<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Malatya Söz</title>
    <link>https://www.malatyasoz.com</link>
    <description>Malatya son dakika haberleri, güncel Malatya haber akışı, hava durumu, canlı altın fiyatları ve namaz vakitleri tarafsız yayıncılıkla Malatya Söz'de!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.malatyasoz.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Malatya Söz - Malatya Son Dakika Haberleri. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 05:33:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Rahatlamak İsterken Dikkat! Uzmanlardan Sağlık Alarmı]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yazin-rahatlamak-isterken-dikkat-uzmanlardan-saglik-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yazin-rahatlamak-isterken-dikkat-uzmanlardan-saglik-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında serinlemek için tercih edilen havuz ve klimalar, bilinçsiz kullanıldığında sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Kulak enfeksiyonlarından boğaz kuruluğuna, alerjik rahatsızlıklardan sinüzit ataklarına kadar birçok hastalığın bu dönemde arttığını belirten uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak havaların etkisini artırdığı yaz aylarında serinlemek için kullanılan havuzlar ve klimalar, doğru önlem alınmadığında sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, yaz döneminde kulak enfeksiyonları, boğaz kuruluğu, alerjik şikâyetler ve sinüzit problemlerinde artış yaşandığını belirterek vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Gül, yaz aylarını sağlıklı geçirmek için alınacak basit önlemlerin birçok rahatsızlığın önüne geçebileceğini ifade ederek, özellikle havuz kullanımı ve klima alışkanlıklarının dikkatli şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Havuz Keyfi Kulak Sağlığını Tehdit Edebilir</strong></h3>

<p>Yaz aylarında en sık karşılaşılan KBB sorunlarından birinin dış kulak yolu enfeksiyonları olduğunu belirten Prof. Dr. Aylin Gül, yüzme sonrası kulakta kalan nemin bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Kulakta ağrı, kaşıntı, dolgunluk hissi, işitmede azalma veya akıntı gibi belirtilerin enfeksiyon habercisi olabileceğini belirten Gül, vatandaşların bu tür şikâyetleri önemsemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Gül, "Yüzme sonrasında kulakta oluşan nem, özellikle sıcak havalarda bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırabilir. Kulak içine pamuklu çubuk veya farklı cisimlerle müdahale edilmesi tahrişe yol açarak enfeksiyonu daha da artırabilir. Belirti görüldüğünde mutlaka uzman desteği alınmalıdır" dedi.</p>

<h3><strong>Klimayı Yanlış Kullanmak Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor</strong></h3>

<p>Sıcak havalarda vazgeçilmez hale gelen klimaların da bilinçsiz kullanıldığında sağlık sorunlarına neden olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, özellikle düşük sıcaklıkta ve doğrudan vücuda temas eden klima havasının boğaz ve solunum yollarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Klima kullanımında ortam sıcaklığının aşırı düşürülmemesi gerektiğini belirten Gül, "Klimanın hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesi boğaz kuruluğuna, ses kısıklığına ve enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Ortamın düzenli havalandırılması ve yeterli miktarda sıvı tüketilmesi büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yaz Alerjileri De Hafife Alınmamalı</strong></h3>

<p>Yaz aylarında polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisini sürdürdüğünü belirten Prof. Dr. Gül, burun tıkanıklığı, hapşırma, geniz akıntısı ve burun kaşıntısı gibi belirtilerin alerjik rinit kaynaklı olabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzun süren burun tıkanıklığının yalnızca yaşam kalitesini düşürmediğini belirten Gül, uyku düzeni ve günlük performans üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Uzun Süren Şikâyetlerde Doktora Başvurun</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Aylin Gül, bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, iki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda oluşan şişlik veya kitle, yutma güçlüğü, işitme kaybı ve sürekli devam eden burun tıkanıklığı durumlarında mutlaka uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Erken teşhisin birçok hastalıkta tedavi sürecini kolaylaştırdığını vurgulayan Gül, vatandaşların küçük belirtileri göz ardı etmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Sağlıklı Bir Yaz İçin Basit Önlemler Yeterli</strong></h3>

<p>Yaz aylarında kulak burun boğaz hastalıklarından korunmanın mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Aylin Gül, alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:</p>

<p>Temizliği düzenli kontrol edilen havuzları tercih etmek,</p>

<p>Yüzme sonrası kulak hijyenine dikkat etmek,</p>

<p>Klimayı uygun sıcaklıkta kullanmak,</p>

<p>Klima havasının doğrudan vücuda temas etmesini önlemek,</p>

<p>Bol su tüketmek,</p>

<p>Uzun süren şikâyetlerde zaman kaybetmeden doktora başvurmak.</p>

<p>Prof. Dr. Gül, "Sağlıklı bir yaz geçirmek için küçük ama etkili önlemler yeterli olabilir. Erken tanı ve doğru tedavi ile birçok Kulak Burun Boğaz hastalığı başarıyla kontrol altına alınabilir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yazin-rahatlamak-isterken-dikkat-uzmanlardan-saglik-alarmi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/lll.jpg" type="image/jpeg" length="56268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[9 Temmuz Malatya Nöbetçi Eczane Listesi Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/9-temmuz-malatya-nobetci-eczane-listesi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/9-temmuz-malatya-nobetci-eczane-listesi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da 9 Temmuz 2026 Perşembe günü nöbetçi olarak hizmet verecek eczaneler belli oldu. Merkez ve Battalgazi (Eski Malatya) bölgesindeki nöbetçi eczaneler, gece boyunca ilaç ve sağlık ürünlerine ihtiyaç duyan vatandaşlara 24 saat kesintisiz hizmet sunacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'da vatandaşların mesai saatleri dışında ilaç ve sağlık ürünlerine erişimini sağlamak amacıyla görev yapacak nöbetçi eczaneler açıklandı. Malatya Eczacı Odası tarafından paylaşılan listeye göre, 9 Temmuz 2026 Perşembe günü merkez ilçelerde dört, Battalgazi (Eski Malatya) bölgesinde ise bir eczane nöbetçi olarak hizmet verecek.</p>

<p>Özellikle gece saatlerinde yaşanabilecek acil sağlık ihtiyaçları için belirlenen nöbetçi eczaneler, reçeteli ve reçetesiz ilaçların temin edilmesinde vatandaşlara hizmet sunmayı sürdürecek. Yetkililer, yoğunluk yaşanmaması ve ilaç temininin daha hızlı gerçekleşmesi adına vatandaşların eczaneye gitmeden önce telefonla iletişime geçmelerini tavsiye ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Merkez Nöbetçi Eczaneler</strong></h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th><strong>Eczane</strong></th>
   <th><strong>Adres</strong></th>
   <th><strong>Telefon</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Ahmet Eken Eczanesi</strong></td>
   <td>Akpınar Çevreyolu Girişi (Eski Akkoza Otel yanı, Ömer Efendi Tatlıcı karşısı)</td>
   <td><strong>0507 484 53 73</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Nur Eczanesi</strong></td>
   <td>Yıldıztepe Mahallesi Yeşilçam Caddesi, Yeşilçam Sosyal Tesisi karşısı No:28</td>
   <td><strong>0422 502 55 55</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Durak Eczanesi</strong></td>
   <td>İnönü Mahallesi İstasyon Caddesi, İl Emniyet Müdürlüğü Kavşağı, Tren Garı Girişi No:30/B Selçuk Apartmanı</td>
   <td><strong>0531 502 96 98</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Erdem Eczanesi</strong></td>
   <td>Gözde Akademi Hastanesi arkası, Fırın Ertan karşısı</td>
   <td><strong>0507 648 36 13</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Vatandaşlara Uyarı</strong></p>

<p>Nöbetçi eczaneler, yalnızca acil ilaç ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hizmet veriyor. Yetkililer, özellikle kronik hastalığı bulunan vatandaşların ilaçlarını son ana bırakmamalarını ve acil durumlar dışında gündüz saatlerinde eczanelerden temin etmelerini öneriyor. Öte yandan, eczanelerin adres bilgilerini kontrol ederek yola çıkılması ve ihtiyaç duyulan ilacın stok durumunun telefonla teyit edilmesi, olası zaman kayıplarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hüseyin Canbay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/9-temmuz-malatya-nobetci-eczane-listesi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-07-at-165852.jpeg" type="image/jpeg" length="10529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da 114 Milyon Liralık Dev Destek! Evde Bakım ve Sosyal Hizmetlerde Yeni Dönem Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-114-milyon-liralik-dev-destek-evde-bakim-ve-sosyal-hizmetlerde-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-114-milyon-liralik-dev-destek-evde-bakim-ve-sosyal-hizmetlerde-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen kapsamlı toplantıda evde bakım, evde sağlık ve sosyal yardım hizmetleri masaya yatırıldı. Vali Seddar Yavuz, yaklaşık 6 bin kişiye her ay 114 milyon liralık evde bakım desteği sağlandığını açıklarken, ihtiyaç sahibi vatandaşların hizmetlere daha kolay ulaşabilmesi için yeni bir bilgilendirme rehberinin hazırlanacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Valiliği koordinasyonunda düzenlenen bilgilendirme ve farkındalık toplantısında evde bakım, evde sağlık hizmetleri, engelli ve yaşlı bakım aylıkları ile sosyal yardım süreçleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kamu kurumları arasındaki koordinasyonun artırılması ve vatandaşların sunulan hizmetlerden daha etkin şekilde yararlanabilmesi amacıyla gerçekleştirilen toplantıda, sosyal hizmet modelleri hakkında Türkiye Emekliler Derneği üyelerine de ayrıntılı bilgiler verildi.</p>

