<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Malatya Söz</title>
    <link>https://www.malatyasoz.com</link>
    <description>Malatya son dakika haberleri, güncel Malatya haber akışı, hava durumu, canlı altın fiyatları ve namaz vakitleri tarafsız yayıncılıkla Malatya Söz'de!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.malatyasoz.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Malatya Söz - Malatya Son Dakika Haberleri. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 08:59:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Yüzyıllık Rivayet! Genç Kızın “Ya Taş Ya Kuş Et” Duası Gerçeğe Mi Dönüştü?]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-yuzyillik-rivayet-genc-kizin-ya-tas-ya-kus-et-duasi-gercege-mi-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-yuzyillik-rivayet-genc-kizin-ya-tas-ya-kus-et-duasi-gercege-mi-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hekimhan’ın Şıpşıpı Bahçesi’nde bulunan ve kayadan tuzlu su aktığı belirtilen bir kaya, yıllardır anlatılan hüzünlü bir rivayetin merkezinde yer alıyor. Rivayete göre genç bir kız, Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanan bir olay sırasında yaptığı duanın ardından taşa dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Hekimhan ilçesinde doğası, yeşil alanları ve geçmişten günümüze aktarılan hikâyeleriyle dikkat çeken Şıpşıpı Bahçesi, yıllardır anlatılan hüzünlü bir rivayete ev sahipliği yapıyor. Bahçede bulunan ve kayadan tuzlu su aktığı belirtilen oluşum, yöre halkının anlattığı hikâyeye göre Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanan acı bir olayın izlerini taşıyor.</p>

<p>Rivayete göre savaş yıllarında bölgede yaşanan karışıklıklar sırasında Ermeni gruplarının bölgede bulunduğu dönemde, bahçede genç ve güzel bir kız görülüyor. Genç kızı takip eden kişilerin kötü niyet taşıdığı ve genç kızın bundan büyük korku duyduğu anlatılıyor.</p>

<h3><strong>Genç Kızın Kaçışı Böyle Başladı</strong></h3>

<p>Yörede anlatılan hikâyeye göre genç kız, kendisini takip edenlerden kurtulabilmek için büyük bir korku içerisinde kaçmaya başlıyor. Bir yandan ağlayan genç kız, diğer yandan kendisini kurtaracak bir yol arıyor.</p>

<p>Ancak kaçışının sonunda yakalanacağını anlayan genç kız, çaresizlik içerisinde Allah’a dua ediyor. Rivayete göre genç kız, “Allah’ım beni ya taş ya kuş et” diyerek kendisini kurtarması için Allah’a yalvarıyor.</p>

<p>Hikâyenin en dikkat çekici bölümü ise bundan sonra başlıyor.</p>

<h3><strong>Rivayete Göre Duası Kabul Oldu</strong></h3>

<p>Anlatılan rivayete göre genç kızın duası kabul oluyor ve genç kız bulunduğu yerde taşa dönüşüyor. Bugün hâlâ bölgede bulunduğu söylenen kaya, bu hikâyenin en önemli simgesi olarak gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şıpşıpı Bahçesi’ni bilenlerin ve yöre halkının aktardığına göre kayadan zaman zaman tuzlu su akıyor. Bu suyun, yıllar önce korku ve çaresizlik içerisinde ağlayan genç kızın gözyaşları olduğuna inanılıyor.</p>

<p>Bu nedenle kaya, yalnızca doğal bir oluşum olarak değil, Hekimhan’ın geçmişinden günümüze taşınan hüzünlü bir anlatının sembolü olarak da görülüyor.</p>

<p><img alt="Efsane4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/efsane4.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Şıpşıpı Bahçesi’nin Gizemli Hikâyesi</strong></h3>

<p>Şıpşıpı Bahçesi, Hekimhan’ın doğal güzellikleri arasında gösterilen alanlardan biri olarak bilinirken, buradaki rivayet bölgenin kültürel hafızasında da önemli bir yer tutuyor. Yüzyıllardır farklı coğrafyalarda olduğu gibi Hekimhan’da da yaşanan olaylar, zaman içerisinde halk anlatılarına ve efsanelere dönüşerek nesilden nesile aktarılıyor.</p>

<p>Genç kızın hikâyesi de bu anlatılardan biri olarak günümüze kadar ulaşıyor. Hikâyenin tarihi gerçekliğine ilişkin kesin bir belge bulunup bulunmadığı bilinmezken, yöre halkının aktardığı rivayet, bölgenin sözlü kültürünün bir parçası olmayı sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Efsen" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/efsen.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Kayadan Akan Tuzlu Su Dikkat Çekiyor</strong></h3>

<p>Rivayetin en dikkat çekici unsurlarından biri ise kayadan aktığı belirtilen tuzlu su. Yörede bu suyun genç kızın gözyaşları olduğuna inanılması, kayaya duyulan ilgiyi daha da artırıyor.</p>

<p>Bilimsel açıdan kayadan su çıkmasının farklı jeolojik nedenleri bulunabileceği bilinse de halk arasında bu su, genç kızın yaşadığı acının sembolik bir yansıması olarak anlatılıyor.</p>

<p>Bugün Şıpşıpı Bahçesi, doğal güzelliğinin yanı sıra bu tür hikâyeleriyle de Hekimhan’ın geçmişine ışık tutan alanlardan biri olarak anılıyor. Genç kızın duası, kayaya dönüşmesi ve kayadan akan tuzlu suya ilişkin rivayet ise yörede anlatılmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu içerikte aktarılan genç kızın taşa dönüşmesi ve kayadan akan tuzlu suyun gözyaşları olduğuna ilişkin anlatım, yörede nesilden nesile aktarılan rivayet ve halk anlatısıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sedanur Kahraman</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hekimhan Haberleri, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-yuzyillik-rivayet-genc-kizin-ya-tas-ya-kus-et-duasi-gercege-mi-donustu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/efsane3.jpg" type="image/jpeg" length="30342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa’nın Tarihi Hazineleri Turistleri Çekiyor!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/sanliurfanin-tarihi-hazineleri-turistleri-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/sanliurfanin-tarihi-hazineleri-turistleri-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’da Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Çakmaktepe’nin de aralarında bulunduğu 12 arkeolojik alanda sürdürülen kazılar, binlerce yıllık geçmişi gün yüzüne çıkarırken kentin yerli ve yabancı turistlerden gördüğü ilgiyi de artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa, binlerce yıllık geçmişine ışık tutan arkeolojik alanlarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Taş Tepeler Projesi kapsamında kent genelindeki 12 farklı noktada sürdürülen kazı çalışmaları, bölgenin kültür turizmindeki önemini her geçen gün artırıyor.</p>

<p>Yaklaşık 6 yıldır devam eden proje kapsamında Göbeklitepe, Karahantepe, Çakmaktepe, Sayburç, Ayanlar, Sefertepe, Gürcütepe, Harbetsuvan, Yeni Mahalle, Kurt Tepesi, Mendik ve Yoğunburç'ta arkeolojik çalışmalar gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Türkiye'nin yanı sıra Çin, İngiltere, Almanya ve Japonya gibi ülkelerden akademisyenlerin katkı sunduğu kazılarda, Neolitik dönemde yaşayan toplulukların günlük hayatı, inançları, mimari anlayışları, üretim faaliyetleri ve kullandıkları teknolojilere ilişkin önemli bulgular araştırılıyor.</p>

<h3><strong>Göbeklitepe Ziyaretçilerin İlgi Odağında</strong></h3>

<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Göbeklitepe, Şanlıurfa'daki tarihi alanlar arasında en fazla ilgi gören merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. "Tarihin sıfır noktası" olarak anılan Göbeklitepe'yi görmek isteyen turistler, bölgeye dünyanın farklı ülkelerinden geliyor.</p>

<p>Polonya'dan eşiyle birlikte Göbeklitepe'yi ziyaret eden Aleks Tedro, tarihi alanları merak ettikleri için Türkiye'ye geldiklerini belirterek bölgeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konya'dan ailesiyle gelen İbrahim Kocakaya da kazı çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve bölgeyi yeniden ziyaret etmeyi düşündüklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kazılar Turizm Potansiyelini Güçlendiriyor</strong></h3>

<p>Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, Taş Tepeler Projesi'nin yurt içinden ve yurt dışından yoğun ilgi gördüğünü belirtti. Farklı ülkelerden bilim insanlarının yer aldığı çalışmaların uluslararası alanda da tanıtıldığını aktaran Aslan, kazı alanlarının turizm açısından önemli bir potansiyel oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bölgede ortaya çıkarılan yeni buluntuların tanıtılması ve ziyaret edilebilen arkeolojik alanların artırılmasıyla Şanlıurfa'nın kültür turizmindeki marka değerinin daha da yükselmesi hedefleniyor. Kazıların yanı sıra tarihi alanların turizm rotalarına dahil edilmesi, kentte turistlerin konaklama sürelerinin uzamasına ve bölge ekonomisinin canlanmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/sanliurfanin-tarihi-hazineleri-turistleri-cekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kl.jpg" type="image/jpeg" length="25607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malazgirt’ten Malatya’ya Uzanan Tarih! 955 Yıl Önce Başlayan Değişim Kenti Nasıl Etkiledi?]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malazgirtten-malatyaya-uzanan-tarih-955-yil-once-baslayan-degisim-kenti-nasil-etkiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malazgirtten-malatyaya-uzanan-tarih-955-yil-once-baslayan-degisim-kenti-nasil-etkiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[26 Ağustos 1071’de kazanılan Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun kaderini değiştirirken Malatya da bu tarihi dönüşümün önemli merkezlerinden biri oldu. Üstelik Malatya’da Türk akınları Malazgirt’ten yıllar önce başlamıştı. Peki 955 yıl önce kazanılan o büyük zafer, Malatya’nın tarihini nasıl etkiledi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Takvimler 26 Ağustos 1071’i gösterdiğinde Malazgirt Ovası’nda iki büyük ordu karşı karşıya geldi. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın ordusu ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in kuvvetleri arasındaki mücadele, yalnızca savaşın yapıldığı bölgenin değil, Anadolu’nun tamamının geleceğini değiştiren bir dönüm noktası oldu.</p>

<p>Malazgirt Zaferi’nin ardından Türklerin Anadolu içlerine ilerleyişi hız kazanırken, Malatya da bu büyük tarihsel değişimin yaşandığı önemli merkezlerden biri haline geldi. Kentin tarihi kaynaklarına göre Malatya, Malazgirt’ten önce de Türk akınlarına sahne olmuş, 1057 yılında Türklerin eline geçmiş ancak daha sonra Bizans tarafından geri alınmıştı. 1064 ve 1066 yıllarında da Türklerin kenti kısa süreli olarak ele geçirdiği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Malazgirt’ten Önce Malatya’da Neler Yaşanıyordu?</strong></h3>

<p>Malazgirt Zaferi’ni Malatya açısından anlamlı kılan en önemli ayrıntılardan biri, Türklerin bölgeye gelişinin 1071’den çok daha önce başlamış olması.</p>

<p>11. yüzyılda Anadolu’ya yönelik Türk akınları yoğunlaşırken Malatya da stratejik konumu nedeniyle bu hareketliliğin merkezlerinden biri oldu. Kent, Fırat havzasına yakınlığı ve Anadolu ile Mezopotamya arasındaki geçiş güzergahındaki konumu nedeniyle tarih boyunca büyük devletlerin dikkatini çekti.</p>

<p>Malatya’nın resmi tarih kaynaklarında, Türklerin 1057 yılında kenti ele geçirdiği ancak Bizanslıların yeniden hakimiyet kurduğu belirtiliyor. Daha sonraki yıllarda da Türk akınlarının sürdüğü ve Malatya’nın 1064 ile 1066 yıllarında kısa süreli olarak Türklerin kontrolüne geçtiği aktarılıyor.</p>

<p>Yani Malatya için 1071, tamamen yeni bir sürecin başlangıcından çok, daha önce başlayan Türk hareketliliğinin büyük bir tarihi zaferle yeni bir aşamaya geçmesi anlamına geliyordu.</p>

<h3><strong>Malazgirt Zaferi Anadolu’nun Kapılarını Açtı</strong></h3>

<p>Malazgirt Savaşı’nda Sultan Alparslan’ın ordusu Bizans kuvvetlerini mağlup etti. Romen Diyojen’in esir düşmesiyle sonuçlanan savaş, Bizans’ın Anadolu’daki askeri gücünün zayıflamasına neden olurken Türklerin Anadolu içlerine doğru ilerleyişini hızlandırdı.</p>

