Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından büyük yıkım yaşayan deprem bölgelerinde, ağır hasarlı ve riskli binaların tahliye ile yıkım süreçlerinde kritik bir gelişme yaşandı. Bölge genelinde hasar tespit raporlarına itiraz eden mülk sahipleri tarafından açılan binlerce dava, sahadaki yıkım çalışmalarının takvimini tamamen değiştirdi. Mahkemelerden çıkan ardı ardına kararlar, yıkım süreçlerinin ciddi şekilde uzamasına neden oldu.
Yıkımları Kilitleyen Karar: 10 Bin Dava Açıldı
Edinilen bilgilere göre, depremden etkilenen illerde hasarlı binaların durumunu yargıya taşıyanların sayısı yaklaşık 10 bine ulaştı. Hukuki süreç başlatan vatandaşların başvurularını inceleyen idare mahkemeleri, telafisi güç zararların doğmaması adına birçok dosya için "yürütmenin durdurulması" yönünde karar verdi.
Bu kararlar neticesinde, ağır hasarlı olduğu kayıtlara geçen yüzlerce binaya hukuki süreç tamamlanana kadar iş makinelerinin girmesi yasaklandı. Yetkililer, yargı kararlarının bağlayıcı olduğunu ve mahkeme süreci sonlanmadan hiçbir idari işlemin tesis edilemeyeceğini vurguladı.
2 Bin 500 Dosya Halen Mahkeme Masasında
Bölgedeki ilk derece mahkemeleri ve istinaf süreçleri yoğun bir mesaiyle devam ederken, açılan davaların büyük bir kısmında karar çıktı. Ancak edinilen son verilere göre, yaklaşık 2 bin 500 davanın yargılama süreci halen aktif olarak devam ediyor.
Bu durum, özellikle cadde üzerindeki veya bitişik nizam nizamda yer alan bazı kritik binaların yıkılamamasına, dolayısıyla çevre güvenliği ve yeni rezerv alan projelerinin de aksamasına yol açıyor.
Malatya’da Süreç Nasıl İlerliyor?
Gecikmelerin en net hissedildiği illerin başında gelen Malatya'da da yetkililerden konuya ilişkin açıklama geldi. Şehir genelinde devam eden davalar nedeniyle bazı kritik noktalardaki ağır hasarlı yapıların yıkım işlemlerinde mecburi gecikmeler yaşandığı doğrulandı.
Yasal olarak yürütmeyi durdurma kararlarına uymak zorunda olduklarını belirten yetkililer, hukuki süreçleri (istinaf dahil) tamamen kesinleşen binalarda ise hiçbir zaman kaybedilmediğini, ilgili kurumların koordinasyonuyla yıkımların derhal gerçekleştirildiğini ifade etti. Deprem bölgesindeki bu hukuki düğümün, kalan 2 bin 500 dosyanın karara bağlanmasıyla birlikte tamamen çözülmesi bekleniyor.





