Panelde konuşan Moriwaki, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolundaki 150 kilometrelik segmentin kırılmayı beklediğini söyledi. Balıkesir’de geçen yıl yaşanan sarsıntıların magma kaynaklı olduğunu belirten uzman, Marmara Denizi içindeki fay hatlarının büyük bir deprem potansiyeli taşıdığını ifade etti. 23 Nisan’da meydana gelen orta ölçekli depremin enerjinin kısmen boşalması açısından önemli olduğunu da ekledi; “İyi ki 23 Nisan depremi oldu.”
KENTSEL DÖNÜŞÜM ARTIK TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK
İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Öztürk, panelin açılış konuşmasında genç mühendis adaylarına önemli mesajlar verdi. Öztürk, İstanbul gibi yüksek riskli bir şehirde kentsel dönüşümün ve bilimsel temelli mühendisliğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.
Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, “Bugün deprem olmadan kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. Kentsel dönüşüm artık can güvenliği için zorunluluk” dedi. Panelde ayrıca sismik izolatörler ve yapıların deprem dayanıklılığı hakkında teknik bilgiler paylaşıldı.
GENÇ MÜHENDİSLERDEN YOĞUN İLGİ
Etkinliğe iş dünyasından da katılım sağlandı. Hocaoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Okan Hocaoğlu, sismik izolatörleri anlatırken, Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri yapıların güvenliği ve mühendislik uygulamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Panelin soru-cevap bölümünde öğrenciler, kentsel dönüşüm süreçlerinden afet sonrası koordinasyon senaryolarına kadar pek çok konu hakkında uzmanlara sorular yöneltti.
Üniversite yönetimi etkinlik sonrası yayımladığı mesajda, deprem bilincinin yaygınlaştırılmasında bilimsel bilginin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Tarı İlgin, genç mühendislere mühendisliğin teknik yeterlilik kadar toplumsal sorumluluk ve etik bilinç gerektirdiğini hatırlattı.



