Dr.İmbat MUĞLU
Köşe Yazarı
Dr.İmbat MUĞLU
 

Paralı Askerler-2

Cesaret ve sadakat olgusundan olsa gerek Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa, 1506 yılından beri İsveçli paralı askerler tarafından korunuyor. Milli orduların oluşumu sonrasında da paralı askerlerin muharebe meydanlarında varlıklarını sürdürdükleri hatta Avrupa’da milli ordu sistemlerin kurucusu olarak görülen Napolyon dönemi Fransa’sında da milli ordunun ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla kullanıldıkları bilinmektedir.   Birinci ve ikinci dünya savaşları gibi büyük savaşlar, milletler arasında gerçekleşen ve dolayısıyla da ulusal ordular arasındaki savaşlardı. Her iki savaşta da çatışmanın tarafı olan milletler, düşman karşısında adeta bir varlık-yokluk mücadelesi sergilemişlerdi. Bu iki savaşta da milli ordular hasımlarını asker-sivil ayrımı yapmaksızın topyekun bir şekilde düşman olarak addetmişlerdi. Bu bakış açısıyla milli orduların hedefi, bir daha galip devletin karşısına çıkamayacak şekilde düşmanın top yekun imhası olmuştu.  11 Eylül sonrasında ABD’nin “terörizm”e ve “serseri devletler”e açtığı savaş, özel askeri şirketler (private military companies) için de bir dönüm noktası oldu. BM’nin gücünü yitirdiği ve uluslararası hukukun geçersizleştiği bir dönemde, hukuksal boşluğun bulunduğu bir alanda varlıklarını sürdüren ve tamamen “kâr” amacı ile çalışan özel askeri şirketler geniş bir hareket alanı buldular.  2008 yılı itibarıyla İngiliz Milletler Topluluğu Britanya Ordusunun %6,7’sini oluşturur. Gurkalar haricinde 42 değişik ülkeden 6.600 asker orduda yer alır. Gurkalardan sonra en çok asker veren ülke 1.900 askerle Fiji’dir. Ayrıca Kuzey İrlanda’da milliyetçiliğin yükselmesi orduya da yansımış ve gönüllülerin sayısı artmıştır.  Günümüze daha yakın dönemde ise İspanyol İç Savaşı , Arap-İsrail Savaşı , Afganistan Savaşı , Irak Savaşı, Somali’deki çatışmalar , Yemen- Suudi Arabistan Savaşı, Libya ve Suriye’deki çatışmalarda Paralı Askerleri hemen hemen tüm çatışma alanlarında görülmektedir. Günümüzde, paralı askerlerin hukuki durumu  tartışmalıdır. Gerçekte, paralı askerler ile askeri şirketler birbirinden farklı oluşumlardır. Askeri şirketlerle paralı askerleri birbirinden ayıran dört temel unsur bulunmaktadır. Öncelikle bu şirketler, ticari birer firmadır. İkinci olarak süreklilikleri vardır ve hiyerarşik yapıya sahiptir. Üçüncü olarak uluslararası ticari enstrümanları kullanırlar ve son olarak ise meşruiyeti uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetlerle çalışırlar; ki bu sayede kendi meşruiyetlerine zarar vermek istemezler. Paralı askerler ise bu özellikleri barındırmazlar.  Son yarım asırda özel askeri şirketlerinin gelişmeye başlamasıyla birçok devlet savaş ve çatışma bölgelerinde düzenli askeri güçleri yerine bu şirketlerin mensuplarını kullanmaya başladı. Düzenli askeri güçlerini çoğunlukla emir komuta zincirinin en tepesinde ve idare alanında kullanmaktalar. Bugün başta Ortadoğu’da ve Afrika’da olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinde ABD’nin Blackwater (Sonradan ismini Xe olarak değiştirmiştir) ve Rusya’nın Wagner özel askeri şirketleri görev almaktadır. Bu şirketler kriz bölgelerinde özelikle risk derecesi yüksek oranda olan bölgelerde kendi vatandaşları yerine farklı ülkelerden gelen savaşçıları kullanmaktalar. Ortadoğu ülkelerinde özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan son yıllarda Sudanlı,Çadlı ve Kolombiyalı paralı askerlerle Libya’daki çatışmalarda Hafter’e destek vermekteler. Yine Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait bir şirket tarafından Sudanlı gençlerin paralı asker olarak Yemen’de savaştırıldığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Aynı şekilde Suriye iç savaşının başlangıcından bugüne kadar dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce insan ülkeye gelerek çatışmalara katıldı. Bu gelen insanlar ya devletlerin organizasyonu ile yada belirli örgüt ve grupların kontrolün de Suriye’ye ve Libya’da çatışmalarda yer aldılar/almaya devam etmekteler. Esed karşıtı olan muhalif gruplara binlerce yabancı paralı asker katıldığı gibi benzer bir şekilde Esad’ın yanında savaşmak üzere Lübnan Hizbullahı'ndan, İran Devrim Muhafızları’ndan ve Irak’taki Şii gruplardan da ciddi bir askeri güç geldi. Esed yanlısı bu güçleri maddi olarak İran, Rusya, BAE gibi ülkeler desteklemektedir. İran yönetimi ülkesinde bulunan Afgan mültecilerinden özellikle Şii mezhebinden olanlardan “Fatimiyyun Tugayları” adıyla bir askeri birlik kurdu. Para karşılığında bu tugayda yer alan Afganlar Esed yanlısı olarak Suriye’de yıllardır savaşmaktalar. Ayrıca İran; Afganistan sahasında etkinliğini arttırmak için yıllarca bu tugayda yer alan binlerce Afganı para karşılığında Afganistan’da savaşa göndermiştir. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında bulunan çatışma ortamları göz önünde bulundurduğumuzda, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 1998’te Ruanda’daki iç savaş sırasında, “teröristleri mültecilerden ayırmak için” özel bir şirketi görevlendirmeyi düşündüğünü, ancak o zaman “dünyanın barışın özelleşmesine hazır olmadığı”nı söyleminin haklılığını savunanlardanım. Paranın gücü ile kurulmuş bu silahlı güçün yanlış konumlandırılması durumunda her zaman felakete yol açabilecek bir yükselişe geçme potansiyeli barış için bir tehdittir. Çünkü paralı asker gruplarının herhangi bir yasa ya da yönetmeliğe dahil olmadıkları, işledikleri açık savaş suçlarından dolayı herhangi bir soruşturma ya da cezaya tabi tutulmadıkları bilinmektedir. Aşağı yukarı savaş tarihi boyunca paralı askerlere her zaman tanınan en bilindik ayrıcalıktır. Olayın bir diğer trajik tarafı, Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Libya’da ve diğer sorunlu pek çok bölgede katledilen masum sivillerin yanı sıra dillerini ve isimlerini bilmedikleri coğrafyalarda hayatını para uğruna kaybeden paralı askerlerdir. Kayıtları net olarak tutulmadığı için ne kadar paralı askerin Irak ,Afganistan, Suriye ve Libya’da öldüğü bilinmemektedir.Kural tanımaz özel askeri-sanayi komplekslerin gelecekte özgürlüklerimizi ya da demokratik işleyişimizi tehlikeye sokmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Barış, huzur, özgürlük ve güvenlik birlikte serpilmelidir.
Ekleme Tarihi: 07 Ekim 2021 - Perşembe

Paralı Askerler-2

Cesaret ve sadakat olgusundan olsa gerek Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa, 1506 yılından beri İsveçli paralı askerler tarafından korunuyor. Milli orduların oluşumu sonrasında da paralı askerlerin muharebe meydanlarında varlıklarını sürdürdükleri hatta Avrupa’da milli ordu sistemlerin kurucusu olarak görülen Napolyon dönemi Fransa’sında da milli ordunun ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla kullanıldıkları bilinmektedir.   Birinci ve ikinci dünya savaşları gibi büyük savaşlar, milletler arasında gerçekleşen ve dolayısıyla da ulusal ordular arasındaki savaşlardı. Her iki savaşta da çatışmanın tarafı olan milletler, düşman karşısında adeta bir varlık-yokluk mücadelesi sergilemişlerdi. Bu iki savaşta da milli ordular hasımlarını asker-sivil ayrımı yapmaksızın topyekun bir şekilde düşman olarak addetmişlerdi. Bu bakış açısıyla milli orduların hedefi, bir daha galip devletin karşısına çıkamayacak şekilde düşmanın top yekun imhası olmuştu.  11 Eylül sonrasında ABD’nin “terörizm”e ve “serseri devletler”e açtığı savaş, özel askeri şirketler (private military companies) için de bir dönüm noktası oldu. BM’nin gücünü yitirdiği ve uluslararası hukukun geçersizleştiği bir dönemde, hukuksal boşluğun bulunduğu bir alanda varlıklarını sürdüren ve tamamen “kâr” amacı ile çalışan özel askeri şirketler geniş bir hareket alanı buldular.  2008 yılı itibarıyla İngiliz Milletler Topluluğu Britanya Ordusunun %6,7’sini oluşturur. Gurkalar haricinde 42 değişik ülkeden 6.600 asker orduda yer alır. Gurkalardan sonra en çok asker veren ülke 1.900 askerle Fiji’dir. Ayrıca Kuzey İrlanda’da milliyetçiliğin yükselmesi orduya da yansımış ve gönüllülerin sayısı artmıştır.  