<p><img alt="202607091602 Whatsapp Image 2026 07 09 At 131335 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/07/202607091602-whatsapp-image-2026-07-09-at-131335-1.jpeg" width="959" /></p>

<p>Toplantıda konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, yaşlı, engelli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların kamu hizmetlerine hızlı ve kolay erişebilmesi için tüm kurumların ortak bir anlayışla çalıştığını belirtti. Evde sağlık hizmetlerinden evde bakım desteğine, kişisel bakım ve ev temizliği hizmetlerinden sosyal yardımlara kadar birçok alanda önemli destekler sunulduğunu ifade eden Yavuz, vatandaşların hangi hizmetten hangi şartlarda yararlanabileceğini anlatan sade ve anlaşılır bir rehber hazırlanacağını söyledi.</p>

<h3><strong>Her Ay 114 Milyon Liralık Evde Bakım Desteği</strong></h3>

<p>Malatya genelinde yaklaşık 6 bin kişiye evde bakım desteği kapsamında aylık ödeme yapıldığını açıklayan Vali Yavuz, bu destek için her ay yaklaşık <strong>114 milyon lira</strong> kaynak aktarıldığını belirtti. Anne, baba, eş veya çocuğuna bakan vatandaşlara verilen bu desteğin aile bütünlüğünü koruma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Hedef, İhtiyaç Sahibi Her Vatandaşa Ulaşmak</strong></h3>

<p>Deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının sosyal hizmetlerle birlikte sürdürüldüğünü ifade eden Yavuz, temel hedeflerinin mevcut desteklerden henüz yararlanamayan ihtiyaç sahiplerine ulaşmak olduğunu dile getirdi. Toplantının sonunda ise yaşlılar, engelliler ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların kurumlar arası güçlü iş birliğiyle kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-114-milyon-liralik-dev-destek-evde-bakim-ve-sosyal-hizmetlerde-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/202607091602-whatsapp-image-2026-07-09-at-160153-2.jpeg" type="image/jpeg" length="62760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyatsız Kanser Tedavisinde Tarihi Adım!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/ameliyatsiz-kanser-tedavisinde-tarihi-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/ameliyatsiz-kanser-tedavisinde-tarihi-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi Hastanesi, girişimsel radyoloji alanında önemli bir başarıya imza attı. Karaciğere yayılmış tümörü bulunan bir hastaya ilk kez mikrodalga ablasyon yöntemi uygulanırken, ameliyata gerek kalmadan gerçekleştirilen işlem başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi, ileri teknolojiyle gerçekleştirilen sağlık uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. Hastanede karaciğere yayılmış tümörü bulunan bir hastaya ilk kez mikrodalga ablasyon yöntemi uygulanarak tümörlü doku ameliyata ihtiyaç duyulmadan tedavi edildi. Başarıyla tamamlanan işlem, hem hastane hem de girişimsel radyoloji alanı açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Tedavi, GAÜN Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hamdi Şahan ve ekibi tarafından görüntüleme cihazları eşliğinde gerçekleştirildi. Cilt üzerinden açılan küçük bir giriş noktasından uygulanan mikrodalga ablasyon yöntemiyle, tümörlü bölge yüksek ısı kullanılarak hedef alındı ve etkisiz hale getirildi. Böylece açık cerrahi müdahaleye gerek kalmadan hastaya modern ve minimal invaziv bir tedavi uygulanmış oldu.</p>

<h3><strong>Hastalar Daha Kısa Sürede Günlük Yaşamına Dönebiliyor</strong></h3>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Hamdi Şahan, mikrodalga ablasyon yönteminin uygun hasta gruplarında açık ameliyata alternatif olarak tercih edilebildiğini belirtti. Yöntemin küçük bir girişten uygulanmasının hastalara önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Şahan, bu sayede hastaların hastanede kalış sürelerinin kısaldığını ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebildiklerini vurguladı.</p>

<p>Başarıyla tamamlanan işlemin ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, tedavi ve takip sürecinin planlanan program doğrultusunda sürdürüldüğü bildirildi. GAÜN Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen bu uygulamanın, girişimsel radyoloji alanındaki tedavi seçeneklerini genişletmesi ve ileri teknoloji gerektiren uygulamaların bölgede daha yaygın şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, minimal invaziv yöntemlerin gelişmesiyle birlikte birçok hastalığın daha kısa sürede, daha düşük komplikasyon riskiyle ve hastaların yaşam kalitesini artıracak şekilde tedavi edilebildiğine dikkat çekerken, bu tür yenilikçi uygulamaların Gaziantep Üniversitesi Hastanesi'nin sağlık alanındaki teknolojik altyapısını ve uzmanlık kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/ameliyatsiz-kanser-tedavisinde-tarihi-adim</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w743011-03.jpg" type="image/jpeg" length="20859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Sıcağı Burun Kanamasını Tetikliyor!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yaz-sicagi-burun-kanamasini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yaz-sicagi-burun-kanamasini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklık, düşük nem ve klima kullanımı burun kanamalarını artırıyor. Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, burun kanaması sırasında yapılan en büyük hatalara dikkat çekerek doğru ilk müdahalenin nasıl yapılması gerektiğini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Yaz mevsiminde etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları ve düşük nem oranı, burun içindeki hassas dokuların kurumasına neden oluyor. Klima kullanımının da bu kuruluğu artırmasıyla birlikte burun içerisindeki kılcal damarlar daha hassas hale geliyor ve kanamalar daha kolay meydana gelebiliyor. Elazığ Medilines Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, özellikle yaz aylarında burun kanamalarında belirgin bir artış yaşandığını belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Özbay, burun içinin vücudun en yoğun kılcal damar ağına sahip bölgelerinden biri olduğunu ifade ederek, burun kanamalarının yalnızca sıcak havalara bağlı gelişmediğini söyledi. Buruna alınan darbeler, kemik eğrilikleri, burun karıştırma alışkanlığı ve sıcak havanın oluşturduğu tahrişin burundan kaynaklanan nedenler arasında yer aldığını belirten Özbay, kontrolsüz yüksek tansiyon, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, pıhtılaşma bozuklukları ve bazı tümörlerin de burun dışı nedenler arasında bulunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Burun Kanadını Sıkın, Başınızı Öne Eğin</strong></h3>

<p>Burun kanaması sırasında panik yapılmaması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Özbay, doğru ilk yardım uygulamasının çoğu zaman kanamayı durdurabildiğini söyledi. Kanama başladığında kişinin önce dik pozisyona geçmesi, ardından başını öne eğmesi gerektiğini belirten Özbay, burnun yumuşak alt kısmının iki parmak arasında aralıksız 15 dakika boyunca sıkılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin burnun kemikli üst kısmını sıkmak olduğunu belirten Özbay, bunun kanamayı durdurmada etkili olmadığını söyledi. Bir diğer hatanın ise başı geriye yatırmak olduğunu ifade eden uzman doktor, bu durumun kanın genze kaçmasına neden olabileceği için doğru bir yöntem olmadığını kaydetti.</p>

<p>Kanamanın basit uygulamalarla durmaması, sık sık tekrarlaması ya da kişinin kan sulandırıcı ilaç kullanması veya yüksek tansiyon hastası olması halinde vakit kaybetmeden bir Kulak Burun ve Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini söyleyen Özbay, özellikle yaz aylarında güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, şapka kullanılması ve burun içinin nemli tutulmasının burun kanamalarını önlemede önemli rol oynadığını belirtti.</p>

<hr />
<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yaz-sicagi-burun-kanamasini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w742960-01.jpg" type="image/jpeg" length="90272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Masum Görünüyor Ama Tehlike Saçıyor! Fazla Kafein Vücudu Alarm Durumuna Geçiriyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/masum-gorunuyor-ama-tehlike-saciyor-fazla-kafein-vucudu-alarm-durumuna-geciriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/masum-gorunuyor-ama-tehlike-saciyor-fazla-kafein-vucudu-alarm-durumuna-geciriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahve, enerji içecekleri ve kafein içeren ürünlerin tüketimi her geçen gün artarken uzmanlar, aşırı kafein alımının kalp ritminden uyku düzenine kadar birçok alanda olumsuz etkilere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan enerji içeceği tüketimi, bilinçli kullanımın önemini bir kez daha gündeme getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alan kahve, çay ve enerji içecekleri, yoğun çalışma temposu ve yorgunluk nedeniyle birçok kişi tarafından sıkça tüketiliyor. Ancak gün içerisinde farkında olmadan alınan yüksek miktardaki kafein, vücutta çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor.</p>

