Kitabesi bulunmadığı için kime ait olduğu ve kesin yapım tarihi bilinmeyen köprü, mimari özellikleri ve bulunduğu çevre itibarıyla Roma dönemine işaret eden güçlü izler taşıyor.

Dağ eteğinde, kayalık ve stratejik bir noktada konumlanan köprü; Orta Çağ’da Malatya–Giresun ve Gümüşhane hattında kuzey geçişini sağlayan önemli bir kervan yolu üzerinde yer alıyor. Köprüye yakın konumda bulunan Kantarcı Hanı, bu güzergâhın Kemaliye üzerinden kuzeye doğru devam ettiğini ortaya koyuyor.

Roma İzleri Güçlü

Yakın çevresinde bulunan kaya mezarları ve arkeolojik kalıntılar, köprünün Roma döneminde inşa edilmiş olabileceğine dair önemli ipuçları sunuyor. Yapım tekniği, kullanılan malzeme ve tek kemerli mimari formu, Roma döneminin karakteristik köprü anlayışını yansıtıyor. Uzmanlar, bu özellikler doğrultusunda köprünün Geç Roma Dönemi’ne (M.S. 3–4. yüzyıl) tarihlenebileceğini değerlendiriyor.

Osmanlı Köprülerinden Ayrılıyor

Arapgir Taş Köprü, yakın çevrede bulunan Osmanlı dönemi köprülerinden mimari üslup bakımından belirgin şekilde ayrılıyor. Kitabesi ve yazılı kaynağı bulunmamasına rağmen, yapısal özellikleri köprünün Roma mühendisliğinin izlerini taşıdığını ortaya koyuyor.

Zamana Direnen Yapı

Sağlam yapısı sayesinde yüzyıllara meydan okuyan köprü, bölgenin tarihine sessizce tanıklık etmeyi sürdürüyor. Yüksek kemeri ve dikkat çekici taş işçiliği, yapıyı hem işlevsel hem de estetik açıdan önemli bir kültürel miras haline getiriyor.

Doğayla İç İçe Tarih

Arapgir’in doğal güzellikleriyle çevrili alanda bulunan köprü, ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunuyor. Yeşil alanlar, dereler ve kayalık oluşumlar arasında yer alan yapı, özellikle bahar ve yaz aylarında doğa yürüyüşleri ve fotoğraf tutkunları için cazip bir durak olarak öne çıkıyor.

Diyarbakır surlarının 1932'de yıkılan bölümleri yapay zekayla yeniden canlandırıldı
Diyarbakır surlarının 1932'de yıkılan bölümleri yapay zekayla yeniden canlandırıldı
İçeriği Görüntüle

Tarihle doğanın iç içe geçtiği Arapgir Taş Köprü, korunarak gelecek nesillere aktarılmayı bekleyen önemli bir kültürel değer olarak dikkat çekiyor.

Muhabir: Barış Türel