Günümüze daha yakın dönemde ise İspanyol İç Savaşı , Arap-İsrail Savaşı , Afganistan Savaşı , Irak Savaşı, Somali’deki çatışmalar , Yemen- Suudi Arabistan Savaşı, Libya ve Suriye’deki çatışmalarda Paralı Askerleri hemen hemen tüm çatışma alanlarında görülmektedir. Günümüzde, paralı askerlerin hukuki durumu  tartışmalıdır. Gerçekte, paralı askerler ile askeri şirketler birbirinden farklı oluşumlardır. Askeri şirketlerle paralı askerleri birbirinden ayıran dört temel unsur bulunmaktadır. Öncelikle bu şirketler, ticari birer firmadır. İkinci olarak süreklilikleri vardır ve hiyerarşik yapıya sahiptir. Üçüncü olarak uluslararası ticari enstrümanları kullanırlar ve son olarak ise meşruiyeti uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetlerle çalışırlar; ki bu sayede kendi meşruiyetlerine zarar vermek istemezler. Paralı askerler ise bu özellikleri barındırmazlar.  Son yarım asırda özel askeri şirketlerinin gelişmeye başlamasıyla birçok devlet savaş ve çatışma bölgelerinde düzenli askeri güçleri yerine bu şirketlerin mensuplarını kullanmaya başladı. Düzenli askeri güçlerini çoğunlukla emir komuta zincirinin en tepesinde ve idare alanında kullanmaktalar. Bugün başta Ortadoğu’da ve Afrika’da olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinde ABD’nin Blackwater (Sonradan ismini Xe olarak değiştirmiştir) ve Rusya’nın Wagner özel askeri şirketleri görev almaktadır. Bu şirketler kriz bölgelerinde özelikle risk derecesi yüksek oranda olan bölgelerde kendi vatandaşları yerine farklı ülkelerden gelen savaşçıları kullanmaktalar. Ortadoğu ülkelerinde özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan son yıllarda Sudanlı,Çadlı ve Kolombiyalı paralı askerlerle Libya’daki çatışmalarda Hafter’e destek vermekteler. Yine Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait bir şirket tarafından Sudanlı gençlerin paralı asker olarak Yemen’de savaştırıldığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Aynı şekilde Suriye iç savaşının başlangıcından bugüne kadar dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce insan ülkeye gelerek çatışmalara katıldı. Bu gelen insanlar ya devletlerin organizasyonu ile yada belirli örgüt ve grupların kontrolün de Suriye’ye ve Libya’da çatışmalarda yer aldılar/almaya devam etmekteler. Esed karşıtı olan muhalif gruplara binlerce yabancı paralı asker katıldığı gibi benzer bir şekilde Esad’ın yanında savaşmak üzere Lübnan Hizbullahı'ndan, İran Devrim Muhafızları’ndan ve Irak’taki Şii gruplardan da ciddi bir askeri güç geldi. Esed yanlısı bu güçleri maddi olarak İran, Rusya, BAE gibi ülkeler desteklemektedir. İran yönetimi ülkesinde bulunan Afgan mültecilerinden özellikle Şii mezhebinden olanlardan “Fatimiyyun Tugayları” adıyla bir askeri birlik kurdu. Para karşılığında bu tugayda yer alan Afganlar Esed yanlısı olarak Suriye’de yıllardır savaşmaktalar. Ayrıca İran; Afganistan sahasında etkinliğini arttırmak için yıllarca bu tugayda yer alan binlerce Afganı para karşılığında Afganistan’da savaşa göndermiştir. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında bulunan çatışma ortamları göz önünde bulundurduğumuzda, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın 1998’te Ruanda’daki iç savaş sırasında, “teröristleri mültecilerden ayırmak için” özel bir şirketi görevlendirmeyi düşündüğünü, ancak o zaman “dünyanın barışın özelleşmesine hazır olmadığı”nı söyleminin haklılığını savunanlardanım. Paranın gücü ile kurulmuş bu silahlı güçün yanlış konumlandırılması durumunda her zaman felakete yol açabilecek bir yükselişe geçme potansiyeli barış için bir tehdittir. Çünkü paralı asker gruplarının herhangi bir yasa ya da yönetmeliğe dahil olmadıkları, işledikleri açık savaş suçlarından dolayı herhangi bir soruşturma ya da cezaya tabi tutulmadıkları bilinmektedir. Aşağı yukarı savaş tarihi boyunca paralı askerlere her zaman tanınan en bilindik ayrıcalıktır. Olayın bir diğer trajik tarafı, Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Libya’da ve diğer sorunlu pek çok bölgede katledilen masum sivillerin yanı sıra dillerini ve isimlerini bilmedikleri coğrafyalarda hayatını para uğruna kaybeden paralı askerlerdir. Kayıtları net olarak tutulmadığı için ne kadar paralı askerin Irak ,Afganistan, Suriye ve Libya’da öldüğü bilinmemektedir.Kural tanımaz özel askeri-sanayi komplekslerin gelecekte özgürlüklerimizi ya da demokratik işleyişimizi tehlikeye sokmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Barış, huzur, özgürlük ve güvenlik birlikte serpilmelidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.