<p>Kafein, doğru miktarlarda tüketildiğinde uyanıklığı artıran, dikkat toplamaya yardımcı olan ve yorgunluk hissini azaltabilen bir madde olarak biliniyor. Ancak gereğinden fazla tüketildiğinde ise vücudun doğal dengesini bozabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aşırı Kafein Kalp Ritmini Etkileyebilir</strong></h3>

<p>Uzmanlar, yüksek miktarda kafein tüketiminin özellikle kalp ve dolaşım sistemi üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor. Fazla kafein alan kişilerde kalp çarpıntısı, hızlı kalp atışı, huzursuzluk ve tansiyon yükselmesi gibi belirtiler görülebiliyor.</p>

<p>Özellikle kısa süre içerisinde fazla miktarda enerji içeceği veya yoğun kafein içeren ürünlerin tüketilmesi, bazı kişilerde ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor.</p>

<h3><strong>Uyku Düzenini Bozuyor</strong></h3>

<p>Kafeinin en sık görülen etkilerinden biri de uyku düzeni üzerindeki olumsuz etkileri olarak gösteriliyor. Günün ilerleyen saatlerinde tüketilen kahve ve enerji içecekleri, kişinin uykuya dalmasını zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Yeterli uyuyamayan kişilerde ise zamanla dikkat eksikliği, yorgunluk, konsantrasyon sorunları ve günlük performansta düşüş yaşanabiliyor.</p>

<h3><strong>Aşırı Kafein Tüketiminin Belirtileri Neler?</strong></h3>

<p>Vücuda fazla miktarda kafein alındığında şu belirtiler ortaya çıkabiliyor:</p>

<p>Kalp çarpıntısı<br />
Ellerde titreme<br />
Sinirlilik ve huzursuzluk<br />
Baş ağrısı<br />
Mide rahatsızlıkları<br />
Uyku problemleri<br />
Kaygı ve stres artışı<br />
Konsantrasyon güçlüğü</p>

<p>Bu belirtilerin sık yaşanması halinde kafein tüketiminin gözden geçirilmesi öneriliyor.</p>

<h3><strong>Kahve Tüketirken Miktara Dikkat</strong></h3>

<p>Kahve tüketiminin tamamen bırakılması gerektiği yönünde genel bir görüş bulunmazken, önemli olan noktanın miktar olduğu belirtiliyor. Gün içerisinde alınan toplam kafein miktarının kontrol edilmesi, özellikle akşam saatlerinde kafein tüketiminden kaçınılması öneriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, kişilerin enerji ihtiyacını yalnızca kafein içeren içeceklerden karşılamaması gerektiğini, düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli su tüketiminin vücudun enerji seviyesini korumada daha önemli olduğunu vurguluyor.</p>

<h3><strong>Kafein Yerine Daha Sağlıklı Alternatifler</strong></h3>

<p>Yoğun geçen günlerde enerji ihtiyacını karşılamak için su tüketimi, doğal meyve suları, ayran ve bitki çayları gibi daha dengeli seçenekler tercih edilebiliyor. Özellikle sıcak havalarda yeterli sıvı almak, yorgunluk hissinin azalmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Günlük hayatın bir parçası haline gelen kahve ve kafeinli içeceklerin bilinçli tüketilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, “Daha fazla enerji almak için daha fazla kafein tüketmek” anlayışının uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ayşegül Aşantoğrul</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/masum-gorunuyor-ama-tehlike-saciyor-fazla-kafein-vucudu-alarm-durumuna-geciriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/iiii-8.jpg" type="image/jpeg" length="35987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sofradaki Bu Hata Böbrekleri Tehlikeye Atıyor!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/sofradaki-bu-hata-bobrekleri-tehlikeye-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/sofradaki-bu-hata-bobrekleri-tehlikeye-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta fark etmeden tüketilen fazla tuz, yalnızca tansiyonu değil böbrek sağlığını da ciddi şekilde tehdit ediyor. Prof. Dr. Murathan Uyar, Türkiye'de günlük tuz tüketiminin önerilen miktarın yaklaşık üç katına ulaştığını belirterek, küçük alışkanlık değişiklikleriyle birçok hastalığın önüne geçilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tuz, yaşam için gerekli minerallerden biri olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Prof. Dr. Murathan Uyar, vücudun ihtiyaç duyduğu sodyumun doğal besinlerden de karşılanabildiğini, asıl sorunun ise işlenmiş gıdalar ve bilinçsiz tüketimden kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>Uyar, günümüzde ekmek, peynir, zeytin, sucuk, salam, hazır çorbalar, soslar ve paketli atıştırmalıklar gibi birçok besinin fark edilmeden yüksek miktarda tuz içerdiğini belirterek, günlük alınan tuzun önemli bölümünün yemeklere sonradan eklenen tuzdan değil, bu ürünlerden geldiğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Türkiye'de Tuz Tüketimi Önerilen Miktarın Üzerinde</strong></h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ancak Türkiye'de yapılan araştırmalar, ortalama günlük tuz tüketiminin bu miktarın yaklaşık üç katına ulaştığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Aşırı tuz tüketiminin kandaki sodyum seviyesini artırarak vücudun daha fazla su tutmasına neden olduğunu belirten Uyar, bunun da damar içindeki sıvı miktarını artırarak yüksek tansiyona yol açtığını ifade etti. Yüksek tansiyonun ise yıllarca belirti vermeden kalp, beyin, böbrek ve damarları olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Sadece Tansiyon Değil, Birçok Hastalığı Tetikliyor</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Murathan Uyar, fazla tuzun yalnızca tansiyonu yükseltmediğini, aynı zamanda böbrek hastalıklarının ilerlemesini hızlandırabileceğini, böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabileceğini, kemiklerden kalsiyum kaybını artırabileceğini ve mide kanseri riskini yükseltebileceğini belirtti. Ayrıca aşırı tuz tüketiminin kalp kasında kalınlaşma ve damar sertliği üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hangi Tuzu Kullandığınız Değil, Ne Kadar Tükettiğiniz Önemli</strong></h3>

<p>Son yıllarda Himalaya tuzu, kaya tuzu ve deniz tuzu gibi farklı tuz çeşitlerinin daha sağlıklı olduğu yönündeki algının yaygınlaştığını belirten Uyar, bu tuzların büyük ölçüde aynı yapıya sahip olduğunu ifade etti. İçerdikleri minerallerin sağlık açısından belirgin bir avantaj sağlamadığını vurgulayan Uyar, önemli olanın kullanılan tuzun türü değil, tüketilen miktarın kontrol altında tutulması olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>Küçük Değişiklikler Büyük Fark Oluşturabilir</strong></h3>

<p>Uzmanlar, sofraya tuzluk koymamak, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklememek, paketli gıda tüketimini azaltmak ve yemeklere lezzet katmak için limon, sarımsak ile çeşitli baharatlardan yararlanmanın günlük tuz tüketimini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Prof. Dr. Murathan Uyar, sağlığın çoğu zaman büyük değişimlerden değil, küçük alışkanlıklardan geçtiğini belirterek, sofradaki tuzluğu biraz daha uzağa koymanın bile uzun vadede böbrek ve kalp sağlığını korumaya katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Malatya haberleri başta olmak üzere sağlık alanındaki güncel gelişmeleri takip etmek için haber sitemizi ziyaret edebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/sofradaki-bu-hata-bobrekleri-tehlikeye-atiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/asiri-tuz-tuketimi-3.jpeg" type="image/jpeg" length="45407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da Bugün Nöbetçi Eczaneler Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatyada-bugun-nobetci-eczaneler-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatyada-bugun-nobetci-eczaneler-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da 8 Temmuz Çarşamba akşamından 9 Temmuz Perşembe sabahına kadar hizmet verecek nöbetçi eczaneler belli oldu. Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere merkez ilçelerde vatandaşlar ilaç ihtiyaçlarını nöbetçi eczanelerden karşılayabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8 Temmuz Çarşamba akşamından 9 Temmuz Perşembe sabahına kadar Malatya merkezde hizmet verecek nöbetçi eczaneler açıklandı. Gece saatlerinde ilaç ihtiyacı olan vatandaşlar aşağıdaki eczanelere başvurabilecek.</p>

