İran'da ülke geneline yayılan hükümet karşıtı protestolar, insan hakları örgütlerine göre yüzlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan "kanlı bir katliam"a dönüştü.
ABD merkezli İran'daki İnsan Hakları Aktivistleri (HRANA), pazar günü yayımladığı son raporda, iki haftadır süren protestolarda en az 496 göstericinin öldürüldüğünü açıkladı. Aynı dönemde 48 güvenlik görevlisinin de hayatını kaybettiği, 10 bin 600'den fazla kişinin ise gözaltına alındığı belirtildi.
Aynı gün HRANA'nın açıkladığı bilançodan saatler önce can kaybı sayısının 162 olduğu bildirilmişti. Bu da saatler içinde can kayıplarının üç katının üzerine çıktığını gösteriyor.

CESET TORBALARI ÜST ÜSTE YIĞILDI
Tahran'dan gelen görüntülerde ceset torbalarının üst üste yığıldığı görüşdü.
İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye konuşan Tahranlı bir kaynak "Durum çok kötü. Birçok arkadaşımız öldürüldü. Gerçek mermilerle ateş ettiler. Sokaklar kanla kaplandı, kamyonlarla ceset topluyorlar. Burası savaş alanı gibi" dedi.
İran Başsavcısı Muhammed Muhavedi Azad ise protestolara katılanları 'Tanrı'nın düşmanı' ilan etti. Bu suçlama, İran hukukunda idam cezasıyla yargılanmak anlamına geliyor. Analistler, gözaltına alınanların birçoğunun idam edilebileceği konusunda uyarıyor.
İNSAN HAKLARI ÖRGÜTÜNDEN 'KATLİAM' UYARISI
New York merkezli İran İnsan Hakları Merkezi (CHRI) İran'daki son durumla ilgili "toplu katliam" uyarısı yaptı. CHRI güvenlik güçlerinin protestocuları plastik mermi, saçma ve gerçek mermilerle vurduğunu; birçok kişinin özellikle gözlerinden hedef alındığını bildirdi.
Tanıklar keskin nişancıların, askeri tüfeklerin ve gözetleme dronlarının da kullanıldığını aktardı. Yapılan açıklamada "Bir katliam yaşanıyor. Dünya daha fazla can kaybını önlemek için hemen harekete geçmeli" uyarısını yaptı.
BAŞINDAN VURULDU, YOL KENARINA GÖMÜLDÜ
Norveş merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, olaylarda öldürülen protestoculardan birinin de 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Rubina Aminian olduğunu açıkladı.
Başkent Tahran'da tekstil ve moda tasarımı eğitimi alan öğrencinin perşembe günü okuldan çıktıktan sonra katıldığı bir protestoda vurularak öldürüldüğü öğrenildi.
Rubina Aminian.
Aileye yakın kaynaklara ve görgü tanıklarına göre genç kadın yakın mesafeden başından vurulmuştu. Aile, kızlarının cesedini teşhis etmek için Kirmanşah'tan Tahran'a gittiklerini, "yüzlerce cesedin arasından kızlarını bulduklarını" aktardı.
Ancak Kirmanşah'a döndüklerinde istihbarat güçlerinin evi kuşattıklarını belirten aile, kendilerine defin izni verilmediğini anlattı. Ailenin cenazeyi Kirmanşah ile Kamyaran arasındaki yol kenarına gömmek zorunda kaldığı öğrenildi.
DEVRİK ŞAHIN OĞLU KONUŞTU: YENİ AŞAMAYI İLAN EDİYORUM
Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan sürgündeki Rıza Pehlevi, İran’daki rejimi devirmeye yönelik "ulusal ayaklanmanın" yeni bir aşamaya girdiğini belirterek, "İran'ın özgürlüğü yakındır. Yalnız değiliz. Uluslararası destek yakında ulaşacaktır" açıklamasında bulundu.
Gösterilerin mevcut İran rejiminin temellerini sarstığını söyleyen Pehlevi, "Şimdi, geçmiş günlerdeki çağrılara verdiğiniz milyonluk yanıtın gücüyle ve sizden aldığım meşruiyet ve kabulle, İran İslam Cumhuriyeti'ni devirmeyi ve aziz İran'ı geri almayı hedefleyen ulusal ayaklanmanın bir sonraki aşamasını ilan ediyorum" ifadelerini kullandı.
İran’ın özgürlüğünün yakın olduğunu söyleyen Pehlevi, "Yalnız değiliz. Küresel destek yakında ulaşacaktır. Benden gelecek bir sonraki mesajları bekleyin. Yakında ülkemizi İran İslam Cumhuriyeti'nden geri alacağız ve İran'ın her yerinde özgürlük ve zafer kutlamaları yapacağız" ifadelerini kullandı.




