." dedi.
5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Eğitim Sen Malatya Şube başkanı Kazım Albayrak, öğretmenlerin günlerini kutlarken, öğretmenlerin sıkıntı ve sorunlarını da gündeme taşıdı. "YETERLİ TEDBİRLER ALINMADI" Yüz yüze eğitim ile ilgili yeterli kadar tedbir alınmadığını ileri süren Albayrak;"5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır. Bu yıl 5 Ekim kutlamaları, Eğitim Enternasyonali tarafından Kovid-19 salgınında yaşamını yitiren tüm eğitim emekçilerine ithaf edilmiştir. Covid-19 salgını dünya çapında büyük bir yıkıma neden olurken, eğitime de büyük zararlar vermiştir. Dünyanın pek çok ülkesinde okulların kapanması ve öğrenme kayıplarının ötesinde çok sayıda eğitim emekçisi salgın nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Salgın sürecinde eğitim ve bilim emekçileri, evlerini fiilen okul haline getirmiş, bilgisayar, internet erişimi, öğretim materyalleri gibi araçlar bireysel çabalarla sağlanmış veya satın alınmıştır. Yasalarla tanımlanmış sekiz saatlik çalışma süresi öğrencileri ve velileri desteklemek üzere daha uzun saatlere, akşam saatlerine ve hafta sonlarına kadar uzamıştır. Okul çağında çocukları olan eğitim ve bilim emekçileri evde sessiz bir yer bulmak için büyük özverilerde bulunarak çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Bu çabalara karşın, özellikle kadın emekçilerin yoğun ev içi emeği, eğitim alanının genel görünmezliği durumunun uzantısı olarak daha da görünmez kılınmıştır. Geçtiğimiz bir yıl içinde eğitim alanında hayata geçirilmeye çalışılan esnek çalışma ve angarya uygulamaları salgın sürecinde sadece çalışma biçimlerinin değil, iş ve görev tanımlarının da ihtiyaca göre esnekleştirilmeye çalışıldığını göstermiştir. Okulların sınırlı sürelerle açıldığı dönemlerde eğitim emekçileri hem okula gelmiş, hem de evden çalışmıştır. Vaka sayılarının hızla arttığı bir dönemde okullarda yeterli aşılamanın yapılmamış olması nedeniyle eğitim emekçileri ve öğrenciler arasında daha önce hiç olmadığı kadar yaygın şekilde vaka sayılarında artış yaşanmıştır. 2021/’22 eğitim öğretim yılı başından itibaren yüz yüze eğitime geçilmiş olmasına rağmen, yeterli tedbirlerin alınmaması nedeniyle eğitim emekçileri ve öğrenciler arasında vakaların arttığı ve sınıf kapanmalarının yaşandığı gözlenmektedir. Eğitim ve bilim emekçileri insanca yaşamayı ve sağlıklı koşullarda çalışmayı talep etmektedir."dedi. "SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLMELİ, TALEPLERİMİZ KABUL EDİLMELİDİR" Öğretmen ve eğitim çalışanlarının sorunlarını değerlendiren Albayrak;"Türkiye ekonomisinde son yıllarda, özellikle geçtiğimiz birkaç ay içinde yaşananlar, döviz kurları ve altın fiyatlarındaki ani yükselişler ve TL’deki aşırı değer kaybı, enflasyonun çift hanelerin üzerinde seyretmesi vb. gibi nedenler, sayıları bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını ciddi anlamda olumsuz etkilemeyi sürdürmektedir. Öğretmenlerin, hizmetli ve memurların aldıkları maaşlar, yapılan işin önemi ve niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır. Bekâr öğretmen esas alınmış, ek ödemeler (aile yardımı, toplu sözleşme primi vb) dahil edilmemiştir.  1 ABD dolarının ortalama 1.81 TL olduğu 2012 yılında 1.769 TL aylık alan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmen maaşıyla 977 ABD doları alabiliyorken, bugün aynı derece ve kademede 4 bin 960 TL alan bir öğretmenin dolar bazında aldığı maaş 560 ABD doları (1 $=8,86 TL) seviyesine inmiştir. Son 10 yılı temel aldığımızda 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşındaki aylık kayıp, dolar bazında 417 ABD doları (3.695 TL) olmuştur. Bu rakam son on yılda satın alım gücünde yaşanan azalmanın boyutlarını açıkça göstermektedir. Benzer bir şekilde 2012 yılında 9/1 derecedeki bir öğretmen maaşı ile 10 çeyrek altın, 2013 ve 2014’te 14 çeyrek altın alabiliyorken, şu anda aynı derecedeki öğretmen aldığı maaş ile 6 çeyrek altın alabilmektedir. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet alanında yıllardır büyük bir özveriyle görev yapan idari ve teknik personel, memur ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımızın sorunları genellikle geri planda kalmaktadır. Oysa onların emeği ve alın teri olmaksızın okullarımızın, üniversitelerimizin, diğer eğitim kurumlarının nitelikli kamu hizmeti üretmesi mümkün değildir. Eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde büyük emekleri olan, ancak diğer eğitim emekçileri ile eşit haklara sahip olmayan bu arkadaşlarımız, kendilerine yüklenen her türlü angaryayı, tartışmasız yerine getirmek zorunda bırakılmaktadır. Eğitim ve bilim emekçileri, öğretmenler, akademisyenler, yardımcı hizmetliler, memurlar, idari ve teknik personel ile büyük bir bütündür ve ayrım gözetmeksizin bütün eğitim ve bilim emekçilerinin sorunları çözülmeli, talepleri kabul edilmelidir." Diye konuştu.
5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Eğitim Sen Malatya Şube başkanı Kazım Albayrak, bir açıklama yaptı. Albayrak; " Öğretmenlerin, hizmetli ve memurların aldıkları maaşlar, yapılan işin önemi ve niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır." dedi.

