Malatya’nın edebi kimliği, kültürel belleği ve şehir dokusunu edebi bir bakışla ele almaktadır. Şehir, insanın kendini bulduğu, kaybolduğu ve yeniden var ettiği yerdir. Her şehir, bir medeniyetin aynası; kültür ise o aynada beliren ruhtur.
Şehrin Hafızası ve Kültürün Kökleri
Bir şehri şehir yapan, yalnızca binalar ya da sokaklar değildir; o sokaklarda yürüyen insanların kelimeleri, davranışları ve duygularıdır. Malatya, bin yılların izini taşıyan şehir olarak, bu anlamda canlı bir kültürel laboratuvardır. Arslantepe Höyüğü’nden günümüze kadar süregelen bu tarih, yalnızca arkeolojik zenginlik değil, kültürel bir devamlılıktır.
Malatya, Doğu ile Batı’nın, eskiyle yeninin kesiştiği bir kültür kavşağıdır. Şehirde medeniyetlerin bıraktığı izler; yemek kültüründen müziğe, giyimden konuşma tarzına kadar birçok alanda hissedilir. Eski çarşıların kokusu, taş evlerin gölgesi, her biri geçmişten bugüne taşınan kültürel bir mirasın parçasıdır.
Edebiyatın Şehre Katkısı
Bir şehir, kendini en çok kelimelerde bulur. Malatya da edebiyat sayesinde kimliğini sürekli yeniden kurar. Bu şehirden yetişen şair ve yazarlar, Malatya’nın hem duygusal hem toplumsal portresini çizerler.
Yavuz Bülent Bakiler, 'Türkçe benim vatanımdır' derken, Anadolu şehirlerinin kültürle kurduğu bağı da işaret eder. Onun dizelerinde Malatya’nın sessiz ama derin sesi duyulur. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’inde gördüğümüz ‘şehrin ruhu’ kavramı, Malatya’da da karşılığını bulur. Çünkü burada her taşın her sokağın bir hikâyesi vardır.
Deprem ve Kültürel Yeniden Doğuş
Bir şehrin kültürü, yalnızca güzelliklerle değil, felaketlerle de biçimlenir. 6 Şubat 2023 depremi, Malatya’nın kültürel hafızasında derin izler bıraktı. Ancak bu izler yıkımın değil, yeniden doğuşun habercisiydi.
Deprem, binaları yıktı ama kelimeleri, ezgileri, inancı yıkamadı. Malatya insanı, kaybettiği her yapının yerine bir hatıra, bir hikâye koydu. Bu süreçte kültür, dayanışmanın dili hâline geldi. Şairler yeni dizeler yazdı, ressamlar enkazın arasında renk aradı, müzisyenler sessizlikte bile ezgi buldu.
Malatya, şehir ve kültür ilişkisinin canlı bir örneğidir. Bu şehir, tarih boyunca defalarca yıkılmış, ama her defasında yeniden doğmuştur. Çünkü kültür, Malatya’da yalnızca bir miras değil, bir direniş biçimidir.