<p>Gece saatlerinde yaşanabilecek acil sağlık ihtiyaçları için nöbetçi eczaneler vatandaşlara kesintisiz hizmet sunacak. Özellikle reçeteli ilaç, ateş düşürücü, ağrı kesici ve kronik hastalık ilaçlarına ihtiyaç duyan vatandaşların nöbetçi eczanelerden yararlanabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Eczane</th>
   <th>Adres</th>
   <th>Telefon</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Ilıcak Aksoy Eczanesi</td>
   <td>Hastane Caddesi, Battalgazi Devlet Hastanesi karşısı, Beydağı Karakolu yanı</td>
   <td>(0422) 324 84 86</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yıldırım Eczanesi</td>
   <td>Hamidiye Mahallesi, Emeksiz Caddesi, Alt Geçit üstü, Beden Mağazası 30 metre üstü</td>
   <td>(0422) 323 70 77</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Emniyet Eczanesi</td>
   <td>İl Emniyet Müdürlüğü karşısı, İnönü Mahallesi, İstasyon Caddesi No:15/B</td>
   <td>(0422) 212 44 74</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Taşdemir Eczanesi</td>
   <td>Gedik Mahallesi, Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi karşısı</td>
   <td>(0422) 481 43 40</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Atalan Eczanesi</td>
   <td>Alacakapı Mahallesi, Kırkgöz Caddesi No:15/A, Eski Malatya Semt Polikliniği karşısı, Battalgazi</td>
   <td>(0534) 337 04 44</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><strong>Vatandaşlara Uyarı</strong></h3>

<p>Nöbetçi eczaneler 8 Temmuz Çarşamba akşamı başlayıp 9 Temmuz Perşembe sabahına kadar kesintisiz hizmet verecek. Eczaneye gitmeden önce telefonla arayarak açık adresi teyit etmeniz ve ihtiyaç duyduğunuz ilacın stok durumunu öğrenmeniz faydalı olacaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Servet Bozan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatyada-bugun-nobetci-eczaneler-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/05/malatya-nobetci-eczane.jpg" type="image/jpeg" length="37294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da sağlıkta önemli yatırım: Yeni anjiyo cihazı hizmete başladı,]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/diyarbakirda-saglikta-onemli-yatirim-yeni-anjiyo-cihazi-hizmete-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/diyarbakirda-saglikta-onemli-yatirim-yeni-anjiyo-cihazi-hizmete-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hizmete alınan yeni anjiyo cihazı, özellikle inme hastalarına yönelik acil müdahaleleri hızlandırırken kardiyoloji ve girişimsel radyoloji alanlarında da hastanenin hizmet kapasitesini artıracak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Diyarbakır'da sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlara bir yenisi daha eklendi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan yeni anjiyo cihazı hasta kabulüne başladı. Hizmete alınan cihazın, başta inme vakaları olmak üzere acil girişim gerektiren hastalara daha hızlı müdahale edilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Aynı zamanda kardiyoloji ve girişimsel radyoloji alanlarında sunulan sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracak olan yeni sistem, bölgedeki sağlık hizmetlerinin daha etkin şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak.</p>

<h3><strong>İnme merkezinin kapasitesi güçlenecek</strong></h3>

<p>Yeni anjiyo cihazı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önemli referans merkezlerinden biri olarak hizmet veren İnme Merkezinin müdahale kapasitesini artıracak. Ani gelişen inme vakalarında zamanın büyük önem taşıdığına dikkat çekilirken, cihaz sayesinde acil girişimsel tedavilerin daha hızlı gerçekleştirilebileceği belirtildi. Erken müdahalenin hastaların yaşam şansını artırmasının yanı sıra kalıcı engellilik riskinin azaltılmasında da kritik rol oynadığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>"Diyarbakır bölgesel sağlık merkezi konumunda"</strong></h3>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Diyarbakır'ın yalnızca kentte yaşayan vatandaşlara değil, çevre illerden gelen hastalara da ileri düzey sağlık hizmeti sunan bölgesel bir merkez olduğunu söyledi. Asiltürk, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren İnme Merkezinin bölgenin en önemli özellikli sağlık birimlerinden biri olduğunu belirterek, akut inme hastalarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni anjiyo cihazının hizmete alınmasıyla birlikte İnme Merkezinin müdahale kapasitesinin daha da güçleneceğini ifade eden Asiltürk, kardiyoloji ve girişimsel radyoloji branşlarında gerçekleştirilen işlemlerin de daha hızlı ve etkin şekilde yapılabileceğini dile getirdi. Sağlık Bakanlığının güçlü sağlık altyapısı vizyonu doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirten Asiltürk, vatandaşların ileri teknolojiye sahip sağlık hizmetlerine erişimini artırmaya yönelik yatırımların devam edeceğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/diyarbakirda-saglikta-onemli-yatirim-yeni-anjiyo-cihazi-hizmete-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w742463-03.jpg" type="image/jpeg" length="45933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saatler Süren Yolculuklar Sağlığı Tehdit Edebilir: Gizli Pıhtı Riskine Karşı Uyarı]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/saatler-suren-yolculuklar-sagligi-tehdit-edebilir-gizli-pihti-riskine-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/saatler-suren-yolculuklar-sagligi-tehdit-edebilir-gizli-pihti-riskine-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatili döneminde artan uzun süreli araç ve uçak yolculukları, hareketsizlik nedeniyle damar sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Uzmanlar, saatler boyunca aynı pozisyonda oturmanın bacaklardaki kan dolaşımını yavaşlatarak özellikle risk grubundaki kişilerde pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sağlık Grubu Kadıköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü'nden Prof. Dr. Erol Kurç, uzun yolculuklarda toplardamar sağlığının korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kurç, uzun süre aynı pozisyonda oturmanın bacak kaslarının yeterince çalışmamasına neden olduğunu belirterek, "Bacak kaslarının hareket etmemesi toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabilir. Bu durum özellikle risk faktörü bulunan kişilerde pıhtı oluşma ihtimalini artırabilir." dedi.</p>

<h2><strong>Risk grupları dikkat etmeli</strong></h2>

<p>İleri yaş, fazla kilo, sigara kullanımı, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, yakın zamanda geçirilen ameliyatlar, kanser tedavisi, hareketsiz yaşam tarzı ve daha önce pıhtı öyküsü bulunması, derin ven trombozu riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p>Herhangi bir risk faktörü bulunmayan kişilerin de uzun yolculuklarda dikkatli olması gerektiğini belirten Kurç, düzenli hareket etmenin ve dolaşımı destekleyecek önlemler almanın önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Tek bacakta şişlik ve ağrıya dikkat</strong></h2>

<p>Derin ven trombozunun bazı durumlarda belirti vermeden ilerleyebileceğini aktaran Kurç, en sık görülen belirtilerin tek bacakta şişlik, ağrı, gerginlik hissi, kızarıklık ve bölgede ısı artışı olduğunu söyledi.</p>

<p>Pıhtının yerinden koparak akciğere ulaşmasının ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Kurç, ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, öksürük veya bayılma gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Yolculukta bu önlemleri alın</strong></h2>

<p>Uzmanlar, uzun yolculuklarda pıhtı riskini azaltmak için şu önerilerde bulunuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belirli aralıklarla ayağa kalkıp hareket etmek</p>

<p>Yeterli miktarda su tüketmek</p>

<p>Dar kıyafetler yerine rahat kıyafetler tercih etmek</p>

<p>Bacak hareketleriyle kan dolaşımını desteklemek</p>

<p>Risk grubunda olan kişilerin yolculuk öncesinde doktor değerlendirmesi yaptırması</p>

<p>Prof. Dr. Kurç, yolculuk sonrası ortaya çıkan tek taraflı bacak şişliği, ağrı, kızarıklık veya nefes darlığı gibi belirtilerin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, erken tanının ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/saatler-suren-yolculuklar-sagligi-tehdit-edebilir-gizli-pihti-riskine-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2025/04/kalp-krizi.jpg" type="image/jpeg" length="15100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Tatilinde Çocuklar İçin Ekran Alarmı: Uzmanlardan Ailelere Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yaz-tatilinde-cocuklar-icin-ekran-alarmi-uzmanlardan-ailelere-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yaz-tatilinde-cocuklar-icin-ekran-alarmi-uzmanlardan-ailelere-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yaz tatilinde artan ekran kullanımının çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirterek aileleri uyardı.Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çiftçi, tatil döneminde çocuklarda artan ekran süresinin ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekran bağımlılığının tablet, akıllı telefon, bilgisayar ve televizyon gibi dijital cihazların kontrolsüz kullanımı sonucu ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Çiftçi, çocuklarda bazı belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuğun ekran başında geçirdiği süreyi kontrol edememesi, ekran kısıtlandığında öfke ve huzursuzluk yaşaması, günlük sorumluluklarını ihmal etmesi ekran bağımlılığının önemli işaretleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca dikkat dağınıklığı, uyku problemleri, sosyal ilişkilerde zayıflama ve fiziksel aktivitelerde azalma gibi durumların da aşırı ekran kullanımına bağlı gelişebileceğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İlk 3 yıl ekran konusunda kritik dönem</strong></h2>

<p>Çocukların özellikle ilk üç yaş döneminin beyin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Çiftçi, bu dönemde ekran maruziyetinin çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Bu süreçte çocukların dil gelişimi, dikkat süresi, sosyal iletişim becerileri ve öğrenme kapasitesinin hızlı şekilde geliştiğini belirten uzmanlar, mümkün olduğunca küçük yaşlarda ekran kullanımından kaçınılmasını öneriyor.</p>

