Toptaş Efsanesi

Eski Malatya, İpek Yolu üzerinde doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan yolların kavşak noktasında kurulmuş bir şehirdir. Uzun yıllar evvel, Eski Malatya’da Toptaş Mahallesi’nin cami yanında geniş bir meydan olduğu rivayet edilir. Ayrıca meydanın dört tarafında sırayla dizili taşların her birinin o yöredeki on iki zengini temsil ettiği anlatılır..

Çünkü yöre yoldan gelen misafirleri aç bırakmayan, misafirperver ve misafirperver oldukça zenginleşen yardımseverleriyle meşhurdur. Yörede yaşayanların inançlarına göre yoldan gelip geçenleri, uzaktan gelenleri aç açıkta bırakmak zül sayılır. Buna uyulmadığında şehirde kıtlık olacağı inancı hâkimdir. Şüphesiz Allah garip gurabayı kollayanlara, aciz ve çaresizlere kol kanat gerenlere daha çok rızık verir.

Kimsesizleri, yetim ve öksüzleri yedirip içirenlerin hanesinin dolup taşacağı inancı bölgede yaygındır. Gülümsemenin bile sadaka sayıldığı yörede cömertlerin yoksulluk görmeyeceğine inanılır. Rivayet odur ki, yörenin zenginleri arasında konuk sevmeyen çok varlıklı biri vardır. Herkes meydana kendisini temsil etsin, misafir gelsin diye toptaş koyarken bu kişi utancından adet yerini bulsun fakat kimse oturmasın diye toptaş yerine sivri bir taş koydurur. Günün birinde gelen bir misafir taşlardan birine oturmak isterken gözleri sivri taşa ilişir ve duraksar. Misafiri gören sivri taşın sahibi, “Sivri taş, sivri taş,” diye seslenir. Misafir de seslenen kişi mahcup olmasın diye, taş oturmaya uygun olmadığından sivri taşa yaslanır. Sivri taşın sahibi, adamı konuk etmek üzere alıp evine götürür. Evdekilere konuğa yemekler pişirilmesi, ikramlarda bulunulması için seslenir.

Evde hemen hazırlıklara başlanır. Ancak misafir evdekilerin bu çabasını görünce, “Benim yiyeceğim en fazla bir tabak yemek, bu kadar israfa, zahmete gerek yok,” der. Bunu duyan ev sahibi yaptığı hatanın farkına varır, “Fakir dersin ama garibin gözü, gönlü tok. Bizimse karnımız tok, gözümüz aç,” der. O gece evinde misafir ettiği bu garip insanın karşısında ezilir, büzülür. Onu nasıl ağırlayıp memnun edeceğini bilemez. Sabaha kadar gözüne uyku girmez. Yemekten sonra misafire yan odada yer yatağını gösterir. Yolcu karnı tok bir hâlde hemen uykuya dalar. Sabah namazından önce de yatağının üzerine, “Yedik, içtik elhamdülillah! Bereketiniz bol olsun, Allah’a emanet olun güzel insanlar,” notunu bırakarak yoluna revan olur. Ertesi gün meydana gelenler bu zengin adamı temsil eden sivri taşın yerine çoktan “toptaş” konduğunu görür.

Vaktiyle on iki toptaşın olduğu alanda şimdi on adet toptaş hâlen bulunuyor. Bu toptaşlardan ötürü meydanın yanındaki camiye Toptaş Cami, caminin çevresindeki yerleşime de Toptaş Mahallesi adı verilmiştir.