<p>Malazgirt’in en önemli sonuçlarından biri, Anadolu’da Türk siyasi oluşumlarının ortaya çıkması oldu. Türk beyleri farklı bölgelerde hakimiyet kurmaya başlarken, Anadolu’nun siyasi haritası da değişmeye başladı.</p>

<p>Türk Tarih Kurumu, Malazgirt Zaferi’nin Anadolu’nun kaderinde yeni bir dönem oluşturduğunu ve zaferin ardından Türklerin Anadolu’yu yeni yurtları haline getirme sürecinin hızlandığını belirtiyor.</p>

<h3><strong>Malatya’nın Tarihindeki Büyük Değişim</strong></h3>

<p>Malazgirt sonrasında Anadolu’nun farklı bölgelerinde Türk beylikleri ortaya çıkarken Malatya da bu siyasi hareketliliğin önemli merkezlerinden biri oldu.</p>

<p>Özellikle Danişmendliler döneminde Malatya’nın bölgedeki önemi daha da arttı. Danişmendliler, Malazgirt sonrasında Anadolu’da ortaya çıkan ilk Türk hanedanlarından biri olarak Malatya ve çevresinde hakimiyet kurdu. İnönü Üniversitesi tarafından yayımlanan çalışmalarda da Danişmendlilerin 1071 sonrasında Anadolu’nun fethi ve Türk-İslam kültürünün bölgede yayılmasında önemli rol oynadığı, Malatya’nın da bu hakimiyet alanının önemli merkezlerinden biri olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Böylece Malazgirt’te başlayan büyük değişim, Malatya’da siyasi ve kültürel dönüşümün de önünü açan gelişmelerden biri oldu.</p>

<h3><strong>Malatya Ne Zaman Türk Beldesi Haline Geldi?</strong></h3>

<p>Malatya’nın Türk hakimiyetine geçişi bir anda gerçekleşmedi. Malazgirt sonrasında bölgede farklı siyasi mücadeleler yaşandı ve kent üzerindeki hakimiyet zaman içerisinde değişti.</p>

<p>Malatya Valiliği kaynaklarına göre Danişmend Gazi döneminde kent için önemli bir süreç yaşandı. Danişmend Gazi’nin Malatya’yı kuşatmasının ardından şehirde büyük bir kıtlık meydana geldi. Yaşanan gelişmelerin ardından Malatya’nın kapıları Danişmendlilere açıldı ve kent 18 Eylül 1101’de Danişmend Gazi tarafından ele geçirildi. Malatya daha sonra Selçuklular ve Danişmendliler dönemlerinde önemli bir merkez olarak varlığını sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tarih, Malatya’nın Türk siyasi tarihindeki yerini anlamak açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Tarihte “eğer” sorularına kesin cevap vermek mümkün değil. Ancak Malazgirt Zaferi’nin Anadolu’daki Türk hareketliliğini hızlandırdığı ve Bizans’ın bölgedeki direncini önemli ölçüde kırdığı tarihi kaynaklarda açıkça vurgulanıyor.</p>

<p>Malatya açısından bakıldığında ise 1071’den önce başlayan Türk akınlarının, Malazgirt sonrasında daha geniş ve kalıcı bir siyasi sürece dönüştüğü görülüyor.</p>

<p>Bu nedenle Malazgirt’i Malatya tarihinden ayrı düşünmek mümkün değil. Kent, Anadolu’nun doğudan batıya uzanan Türkleşme sürecinde stratejik konumu nedeniyle önemli bir geçiş ve yerleşim merkezi olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Malatya’da Türk-İslam Kültürünün Temelleri Atıldı</strong></h3>

<p>Malazgirt sonrasında Anadolu’da kurulan Türk beylikleri yalnızca siyasi hakimiyet kurmakla kalmadı. Şehirlerin imarı, ticaret yollarının geliştirilmesi, eğitim kurumlarının oluşturulması ve yeni mimari eserlerin inşa edilmesiyle Anadolu’nun sosyal ve kültürel yapısı da değişmeye başladı.</p>

<p>Malatya da bu dönüşümün önemli merkezlerinden biri oldu. Danişmendliler ve daha sonraki Selçuklu hakimiyeti döneminde kent, Anadolu’nun doğusundaki önemli siyasi ve kültürel merkezlerden biri olmayı sürdürdü.</p>

<p>Bugün Malatya’da görülen çok sayıda tarihi yapı ve kültürel mirasın arkasında da kentin farklı dönemlerden geçen bu uzun tarihi bulunuyor.</p>

<h3><strong>26 Ağustos Malatya İçin Neden Önemli?</strong></h3>

<p>26 Ağustos denildiğinde akıllara ilk olarak Malazgirt Zaferi geliyor. Ancak Malatya açısından bu tarih, kentin yüzyıllar süren dönüşümünün önemli bir aşamasını da hatırlatıyor.</p>

<p>Çünkü Malatya, Malazgirt’ten önce Türk akınlarını görmüş, 1071 sonrasında ise Anadolu’daki Türk siyasi hakimiyetinin güçlenmesiyle birlikte yeni bir döneme girmişti.</p>

<p>Bu nedenle Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü, yalnızca Muş’taki savaş alanını değil, Malatya’nın da içinde bulunduğu Anadolu coğrafyasının geçirdiği büyük tarihi değişimi hatırlamak açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Malazgirt ve Malatya Tarihinde Öne Çıkanlar</strong></h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Tarih / Dönem</th>
   <th>Malatya ve Anadolu’daki Gelişme</th>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>1057</strong></td>
   <td>Malatya Türklerin eline geçti, daha sonra Bizans yeniden hakimiyet kurdu.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>1064-1066</strong></td>
   <td>Türkler Malatya’yı kısa süreli olarak yeniden ele geçirdi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>26 Ağustos 1071</strong></td>
   <td>Sultan Alparslan Malazgirt’te Bizans ordusunu mağlup etti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>1071 sonrası</strong></td>
   <td>Türklerin Anadolu içlerine ilerleyişi hızlandı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>18 Eylül 1101</strong></td>
   <td>Malatya Danişmend Gazi tarafından ele geçirildi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Sonraki dönem</strong></td>
   <td>Malatya Selçuklu ve Danişmendli hakimiyetinde önemli bir merkez oldu.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><strong>955 Yıl Önce Malazgirt’te Başlayan Değişimin Malatya’daki İzleri</strong></h3>

<p>Malazgirt Zaferi’nin üzerinden 955 yıl geçti. Ancak 26 Ağustos 1071’in Anadolu üzerindeki etkileri bugün dahi şehirlerin tarihinde görülmeye devam ediyor.</p>

<p>Malatya da bu tarihi dönüşümün en önemli duraklarından biri oldu. Türklerin kente yönelik akınları Malazgirt’ten önce başlamış olsa da 1071 Zaferi sonrasında Anadolu’daki siyasi dengelerin değişmesi, Malatya’nın da içinde bulunduğu bölgede Türk hakimiyetinin güçlenmesine zemin hazırladı.</p>

<p>Bugün Malatya’nın tarihine bakıldığında, Malazgirt’te kazanılan zafer ile yüzyıllar boyunca şekillenen Türk-İslam şehri arasında güçlü bir tarihsel bağ görülüyor.</p>

<p>Bir meydan savaşıyla başlayan değişim, yıllar içerisinde şehirlerin kaderine dokundu. Malazgirt Ovası’nda başlayan o büyük dönüşümün izleri, aradan 955 yıl geçmesine rağmen Malatya’nın tarihî kimliğinde yaşamaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Rabia Kocayiğit</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malazgirtten-malatyaya-uzanan-tarih-955-yil-once-baslayan-degisim-kenti-nasil-etkiledi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/malazgirt.jpg" type="image/jpeg" length="46800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’nın Unutulan Sözleri “Malatyaca” Kitabında Toplandı!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyanin-unutulan-sozleri-malatyaca-kitabinda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyanin-unutulan-sozleri-malatyaca-kitabinda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın yıllar içerisinde oluşan yerel dil kültürü, gazeteci yazar Yaşar Karaaslan tarafından hazırlanan “Malatyaca” adlı kitapla kayıt altına alındı. Kentin günlük yaşamında kullanılan ve yeni nesiller tarafından giderek daha az bilinen yöresel kelime, deyim, atasözü ve sözlü kültür örnekleri tek eserde bir araya getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatyalı gazeteci yazar Yaşar Karaaslan’ın uzun süren araştırma ve derleme çalışmalarının ardından hazırladığı ilk kitabı “Malatyaca Sözlük, Atasözleri, Deyimler, Dualar, Beddualar, Bilmeceler” okuyucularla buluştu. Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından yayımlanan eser, kentin kendine özgü konuşma biçiminin gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.</p>

<h3><strong>Bin 600’den fazla kültürel ifade bir arada</strong></h3>

<p>Kitapta Malatya’da geçmişten günümüze kullanılan yaklaşık 800 yöresel sözcük yer alıyor. Bunun yanı sıra 600’den fazla atasözü ve deyim ile 200’ü aşkın dua, beddua ve bilmece de eserde kendine yer buluyor. Böylece Malatya’nın sözlü kültürüne ait bin 600’den fazla başlık yazılı olarak kayıt altına alınmış oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="202608251514 Img 6976" class="detail-photo img-fluid" height="4284" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/202608251514-img-6976.jpeg" width="5712" /></p>

<p>Eserde yalnızca kelimelerin anlamlarına değil, Malatyalıların yaşam biçimine ve olaylara bakışına da ışık tutuluyor. Yöresel ifadeler üzerinden kentin mizah anlayışı, günlük alışkanlıkları, gelenekleri ve toplumsal hafızasından izler okuyucuya aktarılıyor.</p>

<h3><strong>Kültürel miras gelecek kuşaklara taşınıyor</strong></h3>

<p>Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kitabın ön sözünde yerel dilin kültürel kimliğin önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Er, “Malatyaca”nın kent ile özdeşleşen söz varlığını koruyarak gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade etti.</p>

<p>Arslantepe, Yeni Cami ve Malatya’nın simgesi kayısı gibi kentin kültürel değerlerinden izler taşıyan kapak tasarımıyla da dikkat çeken kitapta, Malatya’ya özgü dil ve gönül bağını anlatan ifadelere yer veriliyor.</p>

<p><img alt="202608251514 Img 6977-1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/202608251514-img-6977-1.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Gazetecilik çalışmalarının yanı sıra Malatya’nın sosyal ve kültürel yaşamına yönelik araştırmalarıyla da tanınan Yaşar Karaaslan, “Malatyaca” ile yıllar içerisinde sözlü olarak aktarılan birçok ifadeyi kalıcı bir esere dönüştürdü. Kitap, Malatya’nın unutulmaya yüz tutan yerel dil mirasının gelecek kuşaklara ulaştırılması açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyanin-unutulan-sozleri-malatyaca-kitabinda-toplandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/202608251514-img-6978.jpeg" type="image/jpeg" length="93472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malazgirt Savaş Alanında Tarihi İzler Tek Tek Kayıt Altına Alınıyor: 380 Ok Ucu Ve 1000'e Yakın Metal Obje Bulundu!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malazgirt-savas-alaninda-tarihi-izler-tek-tek-kayit-altina-aliniyor-380-ok-ucu-ve-1000e-yakin-metal-obje-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malazgirt-savas-alaninda-tarihi-izler-tek-tek-kayit-altina-aliniyor-380-ok-ucu-ve-1000e-yakin-metal-obje-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malazgirt Savaşı'nın gerçekleştiği alanın belirlenmesine yönelik kazılarda 2026 sezonunda yaklaşık 380 ok ucu ve 1000'e yakın metal obje gün yüzüne çıkarıldı. Tarihi buluntular laboratuvarda temizlenip kataloglanarak kayıt altına alınıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türklerin Anadolu'ya girişinde dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Savaşı'nın yapıldığı alanın kesin olarak belirlenmesine yönelik arkeolojik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. 2020 yılında başlatılan “Malazgirt Savaş Alanı'nın Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi”, 2026 yılında yedinci sezonuna ulaştı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesi işbirliğinde yürütülen çalışmalarda farklı üniversitelerden arkeolog, antropolog, sanat tarihçisi ve tarihçiler görev alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik'in bilimsel danışmanlığındaki çalışmalarda, Malazgirt'in farklı noktalarında hem yüzey araştırmaları hem de arkeolojik kazılar gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>380'e Yakın Ok Ucu Ortaya Çıkarıldı</strong></h3>

