Mevlüt Mergen
Köşe Yazarı
Mevlüt Mergen
 

Ciğer Oldu Öd Ağacı

Çünkü bulunmuyor Denebilir ki çoğumuz “ciğer kolik olduk” sabah kahvaltıda ciğer, misafire ikramda ciğer, önceleri kaldırım üzerinde pişirilen ciğer kebabı şimdi lüks salonlarda kendine yer buluyor. Yine önceleri Diyarbekir’lilerin yüzüne bakmadığı, ucuz” olduğu için fakirler yesin istediği ciğer kebabı şimdi hem pahalı hem de bulunmaz oldu, yalnız Diyarbekir’de değil birçok şehirde durum aynı oldu, öd ağacı gibi kıymete bindi. Nedense sahiplenemedik elimizdeki değerleri, adını bu şehirden bütün ülkeye duyuran ciğer kebabı misali bir de “ kokoreç” var. Yıllar önce bir kişi Diyarbekir’e gelmişti, tanıştık ve ziyaret sebebini sorduk, şöyle dedi: “Bizim Samsun’da kokoreç çok seviliyor, burada ise lokantalarda yenmiyor, yani bol oluyor “ince bağırsak” toptan alıp götüreceğim, ben her zaman buraya geliyor ve ihtiyacım olanı alıp götürüyorum” Desem ki “şu yaşa geldim ve hayatımda bir kere kokoreç yedim inanınız” İstanbul’da bir dost: “Şurada kokoreç çok güzel yapılıyor gel sana ikram edeyim” deyince “ne menem şeydir? Merakı ile gittik ve yedim,  baharattan başka bir tat almadım, bir daha kokoreç yemek arzusuna kapılmadım. Çünkü sevmemiştim, demek ki yeni nesil böylesi gıdalarla besleniyor, bizim “kibe munbarımız” varken kokoreç onların olsun. ================================================= 53 yıllık hayat arkadaşımı anıyorum.. Her yıl ¾ Kasım günü onun vefat günüdür, bu yıl dördüncü yılı olması hasebiyle onu rahmetle ve saygı ile anıyorum, mekanı cennet olsun, VEFATININ  yıl DÖNÜMÜNDE ELLİ ÜÇ  YILLIK HAYAT ARKADAŞIMA Yitirdiğim güzelin, Özlemi canlar yakar. Geçmiş güzel günlerin, Acısı şimdi çıkar.   Ağlarsak sevinçtendi, Duygular hep içtendi, Nede çabuk kükendi, O günler şimdi yoklar.   Menekşe başka mordu, Gül sevgi kokuyordu, Gönüller gülüyordu, Duygusuzluk kalp yakar.   Yuvadaki ilk çocuk, Mutluluğa yolculuk, Sevinçler oluk oluk, Hayat su gibi akar.   Yaşarken roman olmak, Dokuz cana can olmak, Haneye sultan olmak, Benzeri çok az çıkar.   Elli üç yıl sonrası, Doldu gönlümün tası, Dokuz canın anası, Öteden bize bakar.   Elveda güzel güne, Neşe gitti sürgüne, Bu halde öldüğüme, Kimdir ağıtlar yakar.   Geri gelmiyor giden, Ömür mumdur eriyen, Bilebilse sevilen, Gözyaşı seldir akar.   Rüzgarlar başkalaştı, Özlem dağları aştı, Gül bülbülle ağlaştı, Bitmez gibidir yıllar.   Hem menekşe hem de gül, Sızlar mahzundur gönül, Böyle bitecek ömür, Yalan değil bu ikrar.    Yaşasaydı o eğer, Hayat sevmeğe değer, Dünyam yar imiş meğer, Tek teselli torunlar.   Mergen hüzünle doldun, Dünya şimdilik yurdun, Yardan gayri ne buldun? Mutluluk son günde var!. MEVLÜT MERGEN AMİDİ Antalya, 01.11.2018  
Ekleme Tarihi: 20 Kasım 2021 - Cumartesi

Ciğer Oldu Öd Ağacı

Çünkü bulunmuyor

Denebilir ki çoğumuz “ciğer kolik olduk” sabah kahvaltıda ciğer, misafire ikramda ciğer, önceleri kaldırım üzerinde pişirilen ciğer kebabı şimdi lüks salonlarda kendine yer buluyor.