<h2><strong>Tatilde çocukları ekran yerine aktivitelere yönlendirin</strong></h2>

<p>Uzmanlar, yaz tatilinin yalnızca ekran başında geçirilen bir dönem olmaması gerektiğini belirterek ailelere çocukları açık hava etkinliklerine, spora, kitap okumaya ve sosyal faaliyetlere yönlendirme çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Dr. Çiftçi, ailelerin çocuklara ekran konusunda sınır koyarken kendilerinin de örnek olması gerektiğini ifade ederek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>Günlük ekran süresi yaşa uygun şekilde belirlenmeli.</p>

<p>Yemek sırasında ve uyku öncesinde ekran kullanımına izin verilmemeli.</p>

<p>Çocuklarla daha fazla kaliteli zaman geçirilmeli.</p>

<p>Açık hava oyunları ve fiziksel aktiviteler desteklenmeli.</p>

<p>Telefon ve tablet ödül ya da ceza aracı olarak kullanılmamalı.</p>

<p>Yaz tatilinin çocukların dinlenmesi kadar gelişimleri için de önemli bir fırsat olduğunu belirten uzmanlar, ailelerin ekran kullanımını bilinçli şekilde yönetmesinin çocukların sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yaz-tatilinde-cocuklar-icin-ekran-alarmi-uzmanlardan-ailelere-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/ooo.jpg" type="image/jpeg" length="13762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser artık gençleri de tehdit ediyor!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/kanser-artik-gencleri-de-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/kanser-artik-gencleri-de-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda genç yaş grubunda görülen kanser vakalarındaki artış dikkat çekiyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, belirtilerin yaşa bağlanmaması gerektiğini vurgulayarak, erken tanının her yaşta tedavi başarısını artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kanser, son yıllarda genç erişkinlerde de daha sık görülmeye başladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, özellikle 20-50 yaş arasındaki bireylerde bazı kanser türlerinde gözlenen artışın bilim dünyasının yakından takip ettiği önemli sağlık konularından biri haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Sevinç, genç yaşta görülen kanser vakalarındaki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını ifade ederek, yaşam tarzındaki değişikliklerden çevresel etkenlere kadar birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bilimsel çalışmaların; obezite, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların fazla tüketimi, hava kirliliği, çevresel maruziyetler, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık gibi etkenlerin bu artışta rol oynayabileceğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Ayrıca görüntüleme ve tanı yöntemlerinde yaşanan gelişmeler sayesinde daha önce fark edilmeyen bazı kanser vakalarının artık daha erken tespit edilebildiğini ve bunun da istatistiklere yansıdığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Bu belirtiler ihmal edilmemeli</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Alper Sevinç, özellikle kolorektal (kalın bağırsak), meme, mide, pankreas ve bazı jinekolojik kanserlerin genç yaş grubunda daha sık görülmeye başladığına dikkat çekti.</p>

<p>Genç yaşta olmanın kanser riskini tamamen ortadan kaldırmadığını vurgulayan Sevinç, uzun süren karın ağrısı, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süre devam eden halsizlik, ele gelen kitle veya geçmeyen kanamalar gibi belirtilerin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu belirtilerin yalnızca yaşa bağlanarak göz ardı edilmesinin tanıda gecikmeye neden olabileceğini belirten Sevinç, erken başvurunun büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h3>Kanserin her zaman önlenemeyeceğini ancak riskin azaltılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Sevinç, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.</h3>

<p>Dengeli beslenmenin, ideal kilonun korunmasının, düzenli fiziksel aktivite yapılmasının, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulmasının, alkol tüketiminin sınırlandırılmasının, yeterli uyku ve stres yönetiminin yalnızca kanser değil birçok kronik hastalığa karşı da koruyucu etki sağladığını belirten Sevinç, bunun yanında yaşa ve risk grubuna uygun tarama programlarının da aksatılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong> Erken teşhis tedavi başarısını artırıyor</strong></h3>

<p>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Alper Sevinç, günümüzde birçok kanser türünde başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti. Tedavi başarısını belirleyen en önemli faktörlerden birinin erken tanı olduğuna dikkat çeken Sevinç, toplumda kanserin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olduğu yönündeki algının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücudun verdiği uyarı sinyallerinin dikkate alınmasının ve gerekli durumlarda zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmasının erken tanı şansını artıracağını belirten Sevinç, erken teşhis edilen birçok kanser türünde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Prof. Dr. Alper Sevinç, genç bireylerin de düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayarak, kanserin yaş tanımadığını, bu nedenle farkındalık oluşturmanın, bilinçli yaşam alışkanlıkları kazanmanın ve zamanında hekime başvurmanın en güçlü koruyucu adımlar arasında yer aldığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/kanser-artik-gencleri-de-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w742302-01.jpg" type="image/jpeg" length="28048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş Ağrısı Ve Halsizliğe Dikkat: Vücudun Susuz Kaldığının İşareti Olabilir!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/bas-agrisi-ve-halsizlige-dikkat-vucudun-susuz-kaldiginin-isareti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/bas-agrisi-ve-halsizlige-dikkat-vucudun-susuz-kaldiginin-isareti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havalarda artan terleme, vücudun su ve elektrolit dengesini bozabiliyor. Uzmanlar, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığının sıvı kaybının erken belirtileri olabileceği uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte vücudun sıvı ihtiyacı da yükseliyor. Uzmanlar, yeterli miktarda su tüketilmemesi halinde ortaya çıkabilecek dehidrasyonun günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, özellikle baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rauf Onur Ek, sıcak havalarda terleme yoluyla vücudun su ve elektrolit kaybettiğini belirterek, bu kaybın zamanında yerine konulmamasının çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi ve konsantrasyon güçlüğünün dehidrasyonun erken işaretleri arasında yer aldığını belirten Ek, bu belirtilerin çoğu zaman sıcak hava veya yoğun tempoya bağlanarak göz ardı edildiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>"Susamayı beklemeden su tüketilmeli"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ek, vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak için yalnızca susama hissinin beklenmemesi gerektiğini belirterek, özellikle yaş ilerledikçe susuzluk hissinin daha geç ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Sıvı kaybının ağız kuruluğu ve susuzlukla sınırlı olmadığını aktaran Ek, "Baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk hissi, baş dönmesi ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler sıvı kaybıyla ilişkili olabilir. Özellikle sıcak havalarda bu şikayetlerin yalnızca hava sıcaklığına bağlanmaması gerekir." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>İdrar rengi ve miktarı uyarı verebilir</strong></h2>

<p>Vücudun sıvı durumunun bazı belirtilerle takip edilebileceğini kaydeden Ek, ağız kuruluğu, idrar miktarında azalma, idrar renginin koyulaşması, baş dönmesi ve belirgin halsizlik gibi durumların dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dehidrasyonun ilerlemesi halinde çarpıntı, sersemlik, ciddi güçsüzlük ve bilinç değişiklikleri gibi daha ağır belirtilerin görülebileceğini belirten Ek, bu durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Çocuklar ve yaşlılar daha dikkatli olmalı</strong></h2>

<p>Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için terleme mekanizmasını kullandığını anlatan Ek, kaybedilen sıvının yeterince yerine konulmaması halinde dolaşım ve vücut sıcaklığını düzenleyen sistemlerin zorlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve sıcak ortamda uzun süre çalışan kişilerin dehidrasyon açısından daha fazla risk taşıdığını belirten Ek, sıcak günlerde düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Uzmanlar, bayılma, bilinç değişikliği veya kişinin sıvı alamaması gibi ciddi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini, kalp veya böbrek rahatsızlığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerin ise su tüketimini doktor önerisine göre ayarlaması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/bas-agrisi-ve-halsizlige-dikkat-vucudun-susuz-kaldiginin-isareti-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/ss-2.jpg" type="image/jpeg" length="95573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Bunları Tüketen Rahat Ediyor!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yazin-bunlari-tuketen-rahat-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yazin-bunlari-tuketen-rahat-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında doğru beslenme, sıcak havaların olumsuz etkilerini azaltmada büyük önem taşıyor. Uzman Diyetisyen Betül Merd, yüksek su içeriğine sahip besinler ile düzenli sıvı tüketiminin vücudun su ve mineral dengesini korumaya yardımcı olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıklarıyla birlikte beslenme alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, toplumda sıkça dile getirilen "Hangi besinler serinletir?" sorusuna açıklık getirdi. Merd, hiçbir besinin tek başına klima etkisi oluşturmadığını ancak doğru besin tercihleriyle sıcak havaların vücut üzerindeki etkilerinin hafifletilebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında yükselen sıcaklık nedeniyle vücudun ısı dengesini korumak için daha fazla terlediğini belirten Merd, terleme ile yalnızca suyun değil aynı zamanda sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli minerallerin de kaybedildiğini söyledi. Bu nedenle yaz döneminde beslenmenin temel amacının kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulması olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Su Oranı Yüksek Besinler Yaz Sofralarında Yer Almalı</strong></h3>