<p>1 Haziran'dan bu yana yürütülen 2026 sezonu çalışmalarında 42 mezar açılırken, kazı ve yüzey araştırmalarında savaşa ait olduğu değerlendirilen çok sayıda metal obje bulundu.Araştırmalarda yaklaşık 380 ok ucu tespit edilirken; nal, nal çivisi, silah parçaları ve sikkelerin de aralarında bulunduğu 1000'e yakın metal obje gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p>Buluntuların tamamı doğrudan sergilenmek üzere bırakılmıyor. Kazı alanından çıkarılan eserler önce laboratuvara götürülüyor. Burada uzmanlar tarafından temizlenen objeler, özelliklerine göre kataloglanıyor ve proje kapsamında oluşturulan veri tabanına kaydediliyor.Gerekli görülen eserler ise restorasyon ve koruma işlemlerinden geçiriliyor.</p>

<p>Çalışmalar yalnızca savaşta kullanılan silah ve metal objelerle sınırlı değil. Araştırmacılar, Malazgirt Savaşı sırasında yaşanan insan kayıplarına ilişkin de arkeolojik veriler elde etmeye çalışıyor. Yaklaşık 150 kilometrekarelik alanda sondaj çalışmalarının sürdürüldüğü belirtilirken, Afşin mezarlık alanında 42 mezar açıldı. Projenin üç yıllık sürecinde ise toplamda 100'e yakın mezar ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Daha önce açılan mezarların 11. ve 12. yüzyıllara tarihlendirildiği, son kazılarda elde edilen örneklerin ise radyokarbon tarihlemesi yapılması amacıyla TÜBİTAK'a gönderildiği bildirildi.</p>

<h3><strong> İlk Kez Selçuklu Dönemine Ait Gümüş Sikkeler Bulundu</strong></h3>

<p>2026 sezonunun dikkat çeken sonuçlarından biri de sikkeler oldu. Prof. Dr. Adnan Çevik, projenin yedinci yılında ilk kez Selçuklu dönemine ait gümüş sikkelere rastlanmaya başlandığını açıkladı. Bölgede Bizans sikkelerinin de bulunmaya devam ettiği belirtilirken, araştırmacılar elde edilen buluntular üzerinden Malazgirt Savaşı'nın gerçekleştiği alanın sınırlarını daha net ortaya koymayı hedefliyor.</p>

<p>Çalışmalar savaş alanıyla da sınırlı tutulmuyor. Malazgirt'in kale şehrinde yürütülen kazılardan çıkarılan eserlerle savaş alanında bulunan objeler karşılaştırılıyor. Böylece iki farklı alandaki arkeolojik buluntular arasında bağlantı kurulmaya çalışılıyor.</p>

<p>Kazı ekibinin çalışmaları sahada olduğu kadar laboratuvar ortamında da yoğun şekilde devam ediyor. Savaşa ait olduğu değerlendirilen metal objeler temizleniyor, belgeleniyor, kataloglanıyor ve dijital veri tabanına aktarılıyor. İnsan kalıntılarından elde edilen kemikler üzerinde de imkanlar ölçüsünde analizler yapılırken, metal eserlerin restorasyonu ve korunması için uzman ekipler çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Malazgirt'te yürütülen araştırmaların ilerleyen sezonlarda yeni buluntular ortaya çıkarması ve 1071 Malazgirt Savaşı'nın gerçekleştiği alanın daha net şekilde belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malazgirt-savas-alaninda-tarihi-izler-tek-tek-kayit-altina-aliniyor-380-ok-ucu-ve-1000e-yakin-metal-obje-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kazi-1.jpg" type="image/jpeg" length="72266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllardır Büyüklerin Hafızasında Saklıydı! 16 Drejan Aşiretinin Hikâyesi Kitap Oldu]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yillardir-buyuklerin-hafizasinda-sakliydi-16-drejan-asiretinin-hikayesi-kitap-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yillardir-buyuklerin-hafizasinda-sakliydi-16-drejan-asiretinin-hikayesi-kitap-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilkale Sohbetleri Programı, zamanla yalnızca bir sohbet programı olmaktan çıktı ve 16 Drejan ailesinin geçmişini geleceğe taşıyan önemli bir çalışmaya dönüştü. Ailelerin soyağaçları, köyleri, akrabalıkları, isimleri ve yıllardır büyüklerin hafızasında yaşayan hikâyeler kitapta bir araya getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bazı hikâyeler kitaplarda yazmaz, bazı isimler resmi kayıtlarda yer almaz, bazı akrabalık bağlarını ise yalnızca ailelerin yaşlıları bilir. İşte yıllardır büyüklerin hafızasında yaşayan bu bilgilerin kaybolmaması için başlatılan Yeşilkale Sohbetleri, bugün önemli bir esere dönüştü. Programın ilk sezonunda 16 Drejan ailesinin geçmişi, aile bağları, hatıraları, köyleri ve sözlü tarih anlatıları bir araya getirildi.</p>

<p>Halit Alpaslan öncülüğünde başlayan programda aileler, köyler, göçler, akrabalıklar, gelenekler ve geçmişte yaşananlar konuşuldu. Başlangıçta yalnızca insanların bildiklerini kayıt altına almak amacıyla gerçekleştirilen sohbetler, zaman içerisinde kapsamlı bir sözlü tarih çalışmasına dönüştü.</p>

<p>Alpaslan, çalışmanın başlangıç noktasını anlatırken, “Yeşilkale Sohbetleri Programına başlarken aslında bir kitap yazacağımızı bilmiyorduk. Biz sadece bazı şeylerin kaybolmasından korkuyorduk.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Bir Sohbet Olarak Başladı, Hafıza Kitabına Dönüştü</strong></h3>

<p>Yeşilkale Sohbetleri başlarken kimse bunun bir gün kitaba dönüşeceğini bilmiyordu. Amaç, özellikle geçmişte kaybedilen büyüklerin ardından onların bildiklerinin de unutulmasının önüne geçmekti.</p>

<p>Çünkü ailelerin geçmişine ilişkin pek çok bilgi resmi arşivlerde bulunmuyor. Hangi ailenin hangi köyde yaşadığı, kimlerin birbirleriyle akraba olduğu, ailelerin nereden geldiği ve geçmişte yaşanan bazı önemli olaylar çoğu zaman sözlü olarak nesilden nesile aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alpaslan, bu durumun önemine dikkat çekerek, “Çünkü bazı bilgiler kitaplarda yazmıyor. Bazı hikâyelerin arşivi yok. Bazı isimleri yalnızca bir dede biliyor. Bazı akrabalıkları yalnızca yaşlılarımız hatırlıyor.” dedi.</p>

<p>Bu bilgileri taşıyan büyükler hayatını kaybettiğinde, onların hafızasında bulunan bilgilerin de beraberinde kaybolabildiğini belirten Alpaslan, çalışmanın temelinde bu kaygının bulunduğunu söyledi.</p>

<p>“Bazı hikâyeler ise bir sonraki nesle aktarılmadığında bir daha geri gelmemek üzere kayboluyor.” diyen Alpaslan, Yeşilkale Sohbetleri'nin ortaya çıkışında yaşanan kayıpların da etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Yazhn" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/yazhn.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>16 Drejan Ailesinin Geçmişi Tek Kitapta Buluştu</strong></h3>

<p>Hazırlanan kitabın en dikkat çekici bölümünü ise 16 Drejan ailesinin soyağaçları oluşturuyor. Eserde Şatolar, Zeynanlılar, Kışlalılar, Sımolar, Mollıklar, Birmoklar, Kureyşan, Sulluran, Midemoğulları, Hacolar, Şavatalar, Affıklar, Valıkmıstıklar, Kamaraş, Şatıroğulları ve Bakoslar olmak üzere 16 aile ele alındı.</p>

<p>Kitapta yalnızca isimler değil, nesiller boyunca aktarılan aile bağları, köyler, akrabalık ilişkileri ve geçmişten günümüze uzanan hatıralar da yer alıyor.</p>

<p>Bu yönüyle eser, yalnızca bir programın kayıtlarını içeren bir kitap olmanın ötesine geçiyor. Bölgenin sosyal yapısını ve aileler arasındaki ilişkileri geleceğe taşıyan bir hafıza çalışması niteliği kazanıyor.</p>

<p>Alpaslan da kitabın içeriğini anlatırken, “İçinde 16 Drejan ailesinin soyağaçları var. İsimler var. Nesiller, aileler, hatıralar, köyler var. Ve bütün bunların arkasında kocaman bir insan hikâyesi var.” sözleriyle çalışmanın kapsamını anlattı.</p>

<p>Bugün kitabı eline alan genç bir kişinin yıllar önce yaşamış dedesinin adına ulaşabilmesi, ailesinin hangi büyüklerden geldiğini öğrenebilmesi ve kendi kökleri hakkında bilgi sahibi olabilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>“Biz Bugün İçin Değil, Yarın İçin Kayıt Tuttuk”</strong></h3>

<p>Çalışmanın ortaya çıkışındaki temel düşünce, geçmişin yalnızca resmi belgelerden ibaret olmadığı gerçeğine dayanıyor.</p>

<p>Bir dedenin yıllarca anlattığı aile hikâyesi, bir ninenin hatırladığı köy yaşamı, aile büyüklerinin birbirleriyle olan akrabalık ilişkileri veya geçmişte yaşanan bir göç hikâyesi, yazılı hale getirilmediğinde zaman içerisinde unutulabiliyor.</p>

<p>Yeşilkale Sohbetleri ile bu sözlü bilgiler önce dijital olarak kayıt altına alındı. Ardından kayıtlar yazıya dönüştürülerek gazetede yayımlandı ve internet ortamına taşındı. YouTube üzerinden de izleyicilerle buluşturulan içerikler, son aşamada kalıcı bir kitaba dönüştürüldü.</p>

<p>Alpaslan bu süreci, “Biz canlı tanıkların hafızasında bulunan bilgileri dijital olarak kayda aldık. O kayıtları yazıya dönüştürüp, gazetede yayımladık. Sonra internet ortamına taşıyıp, YouTube'da insanlarla buluşturduk. Ve şimdi bütün bu yolculuğu kalıcı bir esere dönüştürdük.” sözleriyle anlattı.</p>

<p>Çalışmanın gelecek kuşaklara yönelik olduğunu vurgulayan Alpaslan, “Biz bugün için değil, yarın için kayıt tuttuk. Çünkü hafıza korunmazsa kaybolur. Ve kaybolan bazı şeylerin yerine yenisini koyamazsınız.” dedi.</p>

<h3><strong>“Bir Programın Kitabı Değil, Bir Bölgenin Hafıza Defteri”</strong></h3>

<p>Yeşilkale Sohbetleri'nin ortaya çıkardığı eser, yalnızca bir televizyon ya da internet programının kitabı olarak görülmüyor.</p>

<p>Çalışmanın temelinde, bölgenin sözlü tarihini kayıt altına alma düşüncesi bulunuyor. Ailelerin geçmişi, köylerin hikâyeleri, göçler, akrabalık ilişkileri ve gelenekler bir araya getirilerek gelecek kuşaklara aktarılmak isteniyor.</p>

<p>İlk sezonun birikimini içeren 236 sayfalık kitap, özel baskısıyla okuyucuyla buluşurken, program boyunca ele alınan 16 Drejan ailesinin geçmişlerine ve sözlü tarih kayıtlarına yer veriyor.</p>

<h3><strong>Alpaslan, kitabın anlamını ise şu sözlerle ifade etti:</strong></h3>

<p>“Bugün elimizde tuttuğumuz kitap, aslında yıllardır devam eden bir çalışmanın almanağıdır. Bir programın kitabı değil sadece... Bir bölgenin hafıza defteridir.”</p>

<h3><strong>Gençler İçin Geçmişe Açılan Bir Kapı Olacak</strong></h3>

<p>Günümüzde aile geçmişine ilişkin bilgilerin yeni kuşaklara aktarılması giderek daha önemli hale gelirken, Yeşilkale Sohbetleri bu konuda dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.</p>

<p>Çünkü geçmişini bilmeyen bir kişinin ailesinin nereden geldiğini, kimlerin hangi hayatları yaşadığını ve bugünkü aile yapısının nasıl oluştuğunu anlaması zorlaşabiliyor.</p>

<p>Hazırlanan kitap ise gençlerin kendi geçmişlerine ilişkin sorularına cevap bulabilecekleri kalıcı bir kaynak olmayı hedefliyor.</p>

