Geleneksel Malatya evlerinin avluya bakan, önü açık bölümü olan eyvanlar, akşam saatlerinde aile bireylerini ve komşuları bir araya getirirdi. Günün yorgunluğu çay eşliğinde atılır, çekirdek çıtırtıları arasında sohbetler koyulaşır, büyükler anılarını anlatırken çocuklar sessizce dinlerdi.
Televizyonsuz, Telefonsuz Bir Hayat
Eyvan geceleri; televizyonun, telefonun ve sosyal medyanın olmadığı dönemlerde yüz yüze iletişimin, samimiyetin ve paylaşımın simgesi oldu. Kuru kayısı, pestil, orcik ve ev yapımı kömbeler eşliğinde yapılan bu buluşmalar, komşuluk ilişkilerini güçlendiren önemli bir sosyal bağ oluşturdu.
Nostalji Olarak Yaşatılıyor
Günümüzde modern yapılaşma ve yaşam tarzlarının değişmesiyle birlikte eyvan geceleri eski yaygınlığını kaybetse de, birçok Malatyalı bu kültürü nostaljik bir değer olarak yaşatmaya çalışıyor. Özellikle yaz aylarında eski evlerde kurulan sofralar, geçmişe duyulan özlemi bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor.
Kültürel Miras Niteliğinde
Eyvan geceleri, Malatya’nın yalnızca fiziki değil, kültürel mimarisinin de önemli bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, bu tür geleneklerin kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılmasının kent kültürü açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.




