Akdeniz kıyılarında son dönemde artan plastik kirliliği, gözleri plastik atıkların karadan su kaynaklarına nasıl taşındığına çevirdi. Uzmanlar, nehir ve akarsuların karada biriken plastikleri denizlere taşıyarak kirliliğin geniş alanlara yayılmasında önemli rol oynadığını belirtirken, Malatya’da yapılan bilimsel araştırmalar da kentteki tatlı su kaynakları açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Malatya’daki Sürgü Baraj Gölü’nde Mikroplastik Araştırması
İnönü Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, Malatya’daki Sürgü Baraj Gölü’nde su, sediment ve balıklardaki mikroplastik varlığı incelendi. Çalışmada yüzey suyunda metreküp başına 106,63 ile 200 mikroplastik parçacığı tespit edilirken, sediment örneklerinde metrekare başına 760 ile 1.440 parçacık arasında mikroplastik bulundu.
Araştırmada balıkların sindirim sistemleri de incelendi. Örneklenen balıklarda toplam 44 mikroplastik parçacığı tespit edilirken, balık başına ortalama 0,41 mikroplastik bulunduğu belirlendi. Su, sediment ve balıklarda en yaygın mikroplastik türünün lifler olduğu kaydedildi.
Malatya’da Plastik Kirliliği İçin Dikkat Çeken Veriler
Çalışmada yüzey suyunda en sık 1-2 milimetre, sediment ve balıklarda ise 0,2-1 milimetre büyüklüğündeki mikroplastiklerin görüldüğü belirtildi. Tespit edilen parçacıklarda polietilen tereftalat ve polipropilenin öne çıktığı ifade edildi.
Bu veriler, Malatya’daki su kaynaklarında plastik kirliliğinin izlenmesinin önemini ortaya koyuyor. Akdeniz’deki son kirlilik tartışmalarında uzmanların nehirleri ve karasal kaynakları işaret etmesi de su yollarıyla taşınan plastik atıkların çevresel etkisini yeniden gündeme getiriyor.
Kirlilik Kaynağında Önlem Alınması Gerekiyor
Uzmanlara göre plastik atıklarla mücadelede yalnızca su yüzeyinde veya kıyılarda görünen çöplerin temizlenmesi yeterli değil. Karada kontrolsüz şekilde biriken plastiklerin yağış ve akışlarla su kaynaklarına ulaşmasının önlenmesi, atıkların kaynağında azaltılması ve düzenli izleme çalışmalarının yapılması gerekiyor.
Malatya açısından bakıldığında ise Sürgü Baraj Gölü’nde mikroplastiklerin daha önce tespit edilmiş olması, kentteki göl, baraj ve akarsu sistemlerinin düzenli olarak takip edilmesinin önemini gösteriyor. Bilimsel çalışmaların genişletilmesi, mikroplastiklerin hangi kaynaklardan geldiğinin belirlenmesi ve su ekosistemlerindeki canlılar üzerindeki etkilerinin ortaya konulması çevre açısından önem taşıyor.