<p>Alpaslan, kitabın yıllar sonra gençler ve çocuklar için taşıyacağı anlamı, “Belki bugün genç bir arkadaşımız bu kitabı açacak ve kendi dedesinin adını ilk kez görecek. Belki bir çocuk, ailesinin hangi büyüklerden geldiğini merak edecek. Belki yıllar sonra bir torun, bu kitabın sayfalarını açacak ve artık hayatta olmayan büyükbabasının ismini bulacak.” sözleriyle anlattı.</p>

<h3><strong>“Bu Kitap Onların”</strong></h3>

<p>Hazırlanan çalışmanın yalnızca bugünün insanlarına değil, gelecekte kitabın sayfalarını açacak çocuklara ve torunlara bırakılması hedefleniyor.</p>

<p>Bu nedenle kitap, ailelerin geçmişini öğrenmek isteyen yeni nesiller açısından önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Alpaslan, çalışmanın geleceğe bırakılan bir miras olduğunu belirterek, “Bugünün çocuklarına, dünün büyüklerini bırakabilir miyiz? Bence bırakabiliriz. Bu kitap bunun cevabıdır.” dedi.</p>

<p>Çalışmaya katkı sunanlara da teşekkür eden Alpaslan, kitabın gelecek kuşaklara ait olduğunu vurgulayarak, “Bu kitap onların. Çünkü geçmiş yalnızca geçmişte kalmaz. Geçmiş, bugünümüzün ve yarınımızın bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Geçmişten Geleceğe Bırakılan Bir Miras</strong></h3>

<p>Yeşilkale Sohbetleri'nin hikâyesi aslında bir programın hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor.</p>

<p>İnsanların hafızasında yaşayan bilgiler önce dinlendi, ardından kayıt altına alındı. Yazıya geçirilen hikâyeler gazetelerde ve dijital platformlarda yayımlandı. Sonunda ise bütün bu çalışma kalıcı bir esere dönüştü.</p>

<p>16 Drejan ailesinin geçmişini bir araya getiren kitap, gelecek kuşaklara bırakılan bir hafıza mirası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Çalışmanın temel mesajı ise oldukça açık: Geçmiş yalnızca geçmişte yaşananlardan ibaret değil. Geçmiş, bugün yaşayan insanların kim olduğunu ve yarın nasıl hatırlanacaklarını da belirliyor.</p>

<p>Halit Alpaslan'ın sözleriyle, “Biz geçmişimizi dinleyip kayıt aldık. Ve şimdi geleceğe bırakıyoruz. Yeşilkale Sohbetleri... Bir programdan doğdu. Bir kitaba dönüştü. Şimdi ise bir hafıza olarak geleceğe kalıyor.”</p>

<p>Yeşilkale Sohbetleri'nin ilk sezonuyla ortaya çıkan 236 sayfalık eser, böylece televizyon ekranlarından çıkarak kitaplıklara, aile arşivlerine ve gelecek kuşakların hafızasına taşınıyor.</p>

<p><i>Malatya haber ve bölgeden son gelişmelere ulaşmak için haber sitemizi inceleyin.</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zeynep Baran</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Yazıhan Haberleri</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yillardir-buyuklerin-hafizasinda-sakliydi-16-drejan-asiretinin-hikayesi-kitap-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/img-9802-2.JPG" type="image/jpeg" length="99689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da 800 Yıllık Tarih Ortaya Çıktı! Bu Kitabe Neden “Malatya Vesikası” Deniyor?]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-800-yillik-tarih-ortaya-cikti-bu-kitabe-neden-malatya-vesikasi-deniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-800-yillik-tarih-ortaya-cikti-bu-kitabe-neden-malatya-vesikasi-deniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan tarihi Taşhan, yaklaşık 800 yıllık üç dilli kitabesiyle geçmişten günümüze uzanan önemli bir kültürel mirası barındırıyor. Ermenice, Arapça ve Süryanice olarak kaleme alınan kitabenin, Türk-İslam döneminde bilinen benzerinin bulunmadığı belirtiliyor. Uzmanlar tarafından “Malatya Vesikası” olarak nitelendirilen kitabe, Anadolu’nun çok kültürlü geçmişine ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan Taşhan, yalnızca tarihi mimarisiyle değil, üzerinde taşıdığı yaklaşık 800 yıllık kitabe ile de dikkat çekiyor. Üç farklı dilde yazılan kitabe, yapının geçmişine ilişkin önemli bilgiler sunarken, Anadolu’da farklı kültür ve inançların bir arada yaşadığı dönemlere dair de önemli bir belge niteliği taşıyor.</p>

<h3><strong>800 Yıllık Kitabe Üç Dilde Yazıldı</strong></h3>

<p>Taşhan’ın giriş bölümünde yer alan önemli kitabelerden ilki Ermenice, Arapça ve Süryanice olarak yazıldı. Kitabede yer alan bilgilere göre yapı, 1218 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus döneminde inşa edildi.</p>

<p>Kitabede, hana adını veren ve yapının yaptırılmasını sağlayan kişinin ise Ebusalim Bin Ebu-l Hasan Ela-Şamas El Hekim El Malati olduğu belirtiliyor. Döneminin tanınmış doktorlarından olduğu aktarılan bu kişinin yaptırdığı han, yüzyıllar boyunca bölgedeki önemli yapılardan biri olmayı sürdürdü.</p>

<h3><strong>“Malatya Vesikası” Olarak Nitelendiriliyor</strong></h3>

<p>Fırat Üniversitesi Sanat Tarihi Profesörü Dr. İsmail Aytaç, Hekimhan Taşhan’da bulunan üç dilli kitabenin Türk-İslam tarihi açısından son derece önemli olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Aytaç’a göre dünyada iki dilli kitabelere çok sayıda örnek bulunurken, üç dilli kitabeler oldukça nadir. Bu kapsamda Mısır ve Hititler arasındaki savaşı anlatan Kadeş Anlaşması ile Letoon Antik Kenti’nden çıkarılan Likçe, Aramice ve Grekçe kitabe önemli örnekler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Taşhan’daki kitabenin ise Türk-İslam dönemi açısından dikkat çekici bir örnek olduğu ifade ediliyor. Süryanice, Ermenice ve Arapça kaleme alınan kitabenin, Anadolu’da farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşama tecrübesini göstermesi bakımından ayrı bir öneme sahip olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu özelliği nedeniyle kitabe, “Malatya Vesikası” olarak nitelendiriliyor.</p>

<p><img alt="Tashan2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/tashan2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Taşhan’ın Tarihi Yüzyıllara Uzanan Mimarisinde Saklı</strong></h3>

<p>Taşhan’ın mimari yapısı da dönemin özelliklerini yansıtıyor. Hanın ön bölümünde kare planlı bir avlu bulunurken, avlunun çevresinde çeşitli odalar sıralanıyor. Avlunun arka bölümünde ise dikdörtgen planlı ve kendi içerisinde üç bölüme ayrılan kapalı bir hol yer alıyor.</p>

<p>Giriş kapısının iki yanında bulunan köşe odaları kare planlı olarak inşa edilirken, odaların içerisinde ocaklar bulunuyor. Yan odaların üzeri kaburgalı beşik tonozlarla örtülüyor. Kapalı bölümün batı duvarını destekleyen payandalar ve yan duvarlarda bulunan çörtenler de yapının dikkat çeken mimari unsurları arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Taşhan’da Selçuklu ve Osmanlı İzleri Bir Arada</strong></h3>

<p>Taşhan’da yalnızca Selçuklu dönemine ait izler bulunmuyor. Yapının ikinci önemli kitabesi Arapça olarak kaleme alınmış ve Alaaddin Keykubat döneminde avlulu bölümün yapıldığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Üçüncü kitabe ise Osmanlı döneminde gerçekleştirilen onarıma ilişkin bilgiler taşıyor. 1661 yılına tarihlenen bu kitabe, IV. Mehmed’in saltanat dönemine denk geliyor.</p>

<p>Böylece Taşhan, farklı dönemlerin izlerini aynı yapı içerisinde bir araya getiriyor.</p>

<p><img alt="T Ş Hn3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/t-s-hn3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>2006-2009 Yıllarında Restore Edildi</strong></h3>

<p>Yaklaşık sekiz asırlık geçmişe sahip olan Taşhan, zaman içerisinde çeşitli müdahaleler görmesine rağmen günümüze kadar ulaşmayı başardı. Yapı, 2006-2009 yılları arasında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edildi.</p>

<p>Bugün Hekimhan’ın tarihi kimliğinin önemli unsurlarından biri olan Taşhan, özellikle üç dildeki kitabesiyle Malatya’nın kültürel mirası içerisinde özel bir yere sahip bulunuyor.</p>

<p>Uzmanların “Malatya Vesikası” olarak değerlendirdiği yaklaşık 800 yıllık kitabe, yalnızca bir yapının geçmişini anlatmakla kalmıyor; Anadolu’da farklı dillerin, kültürlerin ve inançların bir arada bulunduğu tarihsel sürecin de önemli tanıklarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><i>Malatya’nın tarihi ve kültürel mirasından daha fazla haber için Malatya Söz’ü takip etmeye devam edin.</i></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zeynep Baran</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-800-yillik-tarih-ortaya-cikti-bu-kitabe-neden-malatya-vesikasi-deniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 19:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/tashan1.jpg" type="image/jpeg" length="98670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani’de Bulundu, Malatya Detayı Dikkat Çekti! Selçuklu Taşında Hz. Muhammed İsmi]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/anide-bulundu-malatya-detayi-dikkat-cekti-selcuklu-tasinda-hz-muhammed-ismi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/anide-bulundu-malatya-detayi-dikkat-cekti-selcuklu-tasinda-hz-muhammed-ismi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars’taki Ani Ören Yeri’nde yürütülen kazılarda, üzerinde kufi hatla “Hz. Muhammed” isminin altı kez tekrarlandığı Selçuklu dönemine ait bezemeli bir taş bulundu. Eserin süsleme anlayışının Malatya Ulu Camii ile benzerlik taşıması, tarihi buluntuyu Malatya açısından da dikkat çekici hale getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’ndeki arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan önemli eseri kamuoyuyla paylaştı. Selçuklu Mezarlığı’nda bulunan 51’e 21 santimetre ölçülerindeki taşın, bir Selçuklu kümbetine ait mimari parça olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Malatya Ulu Camii ile benzer süslemeler</strong></h3>

<p>Kabartma tekniğiyle hazırlanan taşın merkezinde sekiz köşeli yıldız biçiminde bir motif bulunuyor. Bu motifin çevresindeki kufi yazı kuşağında “Hz. Muhammed” ismi altı kez tekrarlanıyor. Eserin yalnızca yarısının günümüze ulaşması nedeniyle bugün bu tekrarların üçü görülebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buluntuyu Malatya açısından önemli kılan ayrıntı ise süsleme düzeninin kentteki tarihi yapılardan Malatya Ulu Camii ile benzerlik göstermesi oldu. Aynı veya benzer süsleme anlayışının Tercan’daki 1191 tarihli Mama Hatun Kümbeti, Beyşehir’deki Eşrefoğlu Camii ve Konya’daki Tahir ile Zühre Mescidi’nde de görüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Selçuklu mirasının izleri Malatya’ya uzanıyor</strong></h3>

<p>1224 yılında inşa edilen Malatya Ulu Camii, Anadolu’daki Selçuklu döneminin önemli mimari eserleri arasında bulunuyor. Ani’de ortaya çıkarılan taşta görülen süsleme anlayışının Malatya Ulu Camii’nde de karşımıza çıkması, Anadolu’nun farklı noktalarındaki Selçuklu eserleri arasındaki kültürel ve sanatsal bağlantıya dikkat çekiyor.</p>

<p>Eserin, Ani’nin Türk-İslam kimliğini, dönemin inanç dünyasını ve mezarlık kültürünü yansıtan önemli bir arkeolojik belge niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Ani’nin Türk-İslam tarihindeki önemi</strong></h3>