<p>Uzman Diyetisyen Betül Merd, su oranı yüksek besinlerin yaz sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alması gerektiğini belirterek karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotunu örnek gösterdi. Özellikle karpuzun yaklaşık yüzde 92'sinin sudan oluştuğunu hatırlatan Merd, bu özelliği sayesinde hem günlük sıvı alımına katkı sunduğunu hem de sıcak havalarda ferahlatıcı bir alternatif oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Yaz aylarında süt ve süt ürünlerinin de önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Merd, yoğurt ve ayranın hem serinletici hem de besleyici seçenekler arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle ayranın, terleme yoluyla kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulmasına destek olabileceğini belirten Merd, ara öğünlerde meyve ile yoğurdun birlikte tüketilmesinin dengeli ve ferahlatıcı bir tercih olacağını kaydetti.</p>

<p>Beslenmede kaçınılması gereken yiyeceklere de değinen Merd, aşırı yağlı, kızartılmış ve yoğun baharat içeren yiyeceklerin sindirim sırasında vücudun daha fazla enerji harcamasına neden olduğunu söyledi. Bunun da sıcak havalarda kişilerin kendilerini daha yorgun, halsiz ve bunalmış hissetmelerine yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Su tüketiminin yaz aylarında ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Merd, birçok kişinin yalnızca susadığında su içtiğini ancak susuzluk hissinin oluşmasının vücudun sıvı kaybetmeye başladığının bir göstergesi olduğunu ifade etti. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini söyleyen Merd, günlük en az 2 ila 2,5 litre su içilmesini önerdi.</p>

<p>Yaz dönemine yönelik pratik öneriler de paylaşan Uzman Diyetisyen Betül Merd, öğle ve akşam yemeklerinde büyük bir mevsim salatasının yanında yoğurt veya ayran tüketilmesini, gün içerisinde ise 2-3 porsiyon su oranı yüksek meyveye yer verilmesini tavsiye etti. Bu beslenme düzeninin hem günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacağını hem de sıcak havaların daha rahat geçirilmesine yardımcı olacağını sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yazin-bunlari-tuketen-rahat-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w742180-s01.jpg" type="image/jpeg" length="61484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Kritik Uyarı: Burun Çekme Alışkanlığı Enfeksiyon Riskini Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/uzmandan-kritik-uyari-burun-cekme-aliskanligi-enfeksiyon-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/uzmandan-kritik-uyari-burun-cekme-aliskanligi-enfeksiyon-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Fatih Topuz, burun çekmenin masum bir alışkanlık olmadığını belirterek, bakteri ve virüslerin geniz bölgesine taşınmasına neden olabileceğini söyledi. Topuz, bu durumun boğaz ve kulak enfeksiyonlarından işitme kaybına kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gün içinde farkında olmadan yapılan burun çekme alışkanlığı, sanılanın aksine üst solunum yolu sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, burun akıntısını dışarı atmak yerine içeri çekmenin, enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Fatih Topuz, burun akıntısının içeri çekilmesiyle birlikte bakteri ve virüslerin geniz ve boğaz bölgesine taşınabildiğini belirtti. Bu durumun zamanla tekrarlayan öksürük, boğazda yanma hissi, kronik farenjit ve sık görülen boğaz enfeksiyonlarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burun çekmenin yalnızca boğazı değil kulak sağlığını da olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Topuz, kulak ile geniz arasında yer alan östaki borusunun basınç dengesini sağladığını hatırlattı. Bu dengenin bozulması halinde özellikle çocuklarda orta kulakta sıvı birikimi, sık kulak enfeksiyonları ve işitme kaybı gibi sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Topuz, burun çekme alışkanlığının çoğunlukla alerjik rinit, sinüzit, burun eti veya geniz eti gibi rahatsızlıklardan kaynaklanan burun tıkanıklığı ve akıntısına bağlı geliştiğini belirterek, kalıcı çözüm için öncelikle altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti. Gerekli görülen durumlarda ilaç tedavisi ya da cerrahi yöntemlerin uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<p>Burun temizliğinin doğru yöntemlerle yapılmasının önemine de dikkat çeken Topuz, serum fizyolojik veya deniz suyu içeren solüsyonlarla burun içinin düzenli olarak temizlenmesini önerdi.</p>

<p>Uzmanlar, basit bir refleks gibi görülen burun çekme alışkanlığının uzun vadede hem üst solunum yolu hem de kulak sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, bu alışkanlığın yerine doğru burun temizliği yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/uzmandan-kritik-uyari-burun-cekme-aliskanligi-enfeksiyon-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/fff-4.jpg" type="image/jpeg" length="25529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darende’de 15 Yaşındaki Çocuk İçin Hava Ambulansı Havalandı! Malatya’ya Acil Sevk Edildi]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/darendede-15-yasindaki-cocuk-icin-hava-ambulansi-havalandi-malatyaya-acil-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/darendede-15-yasindaki-cocuk-icin-hava-ambulansi-havalandi-malatyaya-acil-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'nın Darende ilçesinde parmağında kesi ve kırık meydana gelen 15 yaşındaki çocuk, hava ambulansıyla Malatya'ya sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, A.T.V. (15) yaşadığı yaralanma sonucu Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Parmağında kesi ve kırık tespit edilen çocuğa burada ilk müdahale yapıldı. Durumunun ileri tetkik ve tedavi gerektirmesi üzerine hava ambulansı talep edilirken, bölgeye sevk edilen ambulans helikopterle hasta Malatya'daki hastaneye nakledildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili bilgi verilirken hastanın tedavisinin Malatya'da sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/darendede-15-yasindaki-cocuk-icin-hava-ambulansi-havalandi-malatyaya-acil-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 23:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w741944-01.jpg" type="image/jpeg" length="33371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hipertansiyon Sessizce İlerliyor: Erken Tanı ve Sağlıklı Yaşam Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/hipertansiyon-sessizce-ilerliyor-erken-tani-ve-saglikli-yasam-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/hipertansiyon-sessizce-ilerliyor-erken-tani-ve-saglikli-yasam-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kontrol altına alınmadığında kalp, beyin, böbrek ve damar sisteminde kalıcı hasarlara yol açabilen hipertansiyon, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerliyor. Uzmanlar, düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin hastalığın önlenmesi ve kontrol altına alınmasında hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Gövde]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hipertansiyon, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, çoğu zaman belirti göstermeden ilerleyen bu hastalığın erken dönemde tespit edilmesi halinde başarılı şekilde kontrol altına alınabileceğini belirterek, toplumun düzenli tansiyon takibi konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Hipertansiyon konusunda değerlendirmelerde bulunan Dr. Abdülmecit Afşin, kardiyoloji, iç hastalıkları, endokrinoloji ve nefroloji alanlarında yürütülen epidemiyolojik çalışmaların Türkiye'de 18 yaş üzerindeki her üç yetişkinden yaklaşık birinin hipertansiyon hastası olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Yaşam tarzındaki değişiklikler, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve nüfusun giderek yaşlanmasının hastalığın görülme sıklığını artırdığına dikkat çeken Afşin, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda hipertansiyonun önümüzdeki yıllarda çok daha yaygın bir sağlık sorunu haline geleceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Hipertansiyon Sessizce Organlara Zarar Veriyor</strong></h3>

<p>Hipertansiyonun yalnızca kan basıncının yükselmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Afşin, uzun süre kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun zamanla kalp, beyin, böbrekler ve damar sistemi üzerinde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabileceğini dile getirdi. Yüksek tansiyonun kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları, inme, beyin kanaması, böbrek yetmezliği ve görme kaybı gibi ciddi hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığını belirten Afşin, bu nedenle erken tanının ve düzenli tedavinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Hipertansiyonun en tehlikeli yönlerinden birinin uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesi olduğunu ifade eden Dr. Afşin, hastaların yaklaşık yarısının hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile olmadığını belirtti. Bazı kişilerde enseden başlayan zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı, göğüs ağrısı, kulakta uğultu, bulanık görme ve ritim bozukluğu gibi belirtiler görülebilse de birçok kişinin ilk kez kalp krizi, beyin kanaması veya böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları nedeniyle hastaneye başvurduğunda hipertansiyon tanısı aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Erken Tanının Anahtarı Düzenli Tansiyon Ölçümü</strong></h3>