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle Eğitim Sen Malatya Şube başkanı Kazım Albayrak, öğretmenlerin günlerini kutlarken, öğretmenlerin sıkıntı ve sorunlarını da gündeme taşıdı.

"YETERLİ TEDBİRLER ALINMADI"

Yüz yüze eğitim ile ilgili yeterli kadar tedbir alınmadığını ileri süren Albayrak;"5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır. Bu yıl 5 Ekim kutlamaları, Eğitim Enternasyonali tarafından Kovid-19 salgınında yaşamını yitiren tüm eğitim emekçilerine ithaf edilmiştir. Covid-19 salgını dünya çapında büyük bir yıkıma neden olurken, eğitime de büyük zararlar vermiştir. Dünyanın pek çok ülkesinde okulların kapanması ve öğrenme kayıplarının ötesinde çok sayıda eğitim emekçisi salgın nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Salgın sürecinde eğitim ve bilim emekçileri, evlerini fiilen okul haline getirmiş, bilgisayar, internet erişimi, öğretim materyalleri gibi araçlar bireysel çabalarla sağlanmış veya satın alınmıştır. Yasalarla tanımlanmış sekiz saatlik çalışma süresi öğrencileri ve velileri desteklemek üzere daha uzun saatlere, akşam saatlerine ve hafta sonlarına kadar uzamıştır. Okul çağında çocukları olan eğitim ve bilim emekçileri evde sessiz bir yer bulmak için büyük özverilerde bulunarak çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Bu çabalara karşın, özellikle kadın emekçilerin yoğun ev içi emeği, eğitim alanının genel görünmezliği durumunun uzantısı olarak daha da görünmez kılınmıştır. Geçtiğimiz bir yıl içinde eğitim alanında hayata geçirilmeye çalışılan esnek çalışma ve angarya uygulamaları salgın sürecinde sadece çalışma biçimlerinin değil, iş ve görev tanımlarının da ihtiyaca göre esnekleştirilmeye çalışıldığını göstermiştir. Okulların sınırlı sürelerle açıldığı dönemlerde eğitim emekçileri hem okula gelmiş, hem de evden çalışmıştır. Vaka sayılarının hızla arttığı bir dönemde okullarda yeterli aşılamanın yapılmamış olması nedeniyle eğitim emekçileri ve öğrenciler arasında daha önce hiç olmadığı kadar yaygın şekilde vaka sayılarında artış yaşanmıştır. 2021/’22 eğitim öğretim yılı başından itibaren yüz yüze eğitime geçilmiş olmasına rağmen, yeterli tedbirlerin alınmaması nedeniyle eğitim emekçileri ve öğrenciler arasında vakaların arttığı ve sınıf kapanmalarının yaşandığı gözlenmektedir. Eğitim ve bilim emekçileri insanca yaşamayı ve sağlıklı koşullarda çalışmayı talep etmektedir."dedi.

"SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLMELİ, TALEPLERİMİZ KABUL EDİLMELİDİR"

Öğretmen ve eğitim çalışanlarının sorunlarını değerlendiren Albayrak;"Türkiye ekonomisinde son yıllarda, özellikle geçtiğimiz birkaç ay içinde yaşananlar, döviz kurları ve altın fiyatlarındaki ani yükselişler ve TL’deki aşırı değer kaybı, enflasyonun çift hanelerin üzerinde seyretmesi vb. gibi nedenler, sayıları bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını ciddi anlamda olumsuz etkilemeyi sürdürmektedir. Öğretmenlerin, hizmetli ve memurların aldıkları maaşlar, yapılan işin önemi ve niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır. Bekâr öğretmen esas alınmış, ek ödemeler (aile yardımı, toplu sözleşme primi vb) dahil edilmemiştir.  1 ABD dolarının ortalama 1.81 TL olduğu 2012 yılında 1.769 TL aylık alan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmen maaşıyla 977 ABD doları alabiliyorken, bugün aynı derece ve kademede 4 bin 960 TL alan bir öğretmenin dolar bazında aldığı maaş 560 ABD doları (1 $=8,86 TL) seviyesine inmiştir. Son 10 yılı temel aldığımızda 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşındaki aylık kayıp, dolar bazında 417 ABD doları (3.695 TL) olmuştur. Bu rakam son on yılda satın alım gücünde yaşanan azalmanın boyutlarını açıkça göstermektedir. Benzer bir şekilde 2012 yılında 9/1 derecedeki bir öğretmen maaşı ile 10 çeyrek altın, 2013 ve 2014’te 14 çeyrek altın alabiliyorken, şu anda aynı derecedeki öğretmen aldığı maaş ile 6 çeyrek altın alabilmektedir. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet alanında yıllardır büyük bir özveriyle görev yapan idari ve teknik personel, memur ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımızın sorunları genellikle geri planda kalmaktadır. Oysa onların emeği ve alın teri olmaksızın okullarımızın, üniversitelerimizin, diğer eğitim kurumlarının nitelikli kamu hizmeti üretmesi mümkün değildir. Eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde büyük emekleri olan, ancak diğer eğitim emekçileri ile eşit haklara sahip olmayan bu arkadaşlarımız, kendilerine yüklenen her türlü angaryayı, tartışmasız yerine getirmek zorunda bırakılmaktadır. Eğitim ve bilim emekçileri, öğretmenler, akademisyenler, yardımcı hizmetliler, memurlar, idari ve teknik personel ile büyük bir bütündür ve ayrım gözetmeksizin bütün eğitim ve bilim emekçilerinin sorunları çözülmeli, talepleri kabul edilmelidir." Diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
tahir
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.