<p>Sultan Alparslan’ın 1064 yılında gerçekleştirdiği fetihle Türklerin Anadolu’ya giriş kapılarından biri haline gelen Ani, Türk-İslam tarihi açısından önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Kazılarda elde edilen veriler, Ani’deki Selçuklu Mezarlığı’nın Anadolu’nun ilk Türk-İslam mezarlığı ve ilk Türk şehitliği olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>İlk fetih camisi, ilk cami ve ilk mescit gibi tarihi yapılara da ev sahipliği yapan Ani, Anadolu’daki Türk-İslam medeniyetinin gelişimini ortaya koyan önemli merkezlerden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Mevlid Kandili gecesinde gün yüzüne çıkarılan ve üzerinde Hazreti Muhammed’in ismini taşıyan Selçuklu dönemine ait taş, Anadolu’nun farklı şehirlerindeki tarihi eserlerin ortak kültürel mirasını bir kez daha gündeme taşıdı. Malatya haber ve Malatya haberlerine ulaşmak için haber sitemizi inceleyin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/anide-bulundu-malatya-detayi-dikkat-cekti-selcuklu-tasinda-hz-muhammed-ismi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-b2fe5564276893ee01ac125ca8261b01.webp" type="image/jpeg" length="21918"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Annesinin Bir Cümlesi Hayatını Değiştirdi! 72 Yaşında Roman Yazdı]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/annesinin-bir-cumlesi-hayatini-degistirdi-72-yasinda-roman-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/annesinin-bir-cumlesi-hayatini-degistirdi-72-yasinda-roman-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ’da yaşayan 72 yaşındaki Suna Tan, çocukluğunda yalnızca bir saat okul eğitimi almasına rağmen okuma ve yazma tutkusundan vazgeçmedi. Yıllar sonra annesine verdiği sözü yerine getiren Tan, annesinin hayatını “Anneme Sözüm Vardı” adıyla romana dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’da yaşayan 3 çocuk ve 7 torun sahibi 72 yaşındaki Suna Tan’ın hayat hikayesi, eğitim imkanlarının sınırlı olduğu dönemlerde bile insanın hedeflerinden vazgeçmemesi gerektiğini ortaya koydu. Çocukluğunda okula yalnızca bir saat gidebilen Tan, okuma yazmayı kendi çabalarıyla öğrendi. Yıllar boyunca defterlerine anılarını ve yaşadıklarını yazan Tan, annesinin kendisine yıllar önce yönelttiği “Hayatımı yazarsan roman olur, yazar mısın?” sözünü unutmadı.</p>

<p>Tan, son altı ayda tamamladığı çalışmasının ardından annesinin hayatını “Anneme Sözüm Vardı” adıyla kitaplaştırdı.</p>

<h3><strong>Okul Hayali Sadece Bir Saat Sürdü</strong></h3>

<p>Suna Tan, çocukluğunda okula gitmeyi çok istediğini ancak dönemin şartları nedeniyle eğitim hayatına devam edemediğini anlattı. Ağabeyinin okula gidip gelmesini gördükçe okumaya daha fazla heveslendiğini belirten Tan, annesinin isteğini kıramayarak kendisini okula götürdüğünü söyledi.</p>

<p>Tan, sınıfta öğretmeninin çizimlerini beğendiğini ve tahtaya kaldırdığını belirterek o anları hayatının en güzel anlarından biri olarak anlattı. Ancak babasının okula gelerek kendisini eve götürmesiyle okul serüveni yalnızca bir saat sürdü.</p>

<h3><strong>Okuma Azmi Hiç Bitmedi</strong></h3>

<p>Okula devam edemeyen Tan, 12-13 yaşlarına geldiğinde evlerine alınan gazete ve kitapları kendi çabasıyla okumaya başladı. Eğitim imkanından mahrum kalmasına rağmen okuma isteğini hayatı boyunca korudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllar sonra annesiyle yaptığı bir konuşma ise Tan’ın hayatında yeni bir sayfa açtı. Annesinin kendi hayatının roman olabileceğini söylemesi üzerine Tan, annesine bu sözü yerine getireceğine dair söz verdi.</p>

<p>Bu sözün ardından geçmişe ait anılarını ve yaşadıklarını defterlere aktarmaya başlayan Tan, yıllar boyunca biriktirdiği notları sonunda kitap haline getirdi.</p>

<h3><strong>72 Yaşında İlk Romanını Yayımladı</strong></h3>

<p>Tan, yıllar önce verdiği sözü 72 yaşında yerine getirdi. Son altı ayda çalışmalarını tamamlayan Tan’ın “Anneme Sözüm Vardı” adlı ilk romanı yayımlandı.</p>

<p>Yaşadığı süreci “İnsan gerçekten isterse başaramayacağı hiçbir şey yoktur” sözleriyle anlatan Tan, hayatı boyunca öğretmen yüzü görmediğini ancak içindeki okuma sevgisini hiçbir zaman kaybetmediğini ifade etti.</p>

<p>Tan’ın hikayesi, eğitim hayatı yalnızca bir saat sürmesine rağmen kendi çabasıyla okuma yazmayı öğrenmesi ve 72 yaşında kitap yayımlamasıyla dikkat çekti.</p>

<h3><strong>“Bu Kitap ‘Başaramam’ Diyen Herkesin Başarı Hikayesi”</strong></h3>

<p>Kitabın yayımlanma sürecinde Tan’a destek veren yayın grubu imtiyaz sahibi Talat Özer de eserin yalnızca bir roman olmadığını belirtti.</p>

<p>Özer, Suna Tan’ın yıllar önce verdiği sözü yerine getirmek için gösterdiği çabanın örnek olduğunu ifade ederek, “Bu kitap, ‘Ben başaramam’ diyen herkesin neleri başarabileceğini gösteren canlı bir hikayedir.” dedi.</p>

<p>Tan’ın çocuklukta yarım kalan eğitim hayali, yıllar sonra bir kitapla yeniden hayat buldu. “Anneme Sözüm Vardı”, bir annenin hayatını anlatmanın yanı sıra 72 yaşında bile yeni bir hayalin gerçekleştirilebileceğini gösteren bir yaşam hikayesi olarak okuyucuyla buluştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/annesinin-bir-cumlesi-hayatini-degistirdi-72-yasinda-roman-yazdi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/a-w773334-08.jpg" type="image/jpeg" length="32953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darende’nin Geleceği İçin Kritik Buluşma! Tarihi Ve Kültürel Değerler Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/darendenin-gelecegi-icin-kritik-bulusma-tarihi-ve-kulturel-degerler-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/darendenin-gelecegi-icin-kritik-bulusma-tarihi-ve-kulturel-degerler-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi ve kültürel değerlerin korunması, ilçenin geleceğine yönelik çalışmalar ve gelişim hedefleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt ve Darende Kaymakamı Ömer Sirkeci, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile beraberindeki heyeti ilçede ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette Darende’nin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikler ele alınırken, ilçenin geleceğine yönelik yapılabilecek çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Buluşmaya, İstanbul’daki metrobüs, metro ve tramvay sistemlerinin planlama ve uygulama süreçlerinde görev alan, geçmiş dönemlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı ve Ulaşım Daire Başkanlığı görevlerini yürüten Prof. Dr. Rafet Bozdoğan da katıldı. Ziyarette ayrıca İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi ile önceki dönem AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Sedat Ecin de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W773312 03" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/a-w773312-03.jpg" width="1280" /></p>

<p>Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, gerçekleştirilen ziyaretin ilçe açısından önemli olduğunu belirterek, Darende’nin tarihi ve kültürel potansiyelinin yanı sıra geleceğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Bozkurt, ilçenin sahip olduğu değerlerin gelecek nesillere aktarılması ve Darende’nin gelişimine katkı sağlayacak çalışmaların değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve beraberindeki heyete ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Ziyaret, Darende’nin tarihi ve kültürel mirasının daha etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/darendenin-gelecegi-icin-kritik-bulusma-tarihi-ve-kulturel-degerler-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/a-w773312-02.jpg" type="image/jpeg" length="52724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Ücretsiz Konser!  Ünlü Sanatçı 2 Eylül’de Sahne Alacak]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-ucretsiz-konser-unlu-sanatci-2-eylulde-sahne-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-ucretsiz-konser-unlu-sanatci-2-eylulde-sahne-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da müzikseverleri sevindirecek özel bir etkinlik için geri sayım başladı. Sevilen sanatçı Kurtuluş Kuş, 2 Eylül Çarşamba günü Malatya’da hayranlarıyla buluşacak. Doğubeyleri Malatya Taraftarlar Derneği’nin açılışı kapsamında düzenlenecek etkinlikte sahne alacak olan Kuş, sevilen şarkılarını Malatyalılar için seslendirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğubeyleri Malatya Taraftarlar Derneği’nin açılış töreni, 2 Eylül Çarşamba günü 100. Yıl Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. Derneğin açılışına özel olarak düzenlenecek programda müzikseverlerin yakından takip ettiği sanatçı Kurtuluş Kuş sahne alacak.</p>

<p>Saat 19.00’da başlayacağı belirtilen etkinlikte Kuş’un sevilen eserlerini seslendirmesi ve sahne performansıyla katılımcılara keyifli anlar yaşatması bekleniyor. Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği sanatçının Malatya’da vereceği konserin kentte hareketlilik oluşturması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kur." class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kur.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Malatyalılar müzik dolu bir akşam yaşayacak</strong></h3>

<p>Doğubeyleri Malatya Taraftarlar Derneği’nin açılışı sebebiyle gerçekleştirilecek program, yalnızca bir açılış töreni olmanın ötesinde kentte sosyal bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Malatyalı taraftarların ve vatandaşların bir araya gelmesi hedeflenirken, Kurtuluş Kuş konseri de geceye ayrı bir renk katacak.</p>

<p>Malatya’da daha önce gerçekleştirdiği etkinliklerle müzikseverlerin ilgisini çeken sanatçı Kurtuluş Kuş’un yeniden kentte sahne alacak olması, konserin merakla beklenmesine neden oldu. Sevilen şarkıları ve sahne performansıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Kuş’un 2 Eylül akşamında Malatyalılara unutulmaz bir gece yaşatması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Kur. 2" class="detail-photo img-fluid" height="1545" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kur-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Etkinlik 100. Yıl Kent Parkı’nda</strong></h3>

<p>Doğubeyleri Malatya Taraftarlar Derneği’nin açılışı kapsamında düzenlenecek olan etkinlik, 2 Eylül Çarşamba günü saat 19.00’da 100. Yıl Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Malatya’da eylül ayının ilk günlerinde düzenlenecek etkinlik, hem taraftarları hem de müzikseverleri bir araya getirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşegül Aşantoğrul</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-ucretsiz-konser-unlu-sanatci-2-eylulde-sahne-alacak</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kurtulus-guncel.jpg" type="image/jpeg" length="66357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Hafta Sonu İçin Doğayla İç İçe Bir Rota!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-hafta-sonu-icin-dogayla-ic-ice-bir-rota</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-hafta-sonu-icin-dogayla-ic-ice-bir-rota" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da hafta sonunu şehirden uzaklaşıp doğanın içinde geçirmek isteyenler için Sürgü Takaz dikkat çekiyor. Doğanşehir’de bulunan bölge, serin suları, yeşil doğası ve alabalığıyla hem kahvaltı hem de günübirlik gezi için güzel bir alternatif sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da hafta sonu geldiğinde doğayla baş başa kalmak ve biraz olsun şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için farklı rotalar öne çıkıyor. Bu rotalardan biri de Doğanşehir’in Sürgü Mahallesi’nde bulunan Takaz.</p>

<p>Doğanşehir’in yaklaşık 14 kilometre güneydoğusunda yer alan Takaz, Malatya kent merkezine yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Özellikle yaz aylarında serin havası ve berrak sularıyla ziyaretçilerin ilgisini çeken bölge, günübirlik gezi yapmak isteyenlerin değerlendirebileceği doğal güzelliklerden biri.</p>

<h3><strong>Güne Doğanın İçinde Kahvaltıyla Başlayabilirsiniz</strong></h3>

<p>Hafta sonu kahvaltısını ev yerine farklı bir ortamda yapmak isteyenler için Takaz güzel bir seçenek sunuyor. Suyun sesi, yeşillikler ve serin hava eşliğinde yapılacak bir kahvaltı, güne daha sakin başlamayı isteyenlere farklı bir deneyim yaşatıyor.</p>

<p>Özellikle sıcak havalarda doğayla iç içe bir kahvaltı yapmak isteyen aileler ve arkadaş grupları için bölge dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Takaz 6 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/takaz-6-1.jpg" width="1000" /></p>

<h3><strong>Takaz’ın Buz Gibi Suları Dikkat Çekiyor</strong></h3>

<p>Bölgenin en belirgin özelliklerinden biri ise soğuk ve temiz suları. Doğal su kaynaklarının oluşturduğu görüntü, Takaz’a farklı bir atmosfer kazandırıyor.</p>

<p>Berrak sular içerisinde görülen balıklar nedeniyle bölge adeta doğal bir akvaryumu andırıyor. Ziyaretçiler kahvaltının ardından çevrede vakit geçirerek doğanın tadını çıkarabiliyor.</p>