<p>Erken tanının oldukça kolay olduğunu ifade eden Dr. Afşin, aile sağlığı merkezleri, hastaneler, eczaneler ve ev tipi otomatik tansiyon cihazlarıyla güvenilir ölçümler yapılabildiğini belirtti. Özellikle 40 yaş ve üzerindeki bireylerin yılda en az bir kez tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiğini vurgulayan Afşin, ailesinde genç yaşta hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ise 30 yaşından itibaren düzenli tansiyon takibi yaptırmasının uygun olacağını kaydetti. Hipertansiyonun genetik geçiş gösterebilen bir hastalık olduğunu hatırlatan Afşin, aile öyküsü bulunan bireylerin kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Hipertansiyonun ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzının da belirleyici olduğunu belirten Dr. Afşin, yüksek tuz tüketimi, hazır ve işlenmiş gıdaların sık tüketilmesi ile fiziksel hareketsizliğin hastalık riskini ciddi şekilde artırdığını söyledi. Bilimsel çalışmalarla etkinliği kanıtlanan DASH beslenme modelinin hipertansiyonun kontrol altına alınmasında önemli katkılar sunduğunu ifade eden Afşin, bu beslenme düzeninde sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağların ön planda yer aldığını, işlenmiş gıdalar ile aşırı tuz tüketiminin ise sınırlandırıldığını belirtti.</p>

<p>Beslenme konusunda tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesini öneren Dr. Afşin, beyaz ekmek ve rafine un yerine tam buğday, çavdar ve yulaf gibi lif bakımından zengin ürünlerin tüketilmesinin kalp ve damar sağlığını desteklediğini söyledi. Mercimek, nohut, kuru fasulye ve bezelye gibi baklagillerin kaliteli bitkisel protein kaynakları olduğunu ifade eden Afşin, balık ve hindi etinin de dengeli beslenmenin önemli parçaları arasında bulunduğunu dile getirdi. Buna karşılık işlenmiş et ürünleri, şekerli içecekler ile paketli ve hazır gıdaların yüksek sodyum içerikleri nedeniyle mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Kahve ve Çay Tüketiminde Denge Önemli</strong></h3>

<p>Çay ve kahve tüketimi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Dr. Afşin, kan basıncı kontrol altında olan bireylerde ölçülü kahve tüketiminin genel olarak sorun oluşturmadığını söyledi. Ancak tansiyonu yüksek seyreden ve henüz kontrol altına alınmamış hastaların kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirten Afşin, tansiyon kontrolü sağlandıktan sonra hekim önerisi doğrultusunda kahve tüketilebileceğini ifade etti. Günde bir fincan yeşil çayın da dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilebileceğini belirten Afşin, kullanılan ürünlerin güvenilir kaynaklardan temin edilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Yaşam tarzı değişikliklerinin hipertansiyon tedavisinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu söyleyen Dr. Afşin, teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanların günlük hareket miktarının önemli ölçüde azaldığını ifade etti. Günlük yaşamda kısa mesafelerde yürüyüş yapılmasını, merdiven kullanımının artırılmasını ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesini öneren Afşin, haftada en az beş gün 40-45 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının kan basıncının düşürülmesine önemli katkılar sağladığını belirtti. Yürüyüşün yanı sıra yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin de hipertansiyon kontrolünü desteklediğini ifade eden Afşin, son yıllarda yapılan araştırmaların şınav, squat, plank ve wall sit gibi direnç egzersizlerinin de damar elastikiyetini artırarak tansiyon kontrolüne olumlu katkılar sunduğunu gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Egzersiz programlarının kişinin yaşı, mevcut sağlık durumu ve fiziksel kapasitesi dikkate alınarak planlanması gerektiğini vurgulayan Dr. Afşin, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin düzenli egzersize başlamadan önce mutlaka hekim değerlendirmesinden geçmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Hipertansiyonun önlenebilir ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Abdülmecit Afşin, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, ideal vücut ağırlığının korunması, tuz tüketiminin azaltılması ve düzenli tansiyon takibinin hastalıkla mücadelede temel yaklaşımlar olduğunu belirtti. Herhangi bir şikâyet bulunmasa bile vatandaşların belirli aralıklarla tansiyonlarını ölçtürmelerinin büyük önem taşıdığını ifade eden Afşin, erken tanı sayesinde hipertansiyona bağlı gelişebilecek kalp-damar hastalıkları, inme ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğini sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/hipertansiyon-sessizce-ilerliyor-erken-tani-ve-saglikli-yasam-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/202607071225-fotograf.jpg" type="image/jpeg" length="48860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Hiç Terlemiyorsanız Dikkat! Uzmandan Hastalık Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/yazin-hic-terlemiyorsaniz-dikkat-uzmandan-hastalik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/yazin-hic-terlemiyorsaniz-dikkat-uzmandan-hastalik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, yaz aylarında hiç terlememenin ya da normalden fazla terlemenin bazı hastalıkların habercisi olabileceğini belirterek, sıcak havalarda yeterli sıvı tüketimi ve güneşten korunmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava, vücudun doğal savunma mekanizması olan terlemeyi de beraberinde getiriyor. Ancak uzmanlar, terleme düzenindeki aşırı değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, hiç terlememenin de aşırı terlemenin de bazı sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini söyledi.</p>

<p>Dr. Arslan, normal terlemenin vücudun sıcaklık dengesini koruyan doğal bir mekanizma olduğunu belirterek, "Terleme sayesinde hem vücut ısısı dengeleniyor hem de metabolik faaliyetler sağlıklı şekilde devam ediyor. Ancak yaz aylarında hiç terlememek ya da gereğinden fazla terlemek, bazı hastalıkların habercisi olabilir" dedi.</p>

<h2><strong>Aşırı Terleme Bayılmaya Kadar Götürebilir</strong></h2>

<p>Aşırı terlemenin vücutta ciddi sıvı ve mineral kaybına neden olabileceğini ifade eden Arslan, bunun tansiyon dengesizliği, baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk ve bayılma gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hiç terlememenin de en az aşırı terleme kadar riskli olduğuna dikkat çeken Arslan, vücudun sıcaklığını düzenleyememesi nedeniyle sıcak çarpması gibi hayati tehlike oluşturabilecek durumların gelişebileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Yazın Bu Önlemleri Alın</strong></h2>

<p>Sıcak havalarda mümkün olduğunca serin ortamlarda bulunulmasını tavsiye eden Arslan, özellikle günün en sıcak saatlerinde ağır egzersizlerden kaçınılmasını önerdi. Pamuklu ve ince kıyafetlerin tercih edilmesi ile yeterli miktarda su tüketilmesinin vücut sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirtti.</p>

<h2><strong>Günde 3 Litreye Kadar Su Tüketimi Önerisi</strong></h2>

<p>Kalp, tansiyon, böbrek ve diyabet hastalarının yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Arslan, bu hastaların ilaç dozlarının sıcak havalarda değişebileceğini ve mutlaka doktor kontrolünde hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yetişkin bir bireyin yaz aylarında günlük yaklaşık 3 litreye kadar sıvı tüketmesi gerektiğini belirten Arslan, sıvı ihtiyacının büyük bölümünün sudan karşılanmasını önerdi. İdrar renginin açık sarı olmasının yeterli sıvı alımının önemli göstergelerinden biri olduğunu dile getiren Arslan, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı veya ödem problemi bulunan kişilerin ise sıvı tüketimini mutlaka doktor tavsiyesi doğrultusunda planlaması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıktığı yaz günlerinde terleme düzenindeki ani değişikliklerin ihmal edilmemesi ve şikayetlerin devam etmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/yazin-hic-terlemiyorsaniz-dikkat-uzmandan-hastalik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/sagliik-1.jpg" type="image/jpeg" length="46731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Hamilelere Yaz Uyarısı: Aşırı Sıcaklarda Bu Önlemler Hayati Önem Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/uzmandan-hamilelere-yaz-uyarisi-asiri-sicaklarda-bu-onlemler-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/uzmandan-hamilelere-yaz-uyarisi-asiri-sicaklarda-bu-onlemler-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminde etkisini artıran yüksek sıcaklıklar, hamile kadınlar için ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle gebeliğin ilk aylarında aşırı sıcaklara maruz kalmanın anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerken, alınacak basit ancak etkili önlemlerle bu risklerin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, özellikle hamile kadınlar için dikkat edilmesi gereken önemli sağlık sorunlarını gündeme getiriyor. Uzmanlar, gebelik döneminde artan vücut ısısının hem anne adayını hem de anne karnındaki bebeği olumsuz etkileyebileceğini belirterek, sıcak havalarda alınacak önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Doç. Dr. Mehmet Ak, hamilelik sürecinde vücudun normalden daha hassas hale geldiğini ifade ederek, özellikle gebeliğin ilk 12 haftasında aşırı sıcak ortamlardan uzak durulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Bu dönemde annenin vücut sıcaklığının yükselmesinin bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Ak, sıcak nedeniyle vücudun kendini soğutmaya çalışırken kan dolaşımında meydana gelen değişikliklerin bebeğe ulaşan oksijen ve besin miktarını azaltabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre sıcak havalarda güneşten korunmak için güneş kremi kullanılması ise anne adayları açısından güvenli kabul ediliyor. Hamilelik ve emzirme döneminde kullanılan güneş kremlerinin cilt tarafından çok düşük oranda emildiğini belirten uzmanlar, yapılan araştırmaların bu ürünlerin anne ve bebek sağlığı açısından risk oluşturmadığını ortaya koyduğunu ifade ediyor. Hassas cilde sahip anne adaylarının ise hipoalerjenik ve dermatolojik olarak uygun ürünleri tercih etmeleri öneriliyor.</p>

