Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Çolaklı Mahallesi’nde Boztaş ailesinin 1970’li yıllarda tamamen insan emeğiyle açtığı doğal su tüneli, yarım asrı aşkın süredir tarımsal üretime katkı sunmayı sürdürüyor. Yaklaşık 100 metre uzunluğundaki tünel, bugün de aktif şekilde kullanılarak kayısı bahçelerinin sulanmasında değerlendiriliyor.
Teknolojik imkanların yetersiz olduğu dönemde bahçelerini sulamak isteyen aile bireyleri, yıllar önce büyük bir emekle suya ulaşmak için çalışma başlattı. Üç kişinin yaklaşık üç yıl boyunca kazdığı tünel sayesinde ulaşılan su, uzun yıllar boyunca tütün, sebze ve meyve üretiminde kullanıldı.
Roma Dönemi Kanallarını Andırıyor
Yaklaşık 90 santimetre genişliğinde, 1,5 ila 2 metre yüksekliğinde inşa edilen tünel sistemi, görünümüyle Roma dönemine ait sulama kanallarını andırıyor. Günümüzde de suyun aktığı tünelden çıkan kaynak, borular yardımıyla havuza taşınıyor ve kayısı bahçelerinin sulanmasında kullanılıyor.
Tünelin yapımında yer alan Galip Boztaş, çalışmaları 1975-1977 yılları arasında gerçekleştirdiklerini belirterek, “Rahmetli amcam Rıfat Boztaş ile birlikte üç kişi yaklaşık 100 metre uzunluğundaki bu tüneli kazdık. O dönem teknoloji yoktu, her şey insan gücüyle yapılıyordu. Yaklaşık üç yıl sürdü. Suyu bulduktan sonra havuza aktarıp tütün, sebze ve meyve sulamasında kullandık. Yaklaşık 52 yıldır bu tünelden su akmaya devam ediyor” dedi.
50 Dönümlük Araziye Hayat Veriyor
Galip Boztaş, tünelin yaklaşık 9 metre girişe ve 21 metre derinliğe sahip olduğunu ifade ederek, ilerleyen yıllarda enerji sistemlerinin gelmesiyle birlikte suyun pompalar aracılığıyla üst bölgelere taşındığını söyledi.
Aile bireylerinden Recep Boztaş ise çocukluk yıllarında tünelin açılış çalışmalarına tanıklık ettiğini anlatarak, “O dönem köyde pompa sistemi yoktu. Bu su hem sulamada hem içme suyu olarak kullanıldı. Daha sonra elektrik gelince havuz yapıldı ve su yukarı bölgelere basılarak bahçeler sulanmaya devam etti” diye konuştu.
Yaklaşık 50 dönümlük araziye hizmet veren doğal su tüneli, aradan geçen yarım asra rağmen bölgedeki tarımsal üretimin en önemli su kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.