Yine önceleri Diyarbekir’lilerin yüzüne bakmadığı, ucuz” olduğu için fakirler yesin istediği ciğer kebabı şimdi hem pahalı hem de bulunmaz oldu, yalnız Diyarbekir’de değil birçok şehirde durum aynı oldu, öd ağacı gibi kıymete bindi.

Nedense sahiplenemedik elimizdeki değerleri, adını bu şehirden bütün ülkeye duyuran ciğer kebabı misali bir de “ kokoreç” var. Yıllar önce bir kişi Diyarbekir’e gelmişti, tanıştık ve ziyaret sebebini sorduk, şöyle dedi: “Bizim Samsun’da kokoreç çok seviliyor, burada ise lokantalarda yenmiyor, yani bol oluyor “ince bağırsak” toptan alıp götüreceğim, ben her zaman buraya geliyor ve ihtiyacım olanı alıp götürüyorum”

Desem ki “şu yaşa geldim ve hayatımda bir kere kokoreç yedim inanınız” İstanbul’da bir dost: “Şurada kokoreç çok güzel yapılıyor gel sana ikram edeyim” deyince “ne menem şeydir? Merakı ile gittik ve yedim,  baharattan başka bir tat almadım, bir daha kokoreç yemek arzusuna kapılmadım. Çünkü sevmemiştim, demek ki yeni nesil böylesi gıdalarla besleniyor, bizim “kibe munbarımız” varken kokoreç onların olsun.

=================================================

53 yıllık hayat arkadaşımı anıyorum..

Her yıl ¾ Kasım günü onun vefat günüdür, bu yıl dördüncü yılı olması hasebiyle onu rahmetle ve saygı ile anıyorum, mekanı cennet olsun,

VEFATININ  yıl DÖNÜMÜNDE ELLİ ÜÇ

 YILLIK HAYAT ARKADAŞIMA

Yitirdiğim güzelin,

Özlemi canlar yakar.

Geçmiş güzel günlerin,

Acısı şimdi çıkar.

 

Ağlarsak sevinçtendi,

Duygular hep içtendi,

Nede çabuk kükendi,

O günler şimdi yoklar.

 

Menekşe başka mordu,

Gül sevgi kokuyordu,

Gönüller gülüyordu,

Duygusuzluk kalp yakar.

 

Yuvadaki ilk çocuk,

Mutluluğa yolculuk,

Sevinçler oluk oluk,

Hayat su gibi akar.

 

Yaşarken roman olmak,

Dokuz cana can olmak,

Haneye sultan olmak,

Benzeri çok az çıkar.

 

Elli üç yıl sonrası,

Doldu gönlümün tası,

Dokuz canın anası,

Öteden bize bakar.

 

Elveda güzel güne,

Neşe gitti sürgüne,

Bu halde öldüğüme,

Kimdir ağıtlar yakar.

 

Geri gelmiyor giden,

Ömür mumdur eriyen,

Bilebilse sevilen,

Gözyaşı seldir akar.

 

Rüzgarlar başkalaştı,

Özlem dağları aştı,

Gül bülbülle ağlaştı,

Bitmez gibidir yıllar.

 

Hem menekşe hem de gül,

Sızlar mahzundur gönül,

Böyle bitecek ömür,

Yalan değil bu ikrar.

 

 Yaşasaydı o eğer,

Hayat sevmeğe değer,

Dünyam yar imiş meğer,

Tek teselli torunlar.

 

Mergen hüzünle doldun,

Dünya şimdilik yurdun,

Yardan gayri ne buldun?

Mutluluk son günde var!.

MEVLÜT MERGEN AMİDİ

Antalya, 01.11.2018

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malatyasoz.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.