Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olan Büyük Taarruz’un üzerinden 104 yıl geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk komutasında 26 Ağustos 1922’de başlayan harekat, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile büyük bir zafere dönüştü. Türk ordusunun kısa sürede elde ettiği bu başarı, işgal kuvvetlerinin Anadolu’dan tamamen çıkarılmasının önünü açarken Cumhuriyet’e giden yolun da en önemli aşamalarından biri oldu. Malatya’da da 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen törenlerde, Milli Mücadele’nin kahramanları ve bağımsızlık için verilen mücadele her yıl yeniden hatırlanıyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal edilmeye başlandı. Türk ordusunun silah ve cephanesi büyük ölçüde elinden alınırken, farklı bölgelerde yabancı güçlerin kontrolü kuruldu.

15 Mayıs 1919’da Yunan ordusunun İzmir’e çıkması, Milli Mücadele’nin daha da büyümesine neden oldu. Türk milleti, işgallere karşı Kuvayımilliye hareketini başlattı. Ardından 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla bağımsızlık mücadelesi siyasi ve askeri açıdan yeni bir döneme girdi.

Anadolu’nun dört bir yanında verilen mücadelede Malatya ve çevresi de Milli Mücadele yıllarında önemli bir konuma sahipti. Bölge, Anadolu’nun doğusu ile batısı arasında ulaşım ve haberleşme bakımından stratejik bir noktada bulunurken, Malatyalılar da Milli Mücadele döneminde ülkenin bağımsızlığı için yürütülen çalışmalara destek verdi.

Sakarya Zaferi taarruzun yolunu açtı

Yunan ordusunun 1921 yılında Ankara’ya doğru ilerlemesi üzerine Türk ordusu Sakarya Nehri çevresinde büyük bir savunma savaşı verdi. Mustafa Kemal Paşa’nın savaş sırasında verdiği, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır.” emri, Türk ordusunun mücadelesinin temel anlayışlarından biri oldu.

22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından Yunan kuvvetleri Sakarya Nehri’nin doğusundan çıkarıldı. Bu zafer, Türk ordusunun savunmadan taarruza geçtiği dönemin başlangıcı oldu. Sakarya Zaferi’nin ardından yaklaşık bir yıl boyunca büyük bir hazırlık yapıldı. Amaç, Anadolu’daki Yunan ordusunu tamamen etkisiz hale getirerek işgali sona erdirmekti.

Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başladı

Hazırlıkların tamamlanmasının ardından Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos 1922 sabahı Büyük Taarruz’u başlattı. Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile birlikte Afyonkarahisar yakınlarındaki Kocatepe’de yerini aldı.

Şafak vakti başlayan topçu ateşinin ardından Türk birlikleri harekete geçti. Tınaztepe ele geçirilirken Belentepe ve Kalecik Sivrisi çevresindeki düşman birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı. Taarruzun ilk gününde Türk ordusu yaklaşık 15 kilometrelik cephede önemli mevzileri ele geçirdi. Süvari birliklerinin düşman hatlarının gerisine yönelik başarılı harekatları da Yunan ordusunun savunma düzenini bozdu.

27 Ağustos’ta Türk ordusunun ilerleyişi devam ederken Afyonkarahisar işgalden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos günlerinde de Türk birliklerinin saldırıları sürdü.

30 Ağustos’ta tarihin akışını değiştiren zafer

29 Ağustos gecesi yapılan değerlendirmelerde taarruzun hızla sonuçlandırılması kararlaştırıldı. 30 Ağustos sabahı ise Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Zafertepe Çalköy’de Türk birliklerine kesin taarruz emrini verdi. Dumlupınar’da gerçekleşen Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonucunda Yunan ordusunun ana kuvvetleri kuşatılarak büyük ölçüde imha edildi.

