Edinilen bilgilere göre, üzeri toprakla kapatılarak gizlenen ve çevresiyle adeta kamufle edilen bu yapılar, geçmişte mühimmatların korunması amacıyla inşa edildi. İnderesi’nin karlar altındaki tepelerine serpiştirilen bu depolardan bölgede toplam 28 adet bulunduğu ifade ediliyor. Doğa meraklısı Aziz Ateş tarafından görüntülenen yapı ise, bu sessiz ağın sadece küçük bir parçası.
Dar ve taş örülü tüneller, kalın duvarlar ve ağır demir kapılar, yapının askeri amaçla ne denli titizlikle tasarlandığını gözler önüne seriyor. Yıllar boyunca doğanın ve zamanın içinde kaybolan bu depolar, bugün hâlâ gizemini koruyor. İçeride yankılanan ayak sesleri, adeta geçmişten gelen bir fısıltıyı andırıyor.
Bölgeyi bilenler, bu yapıların özellikle dışarıdan fark edilmemesi için tepelere ustalıkla yerleştirildiğini ve girişlerinin bilinçli şekilde saklandığını aktarıyor. Kar yağışıyla birlikte daha da görünmez hale gelen askeri depolar, Malatya’nın az bilinen tarih sayfalarından birini oluşturuyor.
Gün yüzüne çıkmayı bekleyen bu sessiz yapılar, hem askeri mimari hem de kentin yakın tarihi açısından dikkat çekici bir miras olarak öne çıkıyor. İnderesi’nin derinliklerinde yatan bu taş duvarlar, hala cevabı merak edilen birçok soruyu da beraberinde getiriyor: Bu depolar ne zaman ve hangi şartlarda kullanıldı? İçlerinde neler saklandı? Ve daha kaç tanesi hala karların ve toprağın altında gizli?




