Bahçelerden toplanan ya da pazardan satın alınan domatesler, önce özenle yıkanıp doğranıyor. Ardından makineden geçirilerek hazırlanan domatesler, bir süre bekletildikten sonra süzgeçten geçiriliyor. Elde edilen domates karışımı daha sonra geniş tepsilere yayılarak güneş altında kurumaya bırakılıyor.
Gün içerisinde belirli aralıklarla karıştırılan domatesler, güneşin etkisiyle yavaş yavaş kıvam alıyor. Tuz ilave edilmesinin ardından birkaç gün daha güneşte bekletilen salçalar, istenilen kıvama ulaştığında kış aylarında tüketilmek üzere kaldırılıyor.
İmece usulüyle sürdürülen hazırlıklar, ilçede hem geleneksel bir kış hazırlığını hem de komşuluk kültürünü yaşatıyor. Tepsilere serilen kırmızı domateslerin güneş altında bekletilmesi ise Ağın’da yaz sonunun dikkat çeken görüntülerinden birini oluşturuyor.
“Güzel oluyor, kendi ellerimizle yapıyoruz”
Yaz aylarını Ağın’da geçiren Feride Kocamaz, salça hazırlığının her yıl eylül ayının başında yapıldığını belirterek süreci anlattı. İzmir’de yaşadığını ancak yaz aylarında Ağın’a geldiğini ifade eden Kocamaz, “İzmir’de yaşıyorum ama yazları buradayım. Salçalarımızı da eylül ayının başında yapıyoruz. Domatesimizi bahçeden topluyoruz veya satın alıyoruz. Yıkıyoruz, doğrayıp makineden çekiyoruz. Ardından iki gün kovaların içerisinde bekletiyoruz. Daha sonra süzgeçten geçiriyoruz ve tepsilere yayıyoruz” ifadelerini kullandı.
Salçaların güneşte bekletildiğini ve belirli aralıklarla karıştırıldığını dile getiren Kocamaz, “İki gün öyle kalıyor. Sonra tuzunu atıyoruz ve devamlı karıştırılıyor. Yaklaşık üç gün sonra kaldırıyoruz. Güzel oluyor, kendi ellerimizle yapıyoruz” diye konuştu.
Ağın’da geleneksel yöntemlerle hazırlanan salçalar, yoğun emek ve güneşin katkısıyla kış sofralarında kullanılmak üzere saklanıyor.