<p>Fiziksel aktivitenin hamilelikte tamamen bırakılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, egzersizlerin günün serin saatlerinde yapılmasının daha sağlıklı olduğunu dile getiriyor. Sabah erken saatlerde gerçekleştirilecek hafif tempolu yürüyüşler, yüzme, su aerobiği, hamile pilatesi, yoga ve esneme hareketleri hem anne adayının formunu korumasına hem de aşırı ısınma riskini azaltmasına yardımcı oluyor. Buna karşın ağır ve yoğun egzersizlerden kaçınılması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Aşırı sıcakların yol açabileceği en önemli sorunlardan biri de ısı bitkinliği ve sıcak çarpması olarak gösteriliyor. Vücudun aşırı sıvı kaybetmesi sonucu gelişen ısı bitkinliği zamanında müdahale edilmediğinde sıcak çarpmasına dönüşebiliyor. Aşırı terleme, yoğun susuzluk hissi, baş ağrısı, kas krampları, baş dönmesi, baygınlık hissi, hızlı nabız ve soluk-nemli cilt gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirten uzmanlar, bu belirtilerin görülmesi halinde serin bir ortama geçilmesi ve yeterli sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>Anne adaylarının yaz aylarını daha sağlıklı geçirebilmesi için günlük yaşamda bazı basit önlemlerin uygulanması da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, günün en sıcak saatleri olan öğle saatlerinde mümkün olduğunca dışarı çıkılmamasını, doğrudan güneş ışığı yerine gölge ve serin alanların tercih edilmesini öneriyor. Vücut sıcaklığını düşürmek amacıyla yüz ve boyun bölgesine serin su uygulanması, spreyli su şişeleri kullanılması, gün içinde sık sık ılık duş alınması ve ayakların serin suda dinlendirilmesi de tavsiye edilen yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra bol ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi, teri emen pamuklu kumaşların kullanılması, güneşten korunmak için şapka ve güneş gözlüğü takılması ile gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi de sıcak havalarda anne ve bebek sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Uzmanlar, yaz mevsiminde alınacak bu basit önlemlerin hem hamilelik sürecinin daha konforlu geçirilmesini sağlayacağını hem de sıcak havaya bağlı oluşabilecek sağlık risklerini önemli ölçüde azaltacağını belirtiyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/uzmandan-hamilelere-yaz-uyarisi-asiri-sicaklarda-bu-onlemler-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/a-w741366-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="68241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya Doğanşehir’de Sağlıkta Dev Adım: İlçe Hastanesinde İlk Kez Yapılan İki Kritik Ameliyatla Hastalar Şifa Buldu!]]></title>
      <link>https://www.malatyasoz.com/malatya-dogansehirde-saglikta-dev-adim-ilce-hastanesinde-ilk-kez-yapilan-iki-kritik-ameliyatla-hastalar-sifa-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.malatyasoz.com/malatya-dogansehirde-saglikta-dev-adim-ilce-hastanesinde-ilk-kez-yapilan-iki-kritik-ameliyatla-hastalar-sifa-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi, gerçekleştirdiği iki büyük ve özellikli operasyonla tıp literatürüne geçecek bir başarıya imza attı. Hastanede ilk kez uygulanan mide delinmesi (perforasyonu) ve Türkiye'de sadece sayılı merkezlerde yapılabilen ileri düzey onkoplastik meme cerrahisi ameliyatları, uzman kadronun koordineli çalışması sayesinde başarıyla tamamlandı. Tedavileri biten her iki hasta da sağlıkla evlerine uğurlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın sağlık altyapısındaki gelişim ve ilçe hastanelerinin ulaştığı teknolojik, akademik yetkinlik düzeyi göz doldurmaya devam ediyor. Bu kapsamda <strong>Malatya Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi</strong>, daha önce ilçede hiç denenmemiş, donanımlı ve büyük merkezlerde yapılmasına alışılmış iki farklı nitelikli cerrahi operasyonu eş zamanlı olarak başarıyla tamamlayarak büyük bir ilke imza attı. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kamuoyuna duyurulan bu çifte başarı, ilçedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<h3><strong>Acil Müdahale Hayat Kurtardı: 23 Yaşındaki Gence Mide Perforasyonu Ameliyatı</strong></h3>

<p>Hastaneye şiddetli karın ağrısı ve acı şikâyetiyle başvuran <strong>23 yaşındaki</strong> genç bir hastaya yapılan detaylı klinik muayene ve tetkikler sonucunda, hayati tehlike arz eden <strong>mide perforasyonu (mide delinmesi)</strong> teşhisi konuldu. Zaman kaybetmeden acil operasyon kararı alan hastane ekibi, hastayı hızlıca ameliyathaneye kaldırdı.</p>

<p>İlçe hastanesinde ilk kez uygulanan bu kritik ve zamana karşı yarışılan cerrahi operasyonda, hastanın midesindeki delik başarılı bir müdahaleyle tamamen onarıldı. Operasyonun ardından yakından takip edilen genç hasta, kısa sürede sağlığına kavuşarak taburcu edildi.</p>

<h3><strong>İlçe Hastanesinde Dünya Standartlarında Kanser Cerrahisi</strong></h3>

<p>Doğanşehir’deki ikinci büyük başarı hikayesi ise onkolojik cerrahi alanında yazıldı. Hastaneye meme kitlesi şikayetiyle başvuran <strong>68 yaşındaki</strong> bir kadın hastaya, Türkiye genelinde bile yalnızca son derece sınırlı sayıda, tam teşekküllü sağlık merkezinde ve ileri düzey uzmanlarca uygulanabilen <strong>onkoplastik meme cerrahisi</strong> yapılması kararlaştırıldı.</p>

<p><strong>Paralelogram İntraglandüler Flep</strong> adı verilen üst düzey ve özel bir yöntem kullanılarak gerçekleştirilen operasyonla, hastanın memesindeki kitle hem sağlıklı dokular korunarak hem de estetik kaygılar gözetilerek başarıyla çıkarıldı. Bu komplike operasyonun bir ilçe devlet hastanesinde sıfır hata ile tamamlanması sağlık camiasında büyük takdir topladı.</p>

<p><img alt="202607061600 91B35F73 3A21 4Ebb 9902 Ce1Cb151C359" class="detail-photo img-fluid" height="736" src="https://malatyasozcom.teimg.com/malatyasoz-com/uploads/2026/07/202607061600-91b35f73-3a21-4ebb-9902-ce1cb151c359.jpeg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Başarının Arkasındaki Ekip ve Güçlü Altyapı</strong></h3>

<p>Gerçekleştirilen her iki özellikli ve zorlu ameliyatın da <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Özgürcan Öcalan</strong> önderliğinde, ameliyathane ekibinin üstün gayreti ve tam koordineli çalışmasıyla yürütüldüğü ifade edildi. İl Sağlık Müdürlüğü’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, ilçe hastanesinde ilk kez hayata geçirilen bu cerrahi girişimlerin, yerelde sunulan sağlık hizmetlerinin ulaştığı nitelikli seviyeyi ve uzman hekim kadrosunun mesleki yetkinliğini açıkça kanıtladığı vurgulandı.</p>

<h3><strong>"Vatandaş Yerinde Hizmet Alacak, Altyapı Güçlenecek"</strong></h3>

<p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü, konuya dair vizyonunu paylaşarak kararlılık mesajı verdi. Yapılan resmi açıklamada;</p>

<ul>
 <li>
 <p>İlçe hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesini ve niteliğini her geçen gün daha da yukarı taşımayı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vatandaşların bu tarz büyük ve özellikli cerrahi işlemler için şehir merkezlerine taşınmak zorunda kalmadan, kendi bulundukları ilçelerde bu hizmete kolayca erişebilmelerini sağlamayı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kent genelindeki güçlü sağlık altyapısını her geçen gün daha da modernize ederek geliştirmeyi hedefleyen çalışmaların kesintisiz ve büyük bir kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.</p>
 </li>
</ul>

<p>Tedavi süreçleri eksiksiz tamamlanan ve eski sağlıklarına yeniden kavuşan her iki hasta da hastane personeline teşekkür ederek taburcu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Doğanşehir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.malatyasoz.com/malatya-dogansehirde-saglikta-dev-adim-ilce-hastanesinde-ilk-kez-yapilan-iki-kritik-ameliyatla-hastalar-sifa-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyasozcom.teimg.com/crop/1280x720/malatyasoz-com/uploads/2026/07/202607061600-a3082228-73a6-496b-9cb3-0accd8fd7c6b.jpeg" type="image/jpeg" length="76886"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
