Hatay’dan Malatya’ya, Adıyaman’dan Gaziantep’e kadar 11 ilde milyonlarca insanın hayatı bir gecede değişti. Yıkılan sadece binalar değil; hayaller, aileler, yarınlardı.
Eşini ve Oğlunu Enkazda Kaybetti
Depremin en ağır yaralar açtığı şehirlerden biri olan Malatya’da, o gecenin izlerini hâlâ yüreğinde taşıyan isimlerden biri de 47 yaşındaki Alaaddin Avcu.
Avcu, Battalgazi ilçesi Zaviye Mahallesi’nde bulunan Kilis Apartmanı’nın çökmesi sonucu, 39 yaşındaki eşi Meltem Avcu ile 11 yaşındaki oğlu Alperen’i kaybetti. Kendisi ve kızı ise tam 18 saat boyunca enkaz altında kaldı.

Yaralı olarak kurtarılan baba ve kızı, günler süren tedavinin ardından hayata tutunmaya çalıştı. Ancak geçen iki yıl, ne o karanlık geceyi ne de kaybettiklerini unutturabildi.
Her Gün Yıkıntıların Olduğu Yere Gidiyor
Bugün kızıyla birlikte konteynerde yaşamını sürdüren Alaaddin Avcu, ayakta kalma mücadelesini sadece kızı için verdiğini söylüyor. İş bulmakta zorlanan Avcu, neredeyse her gün yıkılan evlerinin bulunduğu yere gidiyor.
“Orada anılarımız vardı” diyen Avcu, taşların arasında geçmişini arıyor.
“Ciğerim Hâlâ Yanıyor”
Deprem gecesini anlatırken sesi titreyen Avcu, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:
“Allah kimseye yaşatmasın. O gün yatıyorduk, bir anda büyük bir sarsıntı oldu. Eşim beni uyandırdı, çocuklar yanımıza geldi. Sonra bina çöktü…
Eşimin ve oğlumun sesini bir daha hiç duymadım. Sadece kızımı gördüm.
18 saat sonra bizi çıkardılar ama biz o enkazdan bir daha eskisi gibi çıkamadık.
Kızımın psikolojisi bozuldu. O günden sonra ne o gülebildi ne ben. Bu acıyı anlatamam. Ciğerim hâlâ yanıyor.”
“Tek Tesellim Kızım”
Avcu’nun hayattaki tek dayanağı ise yanında kalan kızı.
“Şu an tek tesellim kızım. Ona bakmak zorundayım. İşim yok, hayat çok zor. Yardıma ihtiyacım var.”
Acı Takvimden Silinmiyor
6 Şubat, takvimde bir tarih olmaktan çoktan çıktı. Geride kalanlar için o gün, her sabah yeniden yaşanıyor. Enkazdan kurtulanların çoğu hâlâ hayata tutunmaya çalışırken, kaybettiklerinin yokluğu her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor.