<p><img alt="Sürgü Takaz 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/07/surgu-takaz-1.jpg" width="960" /></p>

<h3><strong>Hafta Sonu Menüsünde Alabalık Var</strong></h3>

<p>Takaz denildiğinde akla gelen lezzetlerin başında ise alabalık geliyor. Bölgeye gelen ziyaretçiler, doğanın içerisinde taze alabalık yeme fırsatı bulabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alabalık farklı damak zevklerine göre ızgara, tava veya buğulama şeklinde hazırlanabiliyor. Balığın yanında salata ve mezelerle hazırlanan sofralar, özellikle uzun bir hafta sonu gezisinin keyifli molalarından birine dönüşüyor.</p>

<h3><strong>Ailece Gidilebilecek Doğal Bir Rota</strong></h3>

<p>Takaz, yalnızca yemek yemek isteyenlerin değil, ailesiyle birlikte açık havada vakit geçirmek isteyenlerin de ilgisini çekiyor. Çocukların doğayla buluşabileceği, yetişkinlerin ise su sesi eşliğinde dinlenebileceği bölgede günübirlik keyifli bir program yapılabiliyor.</p>

<p>Sabah saatlerinde yola çıkarak bölgede kahvaltı yapmak, ardından çevrede vakit geçirmek ve öğle saatlerinde alabalıkla günü tamamlamak mümkün.</p>

<p><i>Malatya’da hafta sonu için farklı bir rota arayanlar açısından Sürgü Takaz; doğa, kahvaltı, serin su ve yöresel lezzeti aynı gezide buluşturmak isteyenlerin değerlendirebileceği adreslerden biri olarak öne çıkıyor.</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zeynep Baran</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-hafta-sonu-icin-dogayla-ic-ice-bir-rota</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/takaz-9-2.jpg" type="image/jpeg" length="48245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazıhan’da Festival Coşkusu Başlıyor: Müzik ve Kültür Bir Arada]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yazihanda-festival-coskusu-basliyor-muzik-ve-kultur-bir-arada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yazihanda-festival-coskusu-basliyor-muzik-ve-kultur-bir-arada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazıhan’da festival coşkusu için geri sayım başladı. 29 Ağustos’ta düzenlenecek 2. Tarım ve Kültür Festivali, sevilen sanatçıların sahne performansları ve renkli etkinliklerle vatandaşlara unutulmaz bir gün yaşatacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Yazıhan ilçesinde bu yıl ikinci kez düzenlenecek Tarım ve Kültür Festivali için hazırlıklar tamamlandı. İlçe halkını ve Malatya’nın farklı bölgelerinden gelecek vatandaşları buluşturacak festival, müzik ve çeşitli etkinliklerle renkli görüntülere sahne olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazıhan Belediyesi tarafından organize edilen 2. Tarım ve Kültür Festivali, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Festival, Yazıhan Belediye binasının yanında yer alan Av. Hacı Akyol Parkı’nda saat 17.00’de yoğun bir katılımla başlayacak.</p>

<h3><strong>Sahneye birbirinden renkli isimler çıkacak</strong></h3>

<p>Festival kapsamında Aynur Polat, Hülya Evrensel, Gergerli Hasan, Cemal Öztaş ve Esila Eyiol’un yanı sıra Özge Berktaş ile Andaç Berktaş da sahne alacak. Gün boyunca müzik ve eğlencenin yanı sıra çeşitli etkinliklerle vatandaşlara keyifli bir program sunulacak.</p>

<h3><strong>Yazıhan’ın tarım ve kültürü tanıtılacak</strong></h3>

<p>Tarım ve Kültür Festivali ile ilçenin tarımsal üretiminin yanı sıra kültürel değerlerinin de ön plana çıkarılması hedefleniyor. Festivalin, vatandaşların bir araya gelmesine ve Yazıhan’ın kültürel zenginliklerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, düzenlenecek festivale tüm Malatyalıları davet ederek vatandaşları müzik, eğlence ve kültür dolu programa katılmaya çağırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yazihanda-festival-coskusu-basliyor-muzik-ve-kultur-bir-arada</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/202608221456-chatgpt-image-22-agu-2026-14-54-35.png" type="image/jpeg" length="57159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Antika Pazarı Kuruldu! Evinizdeki O Eski Eşya Meğer Bakın Ne Kadar Değerliymiş..]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-antika-pazari-kuruldu-evinizdeki-o-eski-esya-meger-bakin-ne-kadar-degerliymis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-antika-pazari-kuruldu-evinizdeki-o-eski-esya-meger-bakin-ne-kadar-degerliymis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da antika meraklıları ve geçmişten kalan eşyalarını korumak isteyen vatandaşlar için yeni bir dönem başladı. Arslantepe Antikacılar Derneği kuruldu. Dernek bünyesindeki 5 kişilik uzman ekip, vatandaşların ellerindeki antika niteliğindeki eşyalar hakkında ücretsiz bilgi verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da antika meraklılarını ve geçmişten kalan eşyalarını korumak isteyen vatandaşları yakından ilgilendiren yeni bir oluşum kuruldu. Arslantepe Antikacılar Derneği, kentte antikalar konusunda yaşanan bilgi kirliliğinin önüne geçmek ve kültürel miras niteliğindeki eşyaların gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak amacıyla çalışmalarına başladı.</p>

<p>Dernek Başkanı Hacı Bayram Gaspak, Malatya’da antika konusunda vatandaşların doğru bilgiye ulaşmakta zorlandığını belirterek,</p>

<blockquote>
<p>Kentimizde antikalarla ilgili ciddi bir bilgi kirliliği var. İnsanlar ellerindeki eşyanın ne olduğunu, değerinin bulunup bulunmadığını ya da gerçekten antika olup olmadığını bilmeyebiliyor. Biz bu konuda vatandaşlarımıza yardımcı olmak istiyoruz.</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p><img alt="Antika3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/antika3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>5 Kişilik Uzman Ekip Ücretsiz Bilgi Verecek</strong></h3>

<p>Dernek bünyesinde 5 kişilik uzman bir ekip oluşturduklarını belirten Gaspak, vatandaşların evlerinde bulunan eski eşyalarla ilgili ücretsiz bilgi alabileceklerini söyledi.</p>

<p>Gaspak,</p>

<blockquote>
<p>Vatandaşlarımızın evlerinde bulunan antika niteliğindeki eşyaları konusunda kendilerine ücretsiz bilgi vereceğiz. Amacımız insanların yanlış yönlendirilmesinin önüne geçmek. Bir eşyanın geçmişini ve niteliğini doğru şekilde ortaya koymak istiyoruz.</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yaklaşık iki yıldır Malatya’da mezat hizmeti verdiklerini aktaran Gaspak, antika almak isteyen kişilerin de zaman zaman bilgi eksikliği nedeniyle yanlış kararlar verebildiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Depremde Kaybedilen Eşyaların Benzerleri Aranıyor</strong></h2>

<p>Arslantepe Antikacılar Derneği Başkanı Hacı Bayram Gaspak, Malatya’da antikalar konusunda önemli bir bilgi eksikliği bulunduğunu belirtti. Yaklaşık iki yıldır kentte mezat hizmeti verdiklerini aktaran Gaspak, antika almak isteyen vatandaşların zaman zaman ürünlerin gerçek niteliğini değerlendirmekte zorlandığını söyledi.</p>

<p>6 Şubat 2023 depremlerinin ardından geçmişten kalan eşyaların öneminin daha fazla ortaya çıktığını ifade eden Gaspak, birçok vatandaşın ailelerinden kalan kültürel miras niteliğindeki eşyalarını enkazlarda kaybettiğini belirtti.</p>

<p>Depremde kaybedilen eşyaların benzerlerini yeniden bulmak isteyen vatandaşların da kendilerine başvurduğunu aktaran Gaspak, yanlış yönlendirmelerin önüne geçmek için uzman ekip oluşturduklarını söyledi.</p>

<p>,<img alt="Antika" class="detail-photo img-fluid" height="732" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/antika.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>“Antika Pahalı Bir Hobi Değil”</strong></h3>

<p>Antikaların yalnızca yüksek bütçelere sahip kişilerin ilgilenebileceği bir alan olduğu yönündeki algının doğru olmadığını vurgulayan Gaspak, küçük bütçelerle de koleksiyonculuğa başlanabileceğini ifade etti.</p>

<p>Gaspak, antikaların yalnızca maddi değeri bulunan ürünler olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu eşyaların aynı zamanda geçmişten geleceğe aktarılan bir kültür ve miras olduğunu söyledi.</p>

<p>Dernek aracılığıyla vatandaşların bilinçlendirilmesi, antika ve koleksiyonculuk kültürünün geliştirilmesi ve müzelere olan ilginin artırılması amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında vatandaşların ellerindeki eski eşyaların geçmişi, niteliği ve antika değeri konusunda doğru bilgiye ulaşabilmesi hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Antika" class="detail-photo img-fluid" height="732" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/antika.jpg" width="1280" /></p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.malatyasoz.com/vidyome/embed/43085" webkitallowfullscreen=""></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-antika-pazari-kuruldu-evinizdeki-o-eski-esya-meger-bakin-ne-kadar-degerliymis</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/antika1.jpg" type="image/jpeg" length="20762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elazığ’da Bu Müzeler Çok Konuşulacak!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/elazigda-bu-muzeler-cok-konusulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/elazigda-bu-muzeler-cok-konusulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ’da kentin tarihini, kültürünü ve geleneklerini geleceğe taşıyan 4 müze, yaz sezonunda yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Harput Musiki Müzesi’nden Kent Müzesi’ne kadar birçok tarihi mekân, ziyaretçilerini adeta geçmişe götürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’ın kültürel mirasını yaşatmak amacıyla hayata geçirilen müzeler, yaz aylarında yoğun ziyaretçi ilgisiyle karşılaştı. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın “Müzeler Şehri Elazığ” vizyonu kapsamında kente kazandırılan Harput Musiki Müzesi, Mehmet Topal Basın Müzesi, Hoca Hasan Hamam Müzesi ve Kent Müzesi, hem kent sakinlerinin hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Harput’un Tarihi Müzelerde Yaşatılıyor</strong></h3>

<p>Harput Musiki Müzesi, geleneksel Elazığ musikisinin önemli örneklerini ziyaretçilerle buluştururken, düzenlenen Kürsübaşı etkinlikleriyle tarihi ezgilerin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Sağir Müftü Konağı’nda hizmet veren Mehmet Topal Basın Müzesi ise eski matbaa makineleri, baskı kalıpları ve çeşitli materyallerle Elazığ’ın basın tarihine ışık tutuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W772477 04" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/a-w772477-04.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Hoca Hasan Hamamı Yeniden Hayat Buldu</strong></h3>

<p>Uzun yıllar atıl durumda kaldıktan sonra restore edilerek yeniden kente kazandırılan Hoca Hasan Hamamı da ziyaretçilerin ilgisini çeken tarihi mekânlardan biri oldu. Balmumu heykelleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken yapı, yaz akşamlarında düzenlenen Kürsübaşı konserlerine de ev sahipliği yapıyor.</p>

<h3><strong>Kent Müzesi Ziyaretçileri Zaman Yolculuğuna Çıkarıyor</strong></h3>

<p>Kent merkezindeki tarihi yapının dönüştürülmesiyle oluşturulan Kent Müzesi ise Elazığ’ın geçmişten bugüne uzanan kültürel birikimini tek çatı altında buluşturuyor. Müzede Harput’un binlerce yıllık geçmişinden Atatürk’ün Elazığ ziyaretine, yöresel mutfaktan el sanatlarına ve madenciliğe kadar kentin farklı yönleri ziyaretçilere aktarılıyor.</p>