Bu zafer, yalnızca bir meydan muharebesinin kazanılması anlamına gelmedi. Türk ordusunun elde ettiği başarı, Anadolu’daki işgalin sona erdirilmesi ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Büyük Zafer’in ardından Türk ordusunun ilerleyişi hız kesmedi. Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül 1922’de Dumlupınar’da yayımladığı bildiride Türk ordusuna, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini verdi. Bu emir doğrultusunda Türk birlikleri hızla ilerledi. Gediz ve Uşak 1 Eylül’de, Eskişehir 2 Eylül’de, Balıkesir ve Bilecik 6 Eylül’de, Aydın 7 Eylül’de, Manisa ise 8 Eylül’de kurtarıldı. 9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle Yunan işgali sona erdi. Böylece Büyük Taarruz’un askeri hedefi büyük ölçüde tamamlandı.

Çiğiltepe’de unutulmaz bir fedakarlık

Büyük Taarruz denildiğinde akıllara gelen olaylardan biri de 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey’in yaşadığı dram oldu. 27 Ağustos’ta Çiğiltepe’nin alınmasının gecikmesi üzerine büyük üzüntü yaşayan Albay Reşat Bey, görevini zamanında yerine getiremediği düşüncesiyle yaşamına son verdi.

Geride bıraktığı notta, sözünü yerine getiremediği için yaşayamayacağını ifade etti. Ancak Çiğiltepe, Albay Reşat Bey’in ölümünden kısa süre sonra Türk birlikleri tarafından ele geçirildi. Bu olay, Büyük Taarruz sırasında Türk askerlerinin taşıdığı sorumluluk duygusunun ve fedakarlığın simgelerinden biri olarak tarihe geçti.

Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Zafer’den iki yıl sonra 30 Ağustos 1924’te Zafertepe Çalköy’e giderek Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı’nın temel atma törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada 30 Ağustos Zaferi’nin Türk tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Atatürk, Dumlupınar’daki zaferin yeni Türk devletinin temelini sağlamlaştırdığını vurguladı. Atatürk’ün bu sözleri, 30 Ağustos’un yalnızca askeri bir başarı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ortaya koydu.

Malatya’da 30 Ağustos’un tarihi anlamı

Malatya’da her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında düzenlenen törenlerde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanları anılıyor. Kentteki resmi törenlerin yanı sıra çeşitli etkinliklerle de Büyük Taarruz’un tarihi önemi vatandaşlara aktarılıyor. Özellikle genç kuşakların Milli Mücadele dönemini ve bağımsızlığın hangi şartlarda kazanıldığını öğrenmesi açısından 30 Ağustos, önemli bir tarihsel gün olarak öne çıkıyor.

6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkma sürecini sürdüren Malatya’da da 30 Ağustos’un taşıdığı mücadele, dayanışma ve yeniden ayağa kalkma mesajları ayrı bir önem taşıyor. Kentin geçmişten bugüne yaşadığı zorluklar karşısında birlik ve beraberlik vurgusu, Zafer Bayramı’nın anlamını Malatya açısından da güçlü kılıyor.

Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlandığı 30 Ağustos, ilk kez 1926 yılında Zafer Bayramı olarak kutlanmaya başladı. Aradan geçen yıllara rağmen 30 Ağustos, Türkiye genelinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çeşitli törenlerle kutlanmaya devam ediyor.

Büyük Taarruz, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde yeni bir dönemin kapısını açarken 30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan yolun en önemli kilometre taşlarından biri olarak tarihteki yerini koruyor.

Malatya’da Zafer Bayramı Coşkusu Şimdiden Başladı! İnönü Caddesi’nde Görkemli Prova
Malatya’da Zafer Bayramı Coşkusu Şimdiden Başladı! İnönü Caddesi’nde Görkemli Prova
İçeriği Görüntüle

Malatya ve Türkiye gündeminden en önemli gelişmelerden haberdar olmak için Malatya Söz’ü takip etmeye devam edin.

Kaynak: AA