Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek, hâkimlikten başsavcılığa uzanan kariyeri boyunca verdiği kararlar ve yürüttüğü soruşturmalarla Türkiye’nin en çok konuşulan yargı figürlerinden biri oldu. CHP’li belediyelere yönelik operasyonlardan Ekrem İmamoğlu, Ümit Özdağ ve Ayşe Barım dosyalarına kadar uzanan süreç, Gürlek’in ismini siyaset ve yargı tartışmalarının merkezine taşıdı.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararı Resmi Gazete’de yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı koltuğuna oturdu.
İstanbul Adliyesi’nde hâkimlik yaptığı dönemde verdiği kararlarla kamuoyunun dikkatini çeken Gürlek, bu süreçte önce Adalet Bakan Yardımcılığı’na, ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanmıştı. Son aylarda Ankara kulislerinde Gürlek’in Adalet Bakanlığı için istekli olduğu ve bu talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettiği yönündeki iddialar sıkça dile getiriliyordu.
CHP’Lİ BELEDİYELER VE SİYASİ DOSYALARLA GÜNDEMDEN DÜŞMEDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde bulunduğu süre boyunca Gürlek’in yürüttüğü soruşturmalar, geniş siyasi ve toplumsal yankı uyandırdı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı dosya başta olmak üzere, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar Gürlek’in görev dönemine damga vurdu.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tutuklanması, menajer Ayşe Barım hakkında açılan ve Gezi Direnişi iddialarını içeren dava ile sanat ve medya dünyasına uzanan soruşturmalar, kamuoyunda “yetki sınırları” ve “ifade özgürlüğü” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Gürlek’e yönelik eleştirileri ise yargıya taşındı. Gürlek’in açtığı manevi tazminat davasında Özel tazminata mahkûm edildi.
ERDOĞAN VE MHP’DEN AÇIK DESTEK
Başsavcılığı döneminde eleştirilerin hedefinde olan Gürlek’e Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimse yargı camiamıza parmak sallayamaz” sözleriyle isim vermeden destek verdi. MHP kanadının da Gürlek’e yönelik desteği kulislerde sıkça dile getirildi.
NEVŞEHİR’DEN İSTANBUL’A UZANAN KARİYER
1982 yılında Nevşehir’de doğan Akın Gürlek, 2005’te Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde görev yaptıktan sonra İstanbul’a atandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi üyeliği ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevlerinde bulundu.
2022 yılında Adalet Bakan Yardımcılığı’na getirilen Gürlek, bu görevde Hakimler ve Savcılar Kurulu’ndan sorumlu oldu. 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanmasıyla birlikte kamuoyundaki görünürlüğü daha da arttı.
TARTIŞMALI KARARLAR, YÜKSEK PROFİLLİ DAVALAR
Gürlek’in yer aldığı ya da yönettiği süreçler arasında Selahattin Demirtaş, Canan Kaftancıoğlu, Sözcü gazetesi davası ve Şebnem Korur Fincancı’ya verilen hapis cezaları da bulunuyor. Bu dosyalar, yargının tarafsızlığı ve siyasetle ilişkisi tartışmalarını derinleştirdi.
Başsavcılığı döneminde CHP’li belediyelere yönelik peş peşe operasyonlar yapılırken, çok sayıda belediye başkanı tutuklandı ve bazı belediyelere kayyum atandı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da bu süreçte tutuklanması, operasyonların ülke geneline yayıldığı yorumlarına neden oldu.
SANAT, MEDYA VE SOSYAL YAŞAM DOSYALARI
Gürlek döneminde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı; Mabel Matiz, Manifest müzik grubu ve LeMan dergisi hakkında başlatılan soruşturmalarla da gündeme geldi. Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları ve sosyal medya fenomenlerine uzanan dosyalar, kamuoyunda geniş yankı buldu.
BAKANLIK KOLTUĞUNDA YENİ DÖNEM
Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanması, yargı–siyaset ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor. Destekleyenler bu atamayı “istikrar ve kararlılık” olarak değerlendirirken, eleştirenler ise Gürlek’in geçmişteki dosyalarının bakanlık döneminde de tartışma yaratacağını savunuyor.
Yeni Adalet Bakanı Gürlek’in, kamuoyunun yakından izlediği bu dosyalar ve eleştiriler eşliğinde nasıl bir yol haritası çizeceği merak konusu.