<p>Öte yandan 24 Ocak depreminde hasar gören ve Atatürk’ün 1937 yılında Elazığ ziyaretinde konakladığı tarihi odayı da bünyesinde barındıran Elazığ Öğretmenevi’ndeki restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında da sona gelindi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından yapının “Eğitim Müzesi ve Millet Kütüphanesi” olarak vatandaşların hizmetine sunulması planlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/elazigda-bu-muzeler-cok-konusulacak</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/a-w772477-01.jpg" type="image/jpeg" length="78031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Dilek Tutmak İçin Gidilen Yerler: Her İlçede Farklı Bir Ziyaret Geleneği]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-dilek-tutmak-icin-gidilen-yerler-her-ilcede-farkli-bir-ziyaret-gelenegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-dilek-tutmak-icin-gidilen-yerler-her-ilcede-farkli-bir-ziyaret-gelenegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da türbe, mezar, ağaç, taş, su ve pınar gibi farklı mekanlar etrafında şekillenen ziyaret kültürü, kentin geleneksel halk inanışları arasında önemli bir yer tutuyor. İlçelere göre değişen ziyaret noktaları, özellikle cuma akşamları dilek, şifa ve huzur gibi amaçlarla ziyaret ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın zengin kültürel mirası içerisinde yer alan ziyaret geleneği, kent merkezi ve ilçelerinde farklı biçimlerde yaşatılmaya devam ediyor. Türbelerden mezarlara, asırlık ağaçlardan kutsal kabul edilen taş ve su kaynaklarına kadar birçok farklı mekan, halk arasında ziyaret yeri olarak kabul ediliyor. Bu mekanlara yapılan ziyaretlerde dua etme, adak adama, kurban kesme ve çeşitli geleneksel uygulamalar öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Cuma Akşamları Ziyaret Geleneği Öne Çıkıyor</strong></h3>

<p>Malatya ve ilçelerinde ziyaretlerin zamanı ve ziyaret edilen mekanın niteliği, kişinin dileğine veya ziyaret amacına göre değişiklik gösterebiliyor. Ancak geleneksel olarak cuma akşamları, ziyaretlerin daha yoğun gerçekleştirildiği zamanlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Halk kültüründe bu ziyaretlerin genç kızların kısmetinin açılması, çocukların iyileşmesi, maddi sıkıntıların sona ermesi, aile huzurunun sağlanması ve çeşitli dileklerin gerçekleşmesi gibi amaçlarla yapıldığı aktarılıyor.</p>

<p>Ziyaret sırasında dua edilmesinin yanı sıra adak adama, kurban kesme, ağaçlara çaput bağlama, mum yakma veya bazı taşlara küçük taşlar yapıştırma gibi geleneksel uygulamalara da rastlanıyor.</p>

<h3><strong>Malatya’nın İlçelerinde Farklı Ziyaret Noktaları Bulunuyor</strong></h3>

<p>Malatya’nın ilçelerinde ziyaret kültürü, yörelerin tarihsel ve kültürel özelliklerine göre farklı mekanlarla şekilleniyor. Bazı ilçelerde türbe ve mezarlar öne çıkarken, bazı bölgelerde ağaç, taş, mağara ve su kaynakları da ziyaret yeri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>''Akçadağ’da'' Şeyh Hacı Ali Kara Türbesi, Sultan Yusuf Türbesi, Gülleli Baba, Sofu Dayı ve Ardıçlı Ziyareti gibi mekanların yanı sıra tay, su ve farklı doğal unsurlarla ilişkilendirilen ziyaret yerleri bulunuyor.</p>

<p>''Arapgir’de''Şeyh Ömer Baba Türbesi, Aşık Sultan Mezarı, Kesik Baş ve Onar Baba Türbesi gibi mekanlar öne çıkarken taş, su ve ağaçla ilişkilendirilen ziyaret noktaları da bulunuyor.</p>

<p>''Arguvan’da'' Şah Sultan Hanım Türbesi, Karahöyük, Hıdırdede, Düvana, Celal Abbas, Geleri Mezarı ve Oruç Dede ziyaretleri yer alıyor. İlçede ayrıca delikli taş, dilek taşları, su ve ağaç ziyaretleri de bulunuyor.</p>

<p><img alt="Hasanı Basri Türbesi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/hasani-basri-turbesi.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Battalgazi’de Ziyaret Mekanlarının Sayısı Dikkat Çekiyor</strong></h3>

<p>''Battalgazi'', Malatya’daki ziyaret kültürünün en yoğun görüldüğü ilçelerden biri olarak öne çıkıyor. Hasan-ı Basri Türbesi, Kırklar Mezarlığı, Battalgazi Makamı, Edir ile Bedir, Emir Ömer, Hırlı Baba, Hötüm Dede, Vaiz Baba, Üç Kardeşler, Beş Kardeşler ve Sıttı Zeynep gibi çok sayıda ziyaret noktası bulunuyor.</p>

<p>İlçedeki diğer ziyaret yerleri arasında Zeynel Abidin, Ahmet Duran, Ali Baba, Venk Ziyareti, Kara Baba, Hoşirik ve Güleli Baba gibi mekanlar da gösteriliyor.</p>

<p><img alt="Somuncu Baba Kimdir Darende 2" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2025/12/somuncu-baba-kimdir-darende-2.jpg" width="750" /></p>

<h3><strong>Darende’de Türbelerin Yanı Sıra Doğal Mekanlar Da Ziyaret Ediliyor</strong></h3>

<p>''Darende’de'' Somuncu Baba Türbesi başta olmak üzere Hasan-ı Gazi, Abdurrahman-ı Gazi ve Abdurrahman-ı Erzincani türbeleri önemli ziyaret noktaları arasında bulunuyor. Ali Baba ve Aydın Baba türbelerinin yanı sıra Ali Çan Ziyareti ve Kara Ziyaret gibi mekanlar da gelenek içerisinde yer alıyor.</p>

<p>İlçede yalnızca türbe ve mezarlar değil, kutsal kabul edilen balıklar ve çeşitli ağaçlar da ziyaret edilen mekanlar arasında bulunuyor.</p>

<h3><img alt="Adsız Tasarım-8" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/adsiz-tasarim-8.png" width="1280" /><strong>İlçelere Göre Ziyaret Yerleri Çeşitlilik Gösteriyor</strong></h3>

<p>''Doğanşehir’de'' ilçe yol ayrımındaki “yel ağaçları”, Abdulharap Türbesi ve Sürgü’deki mezar ziyaretlerinin yanı sıra mağara, ağaç ve su ziyaretleri bulunuyor.</p>

<p>''Doğanyol’da'' iki mezar, bir meşe ağacı ve bir su ziyareti öne çıkıyor.</p>

<p>''Hekimhan’da'' Vaylöğ Dede Türbesi, Şah Veli-Şah Hüseyin Ocağı ve kaya, ağaç ve mezarla ilişkilendirilen Kızılkaya ziyaretleri bulunuyor.</p>

<p>''Kale’de'' Mehmed-i Kerhi Türbesi, Beyt Damı, Sarılık Mezar, Sıtma Pınarı ve delikli taş ziyaret edilen mekanlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>''Kuluncak’ta'' Siyahi Baba Türbesi, Gabah Abdal Ziyareti, Ayşe Fatma Ziyareti ve Kılıç Kanlı Mezar öne çıkıyor.</p>

<p>''Pütürge’de'' Hazar Baba olarak bilinen ağaç ile Muhammet Baba Mezarı, ''Yazıhan’da'' ise İriağaç Ali Seydi Ziyareti ve Tecirli Köyü Mezarı geleneksel ziyaret mekanları arasında yer alıyor.</p>

<p>''Yeşilyurt’ta'' Horasan Baba, Kul İbrahim Mezarı, Cıngıllıkaya, Deliklitaş, Dilek Pınarı, İnek Pınarı ve Şaban Dede gibi ziyaret yerleri bulunuyor.</p>

<h3><strong>Kültürel Mirasın Bir Parçası Olarak Yaşatılıyor</strong></h3>

<p>Malatya’daki ziyaret geleneği, yalnızca belirli mekanlara yapılan ziyaretlerden ibaret olmayıp yörede kuşaktan kuşağa aktarılan halk kültürünün de bir parçasını oluşturuyor. Türbe, mezar, ağaç, taş ve su gibi farklı unsurlar etrafında oluşan inanışlar, ilçelerin kendine özgü kültürel hafızasını yansıtıyor.</p>

<p>Bu mekanların önemli bölümü menkıbelere, yerel anlatılara ve geçmişten günümüze aktarılan inanışlara dayanıyor. Ziyaret geleneği, Malatya’nın ilçelerinde farklı isimler ve uygulamalarla yaşatılırken kentin kültürel çeşitliliğinin önemli unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p><i>Malatya’nın kültüründen tarihine, geleneklerinden gündemine kadar gelişmeleri takip etmek için <strong>Malatya Söz’ü</strong> takip etmeyi unutmayın.</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sedanur Kahraman</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-dilek-tutmak-icin-gidilen-yerler-her-ilcede-farkli-bir-ziyaret-gelenegi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/ziyaret-yerleri.jpg" type="image/jpeg" length="62134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’ya Komşu Adıyaman’da Tarihi Heykeller Güçlendiriliyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyaya-komsu-adiyamanda-tarihi-heykeller-guclendiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyaya-komsu-adiyamanda-tarihi-heykeller-guclendiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman’ın Kahta ilçesinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı’ndaki yaklaşık 2 bin 50 yıllık heykeller, zamanın ve zorlu doğa şartlarının etkilerine karşı nano teknolojiyle hazırlanan özel kireç çözeltisiyle güçlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Malatya’nın da komşusu olan Adıyaman’da, binlerce yıllık tarihi mirasın korunması için dikkat çeken bir çalışma yürütülüyor. Kommagene Krallığı döneminden günümüze ulaşan Nemrut Dağı’ndaki dev heykeller, çatlaklardan içeri yağmur suyu girmesini önlemek ve taşların dayanıklılığını artırmak amacıyla özel yöntemlerle restore ediliyor.</p>

<h3><strong>2 Bin 50 Yıllık Tarihe Bilimsel Koruma</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2022 yılında başlatılan “Nemrut Dağı Tümülüsü Heykelleri Sağlamlaştırma Projesi” kapsamında tarihi heykeller üzerinde kapsamlı restorasyon ve konservasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. Çalışmalarda, heykellerin doğal yapısına zarar vermeden çatlakların güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin ilk aşamasında batı terasında bulunan Zeus heykelinin gövdesi ile doğu terasındaki kartal heykelinin gövdesinde deneme uygulaması yapıldı. Heykel yüzeylerinin temizlenmesinin ardından çatlak bölgelere nano teknolojiyle hazırlanan özel kireç çözeltisi şırınga yöntemiyle uygulandı.</p>

<p>Yapılan kontrollerde uygulamaların olumlu sonuç vermesi üzerine çalışmalar farklı heykellerde de sürdürüldü. 2025 yılında Kral I. Antiochos’un başı ile doğu ve batı teraslarında bulunan kartal başlarının çatlaklarında sağlamlaştırma çalışmaları gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>2026 Çalışmalarında Yeni Heykeller Seçildi</strong></h3>

<p>Bu yıl ise batı terasında bulunan Kommagene Tyche ve Zeus-Oramandes heykel başları üzerinde çalışma yürütülüyor. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı ekipleri tarafından gerçekleştirilen uygulamalarda nano teknolojik sağlamlaştırma aşaması tamamlanırken, özellikle kireç taşı heykellerin yüzeylerinde bulunan derin çatlaklara yönelik dolgu çalışmalarına devam ediliyor.</p>

<p>Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Ayşe Ebru Çorbacı, önceki yıllarda yapılan uygulamaların olumlu sonuç verdiğini belirterek çalışmaların yeni uygulamalara da yol gösterdiğini ifade etti. Çorbacı, 2026 yılında seçilen Kommagene Tyche ve Zeus başlarında nano teknolojik çalışmaların tamamlandığını, şu anda ise çatlaklardan su girişini önlemek amacıyla dolgu işlemlerinin sürdüğünü söyledi.</p>

<h3><strong>Amaç Tarihi Mirası Gelecek Nesillere Taşımak</strong></h3>

<p>Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan da UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan Nemrut Dağı Ören Yeri’ndeki restorasyon ve konservasyon çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Yaklaşık 2 bin 50 yıldır ayakta kalan Nemrut Dağı heykellerinin atmosferik koşullardan korunması, çatlakların ilerlemesinin önüne geçilmesi ve tarihi eserlerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyaya-komsu-adiyamanda-tarihi-heykeller-guclendiriliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/a-w771217-08.jpg" type="image/jpeg" length="71877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya Turizminde Büyük Eksik! Turist Geliyor Ama Bu Detay Gözden Kaçıyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatya-turizminde-buyuk-eksik-turist-geliyor-ama-bu-detay-gozden-kaciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatya-turizminde-buyuk-eksik-turist-geliyor-ama-bu-detay-gozden-kaciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya, Arslantepe’den Levent Vadisi’ne, Darende’den Battalgazi’ye uzanan zengin turizm rotalarıyla dikkat çekiyor. Ancak bir kenti turizm  Rotasına dönüştüren yalnızca tarihi yapılar ve doğal güzellikler değil; ziyaretçiye bu değerleri anlatan yönlendirme, bilgilendirme ve çok dilli tanıtım imkanları da büyük önem taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önemli tarihi ve kültürel merkezlerinden biri olan Malatya, sahip olduğu turizm değerleriyle her yıl farklı şehirlerden ziyaretçileri ağırlıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Arslantepe Höyüğü, Battalgazi’nin tarihi yapıları, Darende’nin doğal ve kültürel zenginlikleri ile Levent Vadisi kentin öne çıkan durakları arasında yer alıyor. Ancak turizmde asıl mesele yalnızca ziyaretçiyi bir noktaya götürmek değil, ziyaretçinin orada gördüğü değeri anlamasını ve kentle bağ kurmasını sağlamak.</p>

<h3><strong>Turist Bir Yapıyı Görüyor, Peki Hikayesini Öğrenebiliyor mu?</strong></h3>

<p>Bir tarihi yapının önüne gelen ziyaretçi için ilk merak edilenler yalnızca yapının adı olmuyor. Yapının ne zaman inşa edildiği, kim tarafından kullanıldığı, neden önemli olduğu ve Malatya’nın tarihindeki yeri de ziyaret deneyiminin önemli parçalarını oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle turistik alanlarda bulunan bilgilendirme panoları, yönlendirme tabelaları ve dijital içerikler ziyaretçinin deneyimini doğrudan etkiliyor. Özellikle yabancı turistler açısından İngilizce başta olmak üzere farklı dillerde hazırlanmış içerikler, kentin tarihi mirasının daha anlaşılır hale gelmesini sağlayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Malatya’nın Turizm Rotası Daha Fazlasını Vaat Ediyor</strong></h3>

<p>Malatya’da ziyaretçilerin ilgisini çekebilecek çok sayıda farklı rota bulunuyor. Battalgazi’nin tarihi dokusu, Darende’nin Somuncu Baba ve Tohma çevresindeki değerleri, Günpınar Şelalesi ve Levent Vadisi kentin birbirinden farklı turizm seçeneklerini oluşturuyor.</p>

<p>Ancak bu alanların her birinin yalnızca “gidilecek yer” olarak değil, hikayesi olan birer destinasyon olarak sunulması önem taşıyor. Ziyaretçinin bölgeye ulaşması kadar, alanda ne göreceğini bilmesi, rotasını kolayca oluşturabilmesi ve gördüğü tarihi ya da doğal değerin önemini anlayabilmesi de turizm deneyiminin bir parçası.</p>

<h3><strong>Yabancı Turist İçin Dil Detayı Önem Taşıyor</strong></h3>

<p>Malatya’nın uluslararası turizm potansiyelinin artırılması hedeflenirken yabancı ziyaretçiler açısından dil konusu da öne çıkıyor. İngilizce yönlendirme tabelaları, tarihi alanları anlatan kısa bilgilendirme metinleri, QR kodla erişilebilen çok dilli içerikler ve dijital rehber uygulamaları bu noktada önemli bir fark oluşturabilir.</p>

<p>Bir turistin bir tarihi alanı yalnızca fotoğraflayıp geçmesi ile o alanın hikayesini öğrenerek şehirden ayrılması arasında önemli bir fark bulunuyor. Bu nedenle turizm yatırımlarının yalnızca fiziki alanların düzenlenmesiyle sınırlı kalmaması, ziyaretçiye sunulan bilginin de geliştirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Malatya İçin Yeni Soru</strong></h3>

<p>Malatya’nın turizm açısından sahip olduğu değerler konusunda herhangi bir eksiklik bulunmuyor. Asıl soru, bu değerlerin ziyaretçiye ne kadar iyi anlatılabildiği.</p>

<p>Tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve kültürel mirasıyla güçlü bir potansiyele sahip olan Malatya’nın turizmde daha fazla öne çıkması için “ziyaretçi gelsin” anlayışının yanında “ziyaretçi öğrensin, deneyimlesin ve yeniden gelsin” yaklaşımının da güçlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zeynep Baran</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatya-turizminde-buyuk-eksik-turist-geliyor-ama-bu-detay-gozden-kaciyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/d-o-g-a-n-y-o-l-1.png" type="image/jpeg" length="13045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da 80 Yıllık Gelenek Ellerinde Yaşatılıyor: Doğadan Toplayıp Nazarlığa Dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-80-yillik-gelenek-ellerinde-yasatiliyor-dogadan-toplayip-nazarliga-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-80-yillik-gelenek-ellerinde-yasatiliyor-dogadan-toplayip-nazarliga-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki emekli terzi Hasan Gazi Ağacalar, çocukluğunda ailesinden öğrendiği üzerlik geleneğini yıllardır sürdürüyor. Doğadan topladığı üzerlikleri el emeğiyle işleyen Ağacalar, geçmişten gelen kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışıyor. Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki emekli terzi Hasan Gazi Ağacalar, çocukluğunda ailesinden öğrendiği üzerlik geleneğini yıllardır sürdürüyor. Doğadan topladığı üzerlikleri el emeğiyle]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p> Darende’nin Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Hasan Gazi Ağacalar, geleneksel üzerlik yapımını yaşatmak için büyük bir emek veriyor. Asıl mesleği terzilik olan Ağacalar, emekli olduktan sonra ailesinden öğrendiği bu geleneğe yeniden yöneldi. Yaklaşık 4-5 yıldır üzerlik hazırlayan Ağacalar, doğadan topladığı bitkileri belirli bir düzen içerisinde dizerek el yapımı nazarlıklara dönüştürüyor.</p>

<p></p>

<h3><strong>Çocukluğunda Öğrendiği Geleneği Sürdürüyor</strong></h3>

<p>Ağacalar, üzerlik yapımının kendisi için yeni bir uğraş olmadığını, bu geleneği annesi, babası ve dedelerinden öğrendiğini belirtiyor. Zaviye Mahallesi’nde geçmişte hemen hemen her evde üzerlik bulunduğunu anlatan Ağacalar, bugün ise bu kültürü sürdüren kişilerin sayısının azaldığını ifade ediyor.</p>

<p>Geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyen Ağacalar, hazırladığı üzerlikleri belirli bir sayı ve düzene göre diziyor. Beşli ve altılı sıralamaların ardından daha küçük gruplara geçerek kademe kademe ilerleyen Ağacalar, kullandığı malzemelerin tamamını kendisi hazırlıyor.</p>

<h3><strong>Üzerlikleri Gün Doğmadan Topluyor</strong></h3>

<p>Üzerlikleri toplamak için sabahın erken saatlerini tercih eden Ağacalar, bitkinin uygun zamanda toplanmasının işin en önemli aşamalarından biri olduğunu söylüyor. Topladığı bitkileri güneşe maruz kalmadan evine getirerek hazırlamaya başlayan Ağacalar, kuruyan üzerliklerin işlenmesinin zorlaştığını ifade ediyor.</p>

<p>Ağacalar’ın evindeki bir oda da adeta küçük bir atölyeye dönüşmüş durumda. Ağaç, iplik, iğne, kumaş parçaları ve üzerlikleri kullanarak hazırladığı ürünlerin tamamında el emeği bulunuyor.</p>

<h3><strong>Darende’den İstanbul’a Uzanan Kültür</strong></h3>

<p>Hazırladığı üzerliklere yalnızca Darende’den değil, farklı şehirlerden de ilgi geldiğini belirten Ağacalar, Ankara, İstanbul ve İzmir’den talep aldığını ifade ediyor. İlçeyi ziyaret eden bazı vatandaş ve turistlerin de hazırladığı ürünlerden götürdüğünü anlatıyor.</p>

<p>İstanbul’da yaşayan üç kızının da bu geleneği sürdürdüğünü söyleyen Ağacalar, böylece ailesinden öğrendiği kültürün farklı şehirlerde de yaşatılmaya devam ettiğini dile getiriyor.</p>

<h3><strong>“Bu Geleneğin Kaybolmasını İstemiyorum”</strong></h3>

<p>Üzerlik hazırlamayı ticari bir faaliyet olarak görmeyen 80 yaşındaki Ağacalar, bu uğraşın kendisi için öncelikle kültürel bir anlam taşıdığını vurguluyor. Emeklilik döneminde zamanını değerlendirdiğini ve yaptığı işten keyif aldığını belirten Ağacalar, geçmişten kalan bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.</p>

<p>Darende’de yıllardır yaşatılan üzerlik kültürü, yalnızca el emeğiyle hazırlanan bir süs eşyası olmanın ötesinde, aile büyüklerinden yeni kuşaklara aktarılan geleneksel bir miras niteliği taşıyor. Halk kültüründe nazara karşı koruyucu olduğuna inanılan üzerlik, farklı biçimlerde hazırlanarak evlerde ve çeşitli yaşam alanlarında kullanılmaya devam ediyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-80-yillik-gelenek-ellerinde-yasatiliyor-dogadan-toplayip-nazarliga-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/202608191601-9684a41b-89fe-4d32-9f83-dd5124027ac2.jpeg" type="image/jpeg" length="10917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya Kent Müzesi Yenileniyor! Kitap Kafe ve Kültür-Sanat Alanı Geliyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatya-kent-muzesi-yenileniyor-kitap-kafe-ve-kultur-sanat-alani-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatya-kent-muzesi-yenileniyor-kitap-kafe-ve-kultur-sanat-alani-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Kent Müzesi, daha işlevsel ve yaşayan bir mekân haline getiriliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Müze Kafe Projesi kapsamında binanın giriş katı kitap kafe ve kültür-sanat alanına dönüştürülürken, müzenin tarihi dokusu korunarak faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi, kent kimliğini ve Malatya’nın geçmişini yansıtan Kent Müzesi’ni daha aktif hale getirmek için çalışma başlattı. Müze Kafe Projesi kapsamında giriş katında gençlerin ve vatandaşların vakit geçirebileceği yeni bir alan oluşturuldu.</p>

<p>Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kent Müzesi’nin yalnızca müze olarak değil, aynı zamanda kültür ve sanat etkinliklerinin gerçekleştirildiği bir mekân olarak kullanılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Giriş katı kitap kafe olacak</strong></h3>

<p>Müzenin giriş katında oluşturulan kitap kafe, vatandaşların kitap okuyabileceği, vakit geçirebileceği ve sosyal etkinliklere katılabileceği bir alan olarak hizmet verecek.</p>

<p>Mekânda sanat ve kültür sergileri, müzik dinletileri ve çeşitli kültür-sanat etkinliklerinin düzenlenmesi planlanıyor. Böylece Kent Müzesi’nin günlük yaşam içerisinde daha aktif bir konuma taşınması amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="Kent Müzesi Daha İşlevsel Hale Getiriliyor 2" class="" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kent-muzesi-daha-islevsel-hale-getiriliyor-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>Tarihi yapı korunacak</strong></h3>

<p>Projede binanın tarihi dokusunun korunmasına özellikle dikkat edildi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yapıya müdahale edilmediğini ve binanın tarihi yapısının muhafaza edildiğini belirtti.</p>

<p>Er, müze içerisindeki materyallerin de korunduğunu, yalnızca içerideki materyallerin yerlerinin yeniden düzenlendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent Müzesi üst katta faaliyetlerini sürdürürken, giriş katındaki yeni alanın gençler ve vatandaşlar için kullanılacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>Kültür ve sanatın yeni adreslerinden biri olacak</strong></h3>

<p>Başkan Sami Er, Kent Müzesi’nin uzun süredir yeterli ziyaretçi ilgisi görmediğini belirterek, yapılan çalışmayla yapının daha aktif ve yaşayan bir mekâna dönüştürülmesinin amaçlandığını söyledi.</p>

<p>Müze Kafe’nin Malatyalıların yanı sıra kent dışından gelen ziyaretçiler için de nezih bir mekân olması hedefleniyor. Büyükşehir Belediyesi, müze kafede kültür ve sanat etkinliklerinin düzenleneceğini ve alanın çok kısa süre içerisinde hizmete açılacağını bildirdi.</p>

<p>Başkan Er, Kent Müzesi’nin geçmişi yaşatan yönünün korunacağını, yeni düzenlemeyle özellikle gençlerin bu değerli mekânı daha fazla ziyaret etmesinin ve kullanmasının amaçlandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatya-kent-muzesi-yenileniyor-kitap-kafe-ve-kultur-sanat-alani-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/08/kent-muzesi-daha-islevsel-hale-getiriliyor-3.jpeg" type="image/jpeg" length="41109"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
